7 Haziran 2015 Pazar

EKONOMİ VE KOOPERATİFLER


Ekonomi, insan ihtiyaçlarını karşılayan mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı ve tüketimi aşamalarında,  kıt olan kaynakların  nasıl dağıtılması gerektiğini  inceleyen bir bilim dalıdır. Ekonominin temel sorunlarını  şu iki  ana başlık altında özetlemek mümkündür :
-   Ne ?.. Ne Kadar ?..Nasıl?.. ve Kimin için üretilmeli ?;
-  Kaynakların tam ve etkin  kullanımı.
Ekonomi biliminin işleyiş alanı piyasalardır. Piyasalar,  tüm mal ve hizmetlerin alım-satımını  yapan kişi ve/veya kuruluşların karşılaştığı ortamlardır. Piyasada, ekonominin iki önemli aktörü gözlemlenir : Üreticiler ve Tüketiciler.
Üreticiler : İnsan ihtiyaçlarını karşılayacak mal ve hizmetleri, faktör piyasalarından satın aldıkları faktörlerle üreterek piyasaya sunan kişi veya kuruluşlardır. Bu kuruluşlar, genellikle firma, işletme, girişim, vb.. olarak adlandırılır. Bu yazıda,  aksine bir açıklama olmadıkça,  bu üç kavram birbiri ile eş anlamda kullanılacaktır.
Tüketiciler :  Ekonomiye sunulmuş  ve insan ihtiyaçlarını karşılayacak nihai mal ve hizmetleri, “ürün piyasaların”dan  satın alarak tüketen veya kullanan ekonomik birimlerdir. Ekonomi  biliminde  daha çok “hanehalkı” olarak adlandırılır.
Hanelkları,  piyasadan satın aldıkları mal ve hizmetlere yaptıkları harcamaları,  sahip oldukları üretim faktörlerini (emek, toprak, sermaye, girişimcilik),  işletmelere satarak ve/veya kiralayarak  karşılarlar. Yani,  işletmelerin harcamaları, hanehalklarının geliri,  tüketicilerin harcamaları da firmaların (işletmelerin) geliridir.
İŞLETME KAVRAMI VE İŞLETME TİPLERİ
Piyasa koşullarında insan ihtiyaçlarını giderecek mal ve hizmetleri üreten ekonomik birimlere işletme(firma, girişim) denildiğini daha önce belirtmiştik.  Ekonomide gözlenen başlıca işletme tiplerini dört grup altında toplamak mümkündür . Bunlar :
-  Özel- kapitalist işletmeler,
- Geleneksel-aile işletmeleri,
-  Kamu işletmeleri,
- Sosyal ekonomi (kooperatifler, dernekler, vakıflar,vb..) işletmeleri.
·        Özel kapitalist işletmeler, ekonomide görülen başat  işletme tipidir. Temel amacı, işletmenin  karını azamileştirecek şekilde işletme kaynaklarının kullanımını planlamaktır. Bunu gerçekleştirirken “ne üretmeli, ne kadar üretmeli, nasıl üretmeli ve kimin için üretmeli” sorularının da cevabını vermiş olur. Bugünkü ekonomi ve işletmecilik bilimi araştırmaları ve eğitimi bu işletmelerin sorunlarını çözümleyecek şekilde dizayn  edilmiştir.  Bu işletmelerin tekelci bir yapıya doğru kaymaları,  toplumun ekonomi kaynaklarını “tam ve etkili kullanımını” engellemektedir; kaynakların tam ve etkili kullanımını olanak tanıyan “tam rekabet ortamını”   bozmaktadırlar.  Bu işletmeler yatırımlarını salt sermayeye en yüksek  getiriyi sağlayacak şekilde planlarlar. Özellikle son  çeyrek yüzyıldır “likit sermayenin” metalaşması,    “finans kapitalin” pazarlanması ile, dünya ekonomisinde  çok farklı  uygulamalara tanık olunmaktadır.
·        Geleneksel-aile işletmeleri, insanların ihtiyaç duydukları mal ve hizmetleri üretmeye başladıklarından beri var olan en eski işletme tipleridir. Özel kapitalist işletmelerin gelişmesine karşılık bu işletmelerin  sayısal varlığı, ekonomiye katkısı- özellikle talep katkısı- ağırlığını korumaktadır. Bu işletmelerin temel amacı, başta işletmeci ailesinin emeği olmak üzere, aileye ait toprak, ayni ve nakdi sermayenin gelirini enyükseklemektir. Bu işletmelerin yatırımları daha çok aile emeğini değerlendirmeğe yönelik yatırımlardır. Bunlar, piyasa karşısında etkili olamadıklarında yeni bir işletme tipiyle (örneğin kooperatif girişimlerle)  hizmet ve sanayi  sektörüyle bütünleşmeye çalışırlar. Bu işletmelerin sayısı, istihdam ettiği emek miktarı toplumlarda en fazla olan işletmelerdir. Çiftçiler, küçük esnaf, küçük boyutlu işletmeler (KOBİ’ler) bu işletme grubunun tipik örnekleridir. Örneğin Türkiye’de istihdamın onda dokuzundan fazlasını bu tip girişimler sağlamaktadırlar. Bu tip işletmelerin toplam işletmeler içindeki pay AB ülkelerinde % 90’lar, ABD’de % 80’ler civarında olduğu literatürde belirtilmektedir. .
·        Kamu işletmeleri, kamu yararına olan mal ve hizmetleri üreten (eğitim, sağlık, yeşil alanlar,vb..) işletme tipleri olup daha çok devletin kurduğu girişimlerdir. Amacı kar değil, kamu hizmetidir. Ancak son çeyrek yüzyıldır “ekonomide devletin küçülmesi” politikası ile  ekonominin pek çok alanında etkinliği zayıflamaktadır.
·        Sosyal ekonomi işletmeleri, daha çok geleneksel işletmelerin  piyasaya giriş ve çıkışlarını sağlayan işletmelerdir.  Bu işletmeler, geleneksel işletmelerin girdilerini pazardan maliyetine temin ederek onlara maliyet avantajı kazandırabilirler. Ayrıca, geleneksel işletmelerin ürünlerini işleyip pazarlayarak onları pazar ve fiyat avantajı sağlarlar. Bunun yanında, özellikle kendi emeğini değerlendiren kooperatif girişim tipleri giderek artmaktadır. Örneğin “istihdam yaratma kooperatifleri”, 1990’lı yılların ortalarından beri birçok gelişmiş ülkelerde ilginç projeler uygulamaktadırlar. Bu nedenle artan işsizlik karşısında “ istihdam yaratma kooperatifleri”,  pahalılık ve fakirlikle mücadelede “tüketim”, “konut”  vb..kooperatifler giderek yaygınlaşmaktadır. Sosyal ekonomi işletmelerinin  en yaygın örnekleri kooperatif, dernek ve vakıf işletmeleridir.  Özellikle  ekonominin yeniden yapılandırılması politikalarının “ekonomide devletin küçültülmesi”  uygulamaları onların önemini daha da artırmış bulunmaktadır..
Özetle: geleneksel ekonomi şirketleri üretimi salt “kar  amacı” ile planladıklarından, ekonomide sürekli bir “harcanamayan gelir artığı” kalmasına sebep olmaktadırlar. Bu olgu uzun dönem içinde banka stoklarında toplanmaktadır. Böylece makro ekonomik dengenin temel koşulu gerçekleşememekte ve ekonomi sürekli bunalımlara sürüklenerek işsizlikte artmaktadır. Kooperatif işletmeler ise üretimi “kara göre değil” “ihtiyaca göreplanladıklarından,  işletmelerde “harcanamayan bir gelir artığı” bırakmayacak ve makro-ekonomik dengenin temel koşulunu oluşturacağı ve işsizliği de  azaltacağı varsayımı,  kuramsal olarak ağırlık kazanmaktadır.


Kooperatifçi selamlarımla…
Dr. Ayhan ÇIKIN


Hiç yorum yok: