Önemli bir sağlık sorunu nedeniyle fiilen 1996’da, hukuken
de 1998 sonunda üniversitemle birlikte çok sevdiğim “Kooperatifçilik
Ekonomisi” eğitim ve
araştırmalarımdan kopmak zorunda
kalmıştım.
2007’de bir başka üniversitede görev aldım.. Ancak
burada uzmanlık alanımla ilgili çalışma ortamı bulamadım.
Internet ve sosyal medyadan yararlanarak, özellikle gelişmiş ülkelerdeki
kooperatifçilik araştırmaları ve yayınlanmış
yazıları imkanım ölçüsünde izlemeğe çalıştım. Yazılarımı yine sosyal
medya ortamında, veya imkan bulabildiğim ölçüde ilgili kuruluşlarda
konferanslar şeklinde paylaştım.
Konunun gerek akademik çevrelerde , gerekse ekonomi ve
sosyal politika üreticileri ve
uygulayıcıları ortamında ciddiyetle ele
alınmadığını bile bile, ısrarla yazılarımı sürdürdüm... Ve özellikle gençlerden
olumlu tepkiler aldım.
Bu güzel tepkilerden birini, bir gencin mektubunu sizlerle paylaşmak istedim.
Dr. Ayhan ÇIKIN
**
Ayhan
Hocam,
Merhabalar.
Merhabalar.
Ben Göksel
Gürsel.
2009 yılında Dünya Bankası'nın desteğiyle
hazırlanan "Türkiye'nin Kalkınma
Fikirleri" yarışmasında finalist olan ve "Türkiye'nin Yaratıcı Kalkınma Fikri" seçilen SOGLA Sosyal Girişimci Genç Liderler
Akademisi'nin başkanı ve genel koordinatörüyüm.
SOGLA[1], tüm Anadolu'da toplumsal fark yaratmak isteyen gençleri destekleyen, fikirlerini sürdürülebilir sosyal iş modellerine dönüştürmelerinde yardımcı olan ve bunu akran öğrenme metoduyla gerçekleştiren bir kuruluş. Bir yasal statümüz yok ve 5 yıldır paydaşlık modeliyle etkinlikler sürdürerek Türkiye'de kayda değer bir şekilde genç sosyal girişimciler yetiştirdik.
Ekibimizde gün geçtikçe eğitmen, sosyal sorumlu, girişimci ve fark yaratan ortak özelliğinde genç arkadaşlarımız birikmekte. İleriye dönük olarak baktığımızda SOGLA'yı yasal bir çerçeve getirmek konusunda neler yapabiliriz diye düşündüğümüzde bir sürü model arayışına girdik ve hala da arıyoruz.
Özellikle son dönemde, sizin yazılarınızla karşılaştım ve okudukça aslında Muhammed Yunus'un mikrofinans ile başlayan ve daha birçok modele dönüşen Sosyal İşletmecilik kavramıyla ne kadar da bağdaştığını gördüm sizin kooperatifleri konumlandırmanızı.
Birkaç sorum olacak, aslında dilerseniz mail yoluyla da ulaşabilirim sizlere. (goksel.gursel@gmail.com)
Acaba bizler bir eğitim kooperatifi kurarak, takımdaki arkadaşlarımızın (ki onlar aslında kendi gelirlerini haklarıyla kazanmak isteyen genç sosyal girişimciler) haklarını ve fikri mülkiyetlerini korumak, takımı sürdürülebilir kılmak ve herkesin ürettiğiyle kazanması amacıyla bir eğitim kooperatifi kursak, sizin bakış açınızdan ve bilgi birikiminizden baktığınızda bu eylemi nasıl değerlendirirsiniz?
Örneğin bizler sadece kooperatif yapısı altında (eğitim) sağladığımız eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden fatura kesebiliyor muyuz?
AB projesi fonları kullanamazsınız dediler. Böyle bir gerçek var mı?
Şimdiden çok teşekkürler.
Sevgiler, selamlar.
SOGLA[1], tüm Anadolu'da toplumsal fark yaratmak isteyen gençleri destekleyen, fikirlerini sürdürülebilir sosyal iş modellerine dönüştürmelerinde yardımcı olan ve bunu akran öğrenme metoduyla gerçekleştiren bir kuruluş. Bir yasal statümüz yok ve 5 yıldır paydaşlık modeliyle etkinlikler sürdürerek Türkiye'de kayda değer bir şekilde genç sosyal girişimciler yetiştirdik.
Ekibimizde gün geçtikçe eğitmen, sosyal sorumlu, girişimci ve fark yaratan ortak özelliğinde genç arkadaşlarımız birikmekte. İleriye dönük olarak baktığımızda SOGLA'yı yasal bir çerçeve getirmek konusunda neler yapabiliriz diye düşündüğümüzde bir sürü model arayışına girdik ve hala da arıyoruz.
Özellikle son dönemde, sizin yazılarınızla karşılaştım ve okudukça aslında Muhammed Yunus'un mikrofinans ile başlayan ve daha birçok modele dönüşen Sosyal İşletmecilik kavramıyla ne kadar da bağdaştığını gördüm sizin kooperatifleri konumlandırmanızı.
Birkaç sorum olacak, aslında dilerseniz mail yoluyla da ulaşabilirim sizlere. (goksel.gursel@gmail.com)
Acaba bizler bir eğitim kooperatifi kurarak, takımdaki arkadaşlarımızın (ki onlar aslında kendi gelirlerini haklarıyla kazanmak isteyen genç sosyal girişimciler) haklarını ve fikri mülkiyetlerini korumak, takımı sürdürülebilir kılmak ve herkesin ürettiğiyle kazanması amacıyla bir eğitim kooperatifi kursak, sizin bakış açınızdan ve bilgi birikiminizden baktığınızda bu eylemi nasıl değerlendirirsiniz?
Örneğin bizler sadece kooperatif yapısı altında (eğitim) sağladığımız eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden fatura kesebiliyor muyuz?
AB projesi fonları kullanamazsınız dediler. Böyle bir gerçek var mı?
Şimdiden çok teşekkürler.
Sevgiler, selamlar.
Göksel Gürsel
(Gelecek yazı : Yanıtım )
http://blog.radikal.com.tr/ekonomi-is-dunyasi/sogladan-mektup-var-121845

