24 Ocak 2013 Perşembe

NASIL BİR KOOPERATİFÇİLİK EYLEMİ ?


Koop-Der’in bünyesinde kurmuş olduğu Kooperatifçilik Yüksek Danışma Kurulu’nun 22 Şubat 2005 tarihli toplantısında “Kooperatifçiliğin Geliştirilmesi” konusunda  istenilen taslak rapor özeti  aşağıda verilmiştir. Konunun çeşitli boyutlarıyla tartışılmasının yararlı olacağı kanısındayım.
SAPTAMALAR
1.      Son onlu yıllarda kapitalist ekonomi uygulamalarının seçeneksiz kaldığı, özellikle SSCB’nin dağılmasından sonra, görüşü yaygınlaşmış, kooperatifçiliğinde devrinin tamamladığı savı gündeme getirilmiştir. Ancak gözlemlenen olgular, insanların büyük çoğunluğunun elinden alınmaya çalışılan sosyal güvenceleri, fakirliğin giderek artması, gelir dağılımındaki bozulmalar,vb.. yeni tartışmalara ve yeni arayışlara yol açmıştır. Çekirdeğini kooperatiflerin oluşturduğu “sosyal ekonomi” ya da “dayanışma ekonomisi” kavramları yeniden yorumlanmakta ve uygulama koşulları tartışılmaktadır.
2.      Dünyanın her yanında kooperatif uygulamalar bakımından özel durumlar gözlemlenmektedir. Her kooperatif uygulama, ortak bir proje düzenlemek ve gerçekleştirmek için organize olan insanların eşsiz bir öyküsünü anlatır. Kooperatif yapmak, genellikle ortak yaratıcılığın harekete geçirilmesi demektir.
3.      Toplumun ortaklaşa değerlerinden esinlenerek oluşturulan kooperatif organizasyonlar, her topluma göre farklı realiteler yaşarlar. Ancak son onlu yıllarda kooperatiflerde bir “kötüleşme” (banalisation) yaşandığı da  görmemezlikten gelinemez.
4.      Farklı kooperatiflerin ortakları arasındaki ilişkilerin nicelik ve nitelik bakımından farklılıklar bulunduğu da bir gerçektir. Örneğin, tüketim ve kredi kooperatiflerinin ortakları bir “müşteri” özelliği taşırken, tarımsal kooperatiflerin ortakları, karşılıklı bir “kooperatif-ortak ilişkileri yükümlülüğü”; işçi üretim kooperatiflerinin ortakları da bizzat “emeği değerlendirme” özelliği taşırlar.
5.      Bununla beraber son 200 yıldır, Dünyada başarılı kooperatif uygulamaları görülmektedir. Ayrıca kooperatifler, ulusal düzeyde olduğu gibi uluslar arası düzeyde de  ICA bünyesinde  örgütlenmişler; 800 milyonu aşan ortak sayısı ile dünya nüfusunun yarısından fazlasının geçimine katkıda bulunmaktadırlar.
6.      Ayrıntılı bir şekilde incelendiğinde,  dünyada mal ve hizmet üreten işletme tiplerinde “kapitalist işletmecilik” tipi  egemen değildir. Egemen girişim tipi, aileye ait emeği, sermayeyi,vb.. değerlendiren işletme tipleridir. Oysa ekonomi eğitim programları, hükümetlerin izlediği ekonomi politikaları “karlılık” esası üzerinde üretim yapan işletmelere göre düzenlenmektedir. Önemli olan hakim olan milyonlarca insanın işgücünü ve elinde bulunan öteki ekonomi kaynaklarını harekete geçirebilecek ek bilgiler ve politikalar üreterek devreye sokmaktır.
7.      Dünya düzeyinde kooperatifler çok uluslu şirketlerden daha fazla (100 milyonu aşkın) insan istihdam etmektedir. Avrupa’da  kooperatiflerin istihdama katkısı 5 milyon civarındadır. Bir çok sektörde kooperatifler piyasanın önemli bir kısmını denetleyebilmektedirler : örneğin, kooperatifler, tarımsal pazarın Hollanda’da % 83’ünü, Finlandiya’da % 79’unu; kredi piyasasının Fransa’da % 50’sini, Finlandiya’da % 35’ini ; tüketim malları piyasasının Finlandiya’da % 35’ini, Norveç’te % 25’ni ; sağlık hizmetleri piyasasının İspanya’da % 21’ni, Belçika’da % 19’unu  denetlemektedirler. AB ülkelerinde son yıllarda kurulan şirketlerin yaklaşık % 75’inin “kar amaçlı olmayan” (non-profit) şirketler olduğu bildirilmektedir.
8.      Dünya ölçeğinde en yaygın kooperatif tipleri tarım ve kredi kooperatifleridir. Dünya tarımsal kooperatif üyelerinin % 83’ü Asya ülkelerinde bulunmasına karşılık, Dünya tarımsal kooperatiflerin iş hacminin  % 42’sini Avrupalı tarım kooperatifleri gerçekleştirmektedir. Dünyadaki kooperatif bankaların üye sayılarının % 51,4’ü Asya, % 30’u Amerika ülkelerinde olmasına karşın, Avrupa kooperatif bankaları , kooperatif banka aktiflerinin % 46,7’sini denetlemektedirler.
9.      Son onlu yıllarda dünyanın her köşesinde binlerce kooperatif ve benzeri kuruluşların sayısının giderek arttığı, insanların mal ve hizmet üretiminde ve temininde bu kuruluşlara büyük umut bağladığı gözlemlenmiştir. Ayrıca “sosyal devlet” anlayışının giderek zayıflaması karşısında, kamu sosyal güvenlik kuruluşların yerine kooperatif ve benzeri kurumların alması konusu ciddi tartışmalara konu olmaktadır. Bunun iki açıdan önem kazandığı gündeme taşınmaktadır :
·        Bireyi geliştirmenin yanında yerel ve bölgesel kalkınmayı gerçekleştirmek;
·        Demokratik kuralları ve ilkeleri ekonomiye tam anlamıyla yaymak.

HANGİ EYLEMLER YAPILABİLİR ?
1.          Kooperatifçilik sektörünün kapsamını topluma iyi anlatmak
·        Öncelikle toplumun her kesimine kooperatifi ve kooperatiflerde rol alabilecek kesimlerin niteliklerini ve nedenlerini anlatacak örgün ve yaygın eğitim eylemleri.
·        Ekonomide kooperatiflerin yerini ve önemini,ülkeden ve dünyadan örneklerle anlatacak eylemler;
·        Bir girişim tipi olarak kooperatif işletmelerini araştıran, inceleyen, onları piyasa mekanizması içinde çalışma koşullarını ortaya koyan eylemler
·        Farklı deneyimleri örnekleyerek kooperatif kimliğini belirleyen ve geliştiren eylemler;
·        Ulusal kooperatif istatistiklerini toplama ve geliştirme eylemleri;
·        Kooperatif eğitimini ve formasyonunu geliştirme eylemleri.
2.          Kooperatifçilik ve sosyal girişimlere uygun yeni hukuki biçimleri arama eylemleri.
·        Ülkede ve dünyada kooperatif ve benzeri kuruluşları ve yasal dayanaklarını araştırma ve geliştirme.
3.          1995’de ICA tarafından yeniden gözden geçirilmiş kooperatif tanım ve ilkelerini; ILO’nun bu ilkelerin uygulanması konusunda aldığı tavsiye kararını; AP’nun 2002’de kabul ettiği Avrupa Kooperatif Şirketi statüsünü ve yine AB Komisyonunun 2004’de  yayınladığı AB’de Kooperatifleri Geliştirme raporunu dikkate alarak ulusal kooperatifçilik mevzuatının yeniden düzenlenmesine ilişkin eylemler.
4.          Özellikle gelişmiş ülkelerde bir kamu hizmeti - özellikle gıda üretiminde- gözüyle bakılan tarım kesiminde kooperatifçiliğin temel alınmasını sağlayacak eylemler.

 
Ayhan ÇIKIN
  22 Şubat 2005 

Hiç yorum yok: