6 Şubat 2015 Cuma

“YENİ BİR KOOPERATİF ÇAĞI”




Dr. Ayhan  ÇIKIN

Kooperatif, XIX. Yüzyılın endüstriyel kapitalizminin meydana getirdiği hasarlardan beşeri grupları korumak için  oluşturulmuş sosyoekonomik  bir araçtır.
İlk kooperatif  Rochdale Haksever Öncüleri kooperatifi,  171 yıl önce  İngiltere’de, Manchestere’in bir varoşu olan Rochdale’de , 21 Aralık 1844’de kuruldu[1].

 Kooperatif hareketin toplum ve ekonomi açısından geçirdiği evreleri üç döneme ayırmak mümkündür[2]:
1.                 İlk dönemde (1844-1895) işçi hareketinin içinde işçi (emek) ve tüketim kooperatiflerinin, kırsal kesimde tarımsal ve tarım kredi kooperatiflerinin doğuşlarına tanık olunur. 
2.                 İkinci dönemde (1895-1973) farklı sektörlerde, depolama, işleme ve pazarlama alanında belirgin bir gelişme yaşanır.
3.                 Üçüncü dönem ise 1973 sonrasında yaşanan petrol krizi sonucunda tüm toplumların mevcut durumunu ve yakın geleceğini koşullandıran ve hüküm süren finans kapitalizmi dönemidir.
            Son onlu yıllarda kooperatifler , bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadırlar.

Kooperatifler bu yeni duruma uyum sağlamanın yollarını araştırmaktadırlar. Bununla ilgili olarak Birleşmiş Milletler (BM) kararıyla 2012 yılı “Uluslararası Kooperatifler Yılı” ilan edildi. Bu yıl içinde BM’lere üye tüm ülkelerde “Kooperatif işletmeler daha güzel bir dünya kurar[3]” ana temasıyla kutlandı. Ayni yıl kooperatifçilik tarihi açısından bir ilk gerçekleştirildi : “1.Uluslararası Kooperatifler Zirvesi (UKZ)”. Zirvenin ana teması “Kooperatiflerin inanılmaz gücü” olarak belirlendi. Zirvenin sonuç bildirgesi BM Genel Kuruluna sunuldu. 2014’de “Kooperatiflerin Yenileşme Gücü”  ana temasıyla “2. Uluslararası Kooperatifler Zirvesi[4]” gerçekleştirildi. Üçüncü Zirve  2016 Ekim ayında “ Kooperatiflerin İş Yapma Gücü (Le pouvoir d’agir des coopératives)[5]” ana temasıyla Kanada’da gerçekleştirilecektir.
*
Yeni bir kooperatif çağı başlıyor

 İki yeni kooperatif tipi doğuyor:
-           emek (işçi) kooperatiflerinin eski formülü  yeni toplumsal tabakalar tarafından sahipleniliyor;
-          kooperatiflerarası sektörler arası yeni uygulamalar   ortaya çıkıyor.

Ulusal ve ulusötesi  kooperatiflerarası dayanışmalar yeniden çiçekleniyor. Küresel kooperatif hareketi, finansal kapitalizme global bir seçenek sunacak şekilde yeniden kurgulanıyor.

Kooperatif hareketin yeniden ortaya çıkmasına tanık olunuyor. İkinci dönemde oluşturulan toplama, depolama ve dağıtım kooperatiflerinin birikimleri arasında önemli köprüler kuruluyor. Sektörlerarası yeni dayanışmalar, benzer bir küresel kooperatif hareketinin doğuşunun  aidiyet duygusunu geliştiriyorlar.

Finansal kapitalizm yönetim uygulamalarına karşı halk tarafından ortaya çıkarılmış kritik kooperatif liderleri, kooperatif işletmeler hakkında kooperatif değerler üzerine oturtulmuş yönetim yöntemlerini ve uygulamalarını araştırıyorlar.  

Önceki kuşakların kurumsallaşmış kooperatifleri ile yani kuşak kooperatifler, birlikte kalkınmanın iyileştirilmesine ve dünya ekonomisinin  sorunlarına bir yanıt aramanın yanında, sosyoekonomik gelişmenin yeni bir alternatif modelini kurmaya çalışmaktadırlar.

Kooperatif birlikleri, kapitalizmin yeniden bir seçeneği olabileceklerinin önemli işaretlerini veriyorlar. Yeni bir küresel kooperatif modeli biçimleniyor.

Ekonomideki ve toplumdaki öznel koşullar gibi nesnel koşullarda, Rochdale Öncüleri’nin 1844’de ortaya koyduğu  kooperatif projesinin yeniden gözden geçirilmesinin  gerekliliğini işaret ediyorlar.

Rochdale öncülerinin saptamış olduğu  kurallar, tüketim kooperatiflerin büyük çoğunluğunun  ve diğer kooperatiflerin  yönetiminde geçerliliğini  hala sürdürmektedirler.
Bunlar şöylece özetlenebilir :

Kooperatifin çalışmasıyla ilgili olan kurallar :
-  piyasa fiyatları ile alım- satım yapma;
-  fazlanın satın almalarla orantılı olarak dağıtılması (risturn).

Kooperatifin yapısıyla ilgili olan kurallar :

-  “bir insan, bir oy” deyimi ile  özetlenmiş demokratik yönetim ilkesi;
-  üyelerin kooperatifçilik görevini yerine getirme niteliği;
-  ortak sayısının sınırsızlığı;
-  üyelerin dürüstlük temeli üzerinden seçimi;
- siyasi ve dini tarafsızlık;
-  kazancın bir kısmının sosyal işler ve  geleceğe yatırım için ayrılması.

Bu kurallar, Rochdale öncesi kooperatif kurallarına göre oldukça zorlayıcıdırlar ve eşitsiz ortamdaki bir ekonomik var oluşunun temelini oluştururlar.
*
Küreselleşen bir  süreçte ulus ve toplum olarak yerini koruyabilmek ve varlığını sürdürebilmek için “kooperatifçilik eğitimine” , onun da ötesinde “eğitimin kooperatifleşmesine” büyük ihtiyaç vardır.

Bu konunun kamuoyu gündemine taşınmasına ve uygulamaya aktarılmasına “aydın” sıfatını kendisine uygun gören her insandan beklediğimi belirtmek isterim.

Dr. Ayhan ÇIKIN  










Hiç yorum yok: