ÖNDER Haber - 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Milas Ziraat Odası ve Muğla Üniversitesi Milas Sıtkı Koçman Meslek Yüksek Okulu’nca birlikte düzenlenen “Tarımın Sorunları ve Örgütlenme” konulu açık oturuma konuşmacı olarak katılan Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, “Türk köylüsü tasfiye ediliyor. Üstelik bunu köylüyü aşağılayarak yapıyorlar dedi ve ekledi: “Çözüm Kooperatifleşme” 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Muğla Üniversitesi Milas Sıtkı Koçman Meslek Yüksek Okulu ile Milas Ziraat Odası işbirliği ile “Tarımın Sorunları ve Örgütlenme” konulu açık oturum dün yapıldı. M.Ü. Milas Sıtkı Koçman MYO Müdürü Prof. Dr. Ayhan Çıkın’ın yönetimindeki açık oturuma konuşmacı olarak Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük ve Muğla Üniversitesi Milas Sıtkı Koçman MYO Öğretim Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Figen Çukur ile Yrd. Doç. Dr. Tayfun Çukur katıldılar. Dün saat 13’te Atatürk anıtına çelenk sunumu, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal marşımızın söylenmesinin ardından Belediye Düğün Salonu’nda saat 14’te başlayan açık oturuma Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, Bafa Belediye Başkanı Zühra Dönmez, Selimiye Belediye Başkanı Mehmet Gül ve Beçin Belediye Başkanı Mehmet Balcı, İl Genel Meclisi Üyeleri Av. Akın Üstündağ ile Mehmet Kocabaş, Milas İlçe Tarım Müdürü Ali Akay, TARİŞ Milas 152 No’lu Pamuk Tarım Satış ve 153 No’lu Zeytin Zeytinyağı Tarım Satış kooperatiflerinin yöneticileri, bazı bankaların şube yöneticileri ve bazı köy ve mahalle muhtarları ile çiftçi yurttaşlar katıldılar. “Siyaset yapmıyoruz, şov yapmıyoruz, gerçekleri söyleyeceğiz ...” Sunuşlarını Elif Kara’nın yaptığı açık oturum, Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı’nın yaptığı açılış konuşmasıyla başladı. Sözlerine, katılımcılara ‘hoş geldiniz’ diyerek başlayan Atıcı, konuşmasını şöyle sürdürdü... “Konuşmak, dertleşmek, ortak bir akla varmak için toplandık. Yıllardır 14 Mayıslarda gönlümüz bir konser eğlence programı düzenlemeyi istiyor ama bildiğiniz nedenlerle yapamıyoruz bunu. Eğlenecek halimiz yok. Ben bugün, çiftçi arkadaşlarım konuşsunlar istiyorum. Siyaset yapmıyoruz, şov yapmıyoruz, gerçekleri söyleyeceğiz. Hepbirlikte tartışacağız. Pamuğu, zeytinyağını, tütünü, mısırı, yoncayı, fiyi, tarla ve kafes balıkçılığını, arıyı, balı, sütü, hayvancılğı, tüm ürünlerimizi konuşacağız. Hasat vakti geldi. Ürünümüzü nereye satacağımızı konuşacağız... Bunların her biri derdimizdir bizim...” “Tarım bağımsızlık, kalkınma ve karnımızı doyurma demektir ...” Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı’nın, sözlerini çiftçinin bugünkü durumunun başta gelen nedeninin ‘ithalat’ olduğuna dikkat çekerek tamamlamasının ardından Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat da kısa bir konuşma yaptı... Toplantının, tarım sektörü açısından geri dönülemez, telafi edilemez, önlenemez zararların ortaya çıktığı günümüz koşullarında, üreticinin sesini etkili bir şekilde gereken yerlere duyurması dileğini belirterek başladığı konuşmasında Başkan Tokat özetle şunları söyledi... “Neo liberal projenin ülkemize yansımalarından biri ‘tarımın gözden çıkarılması’ oldu. Rahmetli Özal bunu açık açık söylemişti. İşte çiftçimizin, bizim, hepimizin, ülkemizin bugün yaşadığı olumsuz tablonun çıkış noktası bu. Geçen 30 yıl gösterdi ki tarım bağımsızlık, kalkınma ve karnımızı doyurma demektir. Geçen gün ziyaretime gelen TARİŞ Pamuk Tarım Satış Kooperatifi yöneticileri, ‘pamuk eksek zarar ediyoruz’ diyorlar. Devlet yöneticileri bunu bilmiyor mu? Biliyor elbette... Ancak ne yazık ki ülkemiz bağımlı, insanımızsa karnını doyuramaz hale getirilmek isteniyor... Bunun bilinciyle hareket etmeliyiz...” Daha sonra açık oturuma geçildi ve M.Ü. Milas Sıtkı Koçman MYO Müdürü Prof. Dr. Ayhan Çıkın’ın ilk sözü verdiği Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, toplantının ikinci bölümünde doğrudan çiftçi yurttaşlar tarafından kullanılması isteğiyle kendisine verilen 15 dakikalık konuşma süresini kullanmadı. “Türk köylüsü tasfiye ediliyor. Üstelik bunu, köylüyü aşağılayarak yapıyorlar ...” Daha sonra söz verilen Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, konuşmasına “Her gelen yıl geçenden daha olumsuz oluyor. Yabancılar topla tüfekle yapamadıkları, yapamayacaklarını anladıkları işi tarımımızı bitirerek halletmeye çalışıyorlar. Türk köylüsü tasfiye ediliyor. Üstelik bunu, köylüyü aşağılayarak yapıyorlar” sözleriyle başladı ve çözümün ‘kooperatifleşmek’ten geçtiğini tekrar tekrar dile getirdi. Dünyanın, ülkemiz dışındaki hiçbir ülkesinde yem fiyatının süt fiyatından pahalı olmadığını ve ülkemizin tek şansının tarım olduğunu ama ülkemizin bir ‘tarım politikası’nın olmadığını belirterek sürdüren Eskiyörük; “Ankara’da ineğin memesinin nerede olduğunu bilmeyen bürokratlar ülkemin tarımını hayvancılığını yönetiyor... Bu böyle giderse, bu duyarsızlık devam ederse, Hansların Corcların ırgatı olacağız... Bırakın Hansların corcların tavsiyelerini, direktiflerini, gelin çözüm burada, bizde... Biz Tire’de 1850 süt üreticisi bir araya geldik ve günde 150 ton standartlara uygun süt üretiyoruz... Ben dediğimiz sürece birer birer yok olacağız. Biz demeliyiz. Sizleri kooperatifleşmeye, birlik olmaya çağırıyorum” dedi. “Türkiye tarımsız, tarım kooperatifsiz kalkınamaz” Açık oturumda daha sonra Muğla Üniversitesi Milas sıtkı Koçman MYO’nun çiçeği burnunda öğretim üyeleri Yrd. Doç Dr. Figen Çukur ve Yrd. Doç Dr. Tayfun Çukur söz aldılar ve tarım sektörünün ülkemiz ekonomisi bakımından taşıdığı büyük önemi, tarımımızın genel yapısı, tarımın yapısal sorunları, tarımda örgütlenme ve buna bağlı olarak kooperatifçilik konularında rakamlarla destekledikleri sunumlarını yaptılar. Yrd. Doç Dr. Tayfun Çukur, sunumunu, Prof. Çıkın’a ait olduğunu belirttiği şu sözlerle tamamladı: “Türkiye tarımsız, tarım kooperatifsiz kalkınamaz.” Daha sonra açık oturumda çiftçi yurttaşlara söz verildi. “Üzülerek söylüyorum, Akgedik barajı da ‘hakkın rahmeti’ne kavuşacaktır ...” İlk söz verilen yurttaşımız, “çiftçinin güçsüzleştirilmesi ile topraklarımızın yabancıya satışının tesadüf mü olduğunu ve ülkemizin Gümrük Birliği’ne sokulmasının bugün gelinen noktanın başta gelen nedenleri arasında bulunup bulunmadığını sorarken, Çamköy Muhtarı Saffet Keskin, yöremizde yaşanan ‘tarımsal sulama’ ve bağlı olarak ‘genel anlamda su’ sorunlarına değinen bir konuşma yaptı. Keskin, Önümüzdeki temmuz ayında enerji nakil hattının da çekilip hizmete sunulacak olan ‘örnek sulama projesi’ hakkında şu bilgileri verdi: “Kurmuş olduğumuz yağmurlama-damlama sistemi, Tarım Bakanlığı’ndan 300 bin, İl Özel İdaresi’nden 118 bin ve Milas Köylere Hizmet Götürme Birliği’nden de 33 bin TL olmak üzere toplam 451 bin TL’ye malolmuştur...” Çamköy Muhtarı ve Çamköy Tarımsal Sulama Kooperatifi Başkanı Saffet Keskin sözlerini, Geyik barajının ardından Akgedik barajının da ‘hakkın rahmeti’ne kavuşacağını belirterek ve bu konuda duyarlı olunması çağrısı ve yöremizde yeni yeni sulama kooperatiflerinin kurulması dileğiyle tamamladı. Saffet Keskin’in ardından söz alan Avşar Köyü Muhtarı, köylerinin 100 metre yakınındaki taş ocağında yıllardır dinamit patlatıldığını ve bu durumun yıllardır engellenemediğini belirtti. Kıyıkışlacık Muhtarı Halis Şahin, balık çiftliklerinin yaşadığı sorunları dile getirdi ve “Büyük cezalar yazılıyor. Mağduruz. Denizi kirletmediğimizi bir türlü anlatamadık. Burada ‘devlet’i temsilen birilerinin olmasını isterdim. Yine konuşup gideceğiz” dedi. Halis Şahin’in ardından bu kez Ovakışlacık Köyü Muhtarı Ali Milas söz aldı ve ‘iğneli’ bir konuşma yaptı. Konuşmasında ucuz mazot talebini yineleyen, TARİŞBANK batarken yaptıkları mitinge basının yer vermemesini eleştiren Milas; “Biz demokrasiye geçtik diyoruz ama bence biz demokrasiye geçmedik. Önceden bir padişahımız vardı. Biz, olsa olsa padişahlarımızı çoğalttık. Bakın ben 15 yıldır muhtarım. Ovamız her yıl sular altında kalır. 15 yıldır bi’ köprünün altını temizletip açamadık bir türlü...” dedi. Bu arada söz alan bir yurttaşın şu sözleri dikkat çekti ve salondan büyük alkış aldı: “Herşeyden şüphelenir olduk. Cumhuriyeti köylü kurdu. Atatürk köylüye özel bir sevgi gösterdi. Atatürk’ün yaptıklarını ‘travma’ diye yorumlayanlar, köylüden bu nedenle intikam mı alıyorlar acaba?...” “Pamuk bitti ...” Daha sonra söz alan TARİŞ Milas 152 No’lu Pamuk Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Mehmet Tanış, AKP’nin iktidara gelmesinin ardından ve özellikle son 3 - 4 yıldır pamuktan hiç para kazanamadıklarını belirterek; “Eskiden çok güzel kazanırdık. Bu kazancımız Milas’ta herkese yarardı. O günlerden bugünlere geldik. 1 milyon 160 kilo pamuk aldık geçen yıl. 10’da 1. Pamuk bitti. Çiftçinin itibarı vardı. O da bitti...” dedi. Konuşmasını pirim konusunda yıllardır yaşadıkları büyük sorunları, sıkıntıları dile getirerek sürdüren Tanış’ın “Burada hükümet kanadından adamlar olmalıydı” sözleri de salondan alkışlı destek aldı... Mehmet Tanış sözlerini, “Pamuk ekmiyoruz artık. Yıllardır yaptığımız gibi konuşuyoruz. Kendimize konuşuyoruz” diye tamamladı. TARİŞ Milas Pamuk Tarım satış Kooperatifi eski Başkanı Kadir Çetin de yaptığı konuşmaya, toplantıya katılımın azlığına dikkat çekip önümüzdeki yıl düzenlenecek etkinliğe en az iki bin çiftçinin katılımının sağlanması dileğini belirterek başladı ve “Kooperatiflerimize, Birliklerimize sahip çıkamıyoruz. Seçtiklerimizi de denetleyemiyoruz... Türkiye’de bütün kooperatifler bu yüzden son dönemlerini yaşıyor” dedi. Çetin daha sonra, Sarıçay havzasındaki binlerce dönüm tarım arazisinin, ‘Ruhsatsız kum ocakları yüzünden’ “göl” olduğuna dikkat çekti ve son olarak da üreticinin bir başka sorununu şöyle dile getirdi: “Domuzlar köylerin içinde dolaşıyor... Çok büyük bir sorun bu...” Gazipaşa Firuzpaşa Mahallesi / Paşalar Muhtarı Recep Panay da yaptığı coşkulu konuşmada, yurttaşları ‘kola değil süt ve ayran’ içmeye davet etti ... |