(Muğla Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN’ın TMKB Genel Kurul toplantısına gönderdiği faks/telgraf)
Sayın Muammer NİKSARLI
Türkiye Milli Kooperatifler Birliği Genel Başkanı
ANKARA
Sayın Başkan
25 Haziran 2011 günü yapılacak olan TÜRKİYE KOOP’ un 20. Olağan Genel Kurul toplantısı için yaptığınız nazik çağrı için teşekkür ederim.
Kooperatif sektörün sorunları etrafında kooperatif hareketin önemli aktörleri olan uygulayıcılar ile kuramcıları bir araya getirecek olan Genel Kurul toplantınıza katılamadığım için üzgünüm. Bunun için bir gerekçe üretmeyeceğim. Bu sıcaklarda ve bu yaşta bir Ankara yolunu göze alamadım.
Kooperatiflerin, gelişmiş ve gelişmekte olan pek çok ülkede önemli roller üstlendiğinin, bu görevlerini başarıyla yerine getirdiğinin en önemli kanıtı, BM örgütünün 2012 yılını Uluslararası Kooperatifler Yılı (UKY) olarak ilan etmesidir. Pek çok ülkede kooperatifçilik düşüncesinin yerleşmesi, kooperatifçi kurum ve insanların gelişmesi için kooperatif eğitimi ve araştırmalarına önemli kaynaklar aktarılmaktadır.
Son Dünya krizinden yüz akıyla çıkan kooperatif işletmelerden en çok yararlanan ülkeler ABD, Çin ve Fransa olmuştur.
Kooperatif sektörün ekonomik gücü uluslararası düzeyde kabul edilmiştir. Uluslararası Çalışma Bürosu, 4 Temmuz 2009 Uluslararası kooperatifler günü nedeniyle, “kooperatiflerin , tüm dünyada 100 milyondan fazla istihdam yaratarak ve bunu koruyarak sürdürülebilirliğini ve rekabet edebilirliğini kanıtladı”ğını açıklamıştır. Böylece, kooperatif bankaları, diğer finans kuruluşlarına göre finansal krizden oldukça başarılı çıkmışlardır. Kooperatif girişimlerin ekonomik duruşu (kolektif mülkiyet, gelecek için rezervlerin teşekkülü, özerklik, spekülatif olmayan uzun dönemli strateji) onun üstün direnç gösterebilme kapasitesinin garantisidir.
Örneğin, Dünya Kooperatifçilik hareketinin en önemlilerinden biri olan Fransa’da, 2010’da, “Kooperatif Kimlik” yeniden saptanarak bir “Kooperatif Şart”ı ortaya konmuştur : “Kooperatifler, sorumluluk, dayanışma ve saydamlık değerleri üzerinde kurulmuş bir demokratik girişim tarzını teşkil ederler. Kooperatiflerin temel amacı, üyelerine bireysel ve kolektif hizmetleri götürmek olan kişi şirketleridir. Ayni zamanda ortak ve müşteri, üretici veya işçisi olan üyeleri ile kooperatif arasında karşılıklı ve sürekli yükümlülükler birlikteliği kurulur. ”
Kooperatifler, toplumsal dinamiğin kaldıracıdırlar
Kooperatif model, toplumla ilgili önemli sorunlara yanıt verebilen yedi kurucu ilke üzerine oturtulmuştur : demokrasi, hizmet, dostluk/yakınlık, saydamlık, sürdürülebilirlik, sorumluluk ve dayanışma.
Küreselleşen bir ekonomide, yerel ekonomideki kaynakları ekonomiye en iyi sokabilen ve yerel toplumları canlı tutabilen en önemli girişimler kooperatiflerdir. Çünkü likit sermaye varlıkları dışında kalan yerel üretim faktörlerini, özellikle coğrafyaya bağlı üretim faktörlerini, başka bölgelere taşımak mümkün değildir.
Kongre’de, Türkiye Kooperatifçiliğinin durumunun, Dünya’daki gelişmelere göre değerlendirileceğini inanıyorum. Özellikle uygulayıcılar ile kuramcıların tartışabileceği pek çok konu var. Bu arada tartışılması gereken tarımla ilgili yeni kurulan Bakanlığın görev ve Teşkilatlanması olabilir . Çünkü görebildiğim kadarı ile Yeni kurulan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın görevleri arasında “. . çiftçilerin örgütlenmesi, bilinçlendirilmesi. . ” gibi ifadeler mevcutsa da, bunun nasıl gerçekleştirileceği konusunda önerilen yeni “Bakanlık Teşkilat Şeması”nda görevlendirilmiş bir resmi teşkilat adı görülmemektedir.
Kongrenizin başarılı geçmesini diler, tüm kooperatifçi dostlara selam ve
saygılarımı sunarım.
Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN
Muğla Üniversitesi Öğretim Üyesi
24 Haziran 2011, Milas



