... Kooperatifçilik basit bir şey değildir
İnsanlar güncel hayatta bir çok eylemde işbirliği
yapabilirler. İyi niyetli bir araya geliyormuş gibi davranabilirler. Ama
bunların hiç biri “kooperatif yapmak” değildir.
Kooperatifçilikten
bahsedildiğinde tam olarak ne anlaşılmalı
?
Hümanist ideolojiden kaynaklanan kooperatifçilik, XX. yüzyılın başından beri, Okul’a
nüfuz etmiştir. “Okulda Kooperatifçilik” düşüncesi pedagojik veya psikolojik olarak
çok yaygınlaştı.
“Kooperatif bir
toplum”, aktif ve demokratik bir eğitimle kurulabilir.
Okul kooperatifi, bir “eğitim süreci”nin nihai hedefini psiko-sosyal olarak tasarımlar: kooperatif
olarak yaşamak veya çalışmak/kooperatifçiliği oluşturmak.
Bu tasarımlamayı tanımlamak için, 1996’da ACI tarafından
kabul edilmiş kooperatif ilkelerini, eğitim çerçevesine uyarlamak gerekir.
KOOPERATİFÇİLİK
İLKELERİ / EĞİTİME UYARLANARAK…
1. Gönüllü üyelik
Kooperatif çalışma, “bir projeyi, ihtiyaçları veya çıkarları”
paylaşan insanların yaptığı ortak bir eylemdir. Her katılımcı kendini, bu
topluluğa ait olduğunu hisseder.
Kooperatifçilik zorla empoze edilirse, izlediği amaçlardan
saparsa, varlık nedenini de kaybeder.
Öğrenciler için kooperatifçilik, bir grup tarafından
hazırlanan, kendi becerilerine uygun bir “eylem/proje”de yer almaktır.
Öğretmenlerin ekip çalışması için, her bireyin kendi “zaman
ve enerji”sini kullanması bakımından bir avantaj sağlaması gerekir.
2. Üyeler tarafından
gerçekleştirilen demokratik yönetim
Kooperatifçilik şeklinde çalışan ekip “demokratik” olarak
çalışır. “Spontane” olarak
örgütlenmiş grup demokratik olmaktan uzaktır.
Kooperatifçiliğin referans normları: karar alma süreçlerinde insana saygı,
ifade özgürlüğü, bireylerin eşitliği ve gönüllülüğü üzerinde
biçimlenmiş olmak.. “Bir kişi, bir oy” kooperatifçiliğin temel demokratik ilkesi
etrafında toplanmış olmak…
3. Tüm üyelerin adil
katılımı
Kooperatif çalışmanın gerçekleşmesinde tüm üyelerin katkı
koyması esastır. Kooperatifçiliğin reel
olarak var olabilmesi için üyelerarası ilişkilerin (Dayanışma ilişkileri’nin) olumlu olması gerekir :
- Dayanışmacı katılımcılığın temel bileşeni “çifte
sorumluluk”tur : Bireysel ve kolektif sorumluluk ;
- Bir ekip çalışmasının değerlendirilmesi,
“bireysel
başarı” ve “grup verimliliği”ne göre yapılır;
- …Ve grup çalışmasının ürünü, ilgilenmeyi/bilgilenmeyi
etkiler.
Bu “üç düzeyli” değerlendirme,
kooperatif grubun karşılıklı bağımlılığını yaratır.
4. Özerklik ve
bağımsızlık
Kooperatifin çalışması üyeleri tarafından düzenlenir. Kooperatif
üyelerinin/yöneticilerinin kararlarını dış yetkililer karışamazlar.
Kooperatif, eğitim
sürecini tasarımlarken “araştırıcı ve aktör topluluklarını”
teşkil eder. Bu teşkil edilen gruplar, üyelerin özerkliğini ve sorumluluğunu
geliştirmeye eşlik ederler.
5. Eğitim, formasyon ve
enformasyon
Kooperatif yapma, yardımlaşma, “başkaları ile, başkaları
tarafından ve başkaları için”,“çalışmayı ve
yaşamayı öğrenme” amacı olarak, bir uygulama içinde yaşanır ve
analiz edilir.
Kooperatif ekiplerin oluşumu, eğitimi, ekip çalışmasının
düzenlenmesi veya değerlendirme araçlarının oluşturulması (… )konularında
gerekli bilgi ve destekler sağlanmalıdır.
6. Diğer gruplarla
işbirliği
Gruplararası işbirliği,
ve “ortak
-formasyon” (co-formation) kooperatif
etiğin merkezidir.
Bir kooperatif grubun başarılarını tanımak için,
aktarılabilir, hatta genelleştirilebilir öğeleri ortaya çıkarmak gerekir
Kuşkusuz eğlenceli bir tarzda organize edilmiş “rekabet”,
zaman zaman “dışsal” bir motivasyon olabilir.
7. Topluma karşı
yükümlülük
Kooperatifler , ortaklarınca onaylanan politikalar
aracılığıyla toplumların sürdürülebilir kalkınması için çalışırlar.
Kooperatifçi selamlarımla
T. Ayhan ÇIKIN

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder