27 Haziran 2014 Cuma

İTALYAN SOSYAL KOOPERATİFLERİ




60’lı yıllardan beri İtalya’da, insanlara hizmet sunma alanında yardımlaşma faaliyetleri için farklı bir kooperatif deneyimi yaşanmaktadır. Bu olay, 70’li yıllarda özümsenir, 80’li yıllarda yaygınlaşır ve 90’lı yıllarda sağlamlaşır. Gönüllü insanlar tarafından gerçekleştirilen bu inisiyatifler, toplum içinde dezavantajlı konumlarda olan insanlara yardım ve rehabilitasyon hizmetleri sunmak için yaygınlaşmaktadırlar. Bu kooperatiflerde, özürlülerin profesyonel olarak istihdamı, uyuşturucu kullananların rehabilitasyonu, aile sorunları olan çocuklara, barınma yeri olmayan insanlara yardım, vb… sosyal yönü ağırlıklı sorunlara çözümler üretilmektedir.

Sosyal kooperatifçiliğin yaygınlaşması, artan toplumsal aksaklıkları gidermede ve uyum sağlamada yetersiz kalan İtalyan Devletinin koruyucu eksikliklerini telafi etmekte ve  yurttaş katılımıyla gerçekleştiğinden dolayı da çok daha canlı bir yapı oluşturmaktadır. Kaliteli hizmet sunmak amacıyla bu hizmet sunma etkinliklerinin gelişmesi , gönüllülere ek olarak, kalifiye ücretli insanların istihdamını da  giderek artırmaktadır.
Yirmi yılı aşkın bir süredir sosyal kooperatifçilik, kendine özgü bir yasal çerçevesi olmaksızın, gönüllü ortak üyelerin getirdiği kooperatif statüsünü benimseyerek gelişmiştir. İtalya’da sosyal kooperatifçiliğin resmen tanınması, Kasım 1991’de 381 sayılı yasanın kabulüyle gerçekleşti. Bu yasa, bağımsız tarzda gelişen sosyal kooperatif biçimini , bazı sınırları zorlayarak  ve az çok değişiklikle yasaya uymasını ve gelişmesini  yasal prosedür altına almıştır. Bu yasa,  orijinal  İtalyan kooperatifçiliğinin temelini oluşturmaktadır.
381 sayılı yasa  ile “sosyal kooperatif” adı verilen İtalya orijinli iki tip kooperatif teşkil edilmiştir :
Tip A olarak belirlenen kooperatifler sosyal, sağlık ve eğitici hizmetleri yönetmektedirler.
Tip B olarak belirlenen kooperatifler de dezavantajlı insanlar için profesyonel istihdam yaratma alanında faaliyet göstermektedirler.

Yasanın 1. maddesinde,  “vatandaşların toplumsal bütünleşmesi ve beşeri gelişmesi açısından, toplumun genel çıkarını” korumada kooperatiflerin rol aldığı açıkça belirtilmiştir. Yasaya göre bu kooperatiflere,  gönüllü olarak yükümlülük alan insanlar üye olabileceklerdir. Sosyal kooperatifler ve kamu yönetimleri arasındaki ilişkilerde Kamu, ilgili düzenlemelerde kooperatiflere imtiyazlar tanımaktadır. Ayrıca bu kooperatiflere mali destekler de sağlanmaktadır.
Tip A kooperatiflerinin başlıca ana faaliyet alanları şöylece özetlenebilir : evde yardım, tedavi topluluklar, huzur evleri, kreşler, vb… hizmetler;  hedef kitleleri : yaşlı kişiler, küçük çocuklar, özürlü insanlar, uyuşturucu bağımlıları, psikiyatrik hastalar, AIDS hastaları, vb..

Tip B kooperatifleri ise, kendi adına, tarım, yeşil alanların bakımı, çevre hijyeni ve temizlik hizmetleri, çamaşırhane, informatik (BT), ciltçilik ve basım işleri, marangozluk, vb… işlere yatırım yaparlar. Bu faaliyetler kooperatif personeli tarafından gerçekleştirilir. Yani bu kooperatiflerin kurduğu işletmelerde  fizik ve psişik özürlüler, psikiyatrik hastalar, uyuşturucu bağımlıları,  alternatif  önlemlerden yararlanan mahkumlar veya marjinal yetişkinler gibi “sıradan” işçiler ve “dezavantajlı” işçiler çalışırlar . Tip B kooperatifleri için yasa, ekleme olarak insanlara rezerve edilen ücretli istihdamının asgari % 30 olması gerektiğini belirtiyor.
Aralık 2004’de İtalya’da, çoğu zaman konsorsiyum olarak bir araya gelmiş, ikinci derece kooperatifler olan, 7 100 sosyal kooperatif bulunmaktaydı. Bu yatay birleşmeler, özellikle kendisine hükümetle görüşmelerde ağırlık veren sosyal kooperatiflerin ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Sosyal kooperatifçilik son yıllar zarfında yılda % 10 bir hızla  artmıştır. Bu kooperatifler arasında  üçte biri Tip B kooperatifleridir. Bu sosyal kooperatiflerin üye sayısı 267 000  –ki bunun 223 000’si ücretli işçidir- olarak bildirilmektedir. Ücretli işçilerden 24 000 kişisi, bir Tip B kooperatif içinde profesyonel ekleme parkurlarını izleyen özürlü işçilerdir. Ayrıca, 31 000 gönüllünün görev aldığı bildirilmektedir. Sosyal kooperatifçiliğin yıllık iş hacmi 5 milyar  Avro civarındadır.
Özetle  20. Yüzyılın son çeyreğinde gelişme gösteren İtalyan sosyal kooperatifleri, birbirine yakın ve bütünleyici hizmetler alanında, kamu iktidarlarının da imtiyazlı bir ortağı durumundadır, ve özellikle de yerel belediye hizmetlerinin gerçekleşmesinde pozisyonlar almaktadırlar. 2000’li yılları ilk on yılında onlar, kamu hizmetlerinin dörtte birinden fazlasının müşterisi durumunda ve kamu dışındaki bazı kurumlarında potansiyel “müşterisi”dirler.

Kaynaklar :
-  Enzo Pezzini, Confcooperative , Alternatives Economiques Poche n° 022 - janvier 2006
*