14 Aralık 2015 Pazartesi

“SORUNLAR YUMAĞI : TARIM”-2

-        Tarımsal destekler büyük ölçüde kaldırıldı. Bir taraftan gümrüklerden mal girişlerinin kolaylaşması, diğer yandan tarımın yapısından kaynaklanan tarımsal ürün maliyetlerinin yükselmesi, tarımsal ürünlerin ihracatını kısarken ithalatında da bir patlama yarattı;
-        “Türkiye’deki kooperatiflerin rolü nedir” gibi bir soruya,  biraz geçmişe dönerek şöyle yanıt verilebilir: Cumhuriyetin Kuruluş dönemlerinde “Tarım-sanayi-ticaret” kesiminin  bütünleşmesinde özellikle  tarım kredi ve tarım satış kooperatifleri önemli  görevler alarak tarımsal üretimin artmasında ve çeşitlenmesinde  büyük rol oynamıştır. Örneğin, kırsal kesime teknik bilgiler “Tarımsal Yayım Servisi” ile ulaşırken, tarımsal girdilerin ve onu finanse edecek kredilerin, o günkü koşullarda bir tarım ve kooperatifler bankası özelliği taşıyan “T.C. Ziraat Bankası”nın eşgüdümünde “Tarım Kredi Kooperatifleri (TKK) aracılığı ile  ülkenin dört bucağındaki binlerce köye ve çiftçiye ulaştırıldı. Böylece  tarımsal üretimde  nitelik ve nicelik arttı. Bu şekilde üretilen başlıca tarım ürünleri, Tarım Satış Kooperatifleri(TSK) aracılığı ile ülkenin çeşitli bölgelerinden toplanıp işlenerek pazarlandı.  1950’lerde pancar üreticileri kooperatifleri ile Türkiye Şeker Şirketi’nin ortaklaşa çalışmasıyla şeker üretimi geliştirilmiş, tarımsal ithalat büyük ölçüde azalmış, buna karşılık tarım ürünleri ihracatı gelişmiştir. 1960’larda bugünkü “Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri”nin atası olan “Köy Kalkınma Kooperatifleri” devreye girdi.  Türk çiftçisi, bu kooperatiflerle “kooperatifçilik teorisi” ile daha yakından tanıştı;
  Son çeyrek yüzyıldır izlenen ekonomi politikaları, tarım kesiminde kooperatifçiliği oldukça zayıflatmasına karşın tarım kesimindeki kooperatifler, hala önemli bir potansiyeli harekete geçirecek düzeydedir.
Yeter ki, uygulanan ekonomi politikaları içinde gerekli rol kendilerine sunulabilmiş olsun.

Dr. Ayhan ÇIKIN



Hiç yorum yok: