Dr. Ayhan ÇIKIN
Kooperatif,
XIX. Yüzyılın endüstriyel kapitalizminin meydana getirdiği hasarlardan beşeri
grupları korumak için oluşturulmuş sosyoekonomik bir araçtır.
İlk
kooperatif Rochdale Haksever Öncüleri kooperatifi,
171 yıl önce İngiltere’de, Manchestere’in bir varoşu olan Rochdale’de ,
21 Aralık 1844’de kuruldu[1].
Kooperatif
hareketin toplum ve ekonomi açısından geçirdiği evreleri üç döneme ayırmak
mümkündür[2]:
1.
İlk dönemde
(1844-1895) işçi hareketinin içinde işçi (emek) ve tüketim kooperatiflerinin,
kırsal kesimde tarımsal ve tarım kredi kooperatiflerinin doğuşlarına tanık olunur.
2.
İkinci dönemde
(1895-1973) farklı sektörlerde, depolama, işleme ve pazarlama alanında belirgin
bir gelişme yaşanır.
3.
Üçüncü dönem
ise 1973 sonrasında yaşanan petrol krizi sonucunda tüm toplumların mevcut
durumunu ve yakın geleceğini koşullandıran ve hüküm süren finans kapitalizmi
dönemidir.
Son onlu yıllarda kooperatifler , bu
yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadırlar.
Kooperatifler
bu yeni duruma uyum sağlamanın yollarını araştırmaktadırlar. Bununla ilgili
olarak Birleşmiş Milletler (BM) kararıyla 2012 yılı “Uluslararası Kooperatifler Yılı” ilan edildi. Bu yıl içinde BM’lere
üye tüm ülkelerde “Kooperatif işletmeler
daha güzel bir dünya kurar[3]”
ana temasıyla kutlandı. Ayni yıl kooperatifçilik tarihi açısından bir ilk
gerçekleştirildi : “1.Uluslararası
Kooperatifler Zirvesi (UKZ)”. Zirvenin ana teması “Kooperatiflerin inanılmaz gücü” olarak belirlendi. Zirvenin sonuç
bildirgesi BM Genel Kuruluna sunuldu. 2014’de
“Kooperatiflerin Yenileşme Gücü” ana
temasıyla “2. Uluslararası Kooperatifler
Zirvesi[4]”
gerçekleştirildi. Üçüncü Zirve 2016 Ekim ayında “ Kooperatiflerin İş Yapma Gücü (Le pouvoir d’agir des coopératives)[5]”
ana temasıyla Kanada’da gerçekleştirilecektir.
*
Yeni bir kooperatif çağı başlıyor
İki yeni kooperatif tipi doğuyor:
-
emek (işçi) kooperatiflerinin eski
formülü yeni toplumsal tabakalar tarafından sahipleniliyor;
-
kooperatiflerarası
sektörler arası yeni uygulamalar ortaya çıkıyor.
Ulusal ve
ulusötesi kooperatiflerarası
dayanışmalar yeniden çiçekleniyor. Küresel kooperatif hareketi, finansal
kapitalizme global bir seçenek sunacak şekilde yeniden kurgulanıyor.
Kooperatif
hareketin yeniden ortaya çıkmasına tanık olunuyor. İkinci dönemde oluşturulan
toplama, depolama ve dağıtım kooperatiflerinin birikimleri arasında önemli
köprüler kuruluyor. Sektörlerarası yeni dayanışmalar, benzer bir küresel
kooperatif hareketinin doğuşunun aidiyet duygusunu geliştiriyorlar.
Finansal
kapitalizm yönetim uygulamalarına karşı halk tarafından ortaya çıkarılmış
kritik kooperatif liderleri, kooperatif işletmeler hakkında kooperatif değerler
üzerine oturtulmuş yönetim yöntemlerini ve uygulamalarını araştırıyorlar.
Önceki
kuşakların kurumsallaşmış kooperatifleri ile yani kuşak kooperatifler, birlikte
kalkınmanın iyileştirilmesine ve dünya ekonomisinin sorunlarına bir yanıt aramanın yanında,
sosyoekonomik gelişmenin yeni bir alternatif modelini kurmaya çalışmaktadırlar.
Kooperatif
birlikleri, kapitalizmin yeniden bir seçeneği olabileceklerinin önemli
işaretlerini veriyorlar. Yeni bir küresel kooperatif modeli biçimleniyor.
Ekonomideki
ve toplumdaki öznel koşullar gibi nesnel koşullarda, Rochdale Öncüleri’nin
1844’de ortaya koyduğu kooperatif projesinin yeniden gözden
geçirilmesinin gerekliliğini işaret ediyorlar.
Rochdale
öncülerinin saptamış olduğu kurallar, tüketim kooperatiflerin büyük
çoğunluğunun ve diğer kooperatiflerin yönetiminde
geçerliliğini hala sürdürmektedirler.
Bunlar
şöylece özetlenebilir :
Kooperatifin çalışmasıyla ilgili olan kurallar :
- piyasa fiyatları ile alım- satım yapma;
- fazlanın satın almalarla orantılı olarak
dağıtılması (risturn).
Kooperatifin yapısıyla ilgili olan kurallar :
- “bir insan,
bir oy” deyimi ile özetlenmiş demokratik yönetim ilkesi;
- üyelerin kooperatifçilik görevini yerine
getirme niteliği;
- ortak sayısının sınırsızlığı;
- üyelerin dürüstlük temeli üzerinden seçimi;
- siyasi ve
dini tarafsızlık;
- kazancın bir kısmının sosyal işler
ve geleceğe yatırım için ayrılması.
Bu kurallar,
Rochdale öncesi kooperatif kurallarına göre oldukça zorlayıcıdırlar
ve eşitsiz ortamdaki bir ekonomik var oluşunun temelini
oluştururlar.
*
Küreselleşen
bir süreçte ulus ve toplum olarak yerini koruyabilmek ve varlığını
sürdürebilmek için “kooperatifçilik
eğitimine” , onun da ötesinde “eğitimin
kooperatifleşmesine” büyük ihtiyaç vardır.
Bu konunun
kamuoyu gündemine taşınmasına ve uygulamaya aktarılmasına “aydın” sıfatını kendisine uygun gören her insandan beklediğimi
belirtmek isterim.
Dr. Ayhan
ÇIKIN
[1] Daha
fazlası için bkz : T. Ayhan ÇIKIN, “Ekonomi tarihinin en uzun yolculuğu”.
[2] Daha
fazla bilgi için bkz : Alain BRIDAULT, “Les trois âges des mouvements
coopératifs”.
[3] Ayhan
ÇIKIN, “Kooperatiflerin inanılmaz gücü”, http://blog.milliyet.com.tr/kooperatiflerin-inanilmaz-gucu/Blog/?BlogNo=374395

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder