28 Aralık 2012 Cuma

KALKINMA AJANSLARI ve DAYANIŞMA EKONOMİSİ


Sayın Serpil Yılmaz,
24 Aralık Çarşamba 2008 günlü Milliyet Gazetesinde yayınlanan “Şener: Kalkınma Ajansı’nın ruhu bu değil” yazınızı ilgi ile okudum.  Kalkınma Ajansları Batı ekonomilerinde son onlu yıllarda uygulanan “Dayanışma Ekonomisi” uygulamasının bir  Türkiye uzantısıdır. Özü, bölgesel kalkınmaya ve toplumsal menfaatlere yönelik sosyo-ekonomik amaçlı projeleri, pazar  mekanizması içinde bir “dayanışma ekonomisi” esprisi  yaratmaktır. Böyle projede görev alacak birimler, çoğulcu bir ekonomik yapının farklı kesitlerinden oluşur . Bunlar : kar amacına göre çalışan işletmeler ve/veya kurumları; salt elindeki üretim faktörlerini gelir arayan geleneksel küçük işletmelerin kurumları (sosyal ekonomi işletmeleri[1]) ve kamu girişimleridir.
İşte Kalkınma Ajanslarının üreteceği projeler hayata geçirilirken bu üç sektörün ekonomik birimleri arasında , bölge düzeyinde bir işbirliğinin , bir dayanışmanın oluşturulması araştırılır.

Dayanışma ekonomisi, ekonomideki çoğulculuğun getirdiği bir gereklilik olarak, ortak bir proje çerçevesinde, farklı gruptaki işletmelerin bir dayanışma sonucunda yeni ekonomik projeleri uygulamaya sokma şeklidir. Bu ekonomi biçiminin uygulamaya konulmasında rol oynayan en önemli aktörler, kalkınma ajanslarıdır. Türkiye’de kalkınma ajanslarının, “sosyal ekonomi” uygulamalarının yeterli olmadığından dolayı, batı ekonomilerinden erken aktarılmış bir kurum durumundadır. O nedenle, kalkınma ajansları için yaratılacak her türlü kaynak kullanımının ileride ekonomide önemli olumsuzluklar yaratabileceği gözden kaçırılmamalıdır. Çünkü kalkınma ajansları aracılığı ile uygulamaya sokulacak projeleri toplumda sahiplenebilecek sosyal ekonomi sektörü yeterince yaratılamamış durumdadır.

Prof.Dr.Ayhan ÇIKIN
Muğla Üniversitesi Öğretim Üyesi
                                    Milas / Muğla



[1] Sosyal ekonomi modeli, daha çok kendi emeğini, kendi sermayesini kendi yöneticiliği altında çalıştıran, katıldıkları organizasyonlarla piyasaya giriş- çıkışları denetleme olanağı bulan işletme / ekonomi modelleridir. Sosyal ekonomi, bir kanadı ile ekonomiye, diğer kanadı ile toplumsallığa boyutlu bileşik bir kavramdır. Üç temel bileşene dayanır :
1.      Gerçek bir ortak projeye dayalı kooperatifler,
2.      İmece , özellikli yardımlaşma sandıkları ve mediko-sosyal faaliyetleri,
3.      Ekonomik işlev üstlenen dernekler / vakıflar.


Hiç yorum yok: