AÇIKLAMA :
(“Nasıl Bir Tarım
Mühendisliği Eğitimi?” konulu çalışmayı, 1998 yılı sonlarında saygın biliminsanı Prof.Dr. Salim Mutaf’la
birlikte yapmayı planlamıştık. Araya benim sağlık sorunum nedeniyle üniversiteden
ayrılmamla bu çalışma tamamlanamadı. Bugün (10 Şubat 2015) eski dosyalarımı
karıştırırken çalışma hakkındaki notlarımla karşılaştım. İddiası olmayan bu taslak çalışmayı , yeni bir ekleme
yapmadan, belki mesleğe katkısı olur düşüncesiyle, meslektaşlarımla
paylaşmayı uygun gördüm .” Dr. A. ÇIKIN)
GİRİŞ
Tarım eğitimi, ciddiye
alınması gereken bir konudur. Dünya da hiçbir ülke yoktur ki, tarımla ilgili
özel önlemler almasın. Bugün hala stratejik ürünler sıralamasının başında ne
atom bombası, ne de nükleer silahlar yer almaktadır. Dünyanın bütün ülkelerinde stratejik ürün
ekmeğin hammaddesi buğdaydır. Daha sonra süt,et,şeker,vb… gelir. Yani özünde
tarım, insanların yaşamını sürdürmesinde “stratejik sektör”dür. O nedenle
tarımsal eğitimde son derecede ciddi bir eğitim sürecidir. Çünkü tarım, ülkenin
toprağını, iklimini, insanını ve bu insanların deneyim ve sermaye birikimlerini
harekete geçirerek , belirli ürünlere dönüştüren bir sektördür.
O nedenle tarım eğitimini,
genellikle tüm halkın, çiftçi grubunun
ve tarımsal faaliyetleri organze etmeyi amaçlamış teknisyen gruplarının
eğitimi olarak algılamak gerekir. Halkın eğitimi, temel eğitim sistemi içinde
düşünülmekte ve kısmen uygulanmaktadır. Çiftçi grubunun eğitimi ise yaygın
öğretim içinde ele alınmaktadır. Biz burada tarımsal eğitimi lisans ve
lisansüstü eğitimi çerçevesinde
değerlendireceğiz.
TARIM EĞİTİMİ
Dünyanın pek çok ülkesinde
olduğu gibi, Türkiye’de tarım eğitimi denilince
tarımsal yüksek okulları ile
tarım fakültelerinde yapılan eğitim anlaşılır. Tarım, uygulamalı bir
bilim dalıdır. Daha çok fizik, kimya, biyoloji, vb.. temel bilimlerin tarıma
uygulanış bir biçimi olduğu için, bazı ülkelerde tarım eğitimi fakültelerde
değil yüksek okullarda yapılır (Fransa örneği gibi). Ancak Türkiye’de yüksek
okul kavramı ile fakülte kavramı bir karmaşıklık göstermektedir. Yüksek
okullar, daha ziyade, üretilmiş bilgi ve teknikleri uygulamaya aktaracak
eğitimi yaparken, fakülte (üniversite) eğitimi yeni bilgilerin üretildiği,
bilgilerin düşünceye ve projeye dönüştürülmesini amaçlayan eğitimi hedefler.
Bugün Türkiye’de lise
düzeyinde (giderek azalmakta ise de), yüksek okul düzeyinde, fakülte düzeyinde
tarımsal eğitim yapılmaktadır. 1980 sonrasında tarımsal eğitimi amaçlayan çok
sayıda fakülte ve yüksek okul (ön lisans seviyesinde) açılması tarımsal eğitimi
yaygınlaştırmasına karşın, kaliteyi düşürdüğü varsayımı genel kabul
görmektedir. Yüksek okullarda açılan programlar (arıcılılık, bağcılık,
seracılık, mantarcılık, fidancılık, hayvancılık, vb..) önlisans eğitimleri tarımda ara insan gücünü
yetiştirmeye amaçlasa bile, hızla sayıları artan ve istihdam olanakları
bulamayan lisans eğitimli tarım mühendisleri de dikkate alınırsa, tarımsal
yüksek eğitiminde ülke açısından çelişkili bir uygulamanın varlığını göstermektedir.
O nedenle Türkiye’de uygulanan yüksek tarım eğitiminin ciddi bir şekilde gözden
geçirilmesi gerekir.
Lisans ve yüksek lisans
eğitimine gelince, bu eğitimin amacı, tarımı bilen, tarımsal kaynakları
işletme, bölge, ülke ve hatta uluslar arası düzeyinde, pazar koşulları
içinde, harekete geçirebilen bir meslek
profili ortaya koymaktır. Ülkemizde 1856’da başlayan örgün tarım eğitimi, 1933’de, 1946’da, 1960’larda,
ve nihayet 1998’de (22.04.1998 tarihli YÖK kararı)
çeşitli biçimlendirmelere
uğramıştır. Arayışlar hala sürmektedir.
NASIL BİR TARIM MÜHENDİSLİĞİ FORMASYONU ?
1980 öncesine kadar uygulanan
eğitimle ülke tarımının teknik yönden dünya ölçütlerine göre , hiçte geri
kalmadığını ifade etmek mümkündür. Türk tarım mühendisleri, ülkenin tarımsal
kaynaklarını teknik yönden iyi değerlendirdiğini tüm dünyaya göstermiştir.
Ancak ayni başarıyı tarım ekonomisi ve politikalarının oluşturulmasında ve
uygulanmasında gösterebildiğini söylemek zordur. Doğal olarak bunun , tarım mühendisliğinin
mesleki (teknik) boyutunu aşan, ekonomik ve politik süreçte tarım mühendislerinin rolüne uygun
eğitim programlarıyla donatılamamasında aramak gerekir.
Çünkü, ülke kalkınması için
uygulanan pek çok bölgesel ve ulusal projelerde teknisyen olarak görev alan
ziraat mühendisleri, konunun ekonomi ve toplumsal sonuçlarını yönlendirici
politik çözümler sürecinde yer alamamışlardır. Acaba bunun tarım
mühendisliğinin eğitim programlarıyla ya da tarımsal eğitimle ilgisi var mıdır?
Bu sorunun yanıtını vermeden
önce, yüksek tarım öğretim programlarını (lisans ve yüksek lisans düzeyinde)
incelemek gerekir.
Önce nasıl bir tarım
mühendisi formasyonu istenildiğini sorgulamak gerekir:
- işletme düzeyinde, tarımsal üretim faktörlerini
[doğa(toprak), emek, sermaye (ayni+mali)] ekonomik optimum düzeyde üretimi
planlayabilecek ve gerçekleştirebilecek bir tarım mühendisi tipi yaratmak;
- (1+) Buna
ek olarak , bölge ve ülke düzeyindeki tarımsal kaynakları (doğal, beşeri,
üretilmiş her türlü sermayeyi), çevresel faktörleri de dikkate alarak,
toplumsal kalkınma için projeler üretebilen,bu projeleri uygulamaya
sokabilen ve yönetebilen bir tarım mühendisi yaratmak;
- (2+) Bunlara ek olarak, ulusal ve uluslar arası
tarımı (ve tarımı etkileyen öğeleri) tanıyan , uygulanan tarım
politikalarını değerlendirebilen, tarımı çevreleyen etkenleri ( tarımsal
ticaret, tarımsal sanayi ve tarıma hizmet verebilen kurumlar,vb..) algılayabilen, sektörler arası
bağlantılar kurabilen, mikro ekonomi, makro ekonomi konularını bilen, ülke içinde uygulanan
ekonomi politikaları içinde tarım politikalarının amaçlarını
sorgulayabilen, gerektiğinde tarım açısından gerekli örgütlenmeyi
sağlayabilen bir tarım mühendisi yaratmak.
Bu amaçları
gerçekleştirebilecek bir eğitim programını ülkemiz, 1962-1980 döneminde
yakalamış, ancak 1980 sonrasında dar bir
merkezileştirme anlayışı ile bu eğitim programlarını yeniden, olumsuz yönde
şekillendirilmiştir. Nitekim 1980-1998 arasında, ziraat fakülteleri lisans
eğitimi hem 4 yıla indirilmiş, hem de aşırı derecede bölümleştirilmiştir. Örneğin
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi 10 bölümlü ve her bölüme yılda 80 civarında öğrenci alınıyordu. Böylece
sadece E.Ü. Ziraat Fakültesi, öğrenci sayısı bakımından Anadolu’daki pek çok
üniversiteden fazla öğrenciye sahipti. Ayni zamanda ziraat fakülteleri sayısı
1980 sonrasında 4-5 kat artarak , 22’ye (Sanırım bu sayı 35’e yaklaştı ?)
ulaşmış, ulusal düzeyde öğrenci
sayıları çok artmıştır. Bunun sonucu
olarak, mezun edilen ziraat mühendisleri iş bulamamışlar, pek çoğu Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde sınıf
öğretmenliğine kadar yönelmiştir. Hatta bir çok öğrencim, uzmanlık eğitimini
tamamladığı halde, meslekte iş bulamadığından, MEB’nın sınıf öğretmenliğini
tercih etmişlerdir ? Şöyle bir soru takılıyor aklıma ? Türkiye’de bir sınıf
öğretmeni yetiştirme ve bir tarım mühendisi yetiştirmenin maliyeti nedir ?
Ülkenin yöneticileri kamu sektöründe çalışabilecek işgücü planlaması yapmaktan
bu kadar aciz midir?
Tarım mühendisliği için
gerekli olan bilgileri dört öbekte toplamak mümkündür :
- bitkisel üretim,
- hayvansal üretim
- tarım ekonomisi
- gıda teknolojisi.
Gelişmiş pek çok ülkelerin
tarımsal yüksek öğretim lisans programları incelendiğinde yukarıdaki bölümlerden ilk üçünün hemen hemen her tarımsal yüksek
öğretim kurumunda yer aldığı görülmektedir.
Ayrıca ülkeler, kendi özel
konumlarına göre , tarımsal yüksek öğretime, yeni bölümler eklemekte veya
fakülteler açmaktadırlar. Örneğin Hollanda, Almanya, vb.. bazı ülkelerde
Bahçecilik Fakültesi, Gıda Fakültesi,… açılmıştır. 1980 döneminden sonra bizim
üniversitelerimizde de gıda fakülteleri açılmıştır.
TÜRKİYE’DE DURUM
Türkiye’de tarımsal eğitimle
ilgili geniş boyutlu bir tartışmanın akademisyenlerce tartışıldığını pek
anımsayamıyorum. Örneğin Tıp eğitimi 1970’lerden bu yana geniş bir
akademisyenler grubunca tartışılarak şekillendirilirken, en az onun kadar
önemli olan tarımsal eğitimin tartışılmaya açılmadan YÖK bünyesi içinde oluşturulmuş bir komisyon
kararı ile şekillendirilerek 1999-2000 öğretim yılında uygulamaya sokulması ,
son derecede ciddiyetsiz bir yaklaşım olmuştur. Tüm dünyada “Tarım Ekonomisi”
ni tarımdan ayrılması düşünülmezken, Türkiye’de tarım ekonomisi bölümünü tarım
fakültelerinden dışlamak, ya çok bilinçli bir yaklaşım (!), ya da tarımı
bilmeyen bazı akademisyenlerin bağışlanamayacak aymazlığıdır.
Gelişmiş tüm ülkelerin tarım
fakültelerinde tarım ekonomisi bölümüne yer verilirken, Türkiye tarım
fakültelerinden bu bölümün içeriğinin boşaltılmasını anlamak mümkün değildir.
Türk tarım eğitiminin bir ayağı koparılmıştır.
Türkiye’de tarım
politikalarının üretilmesinde ve uygulamaya aktarılmasında tarım mühendisleri
etkin değildir. Tarım ekonomisi bölümleri1980’lerde mezun vermeğe
başlamışlardır. Bu meslektaşlarımızın pek çoğu tarımı yöneten birimlerde etkili
makamlara ulaşamamışlardır. Teknisyen nitelikli meslektaşlarımız, ülke bazında
tarım politikaları üretmekte ve uygulamaya sokmakta, tarım-dışı kadroların
etkisinde kalmışlar ve bu boşlukları daha çok siyasi ve ekonomi kökenli
meslektaşlarımız doldurmuşlardır. Onlar da tarımı ve kırsal dokuyu yeterince
bilemediklerinden, önerilen tarım politikaları daha çok dış mahreçli
politikaların etkisiyle, ülke koşullarını uyum sağlayamayan yap-boz
politikalarına dönüştürmüşlerdir. Dolayısıyla Türk tarımının sorunları giderek
büyümüş, adeta kangrene dönüşmüştür.
*
Bugün Türkiye’de tarım
mühendislerinin en önemli görevlerinden biri, üretimde başarı elde etmenin
yanında, ülkenin en ücra köşesine kadar dağılmış, beşeri ve tarımsal kaynakları
harekete geçirip bir ürüne dönüştürerek metropollerdeki insanların
ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir üretim, işleme, pazarlama ve dağıtım
sistemini kurmaktır. Bunun anlamı ülkenin en ücra köşelerinde dağınık halde
bulunan tarımsal kaynakları harekete
geçirip onları ulusal ve uluslar arası boyutta nihai kullanıcının önüne,
istenildiği yerde, istenildiği anda, istenilen miktarda, istenilen kalitede
uygun fiyatla ulaşmasını sağlayabilmektir. Böyle bir tarım mühendisi ancak
“tarım ekonomisi ve örgütlenme eğitimi” ile desteklenmiş bir tarım mühendisliği
eğitimiyle mümkündür.
NASIL BİR TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ ?-10
TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNİN İÇERİĞİ (TASLAK)-1
- TARIMSAL
SORUNLAR
1. Teknik sorunlar
·
İstihdamdaki payı
yüksek,
·
Ulusal gelirdeki
payı düşük,
·
toprak ve toprak
dağılımı sorunu,
·
işletme yapısı ve
büyüklüğü sorunu,
·
ürün çeşitliği ve
ihtisaslaşma sorunu,
·
ürünün teknik
değerlendirme sorunu,
·
tarım
tekniklerini uygulama sorunu
2. Sosyal-Ekonomik
sorunlar
·
Çiftçilerin
eğitim düzeyi düşük,
·
Yeni teknikleri
algılama sorunu,
·
Çevreyi tanıma ve
algılama sorunu,
·
Aile-işletme iç
içeliği sorunu,
·
Pazar sisteminin
bozukluğu,
·
Örgütlenme sorunu
3. Tarımsal eğitimin sorunları
Halkın tarım bilgisi
yetersiz,
·
Örgün eğitimde
tarımla ilgili dersler yetersiz,
·
Çiftçiyi meslek
grubu olarak kimliğini ortaya koyucu bilgiler yetersiz,
·
Örgün
eğitimde alternatif örgütlenme
bilgilendirmesi (kooperatifle, sendikalar,vb..) yetersiz.
Teknik tarım liseleri…
Lisans öncesi tarımsal eğitim (MYO
Tarımsal içerikli programlar)…
Tarım lisans programları
Tarım yüksek lisans programları
NASIL BİR TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ ?-11
TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNİN İÇERİĞİ (TASLAK)-2
- MEVCUT
TARIM EĞİTİMİNE YÖNELİK ELEŞTRİLER
-
ELEŞTİRİLER
·
Eğitim
sürecindeki uygulamalar büyük ölçüde kaldırıldı/azaltıldı,
·
Eğitim sürecinin
uzunluğu,
·
Edilgen bir
eğitim sisteminin varlığı (öğretileni öğrenen bir öğrenci tipi, araştırma,
bilgi toplama ve analiz etme sürecini yaşamayan bir öğrenim süreci yaşanıyor.
Oysa temel amaç öğrenmeyi öğrenebilen, düşünme sürecini yaşayabilen bir kişi
yetiştirmek temel amaç olmalı;)
·
Özellikle bir
tarım mühendisi olarak, kendini toplumsal ve mesleki statü içinde güvenli
hissedebilen (iş güvencesi yok, 1980 sonrası çok sayıda ziraat fakültesi
açılması ve çok sayıda öğrenci alınması, yenilerde sayının azaltılması, vb…)
·
Çok sayıda,
yeterli öğretim üyesi olmayan fakültelerin ikinci eğitim yapmaları, vb.. tarım
mühendislerinin kalitesini düşürdü.
·
Eğitimde Toplam
Kalite felsefesi ve sınırları anlayışı yerleştirilmeli.
·
- TARIMSAL YÜSEK ÖĞRETİM
1. Tarımsal öğretimde temel hedefler :
a) öğretimin kalitesini yükseltmek ( ulusal ve
uluslararasında yarışabilmek için),
b) öğretim, birbiriyle entegre, öğrencilere cazip gelen
bir lisans ve YL programı yaratmak,
c) ana dallara özgü bir meslek profili yaratmak.
2. Eğitim kurumları arasında mobiliteyi hızlandırmak.
·
(ülke içi ve
dışında alınan derslerin, fakültelerde tanınmasını sağlamak (kredibilite),
·
iki yıllık temel
eğitimden sonra fakülteler arasında geçiş sağlamak,
·
YL için
Lisansı bitirmek koşuldur. Fakültelere
bazı ayrıcalıklar tanınmalı. Ancak ders içeriklerinde 2/3 oranında uyum
sağlanmalı,
·
Giriş’te bir
“taban” puan uygulanmalı. Bugünkü tercih sistemiyle son tercihle ZF’lere
geliniyor. Bu sistemle ciddi bir eğitim olan Tarım Mühendisliği eğitiminin geleceği
tartışılır hale geliyor.
NASIL
BİR TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ ?-12
TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNİN İÇERİĞİ (TASLAK)-3
C. 21. YÜZYILDA TARIM MÜHENDİSİNİN
PROFİLİ NASIL OLMALI ?
·
Diyalektik
düşünmeyi becerebilen (doğanın ve toplumun gelişim diyalektiğini
yakalayabilen),
·
Tarımın tarihsel
gelişiminin ve çevresel bilinçle hareket
edebilen bir meslek.
Bir
tarım mühendisi ;
1.
ülke coğrafyasını
ve doğal kaynakları (özellikle toprak, iklim, bitki, hayvansal,..) iyi bilen,
2.
tarımsal
problemleri tanımlama ve çözümleme yeteneği olan,
3.
tarım
tekniklerini ve becerilerini bilen ve
geliştirebilen,
4.
çiftçi ile iyi
ilişki kurabilen,
5.
iyi yazabilen,
konuşma ve ikna yeteneği olan,
6.
yeni fikirlere
açık ve ileri görüşlü olabilen,
7.
öğrenme arzuları
yüksek ve sürekli olan,
8.
yöneticilik ve
liderlik özellikleri olan,
9.
ekonomi bilimini
tarımla birleştirebilen,
10.
bilgisayar ve
yabancı dil bilen,
11.
evrensel kültür
anlayışı olan,
12.
meslek etiği
olan,
13.
bilgiye nasıl
ulaşılacağını bilen,
14.
bilgi üretebilen
ve analiz edebilen
15.
…
- TARIM
MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNİN İÇERİĞİ (Taslak)
Tarım
mühendisliği eğitimi aktif öğretim şeklinde icra edilmelidir.
En
az teorik dersler kadar uygulamalar da
yer verilmelidir.
·
Temel bilim
dersleri
·
Meslek dersleri,
·
Destek dersleri
·
Tarımsal üretimi
gerçekleştirici,
·
Doğal ve beşeri
kaynakları harekete geçirici,
·
Tarımsal üretimi
ve tarımsal piyasayı engelleyen teknik, ekonomik ve sosyal sorunları çözücü bir
tarım mühendisi yetiştirmek.
NASIL BİR TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ ?-13
TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNİN İÇERİĞİ (TASLAK)-4
Başlıca
tarımsal sorunlar?
- Tarımsal üretimle ilgili ;
-
üretim
faktörlerini,
-
teknikleri,
-
beşeri ve
çevresel ortamı tanımak;
-
tarımsal üretimi
gerçekleştirici bilgilerle donatmak.
- Türkiye’nin tarımsal yapısını, ekolojisini, genel
ekonominin işleyişine uygun bilgileri kullanabilen, üretebilen, tarım
mühendisleri yetiştirmek;
- Dünyadaki gelişmeleri izleyebilen, uluslararası
tarımsal yapılanmayı, örgütlenmeyi yakalayabilen tarım mühendisi tipi
yetiştirmek.
3. Tarımsal öğretimde temel hedefler :
a) öğretimin kalitesini yükseltmek ( ulusal ve
uluslararasında yarışabilmek için),
b) öğretim, birbiriyle entegre, öğrencilere cazip gelen
bir lisans ve YL programı yaratmak,
c) ana dallara özgü bir meslek profili yaratmak.
4. Eğitim kurumları arasında mobiliteyi hızlandırmak.
·
(ülke içi ve
dışında alınan derslerin, fakültelerde tanınmasını sağlamak (kredibilite),
·
iki yıllık temel
eğitimden sonra fakülteler arasında geçiş sağlamak,
·
YL için
Lisansı bitirmek koşuldur. Fakültelere
bazı ayrıcalıklar tanınmalı. Ancak ders içeriklerinde 2/3 oranında uyum
sağlanmalı,
·
Giriş’te bir
“taban” puan uygulanmalı. Bugünkü tercih sistemiyle son tercihle ZF’lere
geliniyor. Bu sistemle ciddi bir eğitim olan Tarım Mühendisliği eğitiminin
geleceği tartışılır hale geliyor.
- TARIMSAL YÜSEK ÖĞRETİM
5. tarımsal girdileri bir işletme organizasyonu içinde
kullanarak, işletmenin karını/gelirini optimum düzeyde sağlayabilecek bir
üretim düzeyini gerçekleştirebilecek bilgilerle donatılmış bir tarım mühendisi
yetiştirmek.
Gelişmiş
bir çok ülkede tarımsal yüksek öğretim lisans düzeyinde gözlenen başlıca uzmanlık alanları :
a) bitkisel üretim eğitimi,
b) hayvansal üretim eğitimi,
c) tarım ekonomisi eğitimi
d) + ( her ülkenin kendi gereksinimine göre yeni bölümler
veya başka fakülteler açılabilir).
6. (1)+ Bölgesel/ülkesel tarımsal kaynakları tanıyan,
bunları örgütleyerek harekete geçirebilen, proje üretebilen, projeleri
uygulayabilen bir tarım mühendisi profili yaratmak. Türkiye;
a) 1962’ye kadar (tarım teknisyenleri + tarım
mühendisleri (4 yıllık)
b) 1962-1980 arası 5 yıllık lisans öğretimi
c) 1980-2000’lere kadar tekrar 4 yıllık bölüm bazlı
lisans eğitimi
d) 1999-2000 öğretim yılında yeniden yapılanmaya giden
tarımsal lisans eğitimi (22.04.1998
tarihli YÖK kararı ile) şu
bölümlere/fakültelere ayrıştırıldı:
-
Gıda
mühendisliği,
-
Peysaj mimarlığı,
-
Bitkisel üretim,
-
Hayvansal üretim,
-
Tarım teknolojisi
7. (1)+ (2) + ulusal/uluslararası düzeyde tarımı tanıyan, tarımsal politika
üretebilen, üretilen tarımsal politikaları uygulayabilen, Tarım Ekonomisi
bölümü ile desteklenmiş, tarım mühendisi
profili yaratmak.
8. (1)+ (2)+ (3)
Uzmanlık alanında daha ileri teknikler ve bilgiler üretebilen uzman
tarım mühendisi (YL) yetiştirmek .
Dr. Ayhan ÇIKIN