Aşama 5 : Organizasyon biçimi
Potansiyel üyelerle yapılan anket ve fizibilite etüdü,
üyeleri reel olarak ilgilendiren projenin hayata geçirilmesi açısından kooperatif kurmayı mümkün
gösteriyorsa, öncü komite organizasyon biçimini belirleyebilir. Organizasyon
biçimi, kısmen yasalar (kooperatifler yasası, vergi, emlak, ticaret kanunu,
ilgili öteki yasalar, vb..) tarafından, kısmen de uygulanacak projenin özel
koşulları ve niteliği tarafından belirlenir.
Her kooperatifler için tek bir organizasyon modeli yoktur. Her
organizasyon , faaliyet göstereceği amaçlarının, yerel kültürün ve toplumsal
yapının bir fonksiyonu olarak kendine özgü yapısını geliştirir. Bu süreçte bir
dizi öğeler, organizasyonun sürekliliğini, etkinliğini ve esnekliğini sağlamak için göz önünde
bulundurulmalıdır.
Üyeler açısından bakıldığında organizasyon yapısı (örgütsel
yapı), onlara gelir getirecek şekilde olmalıdır. Kooperatifler, diğer
seçeneklere göre üyelerine daha cazip
fayda/maliyet oranı sunmak durumundadır. Üyeler
kendi işletmeleri için kooperatiften cazip fiyatlarla sürekli mal ve
hizmetlerle beslenmek isterler. Örgütsel
yapıyı geliştirmek için şu soruların sorulup yanıtlanması gerekir :
·
İhtiyaçların ve koşulların değişme riski
sürerken kooperatif nasıl büyütülebilir, yenileştirilebilir ve geliştirilebilir
?
·
Üyelerin beklentilerini sürekli tatmin edebilmek
için işe nasıl başlamalı?
·
Operasyonel
verimlilik ile üye ihtiyaçlarını tatmin amacı nasıl bağdaştırılmalı ?
·
Kooperatif nasıl finanse edilmeli ?
Her kooperatif bir genel kurul yapmak durumundadır. Genel kurulun yer aldığı bir yapı,
kooperatifin nihai ve etkili denetiminin üyeler elinde kalmasını sağlar.
Kurulacak kooperatifte genel kurulun yetkileri şunlar olmalıdır :
·
Kooperatif anasözleşmesini, tüzüklerini ve kurallarını hazırlamak veya değiştirmek
·
Kooperatifin genel sorunları ve işletme
politikası konularında karar almak
·
Yönetim ve denetleme kurulu üyelerini seçmek/belirlemek/ görevini son vermek
·
İşletme planını, gelir tablosunu, finansal
bilançoyu ve yönetim faaliyetlerinin genel gidişini değerlendirmek ve
onaylamak.
Kooperatifçiliği gelişmiş pek çok ülkede kooperatifler
yasası bir dış denetimi
öngörmektedir. Bununla birlikte dış
denetim, iç denetimin yerini almaz. Zira dış denetimler, kooperatifin yönetimi
ile ilgili gerekli tüm bilgileri vermezler. İç denetim raporları, üyelerin
çıkarlarını etkili bir şekilde dikkate alırlar ve yeni üyelerin gelecekte
karşılaşabilecekleri endişeleri
giderebilirler.
Yukarıda belirtilen soruların tartışmaları sonucunda elde edilen
yanıtların kooperatifin anasözleşmesine ve/veya tüzüklerine yansıtılmalıdırlar.
Anasözleşmeler, sadece bir kooperatifin kuruluşunu düzenlemezler, ayni zamandaş
kooperatif ile üyeler arasındaki doğrudan ilişkileri de düzenlerler.
Kooperatifler, ülkeden ülkeye az çok değişen yasal mevzuat çerçevesinde , kendi
amaçlarının gerçekleşmesinde ve organizasyon yapısının çalışması için ilgili
tüm hususları belirleyen
anasözleşmelerini hazırlamakta özgürdürler.
Çoğu ülkelerde hükümetler veya kooperatiflerle ilgilenen kuruluşlar, tek
tip anasözleşmeler hazırlarlar. Bununla
birlikte kooperatiflerin anasözleşmesinin hazırlanmasında temel sorumluluk
kurucu üyelere aittir.
Tüm diğer organizasyonlarda olduğu gibi kooperatiflerde de,
izlenecek kuralları tanımlayan çerçeve tüzüklere ihtiyaç vardır . Tüzükler
veya kurallar, kooperatifin çalışması sırasında uyulması gereken yolları
gösterir. Üyeler, yönetim, personel ve üçüncü kişiler arasındaki ilişkileri
düzenleyen tüzüklerin ve kuralların
uygulanması , kooperatif işletmede
üyelerin denetiminin yerleşmesini sağlarlar.
Bu aşamada bilgileri toplayan alt-gruplar oluşturulabilir ve
taslak anasözleşme ve tüzükler
yazılabilir. Bu evrede, kaynak
bir kişiden, özellikle hukuki açıdan bir danışmanlık hizmeti alınabilir.
Anasözleşme taslakları, tüm kurucu üyeler arasında
tartışılmalıdır. Bununla birlikte özet tüzüklerde düzenlenebilir. İlk kez bir kooperatif işletme planı
hazırlanmalıdır. Organizasyon büyüdükçe,
bazı kurallar geçersiz hale gelebilirler. Böyle durumlarda onların yerine
alabilecek yeni kurallar ve tüzükler uygulamaya konulur.
Kooperatiflerin işe başlayabilmesi ve çalışabilmesi için
ihtiyaç duyulan sermaye, genel olarak değişkendir. Uygulamada kooperatifler,
kooperatifin finansmanı için genellikle bir katılım payı ve sosyal sermaye payı
almalarını öngörürler. Bu finansman şekline katılım , kooperatifin içinde belirli bir eşitliği sağlamaz, ancak
ortakların bu katılım düzeyi, kooperatif içinde yatırım yapmak isteyen kişilere
, özel bankalara güvence veren bir temel oluşturur. Kooperatiflerin çoğu faaliyete geçebilmek ,
üyeler tarafından temin edilen sermaye
yanında, borç para bulmak durumunda kalabilirler. Krediler, bankalardan veya
diğer finans kuruluşlarından temin edilebilir. Çok farklı olan finans kuruluşları çoğunlukla kar amaçlı
çalışan kuruluşlardır. Öncü komite ve danışmanları, bir kooperatifin kuruluşu
için ihtiyaç duyduğu finans tipini,
finans miktarını ve tedarik stratejisini belirlemekle yükümlüdürler. Bu
kararlar işletme planına dahil edilecektir (bkz. Aşama 6)
Beşinci aşama sürecinde yapılması gereken başlıca
faaliyetler aşağıdaki biçimde özetlenmiştir :
|
Aşama 5 : Organizasyon biçimi
İlgili aktörler : ana grup,
potansiyel üyeler, danışmanlar/ danışmanlıklar
- örgütsel yapıyı belirlemek
- anasözleşme ve kurallar
tasarılarını veya tüzükleri hazırlamak
- sermaye ihtiyacının neler
olduğunu belirlemek
- başlangıç sermayesini toplamak
(üyeler, üçüncü kişiler)
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder