30 Kasım 2012 Cuma

“Dünya Kooperatifler Zirvesi’nde neler konuşuldu”-II


T. Ayhan ÇIKIN
Bu yazıda, 8-11 Ekim 2012 tarihlerinde Kanada’nın Québec eyaletinde düzenlenen “Uluslar arası Kooperatifler zirvesinde tartışılan ve “Zirve Kitabı”na alınarak yayınlanmış bildiriler, isim ve yazarları olarak aktarılmaktadır. Amaç, kooperatifçilik konusunda çalışan genç akademisyenlerin ve uygulayıcıların bu metinlere hızlı bir şekilde  ulaşabilmelerine katkıda bulunmaktır. Kitabın  web adresi : http://www.sommetinter2012.coop/pdf/pouvoir_des_coop_final_web.pdf.

KOOPERATİFLERİN İNANILMAZ GÜCÜ : SEÇİLMİŞ METİNLER

Marie-Joëlle Brassard VE  Ernesto Molina Yönetiminde

İÇERİK

Giriş
Dayanışma zenginlik yaratır. Eğer iktidarlar dengelerini yitirmezlerse ? (Marie-Joëlle BRASSARD ve  Ernesto MOLINA)

Bölüm I : Dünya ekonomisinde kooperatiflerin yeri
1.İşletmelerin çalışanlara transferi,  kooperatifleri geliştirmek için bir çözüm (Jean-Baptiste NIVET )
2. Fildişi ekonomisinde kadın kooperatiflerini konumlandırma : Devlet için bir rahatlama ? (Koffi Parfait N’GORAN )
3. Vatandaş kooperatiflerinin yeni tarihi ve  Japon Tüketim Kooperatifleri Biriliği
JCCU's “2020 Vision” (Yukiko YAMAZAKI )
4. Polonya’da Kooperatif  tasarruf ve kredi birlikleri (spółdzielcze kasy oszczędnościowo-kredytowe)  ve kooperatifler bankası örneği ile küresel finans piyasalarında kooperatif finansal kurumlarının rolü  (Anna ZALCEWICZ)
5. Ekonomik büyümede kredi birliklerinin  ve banka-dışı finansal kurumların rolü (Lobna BOUSLIMI and Basma MAJERBI)

Bölüm I I : Kooperatif iş modelinin başarısı
6. Kooperatif, bir soyal-piyasa girişimi ? (Amélie ARTIS, Danièle DEMOUSTIER et Simon LAMBERSENS )
7. Şili kooperatif sektörünün güçlü ve zayıf yönleri : üç sosyal ekonomi sektöründe durum analizi. (Ana María DÁVILA, Mario RADRIGÁN RUBIO y Francesco PENAGLIA)
8. Bilinmeyen bir kooperatifçilik : Küba ekonomik modeli güncelleştirilirken kooperatifler
(Beatriz DÍAZ)
9. Büyük bir toplumsal yeniliğin bilinmeyen öyküsü :  Nouveau-Québec Kooperatifleri Federasyonu  ( André FORTIN)
10. Arjantin, Rosario’da  konut kooperatifleri deneyiminin evrimi (Marcelo SALGADO)
11. Avrupa Kooperatif bankaları ve geleceğin finansal sistemi (Hans GROENEVELD)
12. I Hindistan Kırsal Kredi Kooperatiflerinin sürdürülebilirlik sorunları  :  Hindistan, Kerala Eyaletinde Bir örnekolay incelemesi  (Jose A. MATHAI)
13. Hindistan Kooperatif  Bankalarında  Strateji Birlikleri ile İş Başarısı Sağlanması
(Sudha KORNGINNAYA)
14. Mali krize dayanmada ve üstesinden gelmede kooperatif statülü bankalar daha büyük kapasiteye mi sahip olmalı ?  (Yasmina LEMZERI, Mireille JAEGER et Jean-Noël ORY)
15. Çinde Kırsal  Kredi Kooperatiflerinin
 Sorunları ve  Önlemleri  (Wu XILIANG)
16. Dönüştürmek, devretmek, işbirliği yapmak : Fakat kooperatif dünyasını gerçekten ilgilendiren ne ? (Stéphane JAUMIER, Vassili JOANNIDÈS et Françoise MOULIN)
17. Kooperatif ve dayanışmanın gelişmesi için  seçilmiş belediyelerin yükümlülüğü
(Yvan COMEAU)
18. İşletme ve bölgesi : SCIC ÔKHRA’da  iç içe geçmiş iki mantık (Mathieu BARRO IS, Pénélope CODELLO-GUIJARRO et Julie TIXIER)
19. Kooperatifler, yardımlaşma sandıkları ve birliklerin gelişmesini  eşlik etmek için gelişme göstergeleri nelerdir ? Sosyal  ve dayanışma ekonomisi işletmelerinin gelişim göstergelerinin örnek barometresi Quels indicateurs de progrès pour accompagner le développement (Alain PENVEN)
20. Dengeleme eylemi :  Kooperatiflerin ekonomik ve toplumsal amaçlarının bağdaştırılması  (Sonja NOVKOVIC)

Bölüm I I I : Kooperatif iş modelinin gelişimi
21. Yolların çaprazlaşmasında finansal yardımlaşma  (Olivier PASTRÉ et Krassimira GECHEVA)
22. Kooperatif Bankaların düzenlenmesi ve yaşayabilirliği (Giovanni FERRI and Giovanni PESCE )
23. Çin’de Kırsal Finans Kooperatifinde Yeni Gelişmeler :  Modeller,  Özellikler, Güçlükler ve Önlemleri  (Zhengping ZHANG and Chunhui MU)
24. Değer yaratma yönetişimine doğru, kooperatif bankaları ?  Fransa ve Québec örnekleri
(Franck BÉZIAUD)
25.  Avrupa Birliği Top 30 tarım-gıda kooperatiflerinin uluslararasılaşması stratejileri :
İş modeli, performans ve yönetişim üzerine etkisi (Olivier FREY et René MAUGET)
26. Kimlik, katılımcılık ve uzun ömürlü firma : Arjantin’de Firma Kurtarma Hareketi Gözlük Camı ile ilgili İşçi kooperatiflerinin Analizi  (Alexandra REESE )

27. Toplumsal Zorluklara Kooperatif Yanıtları : 2x9 vakalarına göre 9 trenti   (Caroline GIJSELINCKX)
28. Piyasa ve kooperatif mantıklarının etkileşimi : Fransız tarımsal kooperatifleri için hangi gelişme ?Hububat  Şampanyası örneği  (Xavier DEROY et Maryline THENOT)
29. İş modeli ve yönetişimin melezlenmesi :  “Crédit Agricole” grubunun içine hissedarların gelmesi  (Alexandre POURCHET)
30. Sürdürülebilir gelişme ve Fransız tarım kooperatifleri üyelerinin güç eksersizi :
Bölgenin ortaya çıkışı ve özgünlüğü  (Maryline FILIPPI)
31. SCIC’lerin yönetimindeki çelişkilerin ve gerilimlerin tanımlanması (Valérie PALLAS-SALTIEL, Amina BÉJI BÉCHEUR, Pénélope CODELLO-GUIJARRO et Pascale CHÂTEAU TERRISSE) 
32. Kooperatif şirket : Karayipler’de  bir dayanışma etiği aktörü (Nathalie FERRAUD-CIANDET et Stéphanie LERES-SABLON)
33. İşletmelerin toplumsal ve çevresel sorumluluğu : Kooperatif model, hukuki evrimin motoru (Geneviève DUFOUR)
34. İşletmelerin toplumsal sorumluluğu, Kooperatiflerin gelişmesi için stratejik model veya tarz ?  (Hervé GOUIL)
35. Kooperatif hareketlerinin üç çağı  (Alain BRIDAULT)
36. Kooperatiflerin yaşam döngüsünde  gerilimler ve ilişkisel dinamikler ( Marie-Claire MALO, Martine VÉZINA et Luc AUDEBRAND) 
37. Güçlü bir kooperatif kimliği için bir strateji ve  okuma anahtarları  (Marie-Joëlle BRASSARDi,  Marie-Paule ROBICHAUD’nin işbirliği ile )

Bölüm IV : Kooperatiflerin küresel sosyopolitik etkisi
38. Yeni kooperatif sektörlerinin keşfi ve yenilik kapasitesi : İtalya örneği  (Enzo PEZZINI)
39. Kooperatif hareketinde kolektif eylem : Meksika deneyimi  (Juan José ROJAS HERRERA)
40. Benzerlik ötesi :  Kooperatiflerde “toplumsal sorumluluğun” bir eleştirisi  (Airton CARDOSO CANÇADO, Ariádne SCALFONI RIGO, Jeová TORRES SILVA JR and Maria de Fátima ARRUDA SOUZA)
41. Neoliberalizme karşı bir siper olarak kooperatif hareketi : Ekonomik ve sosyopolitik gücünden  bazı çizgiler (Louis-Joseph SAUCIER)
42. Kuzey Kanada’da Eskimo Kooperatif Hareketi , 1959-1968 (Marianne P. STOPP)
43. Kooperatifler, toplumsal açıdan adil ve ekolojik olarak sürdürülebilir,
 uygun bir ekonomik kalkınma  yolu  (Ernesto MOLINA
44. Çokuluslular, yeni bir politik araçla ilgilenmek zorunda kalacaklardır :  kooperatif hareket  (Louis FAVREAU )
Orijinal metin için tıklayınız :

“Dünya Kooperatifler Zirvesi’nde neler konuşuldu"- I



T. Ayhan ÇIKIN
Daha önceki bir yazımızda  8-11 Ekim 2012 tarihlerinde, 2012 Uluslararası Kooperatifler  Yılı(UKY)  kutlamaları çerçevesinde, ‘Kooperatiflerin İnanılmaz Gücü’ ana teması etrafında, Uluslararası Kooperatifler Zirvesi(UKZ)’nin, Kanada’da gerçekleştirildiğini belirtmiştik [1],[2].
Dünya Kooperatifler zirvesinde tartışılan  44 bildiri, “KOOPERATİFLERİN İNANILMAZ GÜCÜ : SEÇİLMİŞ METİNLER “ adıyla 700 sayfa civarında bir kitaba dönüştürüldü. Kitap, pdf formatıyla internette de yayımlandı. Adresi : http://www.sommetinter2012.coop/pdf/pouvoir_des_coop_final_web.pdf.
Kitabın kimliğini şöylece özetlemek mümkündür :
Kitabı Hazırlayanlar : Marie-Joëlle Brassard et Ernesto Molina (Sous la direction de).
Kitabın orijinal adı : L’Etonnant Pouvoir des Coopératives. Textes Choisis de l’Appel International  de Propositions.
Kitabı yayınlayan kurum : Québec 2012 : Sommet International des  Coopératives
Yayınlandığı Yıl : 2012
Sayfa sayısı :  700 (yaklaşık)
ISBN: 978-2-9813483-0-2
L'étonnant pouvoir des coopératives.
Textes choisis de l'appel international de propositions (format papier)
ISBN: 978-2-9813483-1-9
© Sommet international des coopératives
*
Uluslararası kooperatifler zirvesinin  düzenleyici kurulu başkanı Stéphane BERTRAND , kitap için yazdığı  sunu yazısında şunları söylemektedir :
“Uluslararası kooperatifler zirvesi , uluslararası sahnede kooperatif hareketin geliştirilmesi ve tanınmasına katkı vermekten gurur duyar. Makalelerin önerileri doğrultusunda bilim kurulunun mobilize edilmesi, bu hedefe ulaşmanın tartışmasız aracı olmuştur. Yanıtı da bizim beklentilerimizin ötesinde oldu. Biz, kooperatif hareket için, ve hem de küresel ölçekte, yazarların gerçek çılgınlıklarına tanık olduk. Bu kitaba alınacak makalelerin seçimi  hiç de kolay olmadı . Birinden ötekine tüm öneriler , oldukça uyarıcı idiler. Bu kitapta toplanan 44 makale sayesinde bilgilerimiz  daha netleşmiş ve kooperatif hareketine bakış açımız  yeni ufuklar keşfetmiş ve genişlemiştir. Açıktır ki, bu kitabın yazarlarının her biri, kooperatiflerin gelişmesi için,  gelecek on yılda gerçek bir sıçrama tahtası olduğunu, Uluslararası Kooperatifler Yılına net olarak katkı yapmıştır. Ben ,  onların olağanüstü katkısının altını çizmek ve onlara  coşkulu bir teşekkür sunmak istiyorum. Keyifli okumalar.”
*
Dünya Kooperatifler Zirvesi kitabındaki bildiriler, giriş bölümü dışında,   dört   ana başlık altında toplanmıştır .
Giriş bölümünde tek bildiri yer almaktadır. Bu bildiri “Zirve Kitabı”nın hazırlayıcıları tarafından sunulan “Dayanışma zenginlik yaratır. Eğer iktidarlar dengelerini yitirmezlerse ?” [3] . Diğer bölümlerin başlıkları ve bölüm içinde yer alan bildiri sayıları şöyledir[4] :

Bölüm I : Dünya ekonomisinde kooperatiflerin yeri (5 bildiri)
Bu bölümde  5 bildir tartışılmıştır. Bildiriler, daha çok örnek olaylardan hareket ederek, farklı ülkelerde ve farklı sektörlerde kooperatiflerin ekonomi içindeki yerleri ve katkıları tartışılmıştır. Çoğu örnekolay (case study)  şeklinde ciddi bir araştırmaya dayalı bildirilerle konuların şu ayrıntıları verecek şekilde anlatıldığı söylenebilir :
-       Kooperatif modelin çalışma tarzı, ekonomideki yeri ve katkısı;
-       Kooperatif modelin kapasitesinin değerlendirilip değerlendirilemediği;
-       Örnek olarak incelenen ülke ve sektör kooperatiflerinde üyelerin ve halkın kooperatif bakış açıları ve küresel özellikler; vb..
Bölüm I I :  Kooperatif iş modelinin başarısı (15 bildiri)
15 bildirinin tartışıldığı bu bölümde kooperatiflerin rekabetçi bir ortamda başarılı olabildikleri ve üyelerin ihtiyaçlarını hassas bir denge kurarak karşıladıkları vurgulanmıştır. Özellikle finans sektöründe elde ettikleri başarılar, onların hızla gelişmesi için bir motivasyon oluşturduğu üzerinde durulmuştur. “Kooperatifler, eşitlik, adil ve dayanışma değerlerini saygı göstererek işletme verimliliğini nasıl sağlayabilmişlerdir ?” “Kooperatifleri büyüten araçlar neler olmuştur ?” sorularının yanıtları, ülkeler ve sektörler bazından verilen örnekolay çalışmalarıyla açıklık kazandırılmıştır. Ayrıca, kooperatiflerin büyüme stratejileri; geleneksel işletme modeline bir seçenek oluşturup oluşturamayacağı; verimlilik, finansman ve kendine özgü bir sermaye yaratıp yaratamayacağı, vb… konular örnek olaylarla aydınlatılmaya çalışılmıştır. 
Bölüm I I I : Kooperatif iş modelinin gelişimi (17 bildiri)
17 bildirinin yer aldığı bu bölümde, rekabet ortamında, ülkeler ve sektörler bazındaki örnekolay çalışmalarıyla kooperatiflerin nasıl geliştiği, hangi güçlükleri aşarak mevcut durumuna ulaştığı konusundaki gözlemler yer almıştır. Ayrıca kooperatiflerle üyeleri arasındaki ilişkileri olumlu ve olumsuz etkileyen olaylar konu edinilmiştir. Bu bölümün bildirilerinin başlıca temalarını şu şekilde özetlemek mümkündür : yönetime katılım; kooperatiflerin,  üyelerinin, toplumun, pazarlarının ihtiyaçlarına yanıt verebilme durumu; başarı kültürü ve yenilikçilik özellikleri ; kooperatif değerlerini koruyarak yetenekleri kendilerine çekme, eğitme ve tutma; kooperatiflerarası işbirliği  ve ağ oluşturma; kooperatiflerin uluslararasılaşması; Kuzey ve Güney kooperatiflerinin işbirliği, vb…
Bölüm IV : Kooperatiflerin küresel sosyopolitik etkisi (7 bildiri)
7 bildirinin tartışıldığı bu bölümde, kooperatiflerin sosyopolitik etkinliğinin durumu ve geleceği, örnekolaylarla gündeme taşınmıştır. Özellikle kooperatiflerin yeni sektörler kurarak ekonomiyi yenileştirmesi, çeşitlendirmesi ve çoğullaştırması ; kooperatiflerin toplumsal sorumluluğu; kooperatiflerin sürdürülebilir kalkınmadaki üstünlüğü; neo-liberalizme karşı kooperatiflerin  yaratabileceği avantajlar, vb.. tartışılmış ve küresel ekonomik güçler içinde  (G8, G20, Dünya Bankası, vb..) kooperatif temsilcilerini yer alması gibi bazı yeni öneriler getirilmiştir.
*
 Ne yazık ki ülkemizde kooperatif literatürünü izleyen bilim ve uygulayıcı insan sayısı çok azınlıkta.  Örneğin, kooperatifçilikle ilgili yazdığım yazıların, diğer yazılarıma göre oldukça az okunduğunu görüyorum. Gelişmiş ekonomilerde pek çok bilim insanı ve uygulayıcılar, son ekonomik krizden sonra “kooperatif  işletme  modeli”ni  gündemlerine  daha boyutlu aldılar. Bunun sonucunda 2009’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 2012 yılını “Uluslar arası Kooperatifler Yılı” ilan ederek , BM’e üye tüm ülkelerde “Kooperatifler Daha İyi Dünya Kurar” ana  teması altında yıl boyu  tüm dünya ülkelerinde “kooperatifleri  tanıtma  toplantıları” düzenlediler[5]. Uluslararası Kooperatifler Yılı kapsamında  Ekim 2012’de ilk kez “Dünya Kooperatifler Zirvesi” gerçekleştirildi[6]. Bu zirvede tartışılan bildiriler , yukarıda  kısaca tanıttığımız kitaba dönüştürüldü. Zirve’nin 2014 yılında tekrarlanması kararlaştırıldı.  ICA, Uluslararası Kooperatifler Yılı’nın doruk toplantısını , Genel Kurul olarak Ekim 2012 ayının
son günlerinde yaptı.  Bu Genel Kurul’da “On Yıllık Kooperatif Eylem Planı[7] kabul edilerek devreye sokuldu .
Türkiye’de de 17 Ekim 2012 tarihinde “Türkiye Kooperatif Stratejisi ve Eylem Planı 2012-2016[8] adlı bir belge resmen ilan edildi . Kooperatifçilik konusu ile uğraşan genç akademisyenlerin hızla bu belgelere ulaşarak, Türkiye de kooperatifçiliğin istenilen seviyeye ulaşması için gerekli bilgi ve belgeleri üretmesi gerekir. 
T. Ayhan ÇIKIN
Kasım 2012.

26 Kasım 2012 Pazartesi

KENDİNİZİ SORGULAYINIZ


           Çiftçi ve kooperatif ortağı olarak

                                                  KENDİNİZİ SORGULAYINIZ

Dr.Ayhan ÇIKIN

- Hangi ürünleri üretiyorum ? Bu ürünlerin maliyeti konusunda neler biliyorum ? Maliyetleri düşürme olanağım var mı ?
- Hangi girdileri (kredi dahil) alıyorum ? Nereden ve kaça alıyorum ? Bu girdilerin birinci el fiyatları hakkında bilgilere sahip miyim ?
- Ürünlerimi nereye ve kaça satıyorum ? Bu ürünlerin yıl boyu içindeki yurt içi ve yurt dışı fiyatlarında ne gibi değişmeler oluyor ?
- Ürettiğim ürün (ler)ün ülke içi ve dışındaki üretimi ve talebi hakkında neler biliyorum ?
- Çiftçi olarak nasıl bir sosyal statüye sahibim ? Diğer meslekler yanında çiftçi kimliği nedir ? Nasıl olmalı ?
- Tarım sektörünün diğer sektörlerle ilişkilendirilmesi konusunda neler biliyorum ? Bu konuda neler öğrenmeliyim ?
- Tarım işletmesi konusunda neler biliyorum ? Benim işletmemin ekonomik süreç içinde işlevi ne? Tarım işletmem kar arayan bir işletme mi? Yoksa aileye gelir arayan bir işletme mi?
- Tarımsal üretimimi kar amaçlı mı planlamalıyım ? Yoksa aileme ait tüm üretim faktörlerinin gelirini en yüksekleyecek şekilde mi planlamalıyım ?
- Tarımsal üretim süreci konusunda neler biliyorum ?
 a) Üretim öncesi süreç ve diğer sektörlerle ilişkisi ?
b) üretim süreci ve diğer sektörlerle ilişkisi ?
c) üretim sonrası süreç ve diğer sektörlerle ilişkisi ?
 konularında neler biliyorum ? Neler bilmeliyim ?
- Ekonomide rol alan şirketler hakkında neler biliyorum ? Benim durumumdaki bir çiftçinin ortak olabileceği en uygun şirket tipi nedir?
- Kooperatif hakkında neler biliyorum ? Kooperatif  bir şirket mi?  bir dernek mi ? bir yardımlaşma kurumu mu? Bir vakıf mı ? yoksa bir kamu kuruluşu mu?
- Kooperatifi diğer şirket ve yardımlaşma kurumlarından ayıran özellikler ne?
- Tarımla ilgili başka hangi yardımlaşma / ticari kuruluşlar var ? Bunlardan hangisi beni bir çiftçi olarak piyasa mekanizması içinde yer aldırabilir veya koruyabilir ?
- Ürettiğim ürünün  nihai tüketiciye ulaşana kadar geçirdiği süreçler hakkında neler biliyorum? Bu süreçlerde rol alan insanlarla/kuruluşlarla ilişkilerim ne? Bireysel ilişkilerimizi kurumsal ilişkiye döndürebilme konusunda neler yapabilirim veya yapabiliriz ?
- Tarım Satış/Tarım Kredi / Tarımsal Kalkınma ve öteki  Kooperatifler ve Birlikleri hakkında neler biliyorum ?
- TARİŞ konusunda neler biliyorum ?
- TARİŞ, dolayısıyla Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri neden ve niçin yeniden yapılanma sürecine girdiler? Bunun bir çiftçi olarak bana kazandıracakları ve/veya benden götürecekleri konusunda neler düşünüyorum ? Kooperatiflerin daha iyi yapılanması konusunda neler düşünmeliyim ?
- Tarım piyasalarının yeniden organizasyonu hakkında neler biliyorum ?
- Girmeyi hedeflediğimiz AB ülkelerinin büyük çoğunluğunda tarımsal piyasalarda fiyatların oluşmasında kooperatiflerin oynadığı rol hakkında neler biliyorum?
- Onlar bu işi nasıl yapmışlar? Biz niye yapamıyoruz? Veya nasıl yapmalıyız?


23 Kasım 2012 Cuma

TARIM EKONOMİSİ BÖLÜMÜNÜN ÖYKÜSÜ

                                                               ALİ ARAS[1]

AÇIKLAMA :
Kısa bir süre sonra çalışma hayatından ayrılacağım. Yıllardır topladığım bilgiler, belgeler 30’a yakın klasör içinde toplanmış.  Bu dosyalar-kitaplar,  1999-2008 arasında , E. Ü.Z.F. Tarım Ekonomisi Bölümü’nde muhafaza edilmiş. Bölüm yöneticilerine teşekkür ederim. Eylül 2007 yılında Muğla Üniversitesinde görev aldım. Daha sonra  İzmir’deki kitaplarımı, dosyalarımı Milas MYO’ndaki odama taşıdım. 1000’e yakın kitabımı okul kitaplığına verdim. Ancak asıl amacım, meslek yaşamım süresince dosyalarımda toplamış olduğum  lisans ve lisanüstü ders notları ile diğer mesleki not ve belgelerimi yazıya, kitaba dönüştürmekti. Uzun bir sağlık sorunundan sonra hem yaşamdaki , hem de meslekteki beklentilerim yeterince oluşmadı. O nedenle yazıya, kitaba dönüşebilecek pek çok dosyalarımı tasfiye etmek zorunda kaldım.  Bu dosyaları iptal ederken rahmetli hocam Prof. Dr. Ali ARAS’ın bir  yazısını rastladım. Yazı sanırım 1994 veya 1995’de kaleme alınmış. Bu yazı “Tarım Ekonomisi Bölümü”nün gelişimin anlatmaktadır. Yazıyı,  hiçbir değişiklik yapmadan ekte sunuyorum. Çünkü, meslektaşlarımın  bu  konu hakkında söyleyebilecekleri , yapabilecekleri yeni katkıları  olabilecektir.  Ayrıca “Tarım Ekonomisi Bilim Dalı”nın “Bilimsel Sınflandırma Sistemi” içinde yerinin daha da netleşeceğini düşünüyorum.
Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN, 22 Kasım 2012, İzmir.

 














Tarım Ekonomisi Derneği başkanı Sayın Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN benden, “Tarım Ekonomisi Disiplini” konusunda bir konuşma yapmamı istediler. Tekliflerini memnuniyetle kabul ettim.
Tarım ekonomisi bölümü taraftarı olarak , hepimizin bu bilim disiplininin nasıl oluşup geliştiğini , kısaca bilmesinde yarar vardır. Aslında bu , bilimsel çalışmanın da bir gereğidir. Belirli bir konuda bilimsel bir araştırma projesi hazırlanırken , konu ile ilgili daha önce yapılmış çalışmaları gözden geçirdiğimiz gibi bu disiplinin de geçmişte nasıl oluşup geliştiğini , bu yolda yapılan çalışmaları bilmemiz gerekir.  Evrensel bilime katkıda bulunabilmek için geçmişte yapılanları bilmek şarttır. Bildiğimiz gibi bilim dinamiktir. Bilimsel veriler kümülatif şekilde bütünleşerek  bilim dallarını oluşturup, zenginleştirir. Bu süreç böylece devam eder.
Yukarıda belirtilen görüş doğrultusunda Tarım Ekonomisi bölümünün tarihsel gelişimini kısaca özetlemeğe çalışacağım.
Bilim, pozitif bilginin yani doğruluğu ispatlanmış bilginin sistemleştirilmiş, sınıflanmış şeklidir. Bilim bir bütündür. Bu bütünü oluşturan bir çok bölümler vardır. Bilimi oluşturan bu bölümlere disiplin veya department’da denilmektedir.
Bir bilim dalının disiplin sayılabilmesi için iki özelliğe sahip olması gerekir. Bu özelliklerden birincisi, özel bir bilimsel yasaya sahip olması; ikinci özellik ise o bilim dalına özgü araştırma yöntemlerinin bulunmasıdır. Tarım ekonomisinin bu iki özelliği elde etmesi uzun yıllar almıştır. Tarım ekonomisine ait bilimsel yasa “Azalan Randımanlar” yasasıdır. Bu bilimsel yasaya “Azalan Hasıla Kanunu” veya “Azalan Marjinal Verimler” yasası da denmektedir.  Bu yasa, uzun yıllar süren bilimsel çalışmaların sonunda elde edilmiştir. Almanya’da 19. Yüzyılın ortalarında gübre-verim denemeleri üzerinde uzun yıllar süren çalışmalar yapılmış ve bu arada  azalan randımanlar gerçeği gözlenmiştir. Bu çalışmaları yürüten bilim adamlarının adlarını şükranla yad etmek gerekir. Justus Von Liebig, Adolph Mayer ve E.A. Mitsscherlich’e çok şey borçluyuz. Hepsi de kimyager olan bu bilim adamları gübre verim denemelerini fizyolojik açıdan ele almışlardır. Daha sonraları bu çalışmalardan elde edilen bilimsel verileri, ekonomik açıdan analiz edip değerlendiren İngiliz iktisatçı John Stuart Mill (1806-1873) ve diğerleri Azalan Marjinal Verimler yasasına son şeklini vermişlerdir. Bu konudaki çalışmalarda emeği geçen ABD bilim adamlarından H.R.Tolley, W.J. Spillman ve J. B. Ezekiel’in isimlerini de şükranla anımsamak gerekir. Adı geçen bu Amerikalı bilim adamları yirminci yüzyılın başlarından 1925 yılına kadar inpu-output analizlerinde önemli çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. Ancak bu çalışmalarda birim üretim maliyetleri veri olarak kullanılmıştır.
Daha önce belirtildiği gibi disiplinin sahip olması gereken ikinci özellik, ikinci kriter, o bilim dalına özgü araştırma yöntemlerinin var oluşudur. Tarım ekonomisi bölümlerine özgü araştırma yöntemi ise “survey” yöntemleridir. Bu yöntem , bin yılı aşkın bir geçmişe sahiptir. Başlangıçta “Bak- Gör” metoduyla yürütülen suerveyle 1840 yılından itibaren, bilimsel niteliği geliştirilerek yoğun bir şekilde kullanılmıştır. Daha sonra 1925 yılında “Cormell” modeli survey metodu adı altında bilimsel bir araştırma yöntemi olarak kabul edilmiştir.
Bu disiplin için gerekli olan bu iki özellik, bu iki ölçüt, uzun çalışmalar sonucu nihayet 19. Yüzyılın sonlarında elde edilmiş bulunuyordu. Bununla beraber henüz  Bölüme bir isim bulunmuş değildi. Yirminci yüzyılın başlarında (1901-1912) Almanya, Fransa ve ABD üniversiteleri Ziraat Fakültelerinde : Kırsal Ekonomi, Tarımsal İşletmecilik, Kırsal Sosyoloji, Ziraat Tarihi, Mukayeseli Tarım, Tarım Muhasebesi gibi derslere yer verildiği kaydedilmektedir. Ancak Bölümün ismi konusunda farklı görüşler mevcuttur. Avrupa ve ABD’de  bu yeni disipline “Economie Rurale” veya  “Rurale Economics” diyen bilim adamları olduğu gibi, “Farm Management” yani zirai işletmecilik  diyenlerde vardır. Hatta ABD’de bazı eyalet üniversitelerinde hem Tarım Ekonomisi ve hem de Tarımsal İşletmecilik Bölümlerine ayni zamanda yer verildiği kaydedilmektedir.  Bu isim kargaşası 1920 yılına kadar sürüyor. Nihayet 1920 yılında Cornell Üniversitesi birleştirici bir yaklaşımla  tarım Ekonomisi ve tarımsal İşletmecilik Bölümlerini birleştirip adını “Tarım Ekonomisi Bölümü”  olarak tescil etmiştir.  Böylece Tarım Ekonomisi Bölümünün 75 yıllık bir geçmişe sahip olduğu ortaya çıkmış oluyor.
Tarım Ekonomisi Bölümünde önemli gelişmeler, İkinci Dünya Savaşını izleyen yıllara rastlar. Özellikle bilgisayarın uygulama alanına girmesi, marjinalite kavramı ve marjinal analiz çalışmalarının yoğunlaşması, üretim fonksiyonları, brüt marj kavramı, doğrusal programlama yöntemi, bu dönemin başlıca yenilikleridir. Bu dönemde Bölüm, Ekonometri, Üretim Ekonomisi ve Yöneylem Araştırması gibi yeni bilim dallarıyla zengin bir yapı kazanmıştır.
Bölümün bir bilim dalı olan Tarımsal Pazarlama, İkinci Dünya Savaşını izleyen yıllarda önemli gelişmeler kaydetmiştir. ABD Ziraat fakültelerinde yirminci yüzyılın başlarında “Kooperatif Pazarlama” veya Pazarlama derslerine müfredat programlarında yer verilmektedir. Bu tarihlerde Avrupa’nın  en eski ve en büyük olan Londra ve Berlin üniversitelerinde pazarlama dersi mevcut değildir.
Türkiye’deki duruma gelince :
Türkiye’de üniversite düzeyinde tarımsal eğitim, öğretim 1930 yılında, Ankara’da Almanların desteği ile kurulan Yüksek Ziraat Enstitüsü ile başlar. Enstitünün Ziraat Fakültesinde yer alan “Zirai İktisat ve İşletme İlmi Kürsüsü” ders programlarında : Genel Ekonomi, Ziraat Ekonomisi, Zirai İşletmecilik, Köy Sosyolojisi, Kooperatifçilik, Ziraat Tarihi gibi dersle yer almaktadır. Henüz Bölüm mevcut değildir.  Ziraat Fakültesi, 1946’da kurulan Ankara Üniversitesi’ne bağlanıyor.  1950’lili yıllarda Ankara Üniversitesi  Ziraat Fakültesi ile ABD Nebraska Üniversitesi arasında karşılıklı bilim adamı değişimi , bilimsel ve kültürel yardımlaşma antlaşması gerçekleşiyor.  Böylece yeni bir dönem başlıyor.  Kısa bir süre sonra da Kürsü sistemi yerini Bölüm sistemine terk ediyor . Bilgi ve görgülerini artırmak üzere ABD’ye giden öğretim üyelerinin yurda dönüşünden sonra önemli değişmeler ve gelişmeler kaydedildi. O güne kadar bilmediğimiz Tarımsal Pazarlama’ya da ders programlarında yer verilmeye başlandı.
Türkiye’de 1950’li yıllar içinde kaydedilen bir diğer yenilik de yeni ziraat fakültelerinin açılması olmuştur. İzmir’de Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi (1955) ve Erzurum’da Atatürk Üniversitesi Ziraat fakültesi (1958) bu dönemde kurulmuşlardır.  Böylece Tarım Ekonomisi Bölümü sayısı da üçe çıkmıştır.
Adı geçen bu üç Ziraat Fakültesi tarım Ekonomisi Bölümleri’nin ders müfredat programları ayni olmakla beraber eğitim ve öğretim politikalarında , küçük bazı görüş ayrılıkları mevcuttur. Örneğin A.Ü. Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü tarım ürünleri birim üretim maliyetlerine ve bu konudaki çalışmalara  önemli bir yer vermektedir. Atatürk Üniversitesi Z.F. Tarım Ekonomisi ise, daha çok, işletme planlama yöntem ve tekniklerini tanıtıcı nitelikte çalışmalar, araştırmalar yapmaya yönelmiş görünmektedir. Ege Üniversitesi Z.F. Tarım Ekonomisi Bölümü ise, önce3likle planlama (işletme planlaması) yöntemlerinde kullanılacak verileri elde etmeyi amaçlayan çalışmalara ağırlık vermiştir. Bununla beraber, bu politikaların kesintiye uğramadan yürütüldüğü kanısında değilim.
Ülkemiz tarımı bakımından önemli olan, fakat bugüne kadar yeterince incelenip araştırılmayan : Sulama Ekonomisi, İlaçlama Ekonomisi ve Zirai Sigorta gibi konular vardır. Tarım Ekonomisi bölümlerinin araştırma programlarında  bu konulara da yer vermeleri beklenmektedir.
Konuşmama son vermeden önce, toplumun bilimden ve dolayısıyla bilimin bir kolu olan tarım ekonomisinden beklentileri nelerdir ? sorusuna kısaca değinmek istiyorum.
Toplumun tarım ekonomisi bölümünden beklentilerini şu şekilde özetleyebiliriz .
1.       Tarım ekonomisi bölümünde “Ziraat Mühendisliği”ni meslek olarak seçen gençlerin, çağın ve iş hayatının oluşan şartlarına göre yetişmelerini sağlamak.
2.       Öğretim, araştırma ve yayım hizmetlerini bir sistem içinde bütünleştirerek üreticiye, çiftçiye bilgi aktarmak, dolayısıyla ülke tarımını kalkındırıp , çiftçiyi refaha kavuşturmak.
3.       Araştırma, bilimsel görüş ve önerilerle üst düzey yöneticilere , en son kararı verecek yetkili kimselere yol göstermek ve dolayısıyla sağlıklı bir tarım politikasının oluşturulmasında yönlendirici rol oynamak.
4.       Yapacağı bilimsel araştırmalarla evrensel bilime katkıda bulunmak.
5.       Toplumun diğer beklentilerine cevap vermek. Örneğin toplum, ülke ve dünya çapında isim yapmış , ün kazanmış bilim adamlarıyla övünmek ister. Bu durumu yaratmak da tarım ekonomisi bölümü bilim adamlarından beklenen bir görevdir.
Çalışmalarınızda hepinize üstün başarılar diler sevgi ve saygılar sunarım.

FAYDALANILAN KAYNAKLAR
1.       CHALMERS, Alan (Hüsamettin Aslan çevirisi). Bilim Dedikleri. Ankara. 1994.
2.       RUSSELL, Bertrand (çeviren : Avni Yakalıoğlu). Bilimden Beklediğimiz. İstanbul . 1962.
3.       TALOR, Henry C. Ve Anne D . The Story of Agricultural Economics in the United Stats 1840-1932. The Iowa College Press. Ames, Iowa. 1952.
Prof. Dr. Ali ARAS- 1995/Bornova-İzmir



[1] Prof. Dr., Ege Ü. Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Kurucusu

18 Kasım 2012 Pazar

KOOPERATİFLERİN TEŞVİKİ



           
KOOPERATİFLERİN TEŞVİKİ[1] -I : GİRİŞ


          Kooperatifler hakkında 127 no’lu Tavsiye’yi (Gelişmekte olan ülkeler için, 1966) yeniden gözden geçirme kararı.

            274. oturumunda (Mart 1999), Yönetim kurulu,  2002’de gözden geçirilmiş  yeni bir şekil kabul etmek amacıyla, kooperatiflerin teşviki sorununu, Uluslararası Çalışma Konferansının 89. oturumunun (2001) gündemine kaydetme kararı aldı.

  UÇÖ[2], 1966’da kooperatiflere yönelik derin bir tartışma sonucunda, Kooperatifler hakkında 127 nolu Tavsiye’yi (gelişmekte olan ülkeler için)  1966  Uluslararası Çalışma Konferansının  50. birleşiminde  kabul etti ve ayni yıl yayınladı. UÇB[3]  1993’de “127 nolu Tavsiye’nin  Yansımalarının İncelenmesi”  başlıklı tasarının incelenmesi için kooperatifler üzerine bir uzmanlar toplantısı düzenledi. Bunu , 1995’de kooperatif mevzuatını derinliğine inceleyen  uzmanlar birleşimi izledi.

Kooperatiflere doğrudan veya dolaylı danışmanlık yapabilecek farklı uluslararası normlar hakkında tek ayrıntılı cihaz, 127 nolu Tavsiye kararıdır. Bunun yanında diğer cihazlar – 1975 de çıkarılan , kırsal çalışanlar hakkında 141 no’lu konvensiyon ve 149 nolu Tavsiye, 1984’de çıkarılan  istihdam politikasını ilgilendiren 169 nolu Tavsiye ve onu, yerel halkların istihdamı  konusunda tamamlayan  1989’daki ek Tavsiye Kararları-  özellikle kooperatifler içinde bazı grupların nasıl organize edilebileceğini ve öz-yardımlaşma (auto-assistance) birliklerini, özellikle de kooperatiflerin çalışır duruma getirilmesiyle, toplumun önemli bir kısmını koruyabilen, kültürü ve yaşam tarzı farklı olan üyeleri veya azınlık grupların yararlanabileceği  sonuçlar üzerinde durmaktadırlar.

Revizyonun nedenleri

127 nolu Tavsiye’nin kabulünden beri, araya girmiş politik, ekonomik ve toplumsal değişimler, tüm dünyada kooperatiflerin  konumu üzerinde de etkili olmuşlardır. Ayrıca, 127 nolu Tavsiye, ancak gelişmekte olan ülkelerle ilgilenmektedir. Oysa kooperatifler, ayni zamanda sanayi ülkelerinde ve eskiden komünist olan ülkelerde de yeni roller üstlenmişlerdir. Yönetim kurulu, öz-yardım konusunda, önlemlerini herkese vermede, kooperatiflere yardımcı olabilecek evrensel yeni normlar öngörmektedir; onlar, işsizlik ve toplumsal dışlanma gibi sosyo-ekonomik sorunları  düzeltmeye katkıda bulunabilecek önemli araçlar olabileceklerdir.

Söz konusu olan 127 nolu Tavsiye, altmışlı yıllarda gelişmekte olan ülkelerde, özellikle Devlet ile kooperatiflerin rolünü tasarlayan bir tarzı açıklamaktadır. Bugün kalkınma, Devletin elleri arasında bir araç olarak kooperatifleri pek ilgilendirmeyen, ancak kalkınmanın gelişmiş ülkelere bir öykünme olarak kabul edilmektedir. Evrensel olarak kabul edilmiş kooperatif ilkelerine uygun olarak  kooperatifler, üyeleri için ortak ekonomik ve toplumsal amaçlara ulaşmak için bir araç olarak kabul görmektedir.

Komünist ülkelerde kooperatifler, politik sistemi tamamlayıcı bir parçaydı. Onlar, tarımsal işgücünün ve toprağın kullanımını merkezileştirmede ve tüketim mallarını dağıtmada birer araç idiler. Eski komünist ekonomilerindeki geçerli olan özelleştirme, 127 nolu Tavsiyede bildirilen tarım reformunun ötesine gitmektedir; çünkü imalat sanayi ve hizmet altyapıları dahi özelleştirilmiştir. Komünist tipi bazı kooperatifler, gerçek kooperatiflere dönüştürülmüşlerdir; ötekileri ise özel kişiler veya eski ortakları tarafından satın alınmışlardır. Veri olan ticaret hizmetlerinin özelleştirilmesi ve liberalleşmesi olgusunda oldukça önemli olan kooperatiflere UÇB,  kooperatif alanda teknik bir yardım isteyen, onun yaratılması, formasyonu,  yönetim politikası veya yeni kooperatif mevzuatı reformu söz konusu olduğunda, gelişmekte olan ülkeler ve geçiş sürecindeki ülkelerden  artarak gelen taleplerin çoğunu karşılamayı görev kabul etmektedir.

Sanayileşmiş ülkelerde bu, kooperatif girişimlerin evrimleşmesi ve yeni normlar gerektiğinde kendini kabul ettiren yeni kooperatif biçimlerinin ortaya çıkması nedeniyle oluşmuştur. Pek çok sanayileşmiş ülkelerde kooperatifler, kendini rekabetle açıklayan öteki işletmelerle ayni araçla (rekabet) karşılamak için yapılarını değiştirmektedirler. Ayrıca, kolektif mülkiyetin ve yönetimin kooperatif modeli, mevcut istihdamı korumak ve yeni istihdamlar yaratmak  amacıyla, taşıma sektöründe, hizmetler sektöründe veya imalat sektöründe olsun, git gide ücretliler tarafından yararlanılmakta ve küreselleşme ve teknik değişimlerin etkisiyle ortak sayılarının azaldığı gözlemlenmektedir.

Çoğu ülkelerde politik, ekonomik ve toplumsal değişimler Devleti, sosyal ve ekonomik işlerdeki müdahalesini azaltmaya götürmektedir. Yeniden yapılanma programlarını taşıyan temel düşünce, finansmanı, yönetimi ve sorumlulukları kamudan özele doğru transfer etmeyi uygun görmektedir. Ekonomik, toplumsal ve politik işlerin yönetilmesinde daha etkin bir pay alan sivil toplumun gerekliliği sonucu doğan bütçe ve parasal istikrar, kurumların güçlendirilmesi, özelleştirme ve liberalleşme programları.  Devlete gelince, demokrasiyi güçlendiren, özel organizasyonların gelişmesi için, bunlara kooperatifler de dahil, gerekli politik, hukuki ve idari çerçeveyi tanımlamakla sınırlandırılmaktadır. UÇÖ’nün güncel normları,  bu gelişimi göz önünde bulundurmamaktadır.

Uluslararası Kooperatifler Birliği’nin 1995’deki merkez kongresi, uluslararası kooperatif hareketini aydınlatan, revize edilmiş ilkeleri bir bütünlük içinde açıklayan kooperatif kimliği üzerine bir bildiri kabul etti : gönüllü katılım ve herkese açıklık; üyeler tarafından gerçekleştirilen demokratik yönetim; üyelerin ekonomik katılımı; özerklik ve bağımsızlık; eğitim, formasyon ve bilgilendirme; kooperatifler arasında işbirliği ; topluma karşı yükümlülük. Daha önce kabul edilmiş ilkeleri geliştiren ve tamamlayan bu ilkeler, kooperatif mülkiyetin kolektif olduğunu ve yönetiminin demokratik olarak gerçekleştirildiğini ve aşağıda verilen değerler üzerine dayanan girişimler olduğunu teyit eder : yardımlaşma, sorumluluk, demokrasi, eşitlik, dürüstlük ve dayanışma. UÇÖ’nün güncel normu, kuşkusuz ayni temel ilkeleri dile getirmektir, fakat kooperatifleri karakterize eden girişim ve özerklik ruhunun aleyhine kooperatiflerin gelişmesinde Devletin imtiyazlı rolünü de benimser. Ayrıca 127 nolu Tavsiye’nin, kooperatiflerin ekonomik boyutunu azımsadığını belirtir.


Kooperatiflerin teşvikinde UÇÖ’nün rolü


UÇÖ, sadece memurlar ve çalışanlar ile konsültasyonları  değil, ayni zamanda uluslararası tanınmış örgütlerdeki kooperatifçileri de danışmanın yanında, kendi Teşkilat statüsünün  12. maddesinde  kooperatiflerin önemliliğini kabul etmiştir. 1920 Martında, Yönetim kurulu üçüncü toplantısında Kooperatifler Servisi kurma kararı almıştır. Bu servis, oldukça eski ve sağlam kurumlardan biridir. Bu esas üzerine, UÇB,  teknik yardım ve enformasyonlarla kooperatiflerin gelişmesini özendirdi, ve konusundaki rolüyle işçi ve memur organizasyonları yanında hükümet yönetimlerini de yol gösterdi. Bugün Birleşmiş Milletler sistemi içinde UÇB  oldukça geniş bir teknik işbirliği programına sahiptir.


Raporun planı

Sunulan rapor, üç bölüme ayrılmıştır ve bir sonuç bölümüne sahiptir.
Bölüm I, gelişmekte olan ülkelerde, geçiş sürecindeki ülkelerde veya sanayileşmiş ülkelerde kooperatiflerin oluştuğu çevredeki gelişimleri analiz etmektedir.  Bu çevrenin, kooperatifler üzerindeki etkiler olarak başlıca demografik, ekonomik, toplumsal, politik, ekolojik ve teknik değişimler  incelenmektedir. Onların beslediği ekonomik ve toplumsal hizmetleri ilgilendiren konularda kooperatiflere açılan perspektifler  üzerinde durulmaktadır. Yerinden yönetim, demokratikleşme ve kadınların ekonomik ve sosyal özgürleşmesindeki rolü de ayni derecede ele alınmaktadır.

Bölüm II, kooperatiflerin teşvikinde, gerekli koşulları, olumlu katkılar sağlayan  127 nolu Tavsiye’nin kabulünden beri, başarıları ve başarısızlıkları   göz önünde bulundurarak incelemiştir. İzleyen noktalarda özel bir dikkatle uyumlaştırmıştır : Devlet tarafından oynanan rolün evrimi, kooperatiflerle ilgili politika ve mevzuat, beşeri kaynakların geliştirilmesi gibi kooperatiflere verilmiş destek hizmetleri, kooperatiflerin yatay ve dikey bütünleşmesi, uluslar arası işbirliğinin rolü…

Bölüm III, birkaç nihai uyarıyı içermektedir.


 Çeviri : AÇ: 09.03.2005

Kaynak : Organisation International Tarvail, Conférence internationale du Travail, 89e session, Rapport V (1) : Promotion des coopératives, Genève, juin 2001; ISBN 92-2-211957-6 / ISSN 0251-3218



[1] Organisation International Tarvail, Conférence internationale du Travail, 89e session, Rapport V (1) : Promotion des coopératives, Genève, juin 2001; ISBN 92-2-211957-6 / ISSN 0251-3218. Adlı “Konferans Raporunun “Giriş” bölümü.
[2] UÇÖ : Uluslararası Çalışma Örgütü
[3] UÇB : Uluslararası Çalışma Bürosu, Geneve.