9 Kasım 2011 Çarşamba

KOOPERATİFLERİN TOPLUMA KATKILARI

KOOPERATİFLERİN TOPLUMA KATKILARI
Dr. Ayhan ÇIKIN
Kooperatiflerin pek çok ülkelerin ekonomik,sosyal ve politik amaçlarına ulaşmasında önemli katkıları olduğu ve toplumsal kalkınmada önemli roller oynadığı gözlemlenmiştir.Kooperatifler, girişimcilik ruhuyla çelişmeyen erdemli topluluklar yaratmış dernekçi bir yapıdaki “bir başka ekonomi girişimi”ni  ekonomiye sokmuş, ayni zamanda ortak aklı karakterize eden dayanışma ruhunun da göstergeleridir.Pek çok gelişmiş ülkede kooperatiflerin gelişmesi ve çalışma koşullarını iyileştiren ve destekleyen yasal ve kurumsal düzenlemeler düzenlenmiştir.
Pek çok gelişmiş ülkeler, kooperatiflerin geleceği konusunda projeksiyonlar üretmiş, kooperatiflerin geleceği için yüksek düzeyde vizyonlar öngörmüştür. “Daha büyük bir toplumsal bütünleşme ve daha üst düzeyde  bir istihdam yaratmak ve  istihdamın niteliğini iyileştirmek ve ekonomik büyümeyi olanaklı kılmada kooperatifleri  olanaklar sağlayan tedbirler üzerinde önemle durmuşlardır. Rekabet koşullarını yeniden düzenlemede ve ekonominin yeniden dinamikleşmesinde kooperatiflerin katkısını önemseyen politikalar üreterek devreye sokmaktadırlar.
Böyle bir amaca ulaşmak için Türkiye, sadece ekonomisini değil, toplumsal yapısını da hızlı ve kararlı bir şekilde, kooperatiflerin rolünü artıracak düzenlemelere gitmek durumundadır. Dünyadaki, özellikle kooperatiflerin önemli ekonomik roller üstlendiği AB, Kanada, hatta son yıllarda Güney Amerika’da, özellikle Venezüella’daki kooperatif uygulamaları incelenerek, Türkiye’nin Atatürk dönemindeki kooperatifçiliğe katkıları yeniden değerlendirilerek yorumlanmalı ve uygulamada kooperatifçiliğe hak ettiği rol verilmelidir. Gelecek kuşakların ortak aklı oluşturma ve uygulamaya sokmada kooperatifçiliğin önemli bir araç olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
Elbette her ülkenin koşulları farklıdır. Dolayısıyla kooperatif modeller de toplumlara göre farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Amaç ekonomik etkinliği ve sosyal adaleti bağdaştırmayı başarabilmektir. Türkiye, bu amaçların bağdaştırılamayacağı gibi bir fikri kabul edecek bir durumda değildir. Gelişmiş pek çok ülkede olduğu gibi böyle bir oluşumun sağlanmasında kooperatiflerin katkısını göz ardı edemez, etmemelidir. Adil ve sorumlu bir toplumsal yapı için ekonomik kurallar içinde yeniden yapılanma pekala mümkündür. Kooperatifler, böyle bir yapılanmanın oluşumuna katkıda bulunabilecek en önemli kuruluşlardır.Bunun gerçek olduğunu gelişmiş pek çok ülkelerin, hatta Türkiye’deki, binlerce kooperatifin deneyimlerini ve tarihçelerini iyi bakmak gerekir. Bunun için üniversitelerimizde, kooperatifçilik araştırma birimlerinin devreye sokulması gerekir
Kooperatifler, gönüllü yurttaşların ve girişimcilerin yeniden bir araya gelerek örgütlenmesi temeli üzerinde oluşmuş, dernekçi bir yapı özelliği taşıyan sosyo-ekonomik birimler olarak ortaya çıkarlar. Onlar, fazla sermayeye gereksinim duymadan insanları istihdam yaratarak zenginlik üreten tek girişim biçimleridir. Kooperatifler, kaynağındaki değerleri harekete geçirerek doğduğundan, öteki sermaye girişimlerinden daha farklı girişimlerdir. Beraberce ürün ve hizmet üretme, başkaları ile birlikte çalışma, gönüllü paylaşım, eşitlikçi ve dayanışmacı bir katılımcılıkla, toplumun adeta bir kimlik bütünlüğüne ulaşmasındaki toplumsal katkısı son derecede önemlidir.
Kooperatif model pek çok ülkede tıkır tıkır işlemektedir. Sadece Avrupa Birliği’nde  iki milyon üçyüz bin kişiye, Dünya ölçeğinde yüz milyon kişiye istihdam yaratmaktadır. Örneğin Venezüella’da son yıllarda ilginç bir devrim yaşanmaktadır. Kooperatiflerin ana eksenini oluşturduğu ekonomi politikaları aracılığı ile 2003 yılında yüzde 18 olan işsizlik, 2004’de yüzde 14,5’a, 2005’de yüzde 11,5’a düşürülmüştür. Yine Venezüella’da 1998’de toplam üye sayısı 20 000 olan 762  kooperatif bulunurken 2006 yılı ortasında 108 binden fazla kooperatifte 1,5 milyon kooperatif ortağı oluşmuştur. Üstelik bu kooperatiflerin yönetim biçimi, Türkiye’nin 1935’lerde oluşturduğu kooperatif yönetimini anımsatmaktadır. Yalnız  en önemli fark, kooperatif kuracak ve yönetecek kişilerin belirli eğitimlerden geçirilmesi ve kooperatifin  kurulmasını bizzat ortak olacak insanların karar vermesidir.
Kooperatifler, rekabet koşullarını da  iyileştirmeğe önemli katkıda bulunurlar. Yenilikçi ve ayni zamanda daha genel karakterli  toplumsal ve çevresel amaçları hedefleyen çalışmaları ile de ayrı bir katkı özelliği de taşırlar.
Kooperatiflerin  ekonomiye kattığı değerler
İlk olarak kooperatifler, güncel karma ekonomi piyasası içinde önemli bir rol oynayan özerk, ekonomik olarak üretken ve yenilikçi girişimlerdir :
-  Kooperatifler özerktir, çünkü onlar ortakları tarafından kurulan ve yönetilen   ve Devlete bağımlı olmayan kuruluşlardır;
-  Kooperatifler ekonomik olarak üretkendirler, çünkü Pazar koşullarında faaliyetlerini gerçekleştirmek durumundadırlar.
-  Kooperatifler, yenilikçi hizmetler yaratırlar, çünkü karar süreçlerinin önemli kısımlarına doğrudan ortak olurlar.
-  Kooperatifler, her şeyden önce  ve bilhassa rekabet  koşullarında çalışmak durumunda olan işletmelerdir .
Kooperatiflerin topluma kattığı değerler
İkinci olarak kooperatifler, ayni zamanda özgür birliklerdir. Kooperatif olarak onlar, üyelerine ve tüm topluma önemli avantajlar sağlarlar. Bu avantajlar, kooperatifleri bugün özel bir konum kazandırmaktadır. Örneğin  küreselleşme ve bölgesel kalkınma konusunda .
Küreselleşme süreci pek çok insanı farklı şekillerde etkilemektedir. Bir kısım insanlar küreselleşmeden olumlu şekilde etkilenirken, önemli bir bölümü de küreselleşmeden hoşnut değillerdir. Kooperatifler, küreselleşmenin  bu olumsuz etkilerini karşı koymaya bize yardım ederler, çünkü onları canlandıran  dayanışma ruhu sayesinde  pazar ile küçük işletme veya birey arasında bileşik-geçit noktaları oluştururlar. Kooperatifler, otomatik olarak kendisini ve kendi yerel bazında  herkesi koruyarak çok geniş pazarlar üzerinde küçük işletmelerin varlığını sürdürmelerine imkan tanırlar.
Kooperatifler, özerk tarzda kendi ihtiyaçlarını yanıtlayan sermayeyi kendilerine çekmede güçlükler olan bölgelerde yaşayanlara olanak tanırlar. Kooperatifler, yerel ve bölgesel kalkınmada kararlı bir rol oynarlar. Kooperatif olarak birlikler, girişimleri ile yerel topluluklarda yerlerini sağlamlaştırır, çünkü onu destekleyen dayanışma  girişimciliği sınırlamaz,  fakat toplumsal realiteyi de kapsar. Çok sayıdaki kırsal yörelerde yerel hizmetlerin yaşamasını sürdüren kooperatiflerdir. Örneğin gelişmiş ülkelerde, küçük kentlerde ve köylerde çok sayıda banka şubeleri kapanırken oralarda finans hizmetlerini sunan sadece kooperatif bankaların şubeleri kalmışlardır. Kooperatif girişimler, toplumsal sorumluğu geliştirerek topluma önemli yurttaşlık bilinci katarlar. Kooperatif girişimler, adeta toplumsal sorumluluk tohumlarını topluma eken nadir kuruluşlardır. Son onlu yıllarda, pek çok gelişmiş ülkelerde küçük yatırımcılara kazanç sağlayan  nesnel özgür bir işletme özelliği ile ortaklarının, müşterilerinin ve toplumsal bütünlüğün yararına uzun dönemli bir perspektif yaratmaktadırlar.
Kooperatiflerin sosyal  güvenliğin savunulması ve sürdürülmesine katkıları
Örneğin AB ülkelerinde pek çok sosyal güvenlik konularında kooperatif kurumların yer aldığı, yurttaşların bu konudaki ihtiyaçlarını daha iyi yanıtlamak için etkin organizasyonlara gittiği gözlemlenmektedir. (Örneğin Fransa’daki Mutuel’ler).
Kooperatiflere  katılım bilhassa, demokratik toplum değerlerinin hayati çekirdeğidir, ve  çapraz dallarda kalınarak katılımın genişlemesine katkıda bulunulmalıdır. Kooperatifler, demokratik katılımın ve yurttaş olmanın okullarıdır. Kooperatifler bireylere, geleceğini bizzat eline alma ve ortak amaçlara  ulaşmak için  organize olma olanağı verirler. Kooperatifler aracılığı ile insanlar, istihdam yaratırlar, özerk tarzda sosyal hizmetler ve yardımlaşma sağlarlar, tüketici olarak ortak menfaatlerin yarattığı baskıyı giderebilirler, eşit oranlı ikrazlarını uyumlaştırırlar ve risklere karşı  sigorta yardımlaşması sağlarlar.
Kooperatifler, 1,5 asrı aşan bir süredir  önemli gelişmeler göstermiş ve bugünde  çok büyük bir önemlilik göstermektedirler. Kamu sektörünün ve ticari şirket  sorumlularının  ve onların değerleri  ile enerjik ve etkili bir girişim yönetimiyle  buluşması, onun kapasitesini,  gelişen ekonomik ve sosyal modelin temel bir bileşeni yapacaktır. Ancak, Türkiye’de kooperatif araştırmalarının ve eğitiminin, örgün eğitimim sistemimizin her aşamasında önemle üzerinde durulması zorunludur. Bunun için her şeyin yapılması, kooperatif işletmelerin ülke kaynaklarını harekete geçirmede önemli potansiyele sahip olduğunu sürekli gündeme taşıyacak girişimlere ihtiyaç bulunmaktadır.
Dr. ÇIKIN

Hiç yorum yok: