26 Kasım 2011 Cumartesi

KOOPERATİF ŞART

KOOPERATİFLER  VE ÜYELERİ ARASINDA KARŞILIKLI YÜKÜMLÜLÜKLER
Kooperatifler, sorumluluk, dayanışma ve saydamlık üzerine tesis olmuş bir demokratik girişim biçimidir.  Kooperatifler ,  temel amacı , üyelerine bireysel ve kolektif hizmet  sunan  kişisel şirketlerdir. Ayni zamanda ortak ve müşteri ,  üretici veya işçi olan üyeleri ile kooperatifi  arasında   karşılıklı ve sürdürülebilir yükümlülükler kurulur .
Kooperatiflerin temel amacı, kooperatif değerleri hayata geçirmektir.
KOOPERATİFLER VE KOOPERATİFÇİLER,
 AŞAĞIDAKİ KONULARDA BİRBİRİLERİNE SÖZ VERMİŞLERDİR  :

İLKELER

KOOPERATİF

KOOPERATİFÇİ

DEMOKRASİ

 >   Yöneticiler, ortaklar
arasından ve ortaklar
tarafından demokratik olarak seçilmişlerdir.
  >  Tüm ortaklar,  ayrım gözetmeksizin, ‘bir üye, bir oy’ ilkesine göre oy kullanırlar.”


> Ayrım gözetmeksizin yeni üyelerin serbestçe girişini desteklemek. 
> Kooperatifinin yönetimi 
hakkında  üyeleri bilgilendirmek.
> Genel Kurula katılımı artırmak.
 >  Ortakları temsil eden yöneticilerin görevlere girişini kolaylaştırmak.
> Seçilmiş yöneticiler ve ücretli yöneticiler arasındaki işbirliğini güçlendirmek.


ÜYELER

Ø  Genel Kurullara katılmak.

YÖNETİCİLER
 > Yönetimi kavramak
 >  Kooperatifi ileri götürmek
DAYANIŞMA

“Kooperatif ve üyeleri kendi aralarında dayanışırlar.”


>Üyeler  ile  toplum  arasındaki dayanışmayı geliştirmek.
>Toplumsal bağ faktörü olmak.
>Kooperatifler arasındaki işbirliğini desteklemek


YÖNETİCİ / ÜYELER
>Topluluk ile üyeleri arasında dayanışma eylemlerine katkıda bulunmak .

SORUMLULUK

“Ortak  veya seçilmiş yönetici olsun, tüm üyeler kooperatiften sorumludurlar”.


>Kooperatifin üyesi olmayan potansiyel  üyeleri isteklendirmek.
>Üyelerin ekonomik ve sosyal gelişimini desteklemek.
>Kolektif bir taahhüdü izin vermek.
>Sonuçları hakça paylaşmak.
>Becerileri ve uzmanlıkları paylaşmak ve yardımlaşmak.


ÜYELER
Ø  Kooperatif yaşama karışmak.
Ø  Gerektiğinde, yönetici olmak
YÖNETİCİLER
Ø  Kooperatifin temsilcisi olmak.
 > Girişimin yöneticisi olmak  ve üyelerin  yararına hareket etmek.

HİZMET

“Kooperatif, ortaklarının ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını tatmin etmek amacıyla üyelerinin tümünün yararına mal ve hizmet sağlar.”



Ø  Üyelerin ihtiyaçlarını yanıtlayan hizmetleri, kurulları (tavsiyeleri) ve ürünleri sağlamak ve/ veya daha adil fiyatla onların ürünlerini  değerlendirerek  pazarlamak .



ÜYELER
Ø  Kendi ihtiyaçlarını ve beklentilerini dile getirmek .
YÖNETİCİLER
Ø  Hizmetlerin ve ürünlerin hazırlanmasına katılmak.

YAKINLIK

“Kooperatif, bölgesel kalkınmaya ve yerele ekonominin kök salmasına katkıda bulunur.”



Ø  Yerel düzeyde
    kararlar almak.
Ø  Bölgesel gelişmeyi ve yerel inisiyatifleri desteklemek.


YÖNETİCİLER
Ø  Üyelerin ihtiyaçlarının ne olduğunu anlamak.
Ø  Kooperatifin yakın menzili olan üyelerin ihtiyaçlarını ve beklentilerini belirlemek ,
Ø   sorumlu oldukları  yörenin aktörleri olmak.

SAYDAMLIK

“Kooperatif, üyeleri ve toplum açısından  saydam bir etik uygulamasına sahiptir.” 



>Üyelerine  tam olarak bilgilendirmek.
>Kooperatif hakkında karşılıklı sorumlulukları  üzerinden, üyeleri ve  seçilmişleri bilgilendirmek .
>Demokratik uygulamada üyelerini ve seçilmişleri   eğitmek ve eşlik etmek.


ÜYELER
>Kooperatif yaşam hakkında bilgilenmek.
>Durumu hakkında kooperatife zamanında ve doğru olarak bilgi vermek
YÖNETİCİLER
>Kooperatif ilkelerin işletilmesini sağlamak.
>Ahlaki ve  geleneksel kurallarının uygulanmasıyla ilgilenmek.

SÜREKLİLİK

“Kooperatif, mevcut ve gelecek kuşakların hizmetinde bir araçtır.”


Ø  Kolektif bir mülkiyete ulaşmak.
Ø  Kararlarında özerk olmak.
Ø  Uzun dönemde spekülatif olmayan bir strateji yönetmek.
Ø  Yatırımları finanse etmek, üyelerinin ücretlerini/gelirlerini sağlamlaştırmak ve gelecek için yedekler teşkil etmek.


ÜYELER / YÖNETİCİLER
Ø  Kooperatifin yararına ve onun sürekliliği için çalışmak.
YÖNETİCİLER
Ø  Kooperatif yönetimini şekillendirmek.

İLKELER

KOOPERATİF

KOOPERATİFÇİ



24 Kasım 2011 Perşembe

KOOPERATİF NEDİR ?

Kooperatifler, sorumluluk, dayanışma ve saydamlık üzerine  kurulmuş demokratik bir girişim tarzıdır. Kooperatifler, temel amacı üyelerine bireysel ve kolektif hizmetler veren ,  kişi şirketleridir.
Kooperatif ile üyeleri arasında ;  
                               -  ortakları ve ayni zamanda müşterileri,                            
                               -  üreticileri veya işçileri olan
.. karşılıklı ve sürdürülebilir yükümlülükler kurulur.

TOPLUMSAL VE EKONOMİK KALKINMANIN ÖNEMLİ AKTÖRLERİ
Kooperatif girişimi,  ekonomilerin tüm sektörlerinde  temsil edilmektedirler  : tarım, sanat, ticaret, tüketim, kültür, eğitim, sanayi, konut,  yeni iletişim ve enformasyon teknolojileri, balıkçılık, araştırma, servisler, taşımacılık,..
Küresel boyutta kooperatif sektör, ICA’ya üye 90 civarındaki ülkede bir milyara yakın üyeye sahiptir. Kooperatiflerin dünyada 100 milyondan fazla kişiyi çalıştırdığı hesaplanmaktadır (www.ica.coop)
Farklı ülkelere göre kooperatiflere üyelik oranları değişiklik göstermektedir : Finlandiya ve Singapur’da her iki kişiden biri, Kanada, Yeni Zelanda, Honduras ve Norveç’de  her üç kişiden biri, ABD, Malezya ve  Almanya’da her dört kişiden biri kooperatif üyesidirler.  Finlandiya’da 2 aileden biri, Japonya’da 3 aileden biri kooperatiflerde üye olarak temsil edilirler.
GSYİH’ya oran açısından kooperatiflere atfedilebilecek yüzdeler ise  Kenya’da yüzde 45(en yüksek), Yeni Zelanda’da yüzde 22’dir.
Norveç, Yeni Zelanda ve ABD’de süt üretiminin yüzde  80-99’u  kooperatiflerin denetimindedirler.
Türkiye’de 84 bin civarında birim kooperatife  8,5 milyon civarında insan üye bulunmaktadır.
KOOPERATİFÇİLİĞİN TEMEL DEĞERLERİ
                DEMOKRASİ
                Yöneticiler, üyeler arasından ve üyeler tarafından demokratik olarak seçilmişlerdir. Ayrım    yapılmaksızın, tüm üyeler, “bir kişi bir oy” ilkesine göre oy kullanırlar.
       > Üyelik herkese serbest ve açıktır
       > Üyeler tarafından gerçekleştirilmiş demokratik erk
       > “Bir kişi bir oy” ilkesine göre yöneticilerin seçimi
       > Yönetim görevlerine herkes girebilir
       > Seçilmiş yöneticilerle işçiler arasındaki işbirliği
HİZMET
Kooperatif, üyelerinin toplumsal ve ekonomik  ihtiyaçlarını tatmin amacıyla üyelerinin tümünün menfaati  için mal ve hizmetler  temin eder.
       > Daha adil bir fiyatla üyelerinin ihtiyaçlarını karşılayan hizmet amacı

                YAKINLIK
Kooperatif, bölgesel kalkınmaya ve yerel kökleşmeye katkı yapar.
       > Lokalize olmayan(bir merkezde toplanmayan)  girişimler
       > Yerel olarak alınmış kararlar
       > Yerel inisiyatiflere destek
      
                SAYDAMLIK
                Kooperatif, toplum ve üyeleri hakkında saydam bir etik uygulamasına sahiptir.
       > Açık bir enformasyon
       > Üyeleri ile güvenli ilişki
       > Kooperatif hakkında  sorumlulukları üzerinden üyelerin ve seçilmişlerin enformasyonu
       > Demokratik pratikte üyelerin formasyonu

                SÜREKLİLİK
Kooperatif, bugünün ve gelecek kuşaklarının hizmetinde bir araçtır
       > Kolektif mülkiyet
       > Gelecek için oluşturulmuş rezervler
       > kolektif mirasın geleceğe aktarılması (transmission)
       > Özerklik
       > Spekülatif  olmayan uzun dönemli strateji

                SORUMLULUK
Tüm üyeler, ortak oldukça veya seçildikçe, kooperatiften sorumludurlar.
       > Kendi kooperatifinin üye aktörleri
       > Üyelerin sosyal ve ekonomik gelişimi
       > Kolektif yükümlülük
       > Sonuçların  adil bölüşümü

                DAYANIŞMA
Kooperatif ve üyeleri , kendilerine  ve  topluluğa karşı aralarında dayanışırlar.

       > Üyeler arasında dayanışma
       > Toplulukla mukavele
       > Toplasal bağlılığın aktörleri
       > Becerilerde yardımlaşma ve paylaşma

10 Kasım 2011 Perşembe

Dünyayı kooperatif kurtaracak!

Dünyayı kooperatif kurtaracak!
CUMHURİYET/EGE,  29.06.2010
Bugünkü üretim modeli ve tüketim anlayışıyla dünyanın hızla yok oluşa sürüklendiği vurgulanarak, insancıl ve çevreci seçenek olarak kooperatifçiliğin desteklenmesi gerektiği belirtiliyor
İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu)- Kooperatifler Yasası'nda yapılan değişiklikler, uluslararası uygulamaları dışlıyor. Muğla Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Çıkın, “Siyasette demokrasiyi aradığını ileri süren ülke yöneticilerinin, siyasi demokrasiyi en iyi güçlendirebilecek öğelerin başında gelen kooperatifleri göz ardı etmemeleri gerekir” dedi.
Birleşmiş Milletler’in 2012'yi “Kooperatifçilik Yılı” ilan ettiğini anımsatan Çıkın, 1163 sayılı yasadaki son değişikliklerin, kooperatifleşmenin önündeki yasal ve uygulamalardaki engellerle mücadele eden pek çok kişiyi rahatsız ettiğini vurguladı. Dünyada ve ülkemizde gelir dağılımının hızla bozulduğuna, çevrenin bu süreçten daha fazla zarar gördüğüne dikkat çeken Çıkın, “Dünyayı tüketiyoruz. Kapitalist kalkınma tipi ve hızı, ekolojik dengeleri altüst etmiş, sorumsuzca yapılan bir üretim/tüketim ilişkileriyle dünya bir uçuruma doğru sürüklenmektedir. Her insan, işadamları ortalaması kadar tüketirse 11.4 dünyaya, ABD’li bir vatandaş kadar tüketirse 6.8 dünyaya, Avrupalı bir vatandaş kadar tüketirse 3.4 dünyaya gereksinim olduğu hesaplanmaktadır. Kalkınma modeli gözden geçirilmelidir” diye konuştu.
ÇAĞDAŞ SEÇENEK
Kooperatifçiliğin, insanların gereksinimleri üzerine oturtulmuş, çağdaş, ekonomik bir seçenek olduğunu belirten Çıkın, şu önerileri yaptı:
“Türkiye’de geleneksel işletmeler, kooperatif modelini yeterince algılayamamışlardır. Geleneksel işletme ürünlerinin pazara giriş-çıkış noktalarında kooperatifler etkin değildir. Çünkü kooperatifçilik bilinci geliştirilememiş, ekonomi politikaları demeti içinde kooperatif aktörlere yer veren uygulamalar çok sınırlı kalmıştır. Siyasette demokrasiyi arayan siyasi yapılanma, ekonomide demokrasiyi göz ardı etmektedir. Değişen dünya koşullarında, sürdürülebilir kalkınma, geleneksel kalkınma modelinin başlıca seçeneği konumuna gelmektedir. Sürdürülebilir kalkınmanın en önemli işletmecilik tipinin kooperatifler olduğunu da pek çok saygın bilim adamı ileri sürmektedir.”

Muğla Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Çıkın, hükümetin kooperatif karşıtı uygulamalarını eleştirdi.


ÇAMAVLU KÖYÜ KALKINMA KOOPERATİFİ İLE İLGLİ ANILARIM



Dr. Ayhan ÇIKIN

1968 Ocak ayında Ege Üniversitesi Tarım İşletmeciliği Kürsüsü’ne asistan olarak atandım. 70’li yılların başlarında “İzmir İlinde Mevcut tarım kooperatifleri ve sorunları “ konulu bir doktora tezi üzerinde çalışmaya başladım. İzmir ilinde mevcut olan çeşitli kooperatiflerden  80 ? kadarını örnek olarak seçtim. Bunlardan 22’si (?) köy Kalkınma Kooperatifi idi. Kooperatifleri tek tek ziyaret ediyor, onların yöneticileri ile görüşmeler yapıyor, ayrıca en az 5 yıllık muhasebe raporlarını toplayarak analize tabi tutuyordum . Bu kooperatiflerden birisi de Bergama Çamavlu Köyü kalkınma Kooperatifi idi.
1971-1973 aralığında  örneğe çıkan kooperatifleri tek tek ziyaret ettim, 124 kooperatif ortağı ile yüz yüze görüşme yaptım. Tezimi 1974 yılında sunarak Bilim Doktoru unvanını aldım.

**
1993mart ayının ortalarında, İzmir Or-Köy Müdürü  Orm. Yük. Müh. Münir Kanal
telefon ederek, Bergama Çamavlu Kooperatifinin Genel Kuruluna davet etti.  Heyecanlanmıştım. Çünkü, 1970’li yılların ilk yarısında İzmir ili için topladığım bilgiler sonrasında  elde ettiğim bulgular, kooperatifçilik açısından beni pek tatmin etmemişti. Yine 1970’li ve 1980’li yıllarda kooperatifçiliğe karşı amansız bir saldırı gerçekleşmiş, hatta TRT’nin yayınlarında bir ara “kooperatifçilik” kelimesi yasaklanmaya kadar gitmişti. Öte yandan siyasal erkler  kooperatifçiliğe pek sıcak yaklaşmıyorlardı. 1980’lerde gözlemlenen globalleşme ile yaşanan toplumsal ve ekonomik kırılmalar kooperatifçiliği yeniden tartışma sürecine sokmuştu. Ben, lisans bitirme tezimi, doktora tezimi, doçentlik tezimi ve hatta profesörlük takdim tezimi kooperatifçilik üzerine yapmış biri olarak otuz yılı aşkın çalışmalarımı sorgulamaya başlamıştım. İşte böyle bir anda “Çamavlu Kalkınma Kooperatifi Genel Kurulu”na davet almam benim için önemli bir olaydı.

Hemen eski dosyalarımdan Çamavlu kalkınma Kooperatifi ile ilgili kayıtları çıkardım. Çamavlu Kalkınma Kooperatifine 25 haziran 1972’de ziyaret etmişim. Köye ulaşmak büyük bir sorun olmuş, Yukarıbeyli’den saatlerce yürüyerek köye ulaşmışım. Günde 300-400 litre süt toplayan, onu basit bir mandıra teknolojisi ile işleyen küçük bir kooperatif. Köyün yolları bozuk, evler tipik eski  dağ köyü evleri. Tam bir fakir orman köyü özelliğinde. Kooperatifte, bir ziraat mühendisi , bir de başkan günlük olarak işleri sürdürmeğe çalışıyorlar. 50-60 kadar da ortağı bulunuyor.

18 Mart 1993’de Münir Bey’le birlikte erken saatlerde yola koyulduk . Köyün yolu asfaltlanmış. Köyün evleri beyaz badanalı ve avlularında 4-5 buzağı, kapı önlerinde araba ve kamyonlar. Belinki köy, 1970’lerden bu yana oldukça gelişmiş. Köye girerken sol yanda büyük bir süt fabrikası yapılmış . Fabrikanın kapasitesi 30  ton/gün süt işlemeye elverişli. Fakat kooperatif ancak  10-15 ton  süt toplayıp işleyebiliyor. Ayrıca biri veteriner, biri  ziraat mühendisi olmak üzere 17 kişi çalıştırıyor. Ortak sayısı 600’leri aşmış.

Köyün büyükçe kahvelerinden birine vardık. Biraz sonra 400 kadar insan o kahvede toplandı. Ben düğün falan olduğunu düşündüm. Sonra oradaki insanlardan birine sordum :
-          Hayırdır !.. Bu kalabalık niye toplandı buraya ? Düğün dernek mi var ?
İçlerinden biri :
-          Kooperatifimizin Genel Kurulu var, onun için toplandık.

Bir anda içimden bir yaşam gülücüğü Kozak yaylasının çamlarında ışıldayan gün ışıklarıyla buluştu. İşte biz kooperatifçilerin beklentileri buydu. İnsanlarımız en ücra bölgelerde kendi sorunlarını tartışsınlar, çözüm üretsinler diye.
 O gün akşama kadar Çamavlu Köy Kalkınma Kooperatifi’nin  genel kurulunu büyük bir keyifle izledim. Örneğin ortak çiftçiler aşağıdaki gibi sorularla yöneticilerden hesap soruyorlardı .

-          Sayın başkan !.. söyleve baken…filan tarihte falan tarlaye kooperatifin silaj makinesı gitti. Kimin işini ? kaça yaptı ? yosam bedavaya mı yaptı ?
-          Başkan efendi !.. söleve baken ? Geçen yıl Begamaspora …. TL’si bağış yaptığınızı gazetele yazdı ? kendi cebinizden mi verdiniz ? yoksa kooperatifin kasasından mı?
-          Sayın başkan !.. Geçen yılı filan tarihte falan kişiye (kuruma) …. Teneke peynir verdiğiniz söyleniyor ? Ne oldu o peynirler ? Hediye mi verildi ? Yoksa …
-          Sayın yönetici ? İneklerimizin yemlerini falan fabrikadan değil de, neden filan fabrikadan alıyorsunuz ?
Vb.. uzayıp giden sorular.

Kooperatif Başkanı Mustafa Dinçel’i orada tanıdım. Eleştirileri, olgunlukla ve tatmin edici  şekilde yanıtlar verdi. Akşam  saat 18.00  civarında ayrıldığımızda, genel kurul hala devam ediyordu.  Ertesi gün seçim sonuçlarında Dinçel’in büyük çoğunlukla yine seçildiğini öğrendim.

**
Bir doktora öğrencime “Köy Kalkınma Kooperatiflerinin Ekonomiye Katkılarını” araştırması görevini verdim . Sanırım 1998 yılları idi. Çamavlu Köy kalkınma Kooperatifi ile ilgili bulguları ek.. ‘de özetlenmiştir.
**
Bu 17 temmuz 2002 ziyaretimde Mustafa Beyi köye karşı kırgın gördüm. İstifa etmiş. Bir yıl sonra gittiğimde Kooperatifin işlevsiz hale getirildiğini büyük bir üzüntüyle gözledim.

“Çözüm Kooperatifleşme”

ÖNDER Haber -
14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Milas Ziraat Odası ve Muğla Üniversitesi Milas Sıtkı Koçman Meslek Yüksek Okulu’nca birlikte düzenlenen “Tarımın Sorunları ve Örgütlenme” konulu açık oturuma konuşmacı olarak katılan Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, “Türk köylüsü tasfiye ediliyor. Üstelik bunu köylüyü aşağılayarak yapıyorlar dedi ve ekledi: “Çözüm Kooperatifleşme”
14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Muğla Üniversitesi Milas Sıtkı Koçman Meslek Yüksek Okulu ile Milas Ziraat Odası işbirliği ile “Tarımın Sorunları ve Örgütlenme” konulu açık oturum dün yapıldı.
M.Ü. Milas Sıtkı Koçman MYO Müdürü Prof. Dr. Ayhan Çıkın’ın yönetimindeki açık oturuma konuşmacı olarak Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük ve Muğla Üniversitesi Milas Sıtkı Koçman MYO Öğretim Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Figen Çukur ile Yrd. Doç. Dr. Tayfun Çukur katıldılar.
Dün saat 13’te Atatürk anıtına çelenk sunumu, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal marşımızın söylenmesinin ardından Belediye Düğün Salonu’nda saat 14’te başlayan açık oturuma Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, Bafa Belediye Başkanı Zühra Dönmez, Selimiye Belediye Başkanı Mehmet Gül ve Beçin Belediye Başkanı Mehmet Balcı, İl Genel Meclisi Üyeleri Av. Akın Üstündağ ile Mehmet Kocabaş, Milas İlçe Tarım Müdürü Ali Akay, TARİŞ Milas 152 No’lu Pamuk Tarım Satış ve 153 No’lu Zeytin Zeytinyağı Tarım Satış kooperatiflerinin yöneticileri, bazı bankaların şube yöneticileri ve bazı köy ve mahalle muhtarları ile çiftçi yurttaşlar katıldılar.
“Siyaset yapmıyoruz, şov yapmıyoruz, gerçekleri söyleyeceğiz ...”
Sunuşlarını Elif Kara’nın yaptığı açık oturum, Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı’nın yaptığı açılış konuşmasıyla başladı. Sözlerine, katılımcılara ‘hoş geldiniz’ diyerek başlayan Atıcı, konuşmasını şöyle sürdürdü... “Konuşmak, dertleşmek, ortak bir akla varmak için toplandık. Yıllardır 14 Mayıslarda gönlümüz bir konser eğlence programı düzenlemeyi istiyor ama bildiğiniz nedenlerle yapamıyoruz bunu. Eğlenecek halimiz yok. Ben bugün, çiftçi arkadaşlarım konuşsunlar istiyorum. Siyaset yapmıyoruz, şov yapmıyoruz, gerçekleri söyleyeceğiz. Hepbirlikte tartışacağız. Pamuğu, zeytinyağını, tütünü, mısırı, yoncayı, fiyi, tarla ve kafes balıkçılığını, arıyı, balı, sütü, hayvancılğı, tüm ürünlerimizi konuşacağız. Hasat vakti geldi. Ürünümüzü nereye satacağımızı konuşacağız... Bunların her biri derdimizdir bizim...”
“Tarım bağımsızlık, kalkınma ve karnımızı doyurma demektir ...”
Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı’nın, sözlerini çiftçinin bugünkü durumunun başta gelen nedeninin ‘ithalat’ olduğuna dikkat çekerek tamamlamasının ardından Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat da kısa bir konuşma yaptı... Toplantının, tarım sektörü açısından geri dönülemez, telafi edilemez, önlenemez zararların ortaya çıktığı günümüz koşullarında, üreticinin sesini etkili bir şekilde gereken yerlere duyurması dileğini belirterek başladığı konuşmasında Başkan Tokat özetle şunları söyledi... “Neo liberal projenin ülkemize yansımalarından biri ‘tarımın gözden çıkarılması’ oldu. Rahmetli Özal bunu açık açık söylemişti. İşte çiftçimizin, bizim, hepimizin, ülkemizin bugün yaşadığı olumsuz tablonun çıkış noktası bu. Geçen 30 yıl gösterdi ki tarım bağımsızlık, kalkınma ve karnımızı doyurma demektir. Geçen gün ziyaretime gelen TARİŞ Pamuk Tarım Satış Kooperatifi yöneticileri, ‘pamuk eksek zarar ediyoruz’ diyorlar. Devlet yöneticileri bunu bilmiyor mu? Biliyor elbette... Ancak ne yazık ki ülkemiz bağımlı, insanımızsa karnını doyuramaz hale getirilmek isteniyor... Bunun bilinciyle hareket etmeliyiz...”
Daha sonra açık oturuma geçildi ve M.Ü. Milas Sıtkı Koçman MYO Müdürü Prof. Dr. Ayhan Çıkın’ın ilk sözü verdiği Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, toplantının ikinci bölümünde doğrudan çiftçi yurttaşlar tarafından kullanılması isteğiyle kendisine verilen 15 dakikalık konuşma süresini kullanmadı.
“Türk köylüsü tasfiye ediliyor. Üstelik bunu, köylüyü aşağılayarak yapıyorlar ...”
Daha sonra söz verilen Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, konuşmasına “Her gelen yıl geçenden daha olumsuz oluyor. Yabancılar topla tüfekle yapamadıkları, yapamayacaklarını anladıkları işi tarımımızı bitirerek halletmeye çalışıyorlar. Türk köylüsü tasfiye ediliyor. Üstelik bunu, köylüyü aşağılayarak yapıyorlar” sözleriyle başladı ve çözümün ‘kooperatifleşmek’ten geçtiğini tekrar tekrar dile getirdi.
Dünyanın, ülkemiz dışındaki hiçbir ülkesinde yem fiyatının süt fiyatından pahalı olmadığını ve ülkemizin tek şansının tarım olduğunu ama ülkemizin bir ‘tarım politikası’nın olmadığını belirterek sürdüren Eskiyörük; “Ankara’da ineğin memesinin nerede olduğunu bilmeyen bürokratlar ülkemin tarımını hayvancılığını yönetiyor... Bu böyle giderse, bu duyarsızlık devam ederse, Hansların Corcların ırgatı olacağız... Bırakın Hansların corcların tavsiyelerini, direktiflerini, gelin çözüm burada, bizde... Biz Tire’de 1850 süt üreticisi bir araya geldik ve günde 150 ton standartlara uygun süt üretiyoruz... Ben dediğimiz sürece birer birer yok olacağız. Biz demeliyiz. Sizleri kooperatifleşmeye, birlik olmaya çağırıyorum” dedi.
“Türkiye tarımsız, tarım kooperatifsiz kalkınamaz”
Açık oturumda daha sonra Muğla Üniversitesi Milas sıtkı Koçman MYO’nun çiçeği burnunda öğretim üyeleri Yrd. Doç Dr. Figen Çukur ve Yrd. Doç Dr. Tayfun Çukur söz aldılar ve tarım sektörünün ülkemiz ekonomisi bakımından taşıdığı büyük önemi, tarımımızın genel yapısı, tarımın yapısal sorunları, tarımda örgütlenme ve buna bağlı olarak kooperatifçilik konularında rakamlarla destekledikleri sunumlarını yaptılar.
Yrd. Doç Dr. Tayfun Çukur, sunumunu, Prof. Çıkın’a ait olduğunu belirttiği şu sözlerle tamamladı: “Türkiye tarımsız, tarım kooperatifsiz kalkınamaz.”
Daha sonra açık oturumda çiftçi yurttaşlara söz verildi.
“Üzülerek söylüyorum, Akgedik barajı da ‘hakkın  rahmeti’ne kavuşacaktır ...”
İlk söz verilen yurttaşımız, “çiftçinin güçsüzleştirilmesi ile topraklarımızın yabancıya satışının tesadüf mü olduğunu ve ülkemizin Gümrük Birliği’ne sokulmasının bugün gelinen noktanın başta gelen nedenleri arasında bulunup bulunmadığını sorarken, Çamköy Muhtarı Saffet Keskin, yöremizde yaşanan ‘tarımsal sulama’ ve bağlı olarak ‘genel anlamda su’ sorunlarına değinen bir konuşma yaptı. Keskin, Önümüzdeki temmuz ayında enerji nakil hattının da çekilip hizmete sunulacak olan ‘örnek sulama projesi’ hakkında şu bilgileri verdi: “Kurmuş olduğumuz yağmurlama-damlama sistemi, Tarım Bakanlığı’ndan 300 bin, İl Özel İdaresi’nden 118 bin ve Milas Köylere Hizmet Götürme Birliği’nden de 33 bin TL olmak üzere toplam 451 bin TL’ye malolmuştur...”
Çamköy Muhtarı ve Çamköy Tarımsal Sulama Kooperatifi Başkanı Saffet Keskin sözlerini, Geyik barajının ardından Akgedik barajının da ‘hakkın  rahmeti’ne kavuşacağını belirterek ve bu konuda duyarlı olunması çağrısı ve yöremizde yeni yeni sulama kooperatiflerinin kurulması dileğiyle tamamladı.
Saffet Keskin’in ardından söz alan Avşar Köyü Muhtarı, köylerinin 100 metre yakınındaki taş ocağında yıllardır dinamit patlatıldığını ve bu durumun yıllardır engellenemediğini belirtti.
Kıyıkışlacık Muhtarı Halis Şahin, balık çiftliklerinin yaşadığı sorunları dile getirdi ve “Büyük cezalar yazılıyor. Mağduruz. Denizi kirletmediğimizi bir türlü anlatamadık. Burada ‘devlet’i temsilen birilerinin olmasını isterdim. Yine konuşup gideceğiz” dedi.
Halis Şahin’in ardından bu kez Ovakışlacık Köyü Muhtarı Ali Milas söz aldı ve ‘iğneli’ bir konuşma yaptı. Konuşmasında ucuz mazot talebini yineleyen, TARİŞBANK batarken yaptıkları mitinge basının yer vermemesini eleştiren Milas; “Biz demokrasiye geçtik diyoruz ama bence biz demokrasiye geçmedik. Önceden bir padişahımız vardı. Biz, olsa olsa padişahlarımızı çoğalttık. Bakın ben 15 yıldır muhtarım. Ovamız her yıl sular altında kalır. 15 yıldır bi’ köprünün altını temizletip açamadık bir türlü...” dedi.
Bu arada söz alan bir yurttaşın şu sözleri dikkat çekti ve salondan büyük alkış aldı:
“Herşeyden şüphelenir olduk. Cumhuriyeti köylü kurdu. Atatürk köylüye özel bir sevgi gösterdi. Atatürk’ün yaptıklarını ‘travma’ diye yorumlayanlar, köylüden bu nedenle intikam mı alıyorlar acaba?...”
“Pamuk bitti ...”
Daha sonra söz alan TARİŞ Milas 152 No’lu Pamuk Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Mehmet Tanış, AKP’nin iktidara gelmesinin ardından ve özellikle son 3 - 4 yıldır pamuktan hiç para kazanamadıklarını belirterek; “Eskiden çok güzel kazanırdık. Bu kazancımız Milas’ta herkese yarardı. O günlerden bugünlere geldik. 1 milyon 160 kilo pamuk aldık geçen yıl. 10’da 1. Pamuk bitti. Çiftçinin itibarı vardı. O da bitti...” dedi.
Konuşmasını pirim konusunda yıllardır yaşadıkları büyük sorunları, sıkıntıları dile getirerek sürdüren Tanış’ın “Burada hükümet kanadından adamlar olmalıydı” sözleri de salondan alkışlı destek aldı...
Mehmet Tanış sözlerini, “Pamuk ekmiyoruz artık. Yıllardır yaptığımız gibi konuşuyoruz. Kendimize konuşuyoruz” diye tamamladı.
TARİŞ Milas Pamuk Tarım satış Kooperatifi eski Başkanı Kadir Çetin de yaptığı konuşmaya, toplantıya katılımın azlığına dikkat çekip önümüzdeki yıl düzenlenecek etkinliğe en az iki bin çiftçinin katılımının sağlanması dileğini belirterek başladı ve “Kooperatiflerimize, Birliklerimize sahip çıkamıyoruz. Seçtiklerimizi de denetleyemiyoruz... Türkiye’de bütün kooperatifler bu yüzden son dönemlerini yaşıyor” dedi.
Çetin daha sonra, Sarıçay havzasındaki binlerce dönüm tarım arazisinin, ‘Ruhsatsız kum ocakları yüzünden’ “göl” olduğuna dikkat çekti ve son olarak da üreticinin bir başka sorununu şöyle dile getirdi:
“Domuzlar köylerin içinde dolaşıyor... Çok büyük bir sorun bu...”
Gazipaşa Firuzpaşa Mahallesi / Paşalar Muhtarı Recep Panay da yaptığı coşkulu konuşmada, yurttaşları ‘kola değil süt ve ayran’ içmeye davet etti ...
Son Güncelleme ( 15 05 2009 )