7 Şubat 2013 Perşembe

KOOP/YORUM-10/KOOPERATİF KURULUŞUN AYIRICI ÖZELLİKLERİ


KOOP/YORUM
Dr. Ayhan ÇIKIN

KOOPERATİF KURULUŞUN AYIRICI ÖZELLİKLERİ*

Kooperatifler her şeyden önce  “insan-halk” birleşmelerinin özel bir şeklidir. Fakat bu halk birleşmelerinin tek şekli olduğu anlamına  gelmez. Kooperatifler yanında mesleki çıkarları savunan dernekler, sendikalar ve hatta politik amaçlı siyasi partilerde halk birleşmeleri şeklinde olabilir. Ancak bu birliklerle kooperatif kuruluşlar arasında, hem amaçlar ve hem de amaçlara ulaşmak için kullanılan araçlar bakımından farklılıklar vardır.
Kooperatiflerin temel amacı, ortakları ile piyasa arasındaki geçit noktalarında bulunan aracıların güçlerini zayıflatmak ve bu geçit noktalarını kendisinin denetleyebileceği bir piyasa örgütlenmesi içinde yer almaktır. İkinci derecedeki amacı ise ilk amacına ulaşabilecek sosyo-ekonomik ortamın hazırlanmasına katkıda bulunmak, kendi amaçlarına yakın olan toplumsal kuruluşlarla işbirliği içinde hareket etmektir.
Kooperatiflerin ilk hedefi, içinde bulundukları değişim ve ticaret ekonomisi tarafından yaratılmış olumsuz koşulları düzeltmek değildir, ancak ondan olumsuz yönde etkilenen kişileri bir araya toplayarak, onların mevcut koşullar içinde ekonomik varlığını korumaya ve geliştirmeye çalışmaktır.

Charles Gide, kooperatiflerin bir takım ekonomik ve toplumsal çatışmaların nedenlerini ortadan kaldırarak, çatışmasız bir toplumun yaratılabileceğini iddia eder. Gide'e göre kooperatif çözüm bir çeşit toplumsal çatışmaların çözümünden başka bir şey değildir. Örneğin tarım-sanayi entegrasyonunda tarım için hammadde (gübre, ilaç, vb.) üreten tesislerin veya tarımsal ürünleri işleyen sanayilerin kooperatifler aracılığıyla kurulması halinde, bütün bu sektörlerdeki tesislerin sahipleri aynı kişiler olacağından, tarım-sanayi-ticaret arasında pazar düzeyindeki çelişkiler ortadan kalkacak, girdi ve çıktı kaliteleri yükselecektir.
Demek ki, kooperatifler amaç bakımından diğer halk örgütlenmelerine göre daha değişik bir anlam taşımaktadır. Bu da kooperatifin kendi ortaklarını, piyasa ekonomisinin yaratmış olduğu olumsuzluklardan   korumak ve bu amacını gerçekleştirmek için bütün piyasa ile ilişkiler kurarak, piyasada giriş ve çıkış noktalarını kontrol edebilmek için de her şeyden önce kooperatiflerin bir "işletme" sahibi olması gerekir. İşte kooperatifleri diğer halk örgütlenmelerinden ayıran ilk nitelik bu noktada belirmektedir.
Kooperatifler bir yandan kişilerin birleşmesi demek olan dernek (association), diğer yandan bir girişim özelliğini taşıyan kuruluştur. Yani her kooperatif birbirine sıkı sıkıya bağlı bulunan biri toplumsal (birleşme olayı), diğeri de ekonomik (girişim olayı) iki öğenin birleşmesinden meydana gelen bir halk örgütüdür.
Kooperatiflerin toplumsal öğesi, benzer gereksinimleri olan insanların gönüllü olarak bir araya gelmesi ve bu gereksinimlerini kişisel olarak değil de, ortaklaşa olarak karşılamak amacı ile birleşmeleridir. Ekonomi öğesi de, bir araya gelen insanların bu gereksinimlerini bir "işletme" aracılığı ile karşılamasıdır.
Kooperatif işletme, ortaklaşa mülkiyet ilkesine dayanan kendine has yapıda bir işletmedir. Örneğin, ortaklaşa mülkiyet ilkesine göre bir kaç ekmek fabrikası kurulduğunu düşünelim. Bunlardan birincisi bir iş ortaklığı, ikincisi bir yardım veya hayır derneği, üçüncüsü belediye, dördüncüsü kişisel ihtiyaçları için bizzat tüketiciler tarafından ve beşincisi de fırın işçileri tarafından kendi emeklerini değerlendirmek için kurulmuş ve işletilmekte olsun.
Dış görünüş ve teknik denetim bakımından bütün işletmeler aynı özellikleri taşır. Ancak bu işletmeler hakkında bazı soruların yanıtı arandıkça, aralarındaki farklar ortaya çıkmaya başlar. Örneğin:
- Bu işletmeleri kuranların amaçları aynı mıdır?
- Bu işletmeler kimler tarafından yönetilir? Sahipleri kimlerdir?
- Bunlar kimlerin menfaatine çalışmaktadır?
Şimdi yukarıda belirtilen beş ekmek fabrikası için sorulara yanıt getirmeye çalışalım:
-         Birinci fırın bir anonim şirket tarafından kurulmuştur. Kurucular fırını kendi ekmek ihtiyaçlarını karşılamak için kurmamışlardır. Yani kurucuların kendi gereksinimlerinin özelliği ile kurmuş oldukları işletmenin özelliği arasında bir ilişki yoktur. Anonim ya da sermaye ortaklığı şeklinde kurulmuş bulunan bu ekmek fabrikasının amacı, ortaklarına ait sermayeyi değerlendirmek ve kâr sağlamaktadır. Yani bu gibi girişimlerin tek amacı ve itici gücü kârdır.
-        İkinci ekmek fabrikası, yani bir yardım derneği tarafından kurulan işletme, onu kuranların kişisel ihtiyaçları göz önüne alınmadan yönetilir. Bu bakımdan sermaye ortaklığı girişimine benzemekle beraber, amaç bakımından ondan ayrılır. Bu ekmek fabrikası, ekmek gereksinimi olan muhtaç kişilerin bu ihtiyaçlarını karşılarken işletmeye "sermaye veren dernek üyelerinin" çıkarına göre yönetilmezler. Daha ziyade ekmek ihtiyacı olanların bu ihtiyacını karşılamak için yönetilirler. Yönetimde tüketicilere her hangi bir hak ve yükümlülük verilmez. Bu görünümüyle böyle bir ekmek fabrikası "sermayeye kâr arayan" bir işletmesi değil, bir "hizmet işletmesi" şeklindedir.
-        Belediye tarafından kurulan üçüncü ekmek işletmesine gelince; eğer bu işletme faaliyet alanında bulunduğu yörenin bir takım ortak ihtiyaçlarını karşılamanın yanında, aynı zamanda bir gelir sağlamak için kurulmuş ise bir "gelir işletmesi" sayılabilir. Eğer sadece beldenin genel yarar ve çıkarlarını korumak ve onlara hizmet etmek amacı ile kurulmuşsa, bu takdirde bir "hizmet işletmesi" sayılır. Ancak belediye işletmesi, birinci ve ikinci durumda açıklanan işletmeler gibi gereksinimi duyan kişiler tarafından değil, idarenin tek taraflı bir girişimi ile kurulmuş bir teşebbüs niteliğindedir.
-        Dördüncü ve beşinci ekmek fabrikalarına gelince, bunlar aynen yardım derneğinde olduğu gibi birer hizmet işletmesi niteliğindedir. Çünkü bu işletmeler, doğrudan hizmetten yararlananlar için kurulmuş ve bu amaçla yönetilmektedir. Yani ekmek fabrikası birinci halde kendisinden ekmek alan tüketiciler yararına, ikinci halde de mesleklerini (fırın işçiliği) icra etmek isteyenlerin yararına yönetilmektedir. Başka bir deyimle, burada işletmenin amacı ile bundan yaralananların ihtiyaçları arasında zorunlu bir ilişki ve uygunluk vardır. Yalnız burada yardım derneği işletmesi ile son iki tip işletme arasında yönetim bakımından, farklılık vardır. Yardım derneğinin ekmek fabrikası, yardım derneğine ait olup yönetimi yine yardım derneğince gerçekleştirilmektedir. Buna karşılık son iki tip ekmek fabrikasının mülkiyeti onları kuranlara ait olduğu gibi, onları yönetenler ve onların hizmetinden yararlanan aynı kişilerdir. İşte böyle kuruluşlara "kooperatif", hizmet veya mal üretmek için kurdukları işyerine de "kooperatif girişim" adı verilir. Burada açıklanan kooperatif tiplerinden birincisi bir tüketim kooperatifi, diğeri de işçi üretim kooperatifidir.

Kooperatif sadece ticari ve ekonomik amaçlı bir işletme değildir. Kooperatif bir işletme sahibi olmakla birlikte, onun temel öğesi birlik, birleşme (association)'dir. Kooperatifin varlık koşulunu oluşturan şey ortakların ekonomik kaderlerine hakim olan iradeler olup, işletme bu amaca ulaşmak için bir araçtan başka bir şey değildir.

Kooperatifçi selamlarımla…
Dr. Ayhan ÇIKIN

Hiç yorum yok: