(Kasım 2008’de Milas’ta “Atatürk’ün
ekonomi politikaları penceresinden
günümüze bir bakış” adlı bir panel düzenlemiştim. Panelin
konuşmacıları : Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN
(Muğla Üniversitesi), Kamil Oktay Sındır
(Ege Üniversitesi, Şu anda CHP Genel Sekreteri)), Prof. Dr.Yaşar Uysal (Dokuzeylül Üniversitesi) ve Dr. Mevlüt Çetinkaya (Petkim) idi.
Panel öncesi yaptığım konuşmayı paylaşmak istiyorum. Dr. Ayhan ÇIKIN)
**
Atatürk bir ekonomist
değildir. Ancak 1930'lar Türkiye'si için planladığı ve uygulamaya koyduğu
ekonomi politikaları, son Dünya ekonomi krizi açısından yeniden
değerlendirilmesi gereken önemli bir modelleme olduğunu düşünüyorum.
1929 dünya ekonomi bunalımı sonrasında Türkiye'de
uygulamaya konulan modelin teorik olarak bir başka versiyonunu 1936'da
yayınladığı "Genel Teori.
" adlı yapıtıyla Keynes'in
kuramsallaştırdığını söylemek mümkün (mü )dür ?.
Keynes, günün koşullarına göre
gelişmiş bir piyasa ekonomisinde Devletin izleyeceği politikalarla ekonomiyi
yönlendirme araçlarını pazar ekonomisi süreçlerini sokarken ; Atatürk,
ekonomisi piyasa koşullarına göre çalışamayan az gelişmiş bir
ülkenin koşullarında, devleti bizzat ekonominin aktörü olarak devreye
sokmuştur. Ancak bu, sosyalist bir yaklaşım değil, bizzat pazar koşulları ile
gerçek üreticileri buluşturan bir alt-yapı hazırlama uygulamasıdır. Bunun en
tipik örneği Türk Tekstil Sanayisidir.
Ancak Atatürk'ten sonra Türkiye
ekonomistleri ve politikacıları, ülke gerçekleri açısından Atatürk'ün ekonomi
politikalarını "anlama
ve tamamlama" yerine, batı koşullarına göre üretilmiş "hazır ekonomi
politikaları reçeteleri"ne sarılmışlardır. Ülke ekonomisi de
bugünkü yapıya doğru hızla sürüklenmiştir.
Beş yıldır düşündüğüm böyle bir
panelin bugünkü Dünya ekonomi krizi ile çakışmasını ilginç bir rastlantı olarak
kabul ediyorum. Çünkü bu kriz sonrasında üretilecek ekonomi politikalarında ,
şu veya bu şekilde, Devlet önemli rol oynayacaktır. Bilimin ışığından
kopmadan önemli bir uygulayıcı olan Mustafa
Kemal Paşa daha 1923'de şu tarihi saptamayı yapıyordu :
"Derhal belirtmeliyim ki, ben ekonomik hayat denince, tarım, ticaret, sanayi faaliyetlerini ve bütün
bayındırlık işlerini birbirinden ayrı düşünülmesi doğru olmayan bir bütün
sayarım. Bu nedenle şunu hatırlatmalıyım ki , bir ulusa bağımsızlık kimlik ve
değer veren siyasal varlık makinasında, devlet, fikir ve ekonomik hayat
mekanizmaları birbirlerine bağlı ve birbirleriyle uyumludurlar; o kadar ki, bu
organlar birbirine uyarak aynı uyum içinde çalıştırılmazsa, hükümet makinasının
motor gücü boşa harcanmış olur; ondan beklenen tam verim elde
edilemez."(1923) . (…)"Tarım
ve sanayi hareketlerimiz birbirini kollayan önlemlerle
yapılmaktadır"(1935?)
Panelde tartışılması düşünülen konular :
- 1930'lar Türkiye'sinde uygulanan ekonomi
politikalarının altyapısı , amaçları, araçları ve uygulama sonuçları;
- Son çeyrek
yüzyıldır izlenen ekonomi politikalarının amaçları, araçları ve uygulama
sonuçları;
- Atatürk
döneminin ekonomi politikalarının, bugünün ekonomi teorisi ve Türkiye
gerçeği açısından değerlendirilmesi.
Başarı dileklerimle.
Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN
Muğla Üniversitesi öğretim üyesi
Milas, 14 Kasım 2008

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder