KOOPERATİF
GİRİŞİMLERİN ÖZELLİKLERİ
- Beşeri Bir Topluluk.
Kooperatifler , ekonomi sektörlerinin hemen hemen hepsinde (tarım, sanat, kredi, dağıtım, konut, balıkçılık, taşımacılık,..) temsil edilmektedirler. Onların çoğu , diğer girişimlere göre fonksiyonlarını ve genel yönetim kurallarını belirleyen kendilerine özgü yasalara sahiptirler. Bazı ülkelerde kooperatif yasası bulunmayabilir. Bazı ülkelerde de birden fazla kooperatif yasası (Türkiye’de olduğu gibi) bulunmaktadır. Bazı ülkelerde çerçeve bir kooperatif yasası bulunur Örneğin Fransa’da 10 Eylül 1947’de ( 1992’de kısmi bir değişikliğe uğramıştır) çıkarılan kooperatifler Kanunu bir çerçeve yasa niteliğindedir. Bu yasa çerçevesinde oluşturulmuş 20 kadar özel kooperatifçilik mevzuatı ile Fransız Kooperatifçilik sistemi dünyanın en iyi işleyen bir yapıya sahiptir. Kooperatifler ekonomik bir girişim olduğu kadar beşeri bir topluluk özelliğini de sahiptir Özellikle Fransa’da ortaya çıkan , bu gün tüm Avrupa Birliği ülkelerinde kabul gören “Sosyal Ekonomi Birlikleri”nin en başat üyelerinden birisi kooperatiflerdir.
- O Bir Şirkettir de…
Bir kooperatif, kendi özel yasası yanında, herhangi bir şirket gibi o, genel hukukun tesbit ettiği çerçeve içinde yurttaşlar yasasının da kurallarını uymak zorundadır. Bazı ülkelerde , örneğin İngiltere’de kooperatifler genel şirketler kanununa göre kurulur; çoğunlukla sınırlı sorumlu limitet şirket olarak ticaret siciline geçer. Kooperatif şirketlerde , diğer ticari şirketler gibi ticaret siciline kaydolurlar, onlar gibi birinci sınıf muhasebe kayıtları tutmak zorundadır. Yine kooperatifler değişken ortaklı ve değişken sermayeli bir kişisel şirketler rejimine bağlıdırlar. Kooperatiflere fazla formaliteye gerek kalmadan ortak alınabileceğinden veya çıkabileceğinden sermayesi de sürekli değişkendir. Genellikle kooperatif kanunları kooperatiflere üçlü bir amaçla yükümlendirirler :
• Bazı ürünlerin veya hizmetlerin maliyet fiyatlarını veya satış fiyatlarını düşürmek,
• Üyelerine verilen ürünlerin veya tüketicilere sağlanan ve üretilen ürünlerin ticari kalitesini iyileştirmek ,
• Formasyonu ne olursa olsu,üyelerinin sosyal ve ekonomik faaliyetlerinin yükselmesine ve ihtiyaçlarının tatminine katkıda bulunmak.
Her şirket gibi kooperatif, ortaklarına maddi veya mali bir kazanç sağlamak veya onlara bir ekonomi olanağı yaratmak zorundadır.
- O, ortaklarının hizmetlerini alır veya emeğini kullanır…
“İkili nitelik” (double qualité) adlı ilkenin uygulanmasında, gerçek veya tüzel kişi olan bir kooperatif ortağı, ayni zamanda kooperatif hizmetlerinin kullanıcısı durumundadır. O , kooperatif sermayesinin oluşumuna katkıda bulunurken bir ortak, kooperatif şirkete mal tenin ederken veya oradan mal alırken bir müşteri ya da kooperatif işlerinde çalışırken bir işçi yükümlülüğünü taşımaktadır. Ancak bazı ülkelerin kooperatif yasalarında (örneğin Fransa’da) bu uygulama esnekleştirilmiştir. Örneğin, kooperatif hizmetlerinden yararlanmayan , ancak kooperatifin getirisinden koyduğu sermaye ile bir nema alma olanağı bulan ortaklara da yer verilmiştir. Bu ortaklara “kooperatifçi olmayan ortaklar” veya “yatırımcı ortaklar” denilmektedir. “Yatırımcı ortak” kabul etmeyen kooperatifler , salt ortaklarıyla çalışan (exclusivisme) yerel nitelikli kooperatif şirketleridir. Bu ilkenin uygulanması ana sözleşmelerle düzenlenmektedir. Buna karşılık bazı ülkelerde ortak dışı işlemler ayrı olarak muhasebeleştirilir. Örneğin Fransa’da kooperatiflerin ve “Sosyal Ekonomi Birimleri”nin yıllık iş hacimlerinin yüzde 20’sine kadar ortak dışı işlemlerin yapılmasına izin verilmektedir.
Bir kooperatife giriş serbesttir. Bununla beraber oraya girmek için aday, ana sözleşmelerde belirlenmiş koşulları yerine getirmek ve izin almak durumundadır. Kooperatifler kendilerine başvuran ortak adayların durumlarını yasa ve ana sözleşmelerde belirlenmiş koşullar uygunluğuna göre kabu veya ret eder.
- O, Demokratik Yönetimli Bir Şirkettir…
Bir kooperatifin ortakları , yönetimde eşit haklara sahiptir. Ortaklar arasında pay sayısı, kooperatife üye oluş tarihi, vb .. ölçütlere göre aralarında ayrım yapılamaz. Bu ilkenin uygulanmasına her ortak , genel kurulda bir oy kullanarak katılırlar. Ancak bazı ülkelerde , ana sözleşmelere uygun maddeler konularak, ilkenin temel esprisi bozulmadan bazı üyelere ek oy hakkı tanınabilir. Örneğin Fransa’da kooperatif yasasında yapılan bazı değişikliklerle, kooperatife salt sermayesiyle katılan ortaklara ( kooperatifçi olmayan ortaklar), yada ortaklar arasında bazı ölçütlere göre bir miktar oy hakkı verilme olanağı öngörülmektedir. Ancak bu oran kooperatiflerde yüzde 35, onların kurduğu şirketlerde yüzde 49 sınırını aşamaz. Yine Fransa’da sosyal ekonomi birliklerinde ve kooperatiflerde her ortağa, kooperatifle yaptığı işlem oranında bir miktar ek oy hakkı verilebilir.
Kooperatifler genel kurul tarafından seçilen ve yine genel kurul tarafından görevden alınabilen iyi niyetli , gönüllü ortak vekilleri tarafından idare edilirler. Birliklerde ise yöneticiler, bir alt birim tarafından seçilmiş olmak kaydıyla, vekil ortaklar tarafından yönetilirler.
- O Bir Girişimdir…
Kooperatif tüzel kişiliğe sahip bir işletme olarak, marka hukuku, ticaret hukuku, işletme hukuku, rekabet hukuku veya sözleşme hukuk gibi pek çok hukuki rejimlerle yakından ilişkilidir. Bir kooperatif, partnerlerini güçlendirmek için veya toplumsal amacını gerçekleştirebilmek için Pazar içindeki konumunu geliştirmek için ortak hukuk kurallarına uygun şubeler kurabilir. Kooperatif şirket ile ana şirketin niteliği arasında bir uyuşmazlık yoktur. Kooperatif hukuki yapısı itibariyle başka bir şirket tarafından absorbe edilemez ve satın alınamaz bir yapıya sahiptir. Yani piyasa koşullarında kooperatif şirketin “kooperatif karakteri” bozulamaz. Ancak bazı istisnaları olabilir,
. Bir kooperatif normal olarak hukuki anlamda sağlam bir şirkettir ; kooperatif ana sözleşmesi ile kısa dönemli finansal bir karlılık arayan kooperatif dışı şirketlerin veya rakiplerinin iştahlı saldırıları karşısında hukuken etkili bir savunma mekanizmasına sahiptir. Öte yandan , özellikle Batı Avrupa hukukunda kooperatiflerin sosyal paylarının başkasına devredilmesi konusunda, genel kurul olsun, idareciler olsun fazla etkileri olmaması durumunda kooperatiflerin birer girişim olarak sürekliğini sürdürebildiği bir hukuki ve ekonomik zemin sürekliliğini korumaktadır.
- .. Önemli Olan Bölünemeyen Rezervleri Etkilemektir…
Oluşumu bakımından bir kooperatifin sermayesine katılım, onun hizmetlerine ortağa giriş olanağını vermesidir. Kooperatif şirketin kuruluş sermayesi, diğer şirketlere göre çok daha azdır. Bu açıdan bakıldığında kooperatif biçim, bireysel yatırımlar üzerinde rezervlerin oluşumuyla özel fonların güçlenmesi ve bireysel katılım paylarının zayıflığını gidermek için kolektif yatırımı tercih eder.
Klasik bir girişim yoluyla reservlerin oluşumu , otofinansman ve üçüncü kişilerden gelecek yatırım beklentilerine bağlı olarak iki amaçlı bir görünüm arz ederler. Özellikle üçüncü kişilerden gelecek rezervler üzerinde mülkiyet hakkının potansiyel getirisi ile onun kullanımını başkasına devretmekle gelecekte elde edeceği getirisi arasındaki fark arasında bir fedakarlık yapacaktır. Kooperatif örneğinde, bireysel olarak yatırdığı sermayeden hiçbir getiri hakkı olmayan ortaklar, sosyal bir mamelak oluşumuyla ikinci bir amaçla beklentilerini ikiye katlayabilir. Böylece , bir kooperatifin rezervleri, diğer şirketlerin tersine ve istisnalar dışında, kolektiftir ve feshinde de bu rezervler bireysel olarak sahiplenilemez . Rezervlerin bu kolektif karakteri üç pratik sonuç kazandırmaktadır :
- Kooperatiflerin rezerv düzeyine etkileme durumu, diğer şirketlere göre çok önemlidir. Kooperatife giriş sermayesinin zayıflığını gizleme olanağı veren sermayenin kolektif durumu, üçüncü kişiler karşısında da onları güçlü bir konuma getirebilir. Örneğin işletme karlarından kolektif sermayeye aktarma oranı kooperatiflerde en yüzde 15 iken , diğer şirketlerde bu oran son derecede - örneğin Fransa’da % 5 – civarındadır.
- Kooperatiflerin üçüncü kişilerle yaptığı ticari işlemlerden elde edilen fazlalar, risturna konu yapılmazlar ve onlar doğrudan rezervlere aktarılır.
- Kooperatif işletmenin olası kayıpları . öncelikle rezervlere katılmayan fonlardan karşılanır; daha sonra ortağa, sorumluluğu oranında yüklenir. Ancak kooperatifin dağılması durumunda , önceki sayılan hususlar yeterli olmazsa, üçüncü kişilere olan borçlar bu rezervlerden karşılanır. Kalan “net aktif” ler en yakın kooperatif kuruma veya kamuya aktarılır.
- Orijinal Olan Fazlaların Ortaklar Arasında Dağıtımıdır
Oluşum bakımından, bir kooperatife sermaye olarak verilen paranın özel bir niteliği yoktur. Bu nedenle kooperatifçliğin “a-kapitalizm” inden bahsedilir. Bu çerçeveden bakıldığında kooperatif biçim , sermayeyi ödüllendirmekten çok faaliyeti ödüllendirmeyi üstün tutan bir girişim şeklidir. Sonuç olarak , “ristourne” ödemesi, kooperatifçiliğin bir orijinalliğini teşkil eder. Diğer şirketlerde karlar, ortaklar arasında payları oranında dağıtılırken, kooperatiflerde ise fazlanın bölüşümü ortakların kooperatifle yaptığı işlem miktarına göre bölüştürülür. Böylece, ortaklarla yapılan işlemlerden elde edilen fazlalar, yine bu işlemlere göre ortaklara dağıtılmış olur. Kooperatif, fonlarını faiz elde etmek için kiralamayıp onu ortakları ile birlikte çalıştırarak elde ettiği fazlayı “risturn” adı altında paylaştırır. Pek çok ülkede risturn ödemelerine vergi uygulanmaz. Bu özelliği bakımından kooperatifin mali bir orijinalitesi de bulunmaktadır. Bununla birlikte kooperatife gelen sermayeye sınırlı da olsa bir faiz ödenebilir.
- Kooperatif Payları İlgi Çekici Olabilir…
Kooperatif sermayesi oluşurken genellikle “ kooperatifçi ortaklar”dan belirli miktarda pay karşılığı alınır. Ancak bu sermaye yeteli olmadığı durumlarda bazı ülkelerde kooperatiflere tahvil veya “kooperatif yatırım sertifikası” çıkarma yetkisi verilmiştir örneğin Fransa’da 1992’de yapılan düzenlemeyle kooperatiflere böyle bir yetki verilmiştir. Olağan sosyal paylarla karşılaştırıldığında , “kooperatif yatırım sertifikaları” çıkarma yetkisi daha çok kredi kooperatiflerine ve yardımlaşma sandıklarına (mutuelles) verilmişlerdir. “ Kooperatif yatırım belgesi” çıkarma yetkisi olan kooperatifler, “ kooperatifçi olan” ve “kooperatifçi olmayan” pay belgeleri çıkarabilmektedirler. “Kooperatifçi olmayan ortaklar”, oy sahibi olmadan kooperatiflerden öncelikli faiz ödemeli yatırım sertifikaları alabilmektedirler. Ancak bu payların miktarı kullanılabilir rezervlerin yarısına geçemeyeceği vurgulanmaktadır.
- Beşeri Bir Topluluk.
Kooperatifler , ekonomi sektörlerinin hemen hemen hepsinde (tarım, sanat, kredi, dağıtım, konut, balıkçılık, taşımacılık,..) temsil edilmektedirler. Onların çoğu , diğer girişimlere göre fonksiyonlarını ve genel yönetim kurallarını belirleyen kendilerine özgü yasalara sahiptirler. Bazı ülkelerde kooperatif yasası bulunmayabilir. Bazı ülkelerde de birden fazla kooperatif yasası (Türkiye’de olduğu gibi) bulunmaktadır. Bazı ülkelerde çerçeve bir kooperatif yasası bulunur Örneğin Fransa’da 10 Eylül 1947’de ( 1992’de kısmi bir değişikliğe uğramıştır) çıkarılan kooperatifler Kanunu bir çerçeve yasa niteliğindedir. Bu yasa çerçevesinde oluşturulmuş 20 kadar özel kooperatifçilik mevzuatı ile Fransız Kooperatifçilik sistemi dünyanın en iyi işleyen bir yapıya sahiptir. Kooperatifler ekonomik bir girişim olduğu kadar beşeri bir topluluk özelliğini de sahiptir Özellikle Fransa’da ortaya çıkan , bu gün tüm Avrupa Birliği ülkelerinde kabul gören “Sosyal Ekonomi Birlikleri”nin en başat üyelerinden birisi kooperatiflerdir.
- O Bir Şirkettir de…
Bir kooperatif, kendi özel yasası yanında, herhangi bir şirket gibi o, genel hukukun tesbit ettiği çerçeve içinde yurttaşlar yasasının da kurallarını uymak zorundadır. Bazı ülkelerde , örneğin İngiltere’de kooperatifler genel şirketler kanununa göre kurulur; çoğunlukla sınırlı sorumlu limitet şirket olarak ticaret siciline geçer. Kooperatif şirketlerde , diğer ticari şirketler gibi ticaret siciline kaydolurlar, onlar gibi birinci sınıf muhasebe kayıtları tutmak zorundadır. Yine kooperatifler değişken ortaklı ve değişken sermayeli bir kişisel şirketler rejimine bağlıdırlar. Kooperatiflere fazla formaliteye gerek kalmadan ortak alınabileceğinden veya çıkabileceğinden sermayesi de sürekli değişkendir. Genellikle kooperatif kanunları kooperatiflere üçlü bir amaçla yükümlendirirler :
• Bazı ürünlerin veya hizmetlerin maliyet fiyatlarını veya satış fiyatlarını düşürmek,
• Üyelerine verilen ürünlerin veya tüketicilere sağlanan ve üretilen ürünlerin ticari kalitesini iyileştirmek ,
• Formasyonu ne olursa olsu,üyelerinin sosyal ve ekonomik faaliyetlerinin yükselmesine ve ihtiyaçlarının tatminine katkıda bulunmak.
Her şirket gibi kooperatif, ortaklarına maddi veya mali bir kazanç sağlamak veya onlara bir ekonomi olanağı yaratmak zorundadır.
- O, ortaklarının hizmetlerini alır veya emeğini kullanır…
“İkili nitelik” (double qualité) adlı ilkenin uygulanmasında, gerçek veya tüzel kişi olan bir kooperatif ortağı, ayni zamanda kooperatif hizmetlerinin kullanıcısı durumundadır. O , kooperatif sermayesinin oluşumuna katkıda bulunurken bir ortak, kooperatif şirkete mal tenin ederken veya oradan mal alırken bir müşteri ya da kooperatif işlerinde çalışırken bir işçi yükümlülüğünü taşımaktadır. Ancak bazı ülkelerin kooperatif yasalarında (örneğin Fransa’da) bu uygulama esnekleştirilmiştir. Örneğin, kooperatif hizmetlerinden yararlanmayan , ancak kooperatifin getirisinden koyduğu sermaye ile bir nema alma olanağı bulan ortaklara da yer verilmiştir. Bu ortaklara “kooperatifçi olmayan ortaklar” veya “yatırımcı ortaklar” denilmektedir. “Yatırımcı ortak” kabul etmeyen kooperatifler , salt ortaklarıyla çalışan (exclusivisme) yerel nitelikli kooperatif şirketleridir. Bu ilkenin uygulanması ana sözleşmelerle düzenlenmektedir. Buna karşılık bazı ülkelerde ortak dışı işlemler ayrı olarak muhasebeleştirilir. Örneğin Fransa’da kooperatiflerin ve “Sosyal Ekonomi Birimleri”nin yıllık iş hacimlerinin yüzde 20’sine kadar ortak dışı işlemlerin yapılmasına izin verilmektedir.
Bir kooperatife giriş serbesttir. Bununla beraber oraya girmek için aday, ana sözleşmelerde belirlenmiş koşulları yerine getirmek ve izin almak durumundadır. Kooperatifler kendilerine başvuran ortak adayların durumlarını yasa ve ana sözleşmelerde belirlenmiş koşullar uygunluğuna göre kabu veya ret eder.
- O, Demokratik Yönetimli Bir Şirkettir…
Bir kooperatifin ortakları , yönetimde eşit haklara sahiptir. Ortaklar arasında pay sayısı, kooperatife üye oluş tarihi, vb .. ölçütlere göre aralarında ayrım yapılamaz. Bu ilkenin uygulanmasına her ortak , genel kurulda bir oy kullanarak katılırlar. Ancak bazı ülkelerde , ana sözleşmelere uygun maddeler konularak, ilkenin temel esprisi bozulmadan bazı üyelere ek oy hakkı tanınabilir. Örneğin Fransa’da kooperatif yasasında yapılan bazı değişikliklerle, kooperatife salt sermayesiyle katılan ortaklara ( kooperatifçi olmayan ortaklar), yada ortaklar arasında bazı ölçütlere göre bir miktar oy hakkı verilme olanağı öngörülmektedir. Ancak bu oran kooperatiflerde yüzde 35, onların kurduğu şirketlerde yüzde 49 sınırını aşamaz. Yine Fransa’da sosyal ekonomi birliklerinde ve kooperatiflerde her ortağa, kooperatifle yaptığı işlem oranında bir miktar ek oy hakkı verilebilir.
Kooperatifler genel kurul tarafından seçilen ve yine genel kurul tarafından görevden alınabilen iyi niyetli , gönüllü ortak vekilleri tarafından idare edilirler. Birliklerde ise yöneticiler, bir alt birim tarafından seçilmiş olmak kaydıyla, vekil ortaklar tarafından yönetilirler.
- O Bir Girişimdir…
Kooperatif tüzel kişiliğe sahip bir işletme olarak, marka hukuku, ticaret hukuku, işletme hukuku, rekabet hukuku veya sözleşme hukuk gibi pek çok hukuki rejimlerle yakından ilişkilidir. Bir kooperatif, partnerlerini güçlendirmek için veya toplumsal amacını gerçekleştirebilmek için Pazar içindeki konumunu geliştirmek için ortak hukuk kurallarına uygun şubeler kurabilir. Kooperatif şirket ile ana şirketin niteliği arasında bir uyuşmazlık yoktur. Kooperatif hukuki yapısı itibariyle başka bir şirket tarafından absorbe edilemez ve satın alınamaz bir yapıya sahiptir. Yani piyasa koşullarında kooperatif şirketin “kooperatif karakteri” bozulamaz. Ancak bazı istisnaları olabilir,
. Bir kooperatif normal olarak hukuki anlamda sağlam bir şirkettir ; kooperatif ana sözleşmesi ile kısa dönemli finansal bir karlılık arayan kooperatif dışı şirketlerin veya rakiplerinin iştahlı saldırıları karşısında hukuken etkili bir savunma mekanizmasına sahiptir. Öte yandan , özellikle Batı Avrupa hukukunda kooperatiflerin sosyal paylarının başkasına devredilmesi konusunda, genel kurul olsun, idareciler olsun fazla etkileri olmaması durumunda kooperatiflerin birer girişim olarak sürekliğini sürdürebildiği bir hukuki ve ekonomik zemin sürekliliğini korumaktadır.
- .. Önemli Olan Bölünemeyen Rezervleri Etkilemektir…
Oluşumu bakımından bir kooperatifin sermayesine katılım, onun hizmetlerine ortağa giriş olanağını vermesidir. Kooperatif şirketin kuruluş sermayesi, diğer şirketlere göre çok daha azdır. Bu açıdan bakıldığında kooperatif biçim, bireysel yatırımlar üzerinde rezervlerin oluşumuyla özel fonların güçlenmesi ve bireysel katılım paylarının zayıflığını gidermek için kolektif yatırımı tercih eder.
Klasik bir girişim yoluyla reservlerin oluşumu , otofinansman ve üçüncü kişilerden gelecek yatırım beklentilerine bağlı olarak iki amaçlı bir görünüm arz ederler. Özellikle üçüncü kişilerden gelecek rezervler üzerinde mülkiyet hakkının potansiyel getirisi ile onun kullanımını başkasına devretmekle gelecekte elde edeceği getirisi arasındaki fark arasında bir fedakarlık yapacaktır. Kooperatif örneğinde, bireysel olarak yatırdığı sermayeden hiçbir getiri hakkı olmayan ortaklar, sosyal bir mamelak oluşumuyla ikinci bir amaçla beklentilerini ikiye katlayabilir. Böylece , bir kooperatifin rezervleri, diğer şirketlerin tersine ve istisnalar dışında, kolektiftir ve feshinde de bu rezervler bireysel olarak sahiplenilemez . Rezervlerin bu kolektif karakteri üç pratik sonuç kazandırmaktadır :
- Kooperatiflerin rezerv düzeyine etkileme durumu, diğer şirketlere göre çok önemlidir. Kooperatife giriş sermayesinin zayıflığını gizleme olanağı veren sermayenin kolektif durumu, üçüncü kişiler karşısında da onları güçlü bir konuma getirebilir. Örneğin işletme karlarından kolektif sermayeye aktarma oranı kooperatiflerde en yüzde 15 iken , diğer şirketlerde bu oran son derecede - örneğin Fransa’da % 5 – civarındadır.
- Kooperatiflerin üçüncü kişilerle yaptığı ticari işlemlerden elde edilen fazlalar, risturna konu yapılmazlar ve onlar doğrudan rezervlere aktarılır.
- Kooperatif işletmenin olası kayıpları . öncelikle rezervlere katılmayan fonlardan karşılanır; daha sonra ortağa, sorumluluğu oranında yüklenir. Ancak kooperatifin dağılması durumunda , önceki sayılan hususlar yeterli olmazsa, üçüncü kişilere olan borçlar bu rezervlerden karşılanır. Kalan “net aktif” ler en yakın kooperatif kuruma veya kamuya aktarılır.
- Orijinal Olan Fazlaların Ortaklar Arasında Dağıtımıdır
Oluşum bakımından, bir kooperatife sermaye olarak verilen paranın özel bir niteliği yoktur. Bu nedenle kooperatifçliğin “a-kapitalizm” inden bahsedilir. Bu çerçeveden bakıldığında kooperatif biçim , sermayeyi ödüllendirmekten çok faaliyeti ödüllendirmeyi üstün tutan bir girişim şeklidir. Sonuç olarak , “ristourne” ödemesi, kooperatifçiliğin bir orijinalliğini teşkil eder. Diğer şirketlerde karlar, ortaklar arasında payları oranında dağıtılırken, kooperatiflerde ise fazlanın bölüşümü ortakların kooperatifle yaptığı işlem miktarına göre bölüştürülür. Böylece, ortaklarla yapılan işlemlerden elde edilen fazlalar, yine bu işlemlere göre ortaklara dağıtılmış olur. Kooperatif, fonlarını faiz elde etmek için kiralamayıp onu ortakları ile birlikte çalıştırarak elde ettiği fazlayı “risturn” adı altında paylaştırır. Pek çok ülkede risturn ödemelerine vergi uygulanmaz. Bu özelliği bakımından kooperatifin mali bir orijinalitesi de bulunmaktadır. Bununla birlikte kooperatife gelen sermayeye sınırlı da olsa bir faiz ödenebilir.
- Kooperatif Payları İlgi Çekici Olabilir…
Kooperatif sermayesi oluşurken genellikle “ kooperatifçi ortaklar”dan belirli miktarda pay karşılığı alınır. Ancak bu sermaye yeteli olmadığı durumlarda bazı ülkelerde kooperatiflere tahvil veya “kooperatif yatırım sertifikası” çıkarma yetkisi verilmiştir örneğin Fransa’da 1992’de yapılan düzenlemeyle kooperatiflere böyle bir yetki verilmiştir. Olağan sosyal paylarla karşılaştırıldığında , “kooperatif yatırım sertifikaları” çıkarma yetkisi daha çok kredi kooperatiflerine ve yardımlaşma sandıklarına (mutuelles) verilmişlerdir. “ Kooperatif yatırım belgesi” çıkarma yetkisi olan kooperatifler, “ kooperatifçi olan” ve “kooperatifçi olmayan” pay belgeleri çıkarabilmektedirler. “Kooperatifçi olmayan ortaklar”, oy sahibi olmadan kooperatiflerden öncelikli faiz ödemeli yatırım sertifikaları alabilmektedirler. Ancak bu payların miktarı kullanılabilir rezervlerin yarısına geçemeyeceği vurgulanmaktadır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder