1 Ocak 2017 Pazar

KÜRESEL EKONOMİ, GELECEKTE BİZE NELER GETİRİYOR ?


Sosyo-ekonomik ve jeopolitik  sorunları ve  eğilimleri  düşünmek
Uluslararası 3. Kooperatifler Zirvesi 11 Ekim 2016’da Kanada’da başlıyor. Zirve,  katılanları “küresel düzeyde sosyoekonomik ve jeopolitik konularda bilgilendirmeyi ve kooperatiflerin gelecek hakkında tahminlerde bulunmasına fırsat yaratacak bilgileri paylaşmayı hedefliyor.  Zirvenin basın açıklamasında aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır [1]:
Zirve küresel sosyo-ekonomik ve jeopolitik sorunları ve eğilimleri yansıtmak için bir fırsattır. Gündemine  aldığı  bazı yuvarlak masa ve konferanslar şöylece özetlenebilir   :
Küresel ekonomi gelecekte bize neler getiriyor ? 
Fildişi Sahili Hükümeti, Sanat ve KOBİ’leri Teşvik, Ulusal İşletmecilik Bakanı Azoumana  Moutaye’nin;  Birleşmiş Milletler gıda ve tarım örgütü, Kuzey Amerika irtibat bürosu kıdemli ataşesi (ABD) Barbara  Ekwall’in; Columbia Üniversitesi profesörü, yazar ve Nobel ödüllü, ekonomist (ABD)  Joseph  Stiglitz’in;  Kanada Hükümeti, Aile, Çocuklar ve Sosyal Kalkınma Bakanı Jean-Yves Duclos’ın;  ve  FSG, kurucusu ve genel müdürü (ABD)  Mark Kramer’in  katılımı ile.
Eşitsizlikler- küresel ekonomik ve jeopolitik durum
Columbia Üniversitesi profesörü, yazar ve Nobel ödüllü, ekonomist Joseph  Stiglitz’in konferansı (ABD);
Paylaşılan değer- ayni zamanda toplumsal gelişmeye ve ekonomik başarıya katkıda bulunmak
FSG, kurucusu ve genel müdürü Mark Kramer’in konferansı (ABD) .
Yeni bir ekonomik modele doğru
Ekonomist,  fütirist, siyasi danışmanlık, ekonomik eğilimler vakfı başkanı Jeremy Rifkin’nin (ABD)  katılımı ile Agropur[2]un konferanslı  öğle yemeği.
Reel ekonomi üzerindeki hareket etme yeteneği
“Confcooperative” ulusal Kadın komisyonu(İtalya) Anna Manca’nın ; “JA-Zencu”- Tarımsal kooperatifler merkez birliği (Japonya) başkanı  Choe Okuno’nun;  “CréditAgricole” ulusal  federasyonu (Fransa) birinci başkan yardımcısı Jack Bouin’nin ; Yardımlaşma Birlikleri ve Kooperatifler İş Konseyi (Avustralya)   genel müdiresi  Melina Morrison’in ; InVivo (Fransa) başkanı Philippe Mangin’in; CoBank (ABD) genel müdürü Robert  Engel’in katılımlarıyla.
Ekonomide kadınların büyüyen liderliği
Fas Krallığı-  Sanat ve Sosyal ve Dayanışma Ekonomisi Bakanlığı, Bakan Fatima Marouan’ın; ANGKASA- Kooperatif hareket ulusal federasyonu  (Malezya)  , yönetim kurulu üyesi Fatimah Mohamed Arshad’in; Ulusal Kooperatif İş Birliği/CLUSA International (ABD) genel müdiresi-başkanı  Judy Ziewacz’nin; Kanada Devleti, Fransızca konuşan topluluklar  (Francophonie) ve Uluslararası Kalkınma Bakanı Sayın Marie-ClaudeBibeau’nun katılımlarıyla.
Küresel ekonomik ve politik sistemin yeniden yapılandırılmasından yana
Berkeley- Kaliforniya Üniversitesi kamu politikası profesörü ve  eski Devlet Çalışma sekreteri (ABD) Robert  Reich’in katılımı ile Agropur’unkonferanslı öğle yemeği.
Kooperatiflerimizin küresel ekonomiye ayak uydurabileceği günleri yakalayabilmek dileği ile…
Kooperatifçi  selamlarımla…
Dr. Ayhan ÇIKIN




[2]Agropour : Her gün büyüyen Agropur kooperatifi,  kendi emeğinin meyvesini iyileştirmek için, sahipliğini paylaştığı bu işletmeyi güvenen  3 367 süt üreticisinin  ihtiyacını cevaplamaktadır. Yılda  5,7 milyon litreden fazla sütü, Kuzey Amerika’daki 39 fabrikasında işlemektedir. İş hacmi 5,9 milyar doları aşmıştır. (Bkz : http://www.agropur.com/fr/profil/)

UMUT KOOPERATİFÇİLİKTE…




 Toplumsal değişim, bireysel değişimlerin çok gerisinde ve yavaş oluyor...
Akademik hayatımın tüm süreçlerini kooperatif konusunda çalıştım...
1970’LERDEN SONRA  GELİŞMEKTE OLAN ÜLKE EKONOMİLERİ YENİDEN YAPILANDIRILIRKEN;
1991’DE ALTERNATİF SOSYALİST EKONMİ TEMSİCİSİ SSCB SESSİZCE DEVREDEN ÇIKINCA ;
YILLARCA “NEREDE HATA YAPTIM ?” DİYE SORGULADIM KENDİMİ.
AKADEMİK HAYATTAN KOPTUM.
“BAŞKA BİR YÜREK” İLE YAŞAMAYA BAŞLADIM. 2007’DE HİÇ BEKLEMEDİĞİM HALDE BAŞKA BİR ÜNİVERSİTEDE GÖREV ALDIM
 KOOPERATİFÇİLİKLE İLGİLİ HİÇ BİR RESMİ SIFATIM KALMADI.
AMA!... 2008 EKONOMİK KRİZ KOOPERATİFÇİLİĞİ YENİDEN, AMA DAHA FARKLI BİR ŞEKİLDE DÜNYA GÜNDEMİNE TAŞIDI :

-       1980 : Alex Laidlaw Raporu: 1980-2000 yıllarını kapsayan kooperatif perspektiflerini ortaya koyan bir rapor
-       1983 : AP MİHR Raporunu kabul etti : “Kooperatifçilik AB’nin temel değeridir”
-       1990’lar : Yeni Nesil Kooperatiflerin ortaya çıkışı
-       1995 : KOOPERATİF KİMLİĞİNİN YENİDEN TANIMLANMASI;
-       2002 : ILO’NUN  193 SAYILI KOOPERTİFÇİLİK TAVSİYE KARARINI ALMASI;
-       2004: AB KOOPERATİFLER ANASÖZLEŞMESİNİN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ;
-       2006 : GLOBAL300 KOOPERATİFLERİNİN ARAŞTIRILMAYA BAŞLANMASI;

-       2008 : KÜRESEL EKONOMİK KRİZ ?? ? (Niye oldu bu kriz acaba?)

-       2009 : BMÖ GENEL KURULU 2012 YILININ UKY OLARAK KUTLANMASINI KARALAŞTIRDI

-       2012 : ULUSLAR ARASI KOOPERATİFÇİLİK YILI KUTLAMALARI;
-       2012 : ULUSLAR ARASI 1. KOOPERATİFÇİLİK ZİRVESİ VE BİLDİRİSİNİN BM GENEL KURULUNDA TARTIŞILMASI:  Ana konu:  KOOPERATİFLERİN İNANILMAZ GÜCÜ;
-       2012 :  ONYILLIK KÜRESEL KOOPERATİFÇİLİK GELİŞME PLANININ KABULÜ;
-       2012 : KOOPERATİFÇİLİK İSTATİSTİKLERİ İÇİN “KÜRESEL KOOPERATİFÇİLİK MONİTÖRÜ”NÜN DEVREYE SOKULMASI;
-       2014 : ULUSLAR ARASI 2. KOOPERATİFLER ZİRVESİ; Ana  Konu : KOOPERATİFLERİN YENİLİKÇİ GÜCÜ;
-       2016 : ULUSLAR ARASI 3. KOOPERATİFLER ZİRVESİ; Ana konu : KOOPERATİFLERİN İŞGÖRME KAPASİTESİ.
ACABA ULUSLAR ARASI DÜZEYDEKİ BU DÜZEYLİ İNSANLAR NEDEN KOOPERATİFÇİLİK İÇİN  BU KADAR ÇOK ÇABA GÖSTERİYORLAR DERSİNİZ?...
İŞTE 2008’DEN SONRA YENİDEN KOOPEATİFÇİLİK ÜZERİNDE ÇALIŞMAYA BAŞLADIM…
KOŞULLARIM GEREĞİNCE SAHA ARAŞTIRMALARI YAPAMIYORUM…
KÜRESEL DÜZEYDEKİ ÇALIŞMALARI İZLİYORUM.

UMUDUNUZ VAR MI ?

“Bir Başka Yürekle”
Kooperatifçi selamlarımla
Dr. Ayhan ÇIKIN
Bornova, 10 Ekim 2016

YENİ KURULMUŞ BİR KOOPERATİF İÇİN İŞ PLANI

İş planı, kooperatifi kurarken  yapılmak istenen faaliyetlerin  ayrıntılı bir açıklamasını veren bir belgedir. O, üretilecek veya satılacak olan mal veya hizmetleri , iş organizasyonunu  ve yönetim biçimini, pazar araştırmalarının sonuçlarını, pazarlama planını, insan kaynakları planını, gerekli materyal ve ekipmanı, finansman ihtiyacını  ve finansman planını ayrıntılı olarak açıklar.
İş planı bir çalışma aracıdır. İki amacı vardır :
-          Dış sermaye, bankalardan  veya finans kuruluşlarından borç bulmayı, ya da  devletten sübvansiyon  almayı kolaylaştırmak.  Plan,  işletmeye neden yatırım yapmanın  gereğini ve kooperatifin  kuruluşu ve işletmeye açılışında ekip becerisini  tanıtmak durumundadır;
-          Yeni kooperatifin kuruluşunu ve işletmeye açılış süreçlerinin denetimini kolaylaştırmak.
İş planı , kooperatifin işletmeye açılışında izlenecek  yolu tasarımlar ve  onun  faaliyetlerinin ve sonuçlarının  gözlemlenmesine hizmet edecektir.  İş planı açık ve anlaşılır olmalıdır.
Bir iş planı aşağıdaki bölümleri içerir :
1.       İş planı özeti (azami 2 sayfa)
2.       Kooperatifin kısa tanıtımı (1 sayfa) :
-          Kooperatifin adı ve iş merkezi adresi;
-          Kooperatifin türü, amaçları ve ortak sayısı.
3.       Kooperatifin  hedef pazarının analizi :
-          Piyasaya sunulacak mal ve hizmetlerin , piyasadaki benzer mal ve hizmetlerle kıyaslanabilecek  özelliklerinin kısa tanıtımı;
-          Pazarın özellikleri, rakip işletmelerin  hizmet boyutu, kapsamı, pazar eğilimleri ve pazar segmentleri ,
-          Kooperatifin ticari stratejisinin özellikleri ( doğrudan veya bir aracı vasıtasıyla satış, nakliye giderleri, vb..;
-          Müşteri özellikleri (ortak veya ortak değil, yaş, cinsiyet, oturduğu yer,  meslek grubu, aile geliri, satınalma alışkanlıkları, vb..);
-          Sunulan mal veya hizmetlerin fiyatları.
4.       Sunulan mal ve hizmetlerin tanıtımı :
-          Rakip firmaların sundukları mal ve hizmetlere göre, kooperatif mal ve hizmetinin orijinalitesi, ayırt edici özellikler ( gerekiyorsa fotoğraf veya resimler konmalıdır)
-          Mal ve hizmetleri n pazarlanmasından önce gerekli AR-GE çalışmalarının tanıtımı ( maliyetlerin belirlenmesi ve maliyetlerle bağlantılı zamanın takvimlendirilmesi);
-          Yeni mal ve hizmetlerin gelişiminin tanıtımı;
-          Mal ve hizmetleri pazara sunmadan önce ilgili mercilerden  gerekli izinlerin alınması, (mümkünse) konu ile ilgili yasa ve  yönetmeliklerin listelenmesi.
5.       Pazarlama planı
-          İlk üç yılın satış rakamlarını ve araştırılmış pazar paylarını değerlendirmek ( satış hedeflerini   esas alan Pazar araştırmasını yeniden gözden geçirmek;  ‘ek olarak plana eklenebilir’);
-          Mal ve hizmetlerin faydasını önceden gören ortakların veya muhtemel alıcıların bir listesini hazırlamak;
-          Hedef pazarın segmentlerini belirlemek ( büyüklük,  pazarın konum yeri, diğer özellikler);
-          Pazara  giriş  strateji planını  ve maliyetleri belirlemek (mal ve hizmetlerin tanıtım şekli, promosyon kampanyası, meyde reklamları, üyelere yapılan indirimler, vb..?.

6.       İşletme
-          İş yeri seçiminin avantajları;
-          Önceden mevcut olan, satın alınan veya kiralanan bina ve materyalin özellikleri ve maliyetleri (ayrıntılı açıklamalar yapılmalı ve gerekirse iş planına eklenmeli)
-          Mal ve hizmetlerin üretim yöntemleri ve süreçleri  açıklanmalı;
-          Gerekli işgücünün özelliklerinin belirlenmesi (esleki özelliği, sayısı, işçilik masrafları, vb..)

7.       Hiyerarşik yapı  ve yönetim
-          Kooperatif yapının ve yönetim tarzının özellikleri ( idarecilerin adları, uzmanlık alanları, yetki ve sorumlulukların paylaşımı);
-          Kooperatif ve işletme yönetiminin  akış şeması (organigram)  (yönetim felsefesi, müdürlerin adları ve özellikleri, görevlerinin tanımlanması, hiyerarşik ilişkileri sorumlulukları);
-          Kooperatif hesaplarını yürütecek  profesyonel dış kaynaklı kişilerin/kuruluşların kimliklerinin tanımlanması ( başlangıç sırasında yardımcı olacak uzman bir kuruluş, muhasebe bürosu, pazarlama danışmanı, formatör, vb..)
8.       Faaliyetlerin takvimlendirilmesi
9.       Kapsamlı tahmini finans tabloları ;
-          İlk üç yıllık uygulamalar için bilanço;
-          İlk üç yılın her biri için sonuç bilançosu;
-          İlk uygulama yılı için öngörülen nakit bütçe, izleyen iki yıl için işletme sermayesi tahmini;
-          Başabaş noktası (Kooperatif üretiminin , sabit ve değişken masraflar toplamını  yakaladığı faaliyet düzeyi);
10.   İşletme planı
-          Başlangıç için toplam yatırım;
-          Kısa ve orta dönem yatırım planı;
-          Finansman kaynağı (hisse senetleri, dış yatırımcılar, orta vadeli krediler, vb..);
-          Kaynaktan temin edilen finansman, elde edilme koşulları ( faizler, fazladan aktarılan paylar, vb..), geri ödemenin takvimlendirilmesi, verilen teminat.

Kooperatifçi selamlarımla.
Dr. Ayhan ÇIKIN
http://blog.milliyet.com.tr/yeni-kurulmus-bir-kooperatif-icin-is-plani/Blog/?BlogNo=547843

“YERLİ MALI KULLANIMI”NDAN YEREL KAYNAKLARIN KULLANIMINA…


13    Aralık 2015 günü Urla ADD’nin çağrılısı olarak “Küreselleşen bir dünyada ‘Yerli
Malı Kullanma ve Tutum Haftası (YKTH)’nın anlamı ve önemi” konulu bir söyleşiye katıldım. 1930’ların koşullarında son derecede anlamlı olan  YKTH’nın özellikle küreselleşme sürecinde uygulanmasının anlamlı olmadığı konusunda  literatürde pek çok yazı ile karşılaştım. Bununla birlikte ‘YKTH’nın uygulanmasının sürdürülmesini de ileri sürenler var[1].
Yirminci yüzyılın ilk onlu yıllarında, yıllarca süren iç ve dış savaşlar yüzünden iyice yoksullaşmış  Anadolu insanının  en önemli gücü kendi iç dinamiklerini harekete geçirebilmekti.
 Bunun için önce İzmir İktisat Kongresi toplantı. Bu toplantıda ülkenin ekonomi paydaşları arasında önemli tartışmalar yapıldı ve kararlar alındı.

Lozan anlaşmalarından doğan kısıntıların kalkınmasından ve 1929 Dünya Ekonomi bunalımıyla birlikte ülke düzeyinde “yerli malı üretimi, kullanımı ve tasarrufu” konusunda önemli kararlar alınmaya başlandı. 1980’lerden sonra “sata sata bitiremediğimiz(!)” ülke ekonomisinin “çatı kuruluşları” bu dönemde oluşturulan politikaların
 sonucunda oluşmuşlardır

Dönemin başbakanı İ.İnönü’nün 12 Aralık 1929’da TBMM’de yaptığı konuşma ile fiilen başlayan “Yerli Malı Kullanma ve Tutum Haftası” , 1946’dan sonra resmen kutlanmaya başlandı. Yerli mallarını üretme ve kullanma konusunu yurt içinde yaymak ve benimsetmek için Aralık 1929’da Millî İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kuruldu. Cemiyet, 1930’da Sanayi Kongresi’ni, 1931’de Ziraat Kongresi’ni, bunun dışında pek çok “yerli malları kullanma ve tutum” konusunda sergiler düzenleyerek, yayınlar yaparak “yerli malı üretim, tüketim ve tasarruf” konusunda toplumun bilinç ve davranışlarını geliştirmeye katkıda bulunmuştur.

Araya 2. Dünya Savaşı’nın girmesi, 1950’lerden sonra siyasi iktidarların “dış sermaye” ve “…daha liberal ekonomi” odaklı politikalar devreye sokmasıyla YKTH haftası kutlamaları ve uygulamaları büyük ölçüde yavaşladı. 1980’lerden sonra İMF  güdümlü “ekonominin yeniden yapılandırılması”  uygulamaları, AB Gümrük Birliği, GATTT ve DTÖ ile yapılan anlaşmalar ve küreselleşme rüzgarıyla Türkiye “küresel pazar”la bütünleşti . Dış finans kurumlarına sürekli borçlanan ve giderek dış ticaret açığı  hızla büyüyen bir ekonomik yapıya doğru yöneldi.
Alternatif ekonomi konumundaki SSCB’nin kendiliğinden sessizce dağılması ile “kapitalizmin seçeneksiz olduğu” çığlıkları ile rekabet iyice vahşileşti.  Ancak
 “Yeni Liberal Ekonomi  Politikaları”nın sorgulanması gerektiğini ortaya koyan müthiş bir “oluşum” ortaya çıktı : 2008 Dünya Ekonomi Krizi…
 2008 krizinin en önemli nedeni yüzlerce yıldır “kar  odaklı işletme dengesi” üzerine oturtulmuş ekonomide biriken sermaye gelirlerinin (rant+faiz +kar)  dünya alınıp satılabilen mal ve hizmet miktarının çok üstünde bir konuma gelmiş olmasıdır[2].  2008 krizi  “tasarruflarla yatırımın” eşitlenmesi üzerine kurgulanmış olan “Makro ekonomik denge” kavramının da sorgulanması gerektiğini gündeme getirdi.

Özellikle “yatırımlar” yanında “tüketim için de  oluşturulan kredi fonları ile toplumların her kesimi için bir “borçlandırma mekanizması” yaratıldı. Özellikle kendi arz ve talep miktarlarıyla “küresel pazar”la bütünleşemeyen küçük üreticilerin “harcamaları” sürekli artarken gelirleri ise sürekli azalmaya başladı. Halkın eline verilen “kredi kartları” ile kolaylaştırılan kredileme mekanizması  ile  “sürekli borçlanan bir toplum” yaratıldı.

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında başlayan “Yerli Malı Yurdun Malı,  Herkes Onu Kullanmalı” öz deyişi ile özetlenen uygulama ile Türkiye 1970’li yıllara kadar hiçte küçümsenemeyecek düzeyde tasarruf yapmış ve bunları çok önemli yatırım projelerine dönüştürmüştür.

Özellikle GATT  ve DTÖ anlaşmaları ile küresel pazarın önemli bir mahreci haline getirilen  Türkiye için yeni bir yaklaşıma  ihtiyaç duyulmaktadır : Yerel halkı, yerel kaynakları kullanarak kendi harcamalarını finanse edebilecek gelir yaratabilen ekonomik bir  yapıya kavuşturmak…
 Bu satırların yazarı bunun, “Yerel Kaynakları Koruma ve Geliştirme Projesi” olarak ülke düzeyinde toplumla buluşturulmasını öneriyor . Ve  bu konuların tartışılması için sosyal medya ortamında “Kooparkadaş[3] ve “Yerel Kalkınma ve Belediyeler[4]” grupları oluşturmuştur.

Kooperatifçi selamlarımla…

Dr. Ayhan ÇIKIN

Urla, 17 Aralık 2015




[1] Bu konuda bkz. USİAD : Bildiren , Yıl 13, Sayı 57, 2012; pdf dosyası
[2] Finans kapitalin banka stoklarındaki bu likit varlığın miktarının 5-9 kat arasında değiştiği  bazı basın haberlerinde yer almaktadır. Yıllar önce bu konuda   bazı bilgileri içeren (http://www.economist.com/content/global_debt_clock) web adresinde son yıllarda bu bilgilerin kaldırıldığı gözlenmektedir.

[3] https://kooparkadas.blogspot.com.tr/

21. YÜZYILIN BAŞINDAN ATATÜRK DÖNEMİ EKONOMİ POLİTİKALARINA BİR BAKIŞ


(Kasım 2008’de Milas’ta  “Atatürk’ün ekonomi politikaları penceresinden  günümüze bir bakış” adlı bir panel düzenlemiştim. Panelin konuşmacıları : Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN (Muğla Üniversitesi), Kamil Oktay Sındır (Ege Üniversitesi, Şu anda CHP Genel Sekreteri)), Prof. Dr.Yaşar Uysal (Dokuzeylül Üniversitesi) ve Dr. Mevlüt Çetinkaya (Petkim) idi. Panel öncesi  yaptığım  konuşmayı paylaşmak istiyorum. Dr. Ayhan ÇIKIN)
**
Atatürk bir ekonomist değildir. Ancak 1930'lar Türkiye'si için planladığı ve uygulamaya koyduğu ekonomi politikaları, son Dünya ekonomi krizi açısından yeniden değerlendirilmesi gereken önemli bir modelleme olduğunu düşünüyorum.
1929 dünya ekonomi bunalımı sonrasında Türkiye'de uygulamaya konulan modelin  teorik olarak bir başka versiyonunu 1936'da yayınladığı "Genel Teori. " adlı yapıtıyla Keynes'in kuramsallaştırdığını söylemek mümkün (mü )dür ?.
Keynes, günün koşullarına göre gelişmiş bir piyasa ekonomisinde Devletin izleyeceği politikalarla ekonomiyi yönlendirme araçlarını pazar ekonomisi süreçlerini sokarken ; Atatürk, ekonomisi piyasa koşullarına göre çalışamayan  az gelişmiş bir ülkenin  koşullarında, devleti bizzat ekonominin aktörü olarak devreye sokmuştur. Ancak bu, sosyalist bir yaklaşım değil, bizzat pazar koşulları ile gerçek üreticileri buluşturan bir alt-yapı hazırlama uygulamasıdır. Bunun en tipik örneği Türk Tekstil Sanayisidir.
Ancak Atatürk'ten sonra Türkiye ekonomistleri ve politikacıları, ülke gerçekleri açısından Atatürk'ün ekonomi politikalarını "anlama ve tamamlama" yerine, batı koşullarına göre üretilmiş "hazır ekonomi politikaları reçeteleri"ne sarılmışlardır. Ülke ekonomisi de bugünkü yapıya doğru hızla sürüklenmiştir.
Beş yıldır düşündüğüm böyle bir panelin bugünkü Dünya ekonomi krizi ile çakışmasını ilginç bir rastlantı olarak kabul ediyorum. Çünkü bu kriz sonrasında üretilecek ekonomi politikalarında , şu veya bu şekilde,  Devlet önemli rol oynayacaktır. Bilimin ışığından kopmadan önemli bir uygulayıcı olan Mustafa Kemal Paşa daha 1923'de şu tarihi saptamayı yapıyordu :
"Derhal belirtmeliyim ki, ben ekonomik hayat denince, tarım, ticaret, sanayi faaliyetlerini ve bütün bayındırlık işlerini birbirinden ayrı düşünülmesi doğru olmayan bir bütün sayarım. Bu nedenle şunu hatırlatmalıyım ki , bir ulusa bağımsızlık kimlik ve değer veren siyasal varlık makinasında, devlet, fikir ve ekonomik hayat mekanizmaları birbirlerine bağlı ve birbirleriyle uyumludurlar; o kadar ki, bu organlar birbirine uyarak aynı uyum içinde çalıştırılmazsa, hükümet makinasının motor gücü boşa harcanmış olur; ondan beklenen tam verim elde edilemez."(1923) . (…)"Tarım ve sanayi hareketlerimiz birbirini kollayan önlemlerle yapılmaktadır"(1935?)

Panelde tartışılması düşünülen konular :
- 1930'lar Türkiye'sinde uygulanan ekonomi politikalarının altyapısı , amaçları, araçları ve uygulama sonuçları;
-  Son çeyrek yüzyıldır izlenen ekonomi politikalarının amaçları, araçları ve uygulama sonuçları;
-  Atatürk döneminin ekonomi politikalarının, bugünün  ekonomi teorisi ve Türkiye gerçeği açısından değerlendirilmesi.

Başarı dileklerimle.
Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN
Muğla Üniversitesi öğretim üyesi
Milas, 14 Kasım 2008