24 Ocak 2013 Perşembe

DÜNYA GIDA GÜVENLİĞİNE KOOPERATİFLERİN KATKISI


DÜNYA GIDA GÜVENLİĞİNE KOOPERATİFLERİN KATKISI[1]

                                                               ACI: 75e Journée Coopérative internationale , Samedi 5 juillet 1997
                                                                                 
Birleşmiş Milletler  Tarım ve Gıda  Örgütü (FAO)’ne  göre  gıda güvenliğini – her ferdin temel ihtiyacı olan besin maddesini- sağlamak, dünya nüfusunun karşılaştığı  çok önemli gelişmelerden biridir. Bu sorun, geliri düşük ve gıda maddesi  yetersiz  olan ülkelerde çok  daha  önemlidir. Dünyadaki yoksulların çok büyük bir kısmı kırsal bölgelerde yaşarlar ve onların hemen hepsi, gelir ve istihdam bakımından, doğrudan tarıma bağımlıdırlar. Uygunsuz koşullarda yaşayanların çoğunluğu kadınlardır,  FAO,  dünyanın yoksul bırakılmış bu “sesiz çoğunluğu”na dikkati çekmektedir. Kırsal bölgelerdeki kadınlar , gelişmekte olan dünya ülkelerindeki gıdaların  % 80 kadarını üretmektedirler.Bununla birlikte incelemeler, onların, tarımsal arazilerin pek azına sahip olduklarını göstermektedir. Onlar arasından sadece % 10’u  kredi kurumlarına ve % 5’i de yayım servislerine  baş vurabilmektedirler. Ve durum son yıllarda daha da kötüleşmektedir.
     Yakın yıllara kadar nüfusun büyük çoğunluğunun gıda ihtiyaçlarını karşılama çiftçilere ve - kooperatifler dahil- onların örgütlerine aittir. Tarımsal kooperatiflerin gücü, bugün eskiye nazaran daha hatırı sayılır düzeylerdedir. Tarımsal kooperatifler, toplam tarımsal üretimin  1/3’üne yakınını, tahminen 522 milyar ABD Dolarını karşılamaktadır. Kooperatifler, ulusal gıda üretiminin ve ihracatının önemli bir kısmını sağlayarak çok sayıdaki ekonomilerin  kilit noktalarında rol oynamaktadırlar. Giderek kooperatiflerin, gıda ürünlerinin güvenliği hakkında tüketicilerin tedirginliklerini ve  çevre kaygılarını hesaba katarak, üretkenliklerini artırması  gerekecektir.
     Bununla birlikte tarımsal kooperatifler, salt gıda güvenliğini katkıda   bulunmazlar. Çok-sektörlü karakteristiği nedeniyle Kooperatif Hareket, gıda üretimi ve  besin maddeleri  bunalımlarını iyileştirmenin  tüm alanlarını da katkıda bulunur. Örneğin  balıkçılık kooperatifleri önemli protein kaynaklarını  karşılar; tüketim kooperatifleri  kırsal ve kentsel alanlarda ( bu kesimlerde yaşayan nüfusun önemli bir kesimi için uygun kalitede ve fiyatta gıda temini)  gıdaların sağlıklı kullanılmasının  ortamını yaratırlar; finans kooperatifleri (bankalar, kredi yardımlaşma sandıkları,  tasarruf ve kredi  kooperatifleri, sigorta kooperatifleri), gıda üretimini  ve dağıtımını  garanti etmek için , tarım ve tüketici kesimlerine değerli hizmetler vererek temel nitelikte roller oynarlar.
     Demokratik yönetimli ortak katılımlı işletmeleri olan kooperatifler, kendi kendine yardım  eden üyelerin ortak iradeleri ile  yardımlaşma sürecini paydasına  yerleştiren özerk kuruluşlardır. Kooperatifler, toplumların gelişmelerine katkıda bulunurlar ve üyelerinin gelirini ve istihdamını artırırlar.
     Gıda tasarruf  oranı, sürdürülebilir  kalkınmayla da ilgilidir. Son onlu yıllarda, Kooperatif hareketi, sürdürülebilir kalkınmaya ve  çevre korumaya bağlantılı olarak kendini gösterdi.  Yakın zamanlarda, 1992 Çevre Konferansı ve onun sonucu olan “Gündem 21” Programı gibi Birleşmiş Milletler’in  insiyatifi ve desteği ile  dünya ölçeğinde önlemler alındı.
     Sürdürülebilir kalkınma ve  çevre hakkında  Rio Konferansından beri  son beş yılda, ACI[2] 1992’de,  sürdürülebilir kalkınma ve çevre üzerine  yeni bir çözüm kabul etti ve bunu  Kooperatif hareketin yükümlülüğü üzerine evrensel bir bildiri izledi.  ACI, 1995’deki yüzüncü yıl toplantılarında ,  sürdürülebilir kalkınma için  “Kooperatif Gündem 21”  adlı bir Hareket  programı  kabul etti. “ Kooperatif Gündem 21” , bir sürdürülebilir kalkınmayı  becerebilmeyi geliştirme  eylemleri olarak tanımlanır ve  halk örgütleri olarak  kooperatiflerin altını çizer, özel olarak sürdürülebilir kalkınma ve  çevre korumaya doğru yönlendirilmiş faaliyetleri ortaya koymaktadır. “Kooperatif Gündem 21” belgesinde, farklı ekonomik aktörlere  özel yükümlülükler  verilmektedir. Hayvansal ve bitkisel genetik kaynakların, ayrıca toprak ve su kaynaklarının korunmasını  kolaylaştırarak  yaşanabilir bir ortamı geliştirmede tarımsal kooperatiflerin  önemini vurgulamaktadır. Ekolojik olarak yaşanabilir amaçlar, sosyal olarak faydalı ve ekonomik olarak  rasyonel olan Hareketin diğer sektörleri, özellikle tüketim , konut, banka, turizm, işçi ve enerji kooperatifleri olarak tanımlanmıştır.
     Bununla birlikte, gıda güvenliğinin ve sürdürülebilir kalkınmanın iyileştirilmesi, politik ve finansal insiyatifleri de kapsayan  bir süreç içinde yer alması gerekmektedir. Teknik ve eğitsel önlemler, operasyonel, tutarlı ve yenilikçi stratejiler içinde  ele alınmak ve bütünleştirilmek zorundadır.  Bütün bu  eksiklikleri kaldırmak için,  diğer halk örgütleri, diğer  sivil ve resmi kuruluşları ile partnerler yaratmak gerekecektir.
     ACI,  dünya nüfusunun büyük bir çoğunluğunun  gıda güvenlik açığını kaldırmak için , diğer sivil ve resmi örgütler ile  kooperatif üyelerini  çağrıda bulunmaktadır. O, gelecekteki kooperatifçi kuşakları , yaşanabilir bir çevre sağlayacak şekilde “Kooperatif Gündem 21” programını uygulamayı,  farklı ekonomik sektörlerdeki kooperatifleri davet etmektedir.

Çeviri : Dr. Ayhan ÇIKIN

http://www.elelebizbize.com/t.ayhancikin/detay.php?id=151

[1] 75e Journée Coopérative internationale , Samedi 5 juillet 1997 : La contribution des coopératives a la sécurité alimentaire mondiale. (www.coop.org/ica/fr/frmessage97.html) 15 09.2001
[2] ACI : Uluslar arası Kooperatifler Birliği

Hiç yorum yok: