27 Şubat 2015 Cuma

NASIL BİR TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ ?





AÇIKLAMA :

(“Nasıl Bir Tarım Mühendisliği Eğitimi?” konulu çalışmayı, 1998 yılı sonlarında  saygın biliminsanı Prof.Dr. Salim Mutaf’la birlikte yapmayı planlamıştık. Araya benim sağlık sorunum nedeniyle üniversiteden ayrılmamla bu çalışma tamamlanamadı. Bugün (10 Şubat 2015) eski dosyalarımı karıştırırken çalışma hakkındaki notlarımla karşılaştım. İddiası olmayan  bu taslak çalışmayı , yeni bir ekleme yapmadan, belki mesleğe katkısı olur düşüncesiyle, meslektaşlarımla paylaşmayı  uygun gördüm .” Dr. A. ÇIKIN)


GİRİŞ

Tarım eğitimi, ciddiye alınması gereken bir konudur. Dünya da hiçbir ülke yoktur ki, tarımla ilgili özel önlemler almasın. Bugün hala stratejik ürünler sıralamasının başında ne atom bombası, ne de nükleer silahlar yer almaktadır.  Dünyanın bütün ülkelerinde stratejik ürün ekmeğin hammaddesi buğdaydır. Daha sonra süt,et,şeker,vb… gelir. Yani özünde tarım, insanların yaşamını sürdürmesinde “stratejik sektör”dür. O nedenle tarımsal eğitimde son derecede ciddi bir eğitim sürecidir. Çünkü tarım, ülkenin toprağını, iklimini, insanını ve bu insanların deneyim ve sermaye birikimlerini harekete geçirerek , belirli ürünlere dönüştüren bir sektördür.


O nedenle tarım eğitimini, genellikle tüm halkın, çiftçi grubunun  ve tarımsal faaliyetleri organze etmeyi amaçlamış teknisyen gruplarının eğitimi olarak algılamak gerekir. Halkın eğitimi, temel eğitim sistemi içinde düşünülmekte ve kısmen uygulanmaktadır. Çiftçi grubunun eğitimi ise yaygın öğretim içinde ele alınmaktadır. Biz burada tarımsal eğitimi lisans ve lisansüstü  eğitimi çerçevesinde değerlendireceğiz.

TARIM EĞİTİMİ

Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi, Türkiye’de tarım eğitimi denilince  tarımsal yüksek okulları ile  tarım fakültelerinde yapılan eğitim anlaşılır. Tarım, uygulamalı bir bilim dalıdır. Daha çok fizik, kimya, biyoloji, vb.. temel bilimlerin tarıma uygulanış bir biçimi olduğu için, bazı ülkelerde tarım eğitimi fakültelerde değil yüksek okullarda yapılır (Fransa örneği gibi). Ancak Türkiye’de yüksek okul kavramı ile fakülte kavramı bir karmaşıklık göstermektedir. Yüksek okullar, daha ziyade, üretilmiş bilgi ve teknikleri uygulamaya aktaracak eğitimi yaparken, fakülte (üniversite) eğitimi yeni bilgilerin üretildiği, bilgilerin düşünceye ve projeye dönüştürülmesini amaçlayan eğitimi hedefler.

Bugün Türkiye’de lise düzeyinde (giderek azalmakta ise de), yüksek okul düzeyinde, fakülte düzeyinde tarımsal eğitim yapılmaktadır. 1980 sonrasında tarımsal eğitimi amaçlayan çok sayıda fakülte ve yüksek okul (ön lisans seviyesinde) açılması tarımsal eğitimi yaygınlaştırmasına karşın, kaliteyi düşürdüğü varsayımı genel kabul görmektedir. Yüksek okullarda açılan programlar (arıcılılık, bağcılık, seracılık, mantarcılık, fidancılık, hayvancılık, vb..)  önlisans eğitimleri tarımda ara insan gücünü yetiştirmeye amaçlasa bile, hızla sayıları artan ve istihdam olanakları bulamayan lisans eğitimli tarım mühendisleri de dikkate alınırsa, tarımsal yüksek eğitiminde ülke açısından çelişkili bir uygulamanın varlığını göstermektedir. O nedenle Türkiye’de uygulanan yüksek tarım eğitiminin ciddi bir şekilde gözden geçirilmesi gerekir.

Lisans ve yüksek lisans eğitimine gelince, bu eğitimin amacı, tarımı bilen, tarımsal kaynakları işletme, bölge, ülke ve hatta uluslar arası düzeyinde, pazar koşulları içinde,  harekete geçirebilen bir meslek profili ortaya koymaktır. Ülkemizde 1856’da başlayan örgün  tarım eğitimi, 1933’de, 1946’da, 1960’larda, ve nihayet 1998’de (22.04.1998 tarihli YÖK kararı)
çeşitli biçimlendirmelere uğramıştır. Arayışlar hala sürmektedir.

NASIL BİR TARIM MÜHENDİSLİĞİ FORMASYONU ?

1980 öncesine kadar uygulanan eğitimle ülke tarımının teknik yönden dünya ölçütlerine göre , hiçte geri kalmadığını ifade etmek mümkündür. Türk tarım mühendisleri, ülkenin tarımsal kaynaklarını teknik yönden iyi değerlendirdiğini tüm dünyaya göstermiştir. Ancak ayni başarıyı tarım ekonomisi ve politikalarının oluşturulmasında ve uygulanmasında gösterebildiğini söylemek zordur.  Doğal olarak bunun , tarım mühendisliğinin mesleki (teknik)  boyutunu aşan,  ekonomik ve politik  süreçte tarım mühendislerinin rolüne uygun eğitim programlarıyla donatılamamasında aramak gerekir.

Çünkü, ülke kalkınması için uygulanan pek çok bölgesel ve ulusal projelerde teknisyen olarak görev alan ziraat mühendisleri, konunun ekonomi ve toplumsal sonuçlarını yönlendirici politik çözümler sürecinde yer alamamışlardır. Acaba bunun tarım mühendisliğinin eğitim programlarıyla ya da tarımsal eğitimle ilgisi var mıdır?

Bu sorunun yanıtını vermeden önce, yüksek tarım öğretim programlarını (lisans ve yüksek lisans düzeyinde) incelemek gerekir.

Önce nasıl bir tarım mühendisi formasyonu istenildiğini sorgulamak gerekir:

  1. işletme düzeyinde, tarımsal üretim faktörlerini [doğa(toprak), emek, sermaye (ayni+mali)] ekonomik optimum düzeyde üretimi planlayabilecek ve gerçekleştirebilecek bir tarım mühendisi tipi yaratmak;
  2. (1+)  Buna ek olarak , bölge ve ülke düzeyindeki tarımsal kaynakları (doğal, beşeri, üretilmiş her türlü sermayeyi), çevresel faktörleri de dikkate alarak, toplumsal kalkınma için projeler üretebilen,bu projeleri uygulamaya sokabilen ve yönetebilen bir tarım mühendisi yaratmak;
  3. (2+) Bunlara ek olarak, ulusal ve uluslar arası tarımı (ve tarımı etkileyen öğeleri) tanıyan , uygulanan tarım politikalarını değerlendirebilen, tarımı çevreleyen etkenleri ( tarımsal ticaret, tarımsal sanayi ve tarıma hizmet verebilen kurumlar,vb..)  algılayabilen, sektörler arası bağlantılar kurabilen, mikro ekonomi, makro ekonomi  konularını bilen, ülke içinde uygulanan ekonomi politikaları içinde tarım politikalarının amaçlarını sorgulayabilen, gerektiğinde tarım açısından gerekli örgütlenmeyi sağlayabilen bir tarım mühendisi yaratmak.


Bu amaçları gerçekleştirebilecek bir eğitim programını ülkemiz, 1962-1980 döneminde yakalamış, ancak 1980 sonrasında  dar bir merkezileştirme anlayışı ile bu eğitim programlarını yeniden, olumsuz yönde şekillendirilmiştir. Nitekim 1980-1998 arasında, ziraat fakülteleri lisans eğitimi hem 4 yıla indirilmiş, hem de aşırı derecede bölümleştirilmiştir. Örneğin Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi 10 bölümlü ve her bölüme yılda  80 civarında öğrenci alınıyordu. Böylece sadece E.Ü. Ziraat Fakültesi, öğrenci sayısı bakımından Anadolu’daki pek çok üniversiteden fazla öğrenciye sahipti. Ayni zamanda ziraat fakülteleri sayısı 1980 sonrasında 4-5 kat artarak , 22’ye (Sanırım bu sayı 35’e yaklaştı ?) ulaşmış, ulusal düzeyde  öğrenci sayıları  çok artmıştır. Bunun sonucu olarak, mezun edilen ziraat mühendisleri iş bulamamışlar, pek çoğu  Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde sınıf öğretmenliğine kadar yönelmiştir. Hatta bir çok öğrencim, uzmanlık eğitimini tamamladığı halde, meslekte iş bulamadığından, MEB’nın sınıf öğretmenliğini tercih etmişlerdir ? Şöyle bir soru takılıyor aklıma ? Türkiye’de bir sınıf öğretmeni yetiştirme ve bir tarım mühendisi yetiştirmenin maliyeti nedir ? Ülkenin yöneticileri kamu sektöründe çalışabilecek işgücü planlaması yapmaktan bu kadar aciz midir?

Tarım mühendisliği için gerekli olan bilgileri dört öbekte toplamak mümkündür :

  1. bitkisel üretim,
  2. hayvansal üretim
  3. tarım ekonomisi
  4. gıda teknolojisi.

Gelişmiş pek çok ülkelerin tarımsal yüksek öğretim lisans programları incelendiğinde  yukarıdaki bölümlerden ilk  üçünün hemen hemen her tarımsal yüksek öğretim kurumunda yer aldığı görülmektedir.

Ayrıca ülkeler, kendi özel konumlarına göre , tarımsal yüksek öğretime, yeni bölümler eklemekte veya fakülteler açmaktadırlar. Örneğin Hollanda, Almanya, vb.. bazı ülkelerde Bahçecilik Fakültesi, Gıda Fakültesi,… açılmıştır. 1980 döneminden sonra bizim üniversitelerimizde de gıda fakülteleri açılmıştır.


TÜRKİYE’DE DURUM

Türkiye’de tarımsal eğitimle ilgili geniş boyutlu bir tartışmanın akademisyenlerce tartışıldığını pek anımsayamıyorum. Örneğin Tıp eğitimi 1970’lerden bu yana geniş bir akademisyenler grubunca tartışılarak şekillendirilirken, en az onun kadar önemli olan tarımsal eğitimin tartışılmaya açılmadan  YÖK bünyesi içinde oluşturulmuş bir komisyon kararı ile şekillendirilerek 1999-2000 öğretim yılında uygulamaya sokulması , son derecede ciddiyetsiz bir yaklaşım olmuştur. Tüm dünyada “Tarım Ekonomisi” ni tarımdan ayrılması düşünülmezken, Türkiye’de tarım ekonomisi bölümünü tarım fakültelerinden dışlamak, ya çok bilinçli bir yaklaşım (!), ya da tarımı bilmeyen bazı akademisyenlerin bağışlanamayacak aymazlığıdır.


Gelişmiş tüm ülkelerin tarım fakültelerinde tarım ekonomisi bölümüne yer verilirken, Türkiye tarım fakültelerinden bu bölümün içeriğinin boşaltılmasını anlamak mümkün değildir. Türk tarım eğitiminin bir ayağı koparılmıştır.

Türkiye’de tarım politikalarının üretilmesinde ve uygulamaya aktarılmasında tarım mühendisleri etkin değildir. Tarım ekonomisi bölümleri1980’lerde mezun vermeğe başlamışlardır. Bu meslektaşlarımızın pek çoğu tarımı yöneten birimlerde etkili makamlara ulaşamamışlardır. Teknisyen nitelikli meslektaşlarımız, ülke bazında tarım politikaları üretmekte ve uygulamaya sokmakta, tarım-dışı kadroların etkisinde kalmışlar ve bu boşlukları daha çok siyasi ve ekonomi kökenli meslektaşlarımız doldurmuşlardır. Onlar da tarımı ve kırsal dokuyu yeterince bilemediklerinden, önerilen tarım politikaları daha çok dış mahreçli politikaların etkisiyle, ülke koşullarını uyum sağlayamayan yap-boz politikalarına dönüştürmüşlerdir. Dolayısıyla Türk tarımının sorunları giderek büyümüş, adeta kangrene dönüşmüştür.
*

Bugün Türkiye’de tarım mühendislerinin en önemli görevlerinden biri, üretimde başarı elde etmenin yanında, ülkenin en ücra köşesine kadar dağılmış, beşeri ve tarımsal kaynakları harekete geçirip bir ürüne dönüştürerek metropollerdeki insanların ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir üretim, işleme, pazarlama ve dağıtım sistemini kurmaktır. Bunun anlamı ülkenin en ücra köşelerinde dağınık halde bulunan tarımsal kaynakları  harekete geçirip onları ulusal ve uluslar arası boyutta nihai kullanıcının önüne, istenildiği yerde, istenildiği anda, istenilen miktarda, istenilen kalitede uygun fiyatla ulaşmasını sağlayabilmektir. Böyle bir tarım mühendisi ancak “tarım ekonomisi ve örgütlenme eğitimi” ile desteklenmiş bir tarım mühendisliği eğitimiyle mümkündür.

NASIL BİR TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ ?-10

TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNİN İÇERİĞİ (TASLAK)-1

  1. TARIMSAL SORUNLAR


1.       Teknik sorunlar
·         İstihdamdaki payı yüksek,
·         Ulusal gelirdeki payı düşük,
·         toprak ve toprak dağılımı sorunu,
·         işletme yapısı ve büyüklüğü sorunu,
·         ürün çeşitliği ve ihtisaslaşma sorunu,
·         ürünün teknik değerlendirme sorunu,
·         tarım tekniklerini uygulama sorunu


2.       Sosyal-Ekonomik  sorunlar
·         Çiftçilerin eğitim düzeyi düşük,
·         Yeni teknikleri algılama sorunu,
·         Çevreyi tanıma ve algılama sorunu,
·         Aile-işletme iç içeliği sorunu,
·         Pazar sisteminin bozukluğu,
·         Örgütlenme sorunu


3.       Tarımsal eğitimin sorunları
                  Halkın tarım bilgisi yetersiz,
·         Örgün eğitimde tarımla ilgili dersler yetersiz,
·         Çiftçiyi meslek grubu olarak kimliğini ortaya koyucu bilgiler yetersiz,
·         Örgün eğitimde  alternatif örgütlenme bilgilendirmesi (kooperatifle, sendikalar,vb..) yetersiz.

      Teknik tarım liseleri…
        Lisans öncesi tarımsal eğitim (MYO Tarımsal içerikli programlar)…
        
       Tarım lisans programları
        Tarım yüksek lisans programları
NASIL BİR TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ ?-11

TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNİN İÇERİĞİ (TASLAK)-2

  1. MEVCUT TARIM EĞİTİMİNE YÖNELİK ELEŞTRİLER

-  ELEŞTİRİLER

·         Eğitim sürecindeki uygulamalar büyük ölçüde kaldırıldı/azaltıldı,
·         Eğitim sürecinin uzunluğu,
·         Edilgen bir eğitim sisteminin varlığı (öğretileni öğrenen bir öğrenci tipi, araştırma, bilgi toplama ve analiz etme sürecini yaşamayan bir öğrenim süreci yaşanıyor. Oysa temel amaç öğrenmeyi öğrenebilen, düşünme sürecini yaşayabilen bir kişi yetiştirmek temel amaç olmalı;)
·         Özellikle bir tarım mühendisi olarak, kendini toplumsal ve mesleki statü içinde güvenli hissedebilen (iş güvencesi yok, 1980 sonrası çok sayıda ziraat fakültesi açılması ve çok sayıda öğrenci alınması, yenilerde sayının azaltılması, vb…)
·         Çok sayıda, yeterli öğretim üyesi olmayan fakültelerin ikinci eğitim yapmaları, vb.. tarım mühendislerinin kalitesini düşürdü.
·         Eğitimde Toplam Kalite felsefesi ve sınırları anlayışı yerleştirilmeli.
·          

- TARIMSAL YÜSEK ÖĞRETİM

1.       Tarımsal öğretimde temel hedefler :
a)      öğretimin kalitesini yükseltmek ( ulusal ve uluslararasında yarışabilmek için),
b)      öğretim, birbiriyle entegre, öğrencilere cazip gelen bir lisans ve YL programı yaratmak,
c)      ana dallara özgü bir meslek profili yaratmak.


2.       Eğitim kurumları arasında mobiliteyi hızlandırmak.
·         (ülke içi ve dışında alınan derslerin, fakültelerde tanınmasını sağlamak (kredibilite),
·         iki yıllık temel eğitimden sonra fakülteler arasında geçiş sağlamak,
·         YL için Lisansı  bitirmek koşuldur. Fakültelere bazı ayrıcalıklar tanınmalı. Ancak ders içeriklerinde 2/3 oranında uyum sağlanmalı,
·         Giriş’te bir “taban” puan uygulanmalı. Bugünkü tercih sistemiyle son tercihle ZF’lere geliniyor. Bu sistemle ciddi bir eğitim olan Tarım Mühendisliği eğitiminin geleceği tartışılır hale geliyor.

 NASIL BİR TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ ?-12

TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNİN İÇERİĞİ (TASLAK)-3


C. 21. YÜZYILDA TARIM MÜHENDİSİNİN PROFİLİ NASIL OLMALI ?


·         Diyalektik düşünmeyi becerebilen (doğanın ve toplumun gelişim diyalektiğini yakalayabilen),
·         Tarımın tarihsel gelişiminin  ve çevresel bilinçle hareket edebilen bir meslek.

Bir tarım mühendisi ;
1.       ülke coğrafyasını ve doğal kaynakları (özellikle toprak, iklim, bitki, hayvansal,..) iyi bilen,
2.       tarımsal problemleri tanımlama ve çözümleme yeteneği olan,
3.       tarım tekniklerini ve becerilerini  bilen ve geliştirebilen,
4.       çiftçi ile iyi ilişki kurabilen,
5.       iyi yazabilen, konuşma ve ikna yeteneği olan,
6.       yeni fikirlere açık ve ileri görüşlü olabilen,
7.       öğrenme arzuları yüksek ve sürekli olan,
8.       yöneticilik ve liderlik özellikleri olan,
9.       ekonomi bilimini tarımla birleştirebilen,
10.   bilgisayar ve yabancı dil bilen,
11.   evrensel kültür anlayışı olan,
12.   meslek etiği olan,
13.   bilgiye nasıl ulaşılacağını bilen,
14.   bilgi üretebilen ve analiz edebilen
15.  


  1. TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNİN İÇERİĞİ (Taslak)

Tarım mühendisliği eğitimi aktif öğretim şeklinde icra edilmelidir.
En az teorik dersler kadar  uygulamalar da yer verilmelidir.

·         Temel bilim dersleri
·         Meslek dersleri,
·         Destek dersleri

·         Tarımsal üretimi gerçekleştirici,
·         Doğal ve beşeri kaynakları harekete geçirici,
·         Tarımsal üretimi ve tarımsal piyasayı engelleyen teknik, ekonomik ve sosyal sorunları çözücü bir tarım mühendisi yetiştirmek.



NASIL BİR TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ ?-13

TARIM MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNİN İÇERİĞİ (TASLAK)-4



            Başlıca tarımsal sorunlar?

  1. Tarımsal üretimle ilgili  ;
-          üretim faktörlerini,
-          teknikleri,
-          beşeri ve çevresel ortamı tanımak;
-          tarımsal üretimi gerçekleştirici bilgilerle donatmak.

  1. Türkiye’nin tarımsal yapısını, ekolojisini, genel ekonominin işleyişine uygun bilgileri kullanabilen, üretebilen, tarım mühendisleri yetiştirmek;
  2. Dünyadaki gelişmeleri izleyebilen, uluslararası tarımsal yapılanmayı, örgütlenmeyi yakalayabilen tarım mühendisi tipi yetiştirmek.


3.       Tarımsal öğretimde temel hedefler :
a)      öğretimin kalitesini yükseltmek ( ulusal ve uluslararasında yarışabilmek için),
b)      öğretim, birbiriyle entegre, öğrencilere cazip gelen bir lisans ve YL programı yaratmak,
c)      ana dallara özgü bir meslek profili yaratmak.


4.       Eğitim kurumları arasında mobiliteyi hızlandırmak.
·         (ülke içi ve dışında alınan derslerin, fakültelerde tanınmasını sağlamak (kredibilite),
·         iki yıllık temel eğitimden sonra fakülteler arasında geçiş sağlamak,
·         YL için Lisansı  bitirmek koşuldur. Fakültelere bazı ayrıcalıklar tanınmalı. Ancak ders içeriklerinde 2/3 oranında uyum sağlanmalı,
·         Giriş’te bir “taban” puan uygulanmalı. Bugünkü tercih sistemiyle son tercihle ZF’lere geliniyor. Bu sistemle ciddi bir eğitim olan Tarım Mühendisliği eğitiminin geleceği tartışılır hale geliyor.


- TARIMSAL YÜSEK ÖĞRETİM

5.       tarımsal girdileri bir işletme organizasyonu içinde kullanarak, işletmenin karını/gelirini optimum düzeyde sağlayabilecek bir üretim düzeyini gerçekleştirebilecek bilgilerle donatılmış bir tarım mühendisi yetiştirmek.

Gelişmiş bir çok ülkede tarımsal yüksek öğretim lisans düzeyinde  gözlenen başlıca uzmanlık alanları :
a)      bitkisel üretim eğitimi,
b)      hayvansal üretim eğitimi,
c)      tarım ekonomisi eğitimi
d)      + ( her ülkenin kendi gereksinimine göre yeni bölümler veya başka fakülteler açılabilir).


6.       (1)+ Bölgesel/ülkesel tarımsal kaynakları tanıyan, bunları örgütleyerek harekete geçirebilen, proje üretebilen, projeleri uygulayabilen bir tarım mühendisi profili yaratmak. Türkiye;
a)      1962’ye kadar (tarım teknisyenleri + tarım mühendisleri (4 yıllık)
b)      1962-1980 arası 5 yıllık lisans öğretimi
c)      1980-2000’lere kadar tekrar 4 yıllık bölüm bazlı lisans eğitimi
d)      1999-2000 öğretim yılında yeniden yapılanmaya giden tarımsal  lisans eğitimi (22.04.1998 tarihli YÖK kararı ile)  şu bölümlere/fakültelere ayrıştırıldı:
-        Gıda mühendisliği,
-        Peysaj mimarlığı,
-        Bitkisel üretim,
-        Hayvansal üretim,
-        Tarım teknolojisi


7.       (1)+ (2) + ulusal/uluslararası  düzeyde tarımı tanıyan, tarımsal politika üretebilen, üretilen tarımsal politikaları uygulayabilen, Tarım Ekonomisi bölümü ile desteklenmiş,  tarım mühendisi profili yaratmak.
8.       (1)+ (2)+ (3)  Uzmanlık alanında daha ileri teknikler ve bilgiler üretebilen uzman tarım mühendisi (YL) yetiştirmek .


Dr. Ayhan ÇIKIN

Hiç yorum yok: