PANEL AÇILIŞ
KONUŞMASI
Atatürk bir ekonomist değildir. Ancak 1930'lar Türkiye'si
için planladığı ve uygulamaya koyduğu ekonomi politikaları, son Dünya ekonomi krizi açısından yeniden
değerlendirilmesi gereken önemli bir modelleme olduğunu düşünüyorum.
1929 dünya ekonomi
bunalımı sonrasında Türkiye'de uygulamaya konulan modelin teorik olarak
bir başka versiyonunu 1936'da yayınladığı "Genel Teori. " adlı
yapıtıyla Keynes'in kuramsallaştırdığını söylemek mümkün (mü )dür ?.
Keynes, günün
koşullarına göre gelişmiş bir piyasa ekonomisinde Devletin izleyeceği
politikalarla ekonomiyi yönlendirme araçlarını pazar ekonomisi süreçlerini
sokarken ; Atatürk, ekonomisi piyasa koşullarına göre çalışamayan az
gelişmiş bir ülkenin koşullarında, devleti bizzat ekonominin aktörü
olarak devreye sokmuştur. Ancak bu, sosyalist bir yaklaşım değil, bizzat pazar
koşulları ile gerçek üreticileri buluşturan bir alt-yapı hazırlama
uygulamasıdır. Bunun en tipik örneği Türk Tekstil Sanayisidir.
Ancak Atatürk'ten
sonra Türkiye ekonomistleri ve politikacıları, ülke gerçekleri açısından
Atatürk'ün ekonomi politikalarını "anlama ve tamamlama"
yerine, batı koşullarına göre üretilmiş "hazır ekonomi politikaları reçeteleri"ne
sarılmışlardır. Ülke ekonomisi de bugünkü yapıya doğru hızla sürüklenmiştir.
Beş yıldır düşündüğüm
böyle bir panelin bugünkü Dünya ekonomi krizi ile çakışmasını ilginç bir
rastlantı olarak kabul ediyorum. Çünkü bu kriz sonrasında üretilecek ekonomi
politikalarında , şu veya bu şekilde, Devlet önemli rol oynayacaktır.
Bilimin ışığından kopmadan önemli bir uygulayıcı olan Mustafa kemal Paşa daha
1923'de şu tarihi saptamayı yapıyor :
"Derhal
belirtmeliyim ki, ben ekonomik hayat denince, tarım, ticaret, sanayi
faaliyetlerini ve bütün bayındırlık işlerini birbirinden ayrı düşünülmesi doğru
olmayan bir bütün sayarım. Bu nedenle şunu hatırlatmalıyım ki, bir ulusa
bağımsızlık kimlik ve değer veren siyasal varlık makinasında, devlet, fikir ve
ekonomik hayat mekanizmaları birbirlerine bağlı ve birbirleriyle uyumludurlar;
o kadar ki, bu organlar birbirine uyarak aynı uyum içinde çalıştırılmazsa,
hükümet makinasının motor gücü boşa harcanmış olur; Ondan beklenen tam verim
elde edilemez."(1923) . ( ..)"Tarım ve
sanayi hareketlerimiz birbirini kollayan önlemlerle yapılmaktadır"(1935?)
Panelde tartışılması
düşünülen konular :
-
1930'lar Türkiye'sinde uygulanan ekonomi politikalarının altyapısı , amaçları,
araçları ve uygulama sonuçları;
-
Son çeyrek yüzyıldır izlenen ekonomi politikalarının amaçları, araçları ve
uygulama sonuçları;
-
Atatürk döneminin ekonomi politikalarının, bugünün ekonomi teorisi ve
Türkiye gerçeği açısından değerlendirilmesi.
Başarı dileklerimle.
Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN
Muğla Üniversitesi
öğretim üyesi
Milas, 14 Kasım 2008

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder