14 Aralık 2015 Pazartesi

KOOPERATİF DEVRİM


KOOPERATİF DEVRİM

Tarım ve gıda sektöründe kooperatif devrim nedir ?
Kooperatif devrim, gelecek kuşakların destekleyebileceği ve karşı karşıya kaldığımız karmaşık dünyada sürdürülebilir, sessiz, ancak zorunlu bir devrimdir.
Son onlu yıllarda , günümüz ekonomik ve politik kararların alınmasında ve uygulanmasında pek çok ülke hükümetleri yetersiz kalmaktadırlar. Hatta neredeyse bu kararların uluslararası düzeyde olouşturulma süreci yaşanmaktadır.
Dünyanın krizlerle bunaldığı bir dönemde başıboş finans kapitalizmine karşı yeni bir model oluşturulma arayışı, pek çok bilim insanını ve ciddi politikacılarını  meşgul etmektedir. Ne yazık ki  böyle bir dönemde, ülkemizde bu konunun ciddiyetinin ne akademik kesimlerde , ne de siyasi kadrolarda fark edildiğini söylemek güçtür.  Öncelikle bu konunun ciddi bir bilgi ve siyaset üretme ile ilişkili olduğunu vurgulamak gerekir.
Kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan beri tarım, hiç bir dönemde son onlu yıllardaki kadar kan kaybetmemiştir. Özellikle 1980’lerden sonra uygulamaya konulan ekonomik politikalarla Türkiye tarımı ve ekonomisi finansal kapitalizminin kollarına şartsız –şurtsuz teslim edilmiştir. Özellikle 20. yüzyılın son çeyreğinde  gelişmekte olan ülkelere dayatılan liberalleşme ve yeniden yapılanma mitleri , 2008 mali krizi ile paramparça olmuştur.  Türkiye’nin yeterince geliştiremediği sanayisi de, mali kurumları da hızla yabancı sermayenin denetimine geçmiştir. Büyük çoğunluğun çıkarına  pazarların düzenlenmesi ve rekabeti iyileştirmenin tek aracı olarak bakılan rekabet politikaları, yetersizliklerini ve ahlak bozucu etkilerini her yıl artırarak sürdürmektedir.
Tüm ülke halkı  ekoloji, sürdürülebilir kalkınma, beslenme konularındaki endişelerini yüreğinde duyumsamaktadırlar.
Bu durumda ne yapmalı ?
 Konu ülkenin akademik ve politik çevrelerinde  tüm boyutlarıyla tartışılmalıdır.
Burada ciddiyetle üzerinde durulması gereken husus,  ülke tarımının kooperatiflerle kucaklaşmasını sağlayabilecek önlemleri devreye sokmak olmalıdır.Ülkemizin geleceği için sürdürülebilir kalkınmayı  gerçekleştirebilecek yükümlülükler,  tarımda kooperatifleşmenin gerekliliği küresel bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye, ekonomisinin gördüğü  ekolojik değişikliği merkezinde taşıyan  sektörlerde (tarım-gıda, enerji ve çevreye bağlı hizmetler) önemli kapasitelere sahiptir.
Böylece , gelişmiş pek çok ülkede ve – yetersiz de olsa ülkemiz tarımının bazı kesimlerinde- kendini ispatlayan kooperatiflere , Türkiye ekonomisini ve toplumunu sulayan modellere dayanmak gerekmektedir.
Tarımsal kooperatifler, dünya ölçeğinde piyasa ekonomisinin  temel aktörleridir.  Daha da ötesi , kooperatiflere ortak çiftçiler, ülkemizin karşı karşıya bulundukları güçlükleri aşmada hükümetlere ilham kaynağı olabilirler. Borsaların diktasından bağımsız yönetişim modeli ile kuvvetli bir yerel yerleşim, toplumun her düzeyinde yaratılabilecek yeni istihdam, insana inanan bir ekonomi, vahşiliği azalmış ve daha insanileşmiş bir toplum :
İşte « İzmir Tarım Grubu »nun kooperatifler öncülüğünde geliştirmek istediği modelin özeti.

 Dr. Ayhan ÇIKIN





Hiç yorum yok: