Kooperatiflerin Geleceği
Iain Macdonald
Genel Müdür, Uluslararası Kooperatifler Birliği(ICA),
16 Ocak 2010, Izmir, Turkey
Bugün benim amacım; küresel kooperatifçilik hareketinin ekonomik kriz dolayısıyla nasıl etkilendiğini ve özellikle Avrupa kooperatifçilik hayatının yeniden canlandığı şu günlerde, bu enerjiyi kullanmanın zamanı olduğunu göstermektir.
Mali krizin etkisi, gelişmiş ekonomiler kadar gelişmekte olan ekonomilerde de hissedilmiştir. Büyüme tüm bu ülkelerde yavaşlamaktadır. Bulunduğumuz yıldaki büyüme oranı önceki yıla oranla çok daha düşüktür.2010 yılı için beklentiler de daha iyi görünmemektedir.2008 yılında küresel durgunluğun etkilerinden kaçılmış olunsa da 2009 yılında etki daha görünür ve hissedilebilirdir.
Uluslararası mali kriz, hepimizin bildiği gibi Amerika’da iki yıl önce düşük gelirlilere sağlanan yüksek faizli krediler nedeniyle ortaya çıkmıştır. Artan faiz oranları ve düşen ev fiyatları, temerrüdü ve rehinin paraya çevrilmesini ortaya çıkarmıştır. Düşük gelirlilere sağlanan yüksek faizli kredilerin, yatırım derecesi olarak tarifelendirilmiş mali türev ürünlerin içine konulması nedeniyle bu kriz bir emlak piyasası krizi olarak kalamamıştır. Bu varlıklar ile ilgili şüphe ve güvensizlikler belirmeye başladığında bunları fiyatlandırmak çok zor hale geldi. Sonuç olarak, bu durum bu ürünlere yatırım yapan kurumların çoğunu etkilemeye başladı
Fakat bu vahim durum sırasında, kooperatif hareketi için iyi haberler bulunmaktadır. Kooperatifler, mali ekonomik krizlerde diğer girişimlere göre daha başarılı olabilmektedirler.
Kooperatifler, sanayi devriminin zor dönemlerinde doğmuşlardır, 1930ların büyük buhranı sırasında yaşamlarını sürdürmüşler ve ayakta kalmışlardır ve günümüz zor zamanlarında da Kooperatiflerin başarılı olacağı ve birçok yenilerinin doğacağı konusunda da kanıtlarımız mevcuttur.
Kanıtımız neye dayanmaktadır?
ICA,( Uluslararası Kooperatifler Birliği) Uluslararası Çalışma Örgütü için yürüttüğü çalışma sonuçları şöyledir. Girişim modeli olarak kooperatif kriz dönemlerinde daha esnektir - finansal kooperatifler finansal olarak ses getirmeye devam ederler; dünyanın birçok yerindeki tarım kooperatifleri gelir fazlası göstermektedirler, tüketici kooperatifleri artan iş hacmi rapor etmektedirler ve işçi kooperatifleri büyümeyi görmektedirler. İnsanlar, yeni ekonomik gerçeklere cevap verebilmek için kooperatif modeli girişimleri tercih etmektedirler
Görüldüğü gibi, bu kooperatif hareketi için fırsat zamanıdır. Kara odaklanmak yerine, insanlara odaklanmak ve kooperatif değerleri ve prensipleri doğrultusunda faaliyetlerine rehberlik etmek üzere, alternatif bir iş modeli de olduğunu göstermek için iyi bir imkândır.
Kooperatifçiler için, kooperatifin ne olduğu ve ne yaptığı basit olarak şöyledir. Her ne kadar bazıları için, bu biraz devrim niteliğinde bir düşünce olsa da – Girişim modeli sadece ekonomik gelişmeyi değil aynı zamanda ekonomik ve politik demokrasiyi ve sosyal sorumluluğu da hareket ettirir. Sosyal ve çevresel değerlerin geçerli olduğu adil iş yapış biçimi, çalışma şeklinizin basit parçalarıdırlar. Hareket hepimizin bildiği gibi, yeni değildir ve ekonomik katkısı ile üyelik anlamında önemlidir. ICA, yakında kooperatif üyesi olan yaklaşık 1 milyar kişiyi gösteren yeni istatistikler yayınlayacaktır. Bu sayı ICA kanalı ile 89 ülkedeki 240 organizasyona üye olan kişileri göstermektedir. Bu hareket, 100 milyon kişiye iş sağlamıştır, çok uluslu şirketler bir araya geldiğinde onların %20sinden daha fazla bir sayıdır bu ve keza gerçekleşen 300 projemiz gösteriyor ki, dünyadaki en üsteki 300 kooperatifin ortak geliri Kanada’nın gayri safi yurtiçi hâsılasına eşittir.
Bugünkü mücadelemiz bize sunulan fırsatı yakalamaktır. Bir ICA Yönetim Kurulu üyemizin belirttiğine göre, kooperatiflerin başarı ve meziyetlerini daha yüksek sesle konuşmalıyız ki, iş yapmanın başka yolları olduğu konusunda farkındalık oluşturabilsin ve kendilerine daha fazla destek ve ilgiyi hak ettiklerini gösterebilelim.
Ekonomistler, akademi ve uluslararası topluluklar küresel bir toparlanmanın nasıl teşvik edileceği konusundaki yanıtlar için umutsuzdurlar ve karar vericilerin yanı sıra bireyin de güvenini kaybettiği ekonomik modeli sorgulamaya başlamaktadırlar. Kasım ayında Geneva’da yapılan Genel Kurulumuzdaki baş konuşmacımız olan ünlü iktisatçı, Jeremy Rifkin, enerji ihtiyaçları, iklim değişikliği ve ekonomik krizin birleşik etkilerinin çözümlenmesinde kooperatiflerin sahip oldukları önemli rolü vurgulamıştır. Şimdi bunların devamını getirmek üzere çalışıyoruz.
Alan Greenspan’ın söylediğine göre, ekonomik çöküş hiç beklenmeyen “modelde bir hatayı” açığa çıkarmıştır. Kişisel menfaatleri için çalışan bankalar kurumlarını ve ortaklarını korumak adına düzenleme yapmayacaklardır. Çok az, kooperatif bankası kurumlar bu tür hükümet desteğine ihtiyaç duymuş ve çok azı kendi işlerinde sorumsuzluk göstermiş ve diğer finansal kurumlarda da mali destek çok açık olarak görülmektedir.
Dünya çapındaki yatırım ve kredi bankaları, kredi birlikleri, yapı toplulukları ve kooperatif bankaları işlerinde artışı görmüştür: aktif ve yatırımlarda artış, borçlanma hacminde artış, daha iyi faiz oranı; daha büyük denge (sermaye yeterlilik oranları ve borç temerrüt oranlarına göre ölçüldüğünde).
Finansal kooperatif sektörünün kritiği yapıldığında, daha çok riskten kaçınan ve yatırımcılar için daha fazla kazanç ve yöneticiler için prim yaratma ihtiyacında olmak gerçek bir değerdir.
Bahamalar’ dan Filipinler’e, eminim ki Türkiye’de de, hükümet yetkilileri kooperatif finansal yapılarının güvenli, istikrarlı olduğunu söylemektedirler.
Bu hiçbir finansal kooperatifin etkilenmediği anlamına gelmemektedir. Japonya, Kore, Fransa ve Almanya olarak isimlendirsek, pazara yatırım yapan bazı büyük finansal kooperatif kurumları da büyük kayıplara uğramışlardır. Bazılarının karları önceden belliydi, diğerleri birleşme yoluna gitmiş ve ek sermaye arayışına girmişlerdir. ABD ve Kanada daki çoğu yatırıma odaklı olan merkezi kooperatif bankaları, kredi birlikleri düzeyinde kayıplar yaşanmıştır. Bunlar bir zamanlar AAA güvenlik derecesine sahip yatımların en güvenlisi olarak kabul edilmekteydiler.
Kooperatif hareketinin diğer sektörleri kriz döneminde iyi durumda kalabilmişlerdir. Tüketici hareketi yeni üyeler ve tüketiciler akınını rapor etmektedir. Çoğu 2009 yılı için, kaliteden ödün vermeyeceklerini ve tüketiciye fiyat artışlarını sınırlandıracaklarının garantisini vererek, yüksek devir hızı ve iyi performans rapor etmektedirler.
CICOPA( Uluslar arası sanayi ve hizmet üreticileri Kooperatifleri Birliği) çalışan kooperatiflerinden bilgi almaktadır. Bunların diğer krizlerde nasıl büyüdüklerini biliyoruz. 2001 yılında Arjantin’deki gibi, işçi kooperatifleri zarar eden girişimlerin yönetimini üstlenerek ortaya çıkmışlardır ya da yüksek işsizlik dönemlerinde hareket, hükümet ile ortak olarak, İsviçre, Finlandiya, Kanada ve diğer ülkelerdeki gibi işçi kooperatiflerin tanıtılması yönünde olmuştur.
Çiftçi kooperatifleri sadece mali ve ekonomik olmayan fakat aynı zamanda yiyecek ve yiyecek fiyatları krizi de olan bu krizde nasıl davranmaktadırlar?
Bazı gelişmekte olan ülkelerde, her ne kadar 2008 ve 2009 yılı mal fiyatları, petrol fiyatları ve yatırım pazarlarındaki yüksek hareketliliğe rağmen, çiftçi kooperatifleri gelir fazlalarının özellikle zengin ve gelişmekte olan pazara sahip ulusların kayıtlarında yer aldığı raporlar mevcuttur. Norinchukin and NACF gibi tarımsal kooperatif bankaları kayıplara uğramış ve diğer yıllardaki gibi kar paylarını dağıtamamışlardır, böylece çiftçi, balıkçı ve ormancılık kooperatif sektörlerinin istikrarını etkilemişlerdir. Çiftçi kooperatiflerinin bu krizden karşılıklı olarak nasıl etkilendiği hakkında yeterince bilgi olmaması ilginçtir. Geniş bir dizi rekabet ile yüz yüze gelen tarım sektörü, çiftçileri bir kez daha zor zamanlara hazırlıklı olmaları gereken dönem beklemektedir.
ABD Kooperatifi, Land O'Lakes, Başkanı Pete Kappelman, yıllık toplantılarında delegelere hatırlattığı gibi,”Üreticiler ve ortak kooperatifleri kötü zamanlarda yöneterek ve iyi zamanlarda finanse ederek yardım eden sürekli bir sistem oluşturduk”. Hep birlikte 2009 yılının zorluklarının üstesinden geleceğiz. Bu düşünce son zamanlarda COGECA başkanı tarafından tekrarlanmıştır, “ Süt ürünleri, sığır, domuzeti ve zeytinyağı sektörlerindeki mevcut zorluklara rağmen, Avrupa-Tarım kooperatifleri sürekli olarak yiyecek zincirinde adil bir pozisyon güvenliği için yatırım ve yenilik yapmaktadırlar. Bu özellikle yiyecek ve tarımsal ürünler için gelişmekte olan küresel pazarlar ışığında önem arz etmektedir.
Kooperatifler neden yaşayabiliyorlar ve kriz dönemlerinde nasıl başarılı oluyorlar?
Kooperatifler bunu 7 kooperatif prensibi doğrultusunda hareket ederek başarıyorlar: gönüllü ve açık üyelik, demokratik üye kontrolü, üye ekonomik katılımı, özerklik ve bağımsızlık; eğitim ve bilgilendirme; kooperatifler arası işbirliği ve toplum ile ilgilenmek.
Bunlara bir dizi etik ve belli kooperatif değerleri rehberlik etmektedir: dayanışma, demokrasi, eşitlik, tarafsızlık, kişisel yardım ve kişisel sorumluluk.
Kooperatiflerin genel avantajları üyelik ile ortaya çıkmaktadır. Kooperatiflerin sahibi üyeleridir, kontrol üyelerin elindedir ve üyelerine fayda sağlamak adına var olmuşlardır, kara karşı çıkmaktadırlar ve bu durum, iş kararı üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Kooperatifin üyeleri hem yatırımcılar hem de tüketiciler olduğunda, sonuçlar sadakat, bağlılık, paylaşılan bilgi birikimi, üye katılımı, güçlü ekonomik teşvikler tarafından desteklenme olmaktadır. Bunlar herhangi bir iş organizasyonunun isteyeceği değerlerdendir.
Tüketici kooperatiflerinin, esas amaçları; insanlara tüketim mallarını en uygun fiyatlara, en iyi ürün garantisi ile tedarik etmeleridir ve böylece üyelerin gelirleri artacaktır. Üretim kooperatifleri, serbest çalışanlara ve aile işi yapanlara pazarda mücadele edebilmek için sayısal olarak güç imkânı sağlamaktadır.
Aynı zamanda, tüm sektörlerdeki kooperatifler rakiplerinden daha başarılı olmaktadırlar; yeni başlangıçların başarı oranı daha fazladır, diğer girişimlerden daha uzun ömürlüdürler.
Kooperatif hareketinin potansiyelini tanımak konusunda yalnız değiliz. Yıl içinde, yeniden keşfedilen, bazıları buna koop hareketinin rönesansı da demektedirler. Dünya Bankası, IMF, Uluslar arası Çalışma Örgütü,Ekonomist, Wall Street Journal, the Financial Times, Le Monde, El País, the New York Times gibi ulusal medya ve çok daha fazlası kooperatif modeline ilgi duymaya başlamışlardır
Onlar da diğerleri gibi; kooperatiflerin, durgunluğun etkisini azaltarak, başarılı olup, hayatta kalabileceklerini ve faaliyetlerini devam ettirebileceklerini anlamış durumdadırlar. Kooperatifler, bankadan borçlanmak yerine, üye sermayelerini kullanarak işlerini genişletmektedirler ve daha çok riskten kaçınan tüketicilere hizmet vermektedirler.
Daha özellikli olarak, çalışan kooperatifleri; işçi kooperatifleri, çalışan çoğunluk hisselerini satın alma ve kurtarma doğrultusunda, tüketici kooperatifleri yiyecek ve diğer önemli malların fiyatını düşürerek ve üretim kooperatifleri üyelerinin işlerini daha verimli hale getirerek iş yaratmaya odaklanabilirler.
Durgunluk özellikle gelişmekte olan ülkeleri etkileyecektir. Fakat tasarrufların ve kredi kooperatifleri sektörünün güçlendirilmesi, çiftçi kooperatifleri ile yeni kooperatif birliklerinin geliştirilmesi ile başa çıkılabilir. Ayrıca kooperatifler arasındaki bağlantıların teknik destek, ürün geliştirilmesi ve adil ticaret ile güçlendirilmesi önemlidir.
Yıllar boyunca, kooperatif girişimleri yerel olarak sahiplenilip yönetilmişlerdir ve aynı zamanda, sosyal organizasyonlar için önemli olarak ve bağlılık ile hizmet vermişlerdir. Üyeleri ve toplumları için, ekonomik bir girişim modelini temsil ederek, demokratik ve insani değerlere yüksek önem vererek ve aynı zamanda çevreye saygı duymaktadırlar. Bugün dünyanın karşı karşıya geldiği finansal sistem, artan besin tedarik güvensizliği, dünya çapında artan eşitsizlik, hızlı iklim değişikliği ve artan çevresel bozulma nedeniyle, kooperatiflerin sunduğu ekonomik girişim modelini göz önünde bulundurma zorlayıcı olarak artmaktadır.
BM kooperatifler uzman grubunun son toplantısında, Uluslararası Kooperatifçilik yılını planlarken, hükümetlerin şunları yerine getirmelerini tavsiye etmişlerdir:
- Ekonomik durgunluğun etkilerini hafifletmek için tasarlanmış finansman programları hakkında karar alırken kooperatiflere öncelik verilmesi,
- İlköğretimden, üniversiteye kadar eğitim müfredatının her aşamasında kooperatifçilik iş modelinin eklenmesini sağlayarak, kooperatif iş modelinin daha iyi algılanmasını sağlayarak, kooperatifçilik sektörünü asiste etmek
- Hükümet tarafından finanse edilen araştırma konseyleri aracılığı ile kooperatifçilik işinin tüm aşamalarında araştırma ve geliştirmeyi desteklemek
- Mevcut ekonomik sistemin yeniden yapılandırılmasında kooperatifçilik sektörü değerlerini, prensiplerini ve modellerini göz önünde bulundurmak
Sonuç olarak EDAK tarafından düzenlenen bu konferansa katılmaktan ve desteklemekten memnuniyet duydum. Bu kritik durumda kooperatifler, sosyal ekonominin değil fakat küresel kooperatifçilik hareketinin, gerçek sosyo ekonomik büyümenin bekçileri olarak kendilerini ayıran değerleri kanıtlamalı ve savunmalıdırlar. Kooperatiflerin doğru tarihsel formunun ve faaliyete geçilebilir adımların planlanmasının değeri ve öneminin görünmesi beklenmektedir. Kooperatif ideolojisi izole görünmemelidir, aksine yerel ve küresel toplulukların doğal olarak benimsediği sosyal ve ekonomik normlarının bir parçası olmalıdır.
2009 yılındaki Uluslararası Kooperatifçilik Günü teması iyi bir başlangıçtı, sizin ve hükümetinizin de desteği ile 2012 yılını uluslararası kooperatifçilik yılı olarak gerçek bir başarı olmasını diliyorum. Bu en üst düzeyde bir tanıtım olacaktır ve bu mükemmel imkânı kaçırmamalıyız. ICA tarafından bir yürütme komitesi oluşturulmuştur.
Kooperatiflerin en iyi iş modeli olduğu göstermeli ve kanıtlamalıyız.
1. EDAK Işık Boyacıgiller Kooperatifçilik Etkinliği, Kuşadası, 15-17 Ocak 2010
Iain Macdonald, EDAK Işık Boyacıgiller Kooperatifçilik Etkinliği, Kuşadası, 15-17 Ocak 2010’ da yaptığı konuşmanın metni