"KOOPERATİTİFLER,
HEM ÜYELİK HEM DE ORTAKLIK KAVRAMLARINI İÇİÇE YAŞATAN SOSYO-EKONOMİK KURULUŞLARDIR"
"Köy-Koop Haber" Gazetesinin
Mart 2015 sayısında ismine ve deneyimine saygı duyduğum bir yazarın şu
yazısı yer alıyor :
"Kooperatif üyesi
mi , Kooperatif ortağı mı? Tartışmalarına son noktayı koyuyoruz :
"Kooperatif işletmenin ortakları olur, üyeleri değil""
Sevgili yazar dostum
adımı vermeden beni eleştiriyor.
Ve sanki ben "üyelik" kavramı ile "ortaklık" kavramını eş anlamda
kullanmışım gibi. Evet , şunu da belirtmem gerekir : dünya pratiğinde o kadar çeşitli
kooperatifler var ki; bazen kooperatiflerin özelliğine göre iki kavram da
eş anlamda kullanılabilir.
Sayın yazara, "Kooperatifçilik" konusunda güzel
bir analiz yaptığı için teşekkür ederim. Nitekim kendi yazısı içinde"kooperatif" ile "kooperatif işletme"nin hem
birlikteliğini, hem de ayrıştığı noktalara temas etmiş.
Örneğin yazar daha
yazısının girişinde şu saptamayı yapıyor : "kooperatiflerin , sendikalar ve dernekler
ile yukarıda bir bölümü sayılan farklılıkları yanı sıra benzer yanları da
olduğunu , bunlar arasında her birinin "örgütsel bir tabana" sahip
oldukları öncelikle belirtilmelidir. Buna ek olarak, her üçünün de pek
çok alanda birbirilerinin işlevlerini "tamamlayıcı" bir rol
oynadıklarını da belirtmek gerekiyor. Nitekim bu "örgütsel" ve "tamamlayıcı"
benzerlikten dolayı dernekler, kooperatifler ve vakıflarla birlikte
"sosyal ekonomi" kapsamında yer almaktadırlar. Sosyal
ekonominin bu üçlü yapısı içerisinde yalnızca kooperatifler birer
"işletme" olarak nitelendiriliyor."[1]
*
Bu saptama çok yerinde
bir saptama. Ancak yazının bundan sonraki bölümü büyük ölçüde zorlama bir yorum.
Yazardan yapılan
alıntıyı üç noktadan değerlendirelim :
1. Sosyal
ekonomi : sosyal
ekonominin bir kanadı topluma, yani insana; bir kanadı da ekonomiye , yani
işletmeciliğe dayanır. Sosyal ekonomi aktörlerinin tümünün ortak paydası
insanı öncelleştiren bir yapıya sahip olmalarıdır. Ortak paydaları
da "üye" statüsündeki insanlardır.
Sosyal ekonominin de en önemli üyesi kooperatiflerdir. Yönetim tarzının
özelliği de "bir insan bir oy" ilkesine dayanır.
2. Kooperatifler
sosyo-ekonomik tüzel kişiliğe sahiptirler. Üyeleri ile , ya da dışarıdan "ortak" sıfatıyla alabilecekleri
kişilerle "müşterek bir ekonomik sorunu"
çözümleyecek işletmeler kurarlar. İşte burada "ortaklık"kavramı devreye
girer.
3.
Sayın yazarın çok sayıda literatürü devreye sokarak açıkladığı (!) gibi
kooperatiflerde salt ortaklık kavramı devreye sokulursa, sosyal ekonomiyi
oluşturan kurluşları en önemli "ortak paydası" olan "üye" kavramı kooperatif sistemi dışına
çıkarılmış olur. Böylece kooperatifin salt ekonomik yönünü ortaya
çıkarırsınız. Yani kooperatifleri sosyal ekonominin ortak paydasından yoksun
bırakmış olursunuz.
- Bu ise son yıllarda
tıkanan kapitalizmin yozlaştırmak istediği kooperatifçilik olgusuna katkı
sağlamaktan öteye gidemez. Zira kapitalist ekonomi teorisyenleri tıkanan
ekonomiyi soluklandırabilmek için "kooperatifçiliğin
ekonomik işleyişini" kendilerine
adapte etme araştırmaları içindedirler.
- Nitekim son
onlu yıllardaki kooperatif literatürü izlenirse yepyeni bir kavramla
karşılaşırsınız : "COOPTALİSME" .
*
Kooperatifçilik, önce
insan demektir
Kooperatif ortakları,
ekonomilerini iyileştirmeleri yanında sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını da
karşılamayı düşünürler . Kooperatifçiler beşeri faaliyetlerinde özgürlük,
eşitlik ve adalet değerlerini somutlaştıran çalışma kurallarını topluma
önerirler.
Kooperatifler :
- insanların bizzat
kendilerinin ekonomik sorunlarını çözüm araştırmasını ve uygulamasını teşvik
eder;
- karşılıklı
yardımlaşma ve sorumluluk duygusunu geliştirir;
- ortaklaşa çalışmanın
yarattığı öğrenme yetisi sayesinde insanların gelişmesine katkıda bulunur;
- ekonomide
üretilen zenginliğe/varlığa ulaşmayı kolaylaştırır;
- demokratik dayanışma
yoluyla insanlararası diyalogu ayrıcalıklı kılar;
- kalıcı ve
devredilemez nitelikli işletmelerin ortaya çıkmasıyla ortaklaşa (toplumsal)
mirası zenginleştirir.
Kooperatif orijinal
bir örgütlenmedir
Kooperatif, kendi
üyelerinin ihtiyaçlarının tatmininde varoluş nedenini bulan bir topluluk (dernek) ile
birişletmenin orijinal bir bileşimidir. İşletme ,
ortaklarına ekonomik gelişme ve kalkınma fırsatları yaratırken, dernek özelliği
ile de üyelerine sosyal ve beşeri gelişmenin yollarını açar.
*
Ben bu konuda fazla
tartışmaya girmeyeceğim. "Son noktayı koyuyorum"da
demeyeceğim. "Son noktayı koyuyoruz" demek doğanın ve toplumun
diyalektik gelişiminde, özellikle bilimsel düşünce sisteminde geçerli bir
yaklaşım değildir. Konu ile ilgili yazımı daha önce Radikal Blok'ta yayınlamıştım.
İsteyenler o yazıyı okuyabilirler. (http://blog.radikal.com.tr/ekonomi-is-dunyasi/kooperatif-yapi-uzerine-85392)
Kooperatifçilik
konusunda ".Son noktayı koyuyoruz." adını görünce çok sevinmiştim: Kooperatifçiliğin çok önemli bir sorununu çözüm ürettiler diye.
Ama şunu Köy Koop
yöneticilerine sormadan edemeyeceğim :
1.
Bu konuda "son noktayı koyuyoruz ." sözü yazara mı aittir ?.. Öyle
ise bir sorun yok. "Yazarın kişisel düşüncesidir" der geçerim.
2.Eğer "son noktayı koyuyoruz ." yaklaşımı Köy Koop'a aitse. Ya
da Köy-Koop yönetimi bu görüşü sahipleniyorlarsa, onlara bir önerim
olacak :
"ekonomiyi insana taşıyan bir sitem olarak
kooperatifçilik düşüncenizi yeniden gözden geçiriniz."
Dr. Ayhan ÇIKIN
İzmir , 16 Mart 2015
[1] Hüseyin Polat, "Kooperatif üyesi mi , Kooperatif
ortağı mı? Tartışmalarına son noktayı koyuyoruz : "Kooperatif işletmenin
ortakları olur, üyeleri değil"", Köy Koop Haber, Mart 2015, s. 14





