Koop-Der’in
bünyesinde kurmuş olduğu Kooperatifçilik Yüksek Danışma Kurulu’nun 22 Şubat
2005 tarihli toplantısında “Kooperatifçiliğin Geliştirilmesi” konusunda
istenilen taslak rapor özeti aşağıda verilmiştir. Konunun çeşitli
boyutlarıyla tartışılmasının yararlı olacağı kanısındayım.
SAPTAMALAR
1.
Son onlu yıllarda kapitalist ekonomi uygulamalarının seçeneksiz kaldığı,
özellikle SSCB’nin dağılmasından sonra, görüşü yaygınlaşmış,
kooperatifçiliğinde devrinin tamamladığı savı gündeme getirilmiştir. Ancak
gözlemlenen olgular, insanların büyük çoğunluğunun elinden alınmaya çalışılan
sosyal güvenceleri, fakirliğin giderek artması, gelir dağılımındaki
bozulmalar,vb.. yeni tartışmalara ve yeni arayışlara yol açmıştır. Çekirdeğini
kooperatiflerin oluşturduğu “sosyal ekonomi” ya da “dayanışma ekonomisi”
kavramları yeniden yorumlanmakta ve uygulama koşulları tartışılmaktadır.
2.
Dünyanın her yanında kooperatif uygulamalar bakımından özel durumlar
gözlemlenmektedir. Her kooperatif uygulama, ortak bir proje düzenlemek ve
gerçekleştirmek için organize olan insanların eşsiz bir öyküsünü anlatır.
Kooperatif yapmak, genellikle ortak yaratıcılığın harekete geçirilmesi
demektir.
3.
Toplumun ortaklaşa değerlerinden esinlenerek oluşturulan kooperatif
organizasyonlar, her topluma göre farklı realiteler yaşarlar. Ancak son onlu
yıllarda kooperatiflerde bir “kötüleşme” (banalisation) yaşandığı da
görmemezlikten gelinemez.
4.
Farklı kooperatiflerin ortakları arasındaki ilişkilerin nicelik ve nitelik
bakımından farklılıklar bulunduğu da bir gerçektir. Örneğin, tüketim ve kredi
kooperatiflerinin ortakları bir “müşteri” özelliği taşırken, tarımsal
kooperatiflerin ortakları, karşılıklı bir “kooperatif-ortak ilişkileri
yükümlülüğü”; işçi üretim kooperatiflerinin ortakları da bizzat “emeği
değerlendirme” özelliği taşırlar.
5.
Bununla beraber son 200 yıldır, Dünyada başarılı kooperatif uygulamaları
görülmektedir. Ayrıca kooperatifler, ulusal düzeyde olduğu gibi uluslar arası
düzeyde de ICA bünyesinde örgütlenmişler; 800 milyonu aşan ortak
sayısı ile dünya nüfusunun yarısından fazlasının geçimine katkıda
bulunmaktadırlar.
6.
Ayrıntılı bir şekilde incelendiğinde, dünyada mal ve hizmet üreten
işletme tiplerinde “kapitalist işletmecilik” tipi egemen değildir. Egemen
girişim tipi, aileye ait emeği, sermayeyi,vb.. değerlendiren işletme
tipleridir. Oysa ekonomi eğitim programları, hükümetlerin izlediği ekonomi
politikaları “karlılık” esası üzerinde üretim yapan işletmelere göre
düzenlenmektedir. Önemli olan hakim olan milyonlarca insanın işgücünü ve elinde
bulunan öteki ekonomi kaynaklarını harekete geçirebilecek ek bilgiler ve
politikalar üreterek devreye sokmaktır.
7.
Dünya düzeyinde kooperatifler çok uluslu şirketlerden daha fazla (100 milyonu
aşkın) insan istihdam etmektedir. Avrupa’da kooperatiflerin istihdama
katkısı 5 milyon civarındadır. Bir çok sektörde kooperatifler piyasanın önemli
bir kısmını denetleyebilmektedirler : örneğin, kooperatifler, tarımsal pazarın
Hollanda’da % 83’ünü, Finlandiya’da % 79’unu; kredi piyasasının Fransa’da %
50’sini, Finlandiya’da % 35’ini ; tüketim malları piyasasının Finlandiya’da %
35’ini, Norveç’te % 25’ni ; sağlık hizmetleri piyasasının İspanya’da % 21’ni,
Belçika’da % 19’unu denetlemektedirler. AB ülkelerinde son yıllarda kurulan
şirketlerin yaklaşık % 75’inin “kar amaçlı olmayan” (non-profit) şirketler
olduğu bildirilmektedir.
8.
Dünya ölçeğinde en yaygın kooperatif tipleri tarım ve kredi kooperatifleridir.
Dünya tarımsal kooperatif üyelerinin % 83’ü Asya ülkelerinde bulunmasına
karşılık, Dünya tarımsal kooperatiflerin iş hacminin % 42’sini Avrupalı
tarım kooperatifleri gerçekleştirmektedir. Dünyadaki kooperatif bankaların üye
sayılarının % 51,4’ü Asya, % 30’u Amerika ülkelerinde olmasına karşın, Avrupa
kooperatif bankaları , kooperatif banka aktiflerinin % 46,7’sini
denetlemektedirler.
9.
Son onlu yıllarda dünyanın her köşesinde binlerce kooperatif ve benzeri
kuruluşların sayısının giderek arttığı, insanların mal ve hizmet üretiminde ve
temininde bu kuruluşlara büyük umut bağladığı gözlemlenmiştir. Ayrıca “sosyal
devlet” anlayışının giderek zayıflaması karşısında, kamu sosyal güvenlik
kuruluşların yerine kooperatif ve benzeri kurumların alması konusu ciddi
tartışmalara konu olmaktadır. Bunun iki açıdan önem kazandığı gündeme
taşınmaktadır :
·
Bireyi geliştirmenin yanında yerel ve bölgesel kalkınmayı gerçekleştirmek;
·
Demokratik kuralları ve ilkeleri ekonomiye tam anlamıyla yaymak.
HANGİ
EYLEMLER YAPILABİLİR ?
1.
Kooperatifçilik sektörünün kapsamını topluma iyi anlatmak
·
Öncelikle toplumun her kesimine kooperatifi ve kooperatiflerde rol alabilecek
kesimlerin niteliklerini ve nedenlerini anlatacak örgün ve yaygın eğitim
eylemleri.
·
Ekonomide kooperatiflerin yerini ve önemini,ülkeden ve dünyadan örneklerle
anlatacak eylemler;
·
Bir girişim tipi olarak kooperatif işletmelerini araştıran, inceleyen, onları
piyasa mekanizması içinde çalışma koşullarını ortaya koyan eylemler
·
Farklı deneyimleri örnekleyerek kooperatif kimliğini belirleyen ve geliştiren
eylemler;
·
Ulusal kooperatif istatistiklerini toplama ve geliştirme eylemleri;
·
Kooperatif eğitimini ve formasyonunu geliştirme eylemleri.
2.
Kooperatifçilik ve sosyal girişimlere uygun yeni hukuki biçimleri arama
eylemleri.
·
Ülkede ve dünyada kooperatif ve benzeri kuruluşları ve yasal dayanaklarını
araştırma ve geliştirme.
3.
1995’de ICA tarafından yeniden gözden geçirilmiş kooperatif tanım ve
ilkelerini; ILO’nun bu ilkelerin uygulanması konusunda aldığı tavsiye kararını;
AP’nun 2002’de kabul ettiği Avrupa Kooperatif Şirketi statüsünü ve yine AB
Komisyonunun 2004’de yayınladığı AB’de Kooperatifleri Geliştirme raporunu
dikkate alarak ulusal kooperatifçilik mevzuatının yeniden düzenlenmesine
ilişkin eylemler.
4. Özellikle gelişmiş ülkelerde bir kamu hizmeti - özellikle gıda üretiminde- gözüyle bakılan tarım kesiminde kooperatifçiliğin temel alınmasını sağlayacak eylemler.
4. Özellikle gelişmiş ülkelerde bir kamu hizmeti - özellikle gıda üretiminde- gözüyle bakılan tarım kesiminde kooperatifçiliğin temel alınmasını sağlayacak eylemler.
Ayhan ÇIKIN
22 Şubat 2005
22 Şubat 2005
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder