Çarşamba, 04 Mayıs 2011
Kooperatiflerin pek çok ülkelerin ekonomik, sosyal ve politik amaçlarına ulaşmasında önemli katkıları olduğu ve toplumsal kalkınmada önemli roller oynadığı gözlemlenmiştir. Özellikle 20 yüzyılın ilk üç çeyreğinde dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinde önemli kooperatifçilik uygulamalarına tanık olunmuştur. Özellikle sosyalist bloku ülkeler ile gelişmekte olan ülkelerde uygulanan kooperatifçilik politikalarının başarısızlıkları , dünya ekonomisinin 1980 sonrası kırılması ile birlikte önemli bir sorgulamadan geçmiştir. Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA)’nin 1970’li yılların sonlarında başlattığı sorgulama , 1995 yılında “Kooperatifçilik İlkeleri”nin yeniden tanımlanması ile sonuçlandı. Ardından Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO)’nün tüm dünyadaki kooperatif uygulamaları değerlendiren “89e session 2001 Kooperatifçilik Konferansı” raporları yeni kooperatifçilik açılımları için önemli ufuklar açmıştır. Yine ILO’nun 193/2002 sayılı “Kooperatif Uygulamaları Tavsiyesi”, kooperatif girişimlerin toplum ve ekonomi ile yeniden kucaklaşmasına önemli katkılarda bulunmuştur.
Son dünya ekonomi krizi sürecinde kooperatif girişimlerin , kriz karşısında önemli dayanıklılıklar gösterdiği ekonomik ve tarihi bir gerçek olarak saptanmıştır. Bunların sonucunda Birleşmiş Milletler Örgütü, 18 Aralık 2009 tarihli Genel Kurul toplantısında,
“fakirliğin azaltılması, istihdam yaratılması ve kalkınmada kooperatiflerin rolünün” dünya ölçeğinde anlaşılmasını yaygınlaştırmak için 2012 yılını “Uluslar arası Kooperatifler Yılı” olarak kabul etmiştir. Kutlamalar pek çok ülkelerde 2011’den itibaren başlamış bulunmaktadır.
Bu yazıda, 2012 Uluslararası Kooperatifler Yılına küçük bir katkıda bulunmak için “Kooperatiflerin topluma yaptığı katkılar” üzerinde durulacaktır.
*
Kooperatifler, girişimcilik ruhuyla çelişmeyen erdemli topluluklar yaratmış dernekçi bir yapıdaki “girişimleri”i ekonomiye sokmuş kuruluşlardır. Onlar ayni zamanda ortak aklı karakterize eden dayanışma ruhunun da göstergeleridir.
Pek çok gelişmiş ülkede kooperatiflerin gelişmesi ve çalışma koşullarını iyileştiren ve destekleyen yasal ve kurumsal düzenlemeler yapılmıştır. Gelişmiş ülkelerin çoğu , kooperatiflerin geleceği konusunda projeksiyonlar üretmiş, kooperatiflerin geleceği için yüksek düzeyde vizyonlar öngörmüşlerdir .“Daha büyük bir toplumsal bütünleşme ve daha üst düzeyde bir istihdam yaratmak ve istihdamın niteliğini iyileştirmek ve ekonomik büyümeyi olanaklı kılmada” kooperatifleri olanaklar sağlayan tedbirler üzerinde önemle durmuşlardır. Rekabet koşullarını yeniden düzenlemede ve ekonominin yeniden dinamikleşmesinde kooperatiflerin katkısını önemseyen politikalar üreterek devreye sokmaktadırlar.
Böyle bir amaca ulaşmak için Türkiye, sadece ekonomisini değil, toplumsal yapısını da hızlı ve kararlı bir şekilde, kooperatiflerin rolünü artıracak düzenlemelere gitmek durumundadır.
Dünyadaki, özellikle kooperatiflerin önemli ekonomik roller üstlendiği AB, Kanada, hatta son yıllarda Güney Amerika’da, özellikle Venezüella’daki kooperatif uygulamaları incelenerek, Türkiye’nin Atatürk dönemindeki kooperatifçiliğe katkıları yeniden değerlendirilerek yorumlanmalı ve uygulamada kooperatifçiliğe hak ettiği rol verilmelidir. Gelecek kuşakların ortak aklı oluşturma ve uygulamaya sokmada kooperatifçiliğin önemli bir araç olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
Elbette her ülkenin koşulları farklıdır. Dolayısıyla kooperatif modeller de toplumlara göre farklı biçimlerde ortaya çıkabilirler. Amaç ekonomik etkinliği ve sosyal adaleti bağdaştırmayı başarabilmektir. Türkiye, bu amaçların bağdaştırılamayacağı gibi bir fikri kabul edecek bir durumda değildir. Gelişmiş pek çok ülkede olduğu gibi böyle bir oluşumun sağlanmasında kooperatiflerin katkısını göz ardı edemez, etmemelidir.
Adil ve sorumlu bir toplumsal yapı için ekonomik kurallar içinde yeniden yapılanma pekala mümkündür. Kooperatifler, böyle bir yapılanmanın oluşumuna katkıda bulunabilecek en önemli kuruluşlardır.
Bunun gerçek olduğunu gelişmiş pek çok ülkelerin, hatta Türkiye’deki, binlerce kooperatifin deneyimlerini ve tarihçelerini iyi bakarak anlamak mümkündür. Bunun için üniversitelerimizde, kooperatifçilik araştırma birimlerinin devreye sokulması gerekir.
Kooperatifler, gönüllü yurttaşların ve girişimcilerin yeniden bir araya gelerek örgütlenmesi temeli üzerinde oluşmuş, dernekçi bir yapı özelliği taşıyan sosyo-ekonomik birimler olarak ortaya çıkarlar. Onlar, fazla sermayeye gereksinim duymadan insanları istihdam yaratarak zenginlik üreten çok önemli girişim biçimleridir.
Kooperatifler, yerel değerleri harekete geçirerek doğduğundan, öteki sermaye girişimlerinden daha farklı girişimlerdir. Beraberce ürün ve hizmet üretme, başkaları ile birlikte çalışma, gönüllü paylaşım, eşitlikçi ve dayanışmacı bir katılımcılıkla, toplumun adeta bir kimlik bütünlüğüne ulaşmasındaki toplumsal katkısı son derecede önemlidir.
Kooperatif model pek çok ülkede tıkır tıkır işlemektedir. Sadece Avrupa Birliğinde iki milyon üçyüz bin kişiye, Dünya ölçeğinde yüz milyon kişiye istihdam yaratmaktadır. Örneğin Venezüella’da son yıllarda ilginç bir devrim yaşanmaktadır. Kooperatiflerin ana eksenini oluşturduğu ekonomi politikaları aracılığı ile 2003 yılında yüzde 18 olan işsizlik, 2004’de yüzde 14,5’a, 2005’de yüzde 11,5’a düşürülmüştür. Yine Venezüella’da 1998’de toplam üye sayısı 20 000 olan 762 kooperatif bulunurken 2006 yılı ortasında 108 binden fazla kooperatifte 1,5 milyon kooperatif ortağı oluşmuştur. Üstelik bu kooperatiflerin yönetim biçimi, Türkiye’nin 1935’lerde oluşturduğu kooperatif yönetimini anımsatmaktadır. Yalnız en önemli fark, kooperatif kuracak ve yönetecek kişilerin belirli eğitimlerden geçirilmesi ve kooperatifin kurulmasını bizzat ortak olacak insanların karar vermesidir.
Kooperatifler, rekabet koşullarını da iyileştirmeğe önemli katkıda bulunurlar. Yenilikçi ve ayni zamanda daha genel karakterli toplumsal ve çevresel amaçları hedefleyen çalışmaları ile de ayrı bir katkı özelliği de taşırlar.
Kooperatifler, özel nitelikli girişimlerdir. Ekonomik ve toplumsal açıdan da farklı değerler katarlar . Bunları şöylece özetlemek mümkündür :
· Kooperatiflerin işletme olarak ekonomiye kattığı değerler:
İlk olarak kooperatifler, güncel karma ekonomi piyasası içinde önemli bir rol oynayan özerk, ekonomik olarak üretken ve yenilikçi girişimlerdir.
- Kooperatifler özerktirler, çünkü
onlar ortakları tarafından kurulan ve yönetilen ve Devlete bağımlı
olmayan kuruluşlardır;
- Kooperatifler ekonomik olarak üretkendirler, çünkü pazar koşullarında faaliyetlerini gerçekleştirmek durumundadırlar;
- Kooperatifler, yenilikçi hizmetler yaratırlar, çünkü karar süreçlerinin önemli kısımlarına doğrudan ortak olurlar;
- Kooperatifler, her şeyden önce ve bilhassa rekabet koşullarında çalışmak durumunda olan işletmelerdir.
·
Kooperatiflerin topluma
kattığı değerler : - Kooperatifler ekonomik olarak üretkendirler, çünkü pazar koşullarında faaliyetlerini gerçekleştirmek durumundadırlar;
- Kooperatifler, yenilikçi hizmetler yaratırlar, çünkü karar süreçlerinin önemli kısımlarına doğrudan ortak olurlar;
- Kooperatifler, her şeyden önce ve bilhassa rekabet koşullarında çalışmak durumunda olan işletmelerdir.
İkinci olarak kooperatifler, ayni zamanda özgür birliklerdir. Kooperatif olarak onlar, üyelerine ve tüm topluma önemli avantajlar sağlarlar. Bu avantajlar, kooperatiflere bugün özel bir konum kazandırmaktadır. Örneğin küreselleşme ve bölgesel kalkınma konusunda .
- Küreselleşme süreci pek çok insanı
farklı şekillerde etkilemektedir. Bir kısım insanlar küreselleşmeden olumlu
şekilde etkilenirken, önemli bir bölümü de küreselleşmeden hoşnut değillerdir;
- Kooperatifler, küreselleşmenin bu olumsuz etkilerini karşı koymaya insanlara yardım ederler, çünkü onları canlandıran dayanışma ruhu sayesinde pazar ile küçük işletme veya birey arasında bileşik-geçit noktaları oluştururlar;
- Kooperatifler, otomatik olarak kendisini ve kendi yerel bazında herkesi koruyarak çok geniş pazarlar üzerinde küçük işletmelerin varlığını sürdürmelerine imkan yaratırlar;
- Kooperatifler, özerk tarzda kendi ihtiyaçlarını yanıtlayan sermayeyi kendilerine çekmede güçlükler olan bölgelerde yaşayanlara olanak tanırlar;
- Kooperatifler, yerel ve bölgesel kalkınmada kararlı bir rol oynarlar;
- Kooperatif olarak birlikler, girişimleri ile yerel topluluklarda yerlerini sağlamlaştırır, çünkü onu destekleyen dayanışma girişimciliği sınırlamaz, fakat toplumsal realiteyi de kapsar;
- Çok sayıdaki kırsal yörelerde yerel hizmetlerin yaşamasını sürdüren kooperatiflerdir. Örneğin gelişmiş ülkelerde, küçük kentlerde ve köylerde çok sayıda banka şubeleri kapanırken oralarda finans hizmetlerini sunan sadece kooperatif bankaların şubeleri kalmışlardır;
- Kooperatif girişimler, toplumsal sorumluğu geliştirerek topluma önemli yurttaşlık bilinci katarlar. Kooperatif girişimler, adeta toplumsal sorumluluk tohumlarını topluma eken nadir kuruluşlardır;
Son onlu yıllarda, pek çok gelişmiş ülkelerde küçük yatırımcılara kazanç sağlayan nesnel özgür bir işletme özelliği ile ortaklarının, müşterilerinin ve toplumsal bütünlüğün yararına uzun dönemli bir perspektif yaratmaktadırlar.
- Kooperatifler, küreselleşmenin bu olumsuz etkilerini karşı koymaya insanlara yardım ederler, çünkü onları canlandıran dayanışma ruhu sayesinde pazar ile küçük işletme veya birey arasında bileşik-geçit noktaları oluştururlar;
- Kooperatifler, otomatik olarak kendisini ve kendi yerel bazında herkesi koruyarak çok geniş pazarlar üzerinde küçük işletmelerin varlığını sürdürmelerine imkan yaratırlar;
- Kooperatifler, özerk tarzda kendi ihtiyaçlarını yanıtlayan sermayeyi kendilerine çekmede güçlükler olan bölgelerde yaşayanlara olanak tanırlar;
- Kooperatifler, yerel ve bölgesel kalkınmada kararlı bir rol oynarlar;
- Kooperatif olarak birlikler, girişimleri ile yerel topluluklarda yerlerini sağlamlaştırır, çünkü onu destekleyen dayanışma girişimciliği sınırlamaz, fakat toplumsal realiteyi de kapsar;
- Çok sayıdaki kırsal yörelerde yerel hizmetlerin yaşamasını sürdüren kooperatiflerdir. Örneğin gelişmiş ülkelerde, küçük kentlerde ve köylerde çok sayıda banka şubeleri kapanırken oralarda finans hizmetlerini sunan sadece kooperatif bankaların şubeleri kalmışlardır;
- Kooperatif girişimler, toplumsal sorumluğu geliştirerek topluma önemli yurttaşlık bilinci katarlar. Kooperatif girişimler, adeta toplumsal sorumluluk tohumlarını topluma eken nadir kuruluşlardır;
Son onlu yıllarda, pek çok gelişmiş ülkelerde küçük yatırımcılara kazanç sağlayan nesnel özgür bir işletme özelliği ile ortaklarının, müşterilerinin ve toplumsal bütünlüğün yararına uzun dönemli bir perspektif yaratmaktadırlar.
o. Kooperatiflerin sosyal güvenliğin savunulması ve sürdürülmesine katkıları :
- Örneğin AB ülkelerinde pek çok sosyal
güvenlik konularında kooperatif kurumların yer aldığı, yurttaşların bu konudaki
ihtiyaçlarını daha iyi yanıtlamak için etkin organizasyonlara gittiği
gözlemlenmektedir. (Örneğin Fransa’daki Mutuel’ler);
- Kooperatiflere katılım,
bilhassa demokratik toplum değerlerinin hayati çekirdeğidir ve
çapraz dallarda kalınarak katılımın genişlemesine katkıda bulunurlar;
- Kooperatifler, demokratik
katılımın ve yurttaş olmanın okullarıdır.
- Kooperatifler bireylere,
geleceğini bizzat eline alma ve ortak amaçlara ulaşmak için
organize olma davranışını öğretirler;
- Kooperatifleri aracılığı ile
insanlar, istihdam yaratırlar, özerk tarzda sosyal hizmetler ve yardımlaşma
sağlarlar, tüketici olarak ortak menfaatlerin yarattığı baskıyı giderebilirler,
eşit oranlı ikrazlarını uyumlaştırırlar ve risklere karşı sigorta
yardımlaşması sağlarlar.
Sonuç olarak..Kooperatifler, 1,5 asrı aşan bir süredir önemli gelişmeler göstermiş ve bugünde ekonomiye ve topluma çok önemli katkılar sağlamaktadırlar . Kamu sektörünün ve özel sektör sorumlularının değerleri , enerjik ve etkili bir girişim yönetimiyle buluşması, onun kapasitesini artıracak, kooperatifleri gelişen ekonomik ve sosyal modelin temel bir bileşeni yapacaktır.
Ancak, Türkiye’de kooperatif araştırmalarının ve eğitiminin, örgün eğitim sisteminin her aşamasında önemle üzerinde durulması zorunludur. Bunun için her şeyin yapılması, kooperatif işletmelerin ülke kaynaklarını harekete geçirmede önemli potansiyele sahip olduğunu sürekli gündeme taşıyacak girişimlere ihtiyaç bulunmaktadır.
Bunun için “2012 Uluslararası Kooperatifler Yılı” bir fırsat olarak değerlendirilmelidir.
T. Ayhan ÇIKIN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder