KOOP/YORUM
Dr. Ayhan ÇIKIN
KOOPERATİF KURULUŞUN
AYIRICI ÖZELLİKLERİ*
Kooperatifler her şeyden önce “insan-halk” birleşmelerinin özel bir
şeklidir. Fakat bu halk birleşmelerinin tek şekli olduğu anlamına gelmez. Kooperatifler yanında mesleki
çıkarları savunan dernekler, sendikalar ve hatta politik amaçlı siyasi
partilerde halk birleşmeleri şeklinde olabilir. Ancak bu birliklerle kooperatif
kuruluşlar arasında, hem amaçlar ve hem de amaçlara ulaşmak için kullanılan
araçlar bakımından farklılıklar vardır.
Kooperatiflerin temel amacı, ortakları ile piyasa arasındaki
geçit noktalarında bulunan aracıların güçlerini zayıflatmak ve bu geçit
noktalarını kendisinin denetleyebileceği bir piyasa örgütlenmesi içinde yer
almaktır. İkinci derecedeki amacı ise ilk amacına ulaşabilecek sosyo-ekonomik
ortamın hazırlanmasına katkıda bulunmak, kendi amaçlarına yakın olan toplumsal
kuruluşlarla işbirliği içinde hareket etmektir.
Kooperatiflerin ilk hedefi, içinde bulundukları değişim ve
ticaret ekonomisi tarafından yaratılmış olumsuz koşulları düzeltmek değildir,
ancak ondan olumsuz yönde etkilenen kişileri bir araya toplayarak, onların
mevcut koşullar içinde ekonomik varlığını korumaya ve geliştirmeye çalışmaktır.
Charles Gide, kooperatiflerin bir takım ekonomik ve toplumsal
çatışmaların nedenlerini ortadan kaldırarak, çatışmasız bir toplumun
yaratılabileceğini iddia eder. Gide'e göre kooperatif çözüm bir çeşit toplumsal
çatışmaların çözümünden başka bir şey değildir. Örneğin tarım-sanayi
entegrasyonunda tarım için hammadde (gübre, ilaç, vb.) üreten tesislerin veya
tarımsal ürünleri işleyen sanayilerin kooperatifler aracılığıyla kurulması
halinde, bütün bu sektörlerdeki tesislerin sahipleri aynı kişiler olacağından,
tarım-sanayi-ticaret arasında pazar düzeyindeki çelişkiler ortadan kalkacak,
girdi ve çıktı kaliteleri yükselecektir.
Demek ki, kooperatifler amaç bakımından diğer halk
örgütlenmelerine göre daha değişik bir anlam taşımaktadır. Bu da kooperatifin
kendi ortaklarını, piyasa ekonomisinin yaratmış olduğu olumsuzluklardan korumak ve bu amacını gerçekleştirmek için
bütün piyasa ile ilişkiler kurarak, piyasada giriş ve çıkış noktalarını kontrol
edebilmek için de her şeyden önce kooperatiflerin bir "işletme" sahibi olması gerekir. İşte kooperatifleri
diğer halk örgütlenmelerinden ayıran ilk nitelik bu noktada belirmektedir.
Kooperatifler bir yandan kişilerin birleşmesi demek olan
dernek (association), diğer yandan bir girişim özelliğini taşıyan kuruluştur.
Yani her kooperatif birbirine sıkı sıkıya bağlı bulunan biri toplumsal
(birleşme olayı), diğeri de ekonomik (girişim olayı) iki
öğenin birleşmesinden meydana gelen bir halk örgütüdür.
Kooperatiflerin toplumsal öğesi, benzer gereksinimleri olan
insanların gönüllü olarak bir araya gelmesi ve bu gereksinimlerini kişisel
olarak değil de, ortaklaşa olarak karşılamak amacı ile birleşmeleridir. Ekonomi
öğesi de, bir araya gelen insanların bu gereksinimlerini bir "işletme" aracılığı ile
karşılamasıdır.
Kooperatif işletme, ortaklaşa mülkiyet ilkesine dayanan
kendine has yapıda bir işletmedir. Örneğin, ortaklaşa mülkiyet ilkesine göre
bir kaç ekmek fabrikası kurulduğunu düşünelim. Bunlardan birincisi bir iş
ortaklığı, ikincisi bir yardım veya hayır derneği, üçüncüsü belediye,
dördüncüsü kişisel ihtiyaçları için bizzat tüketiciler tarafından ve beşincisi
de fırın işçileri tarafından kendi emeklerini değerlendirmek için kurulmuş ve
işletilmekte olsun.
Dış görünüş ve teknik denetim bakımından bütün işletmeler
aynı özellikleri taşır. Ancak bu işletmeler hakkında bazı soruların yanıtı
arandıkça, aralarındaki farklar ortaya çıkmaya başlar. Örneğin:
- Bu işletmeleri kuranların amaçları aynı mıdır?
- Bu işletmeler kimler tarafından yönetilir? Sahipleri
kimlerdir?
- Bunlar kimlerin menfaatine çalışmaktadır?
Şimdi yukarıda belirtilen beş ekmek fabrikası için sorulara
yanıt getirmeye çalışalım:
-
Birinci fırın
bir anonim şirket tarafından kurulmuştur. Kurucular fırını kendi ekmek
ihtiyaçlarını karşılamak için kurmamışlardır. Yani kurucuların kendi
gereksinimlerinin özelliği ile kurmuş oldukları işletmenin özelliği arasında
bir ilişki yoktur. Anonim ya da sermaye ortaklığı şeklinde kurulmuş bulunan bu
ekmek fabrikasının amacı, ortaklarına ait sermayeyi değerlendirmek ve kâr
sağlamaktadır. Yani bu gibi girişimlerin tek amacı ve itici gücü kârdır.
-
İkinci ekmek fabrikası, yani bir yardım derneği
tarafından kurulan işletme, onu kuranların kişisel ihtiyaçları göz önüne
alınmadan yönetilir. Bu bakımdan sermaye ortaklığı girişimine benzemekle
beraber, amaç bakımından ondan ayrılır. Bu ekmek fabrikası, ekmek gereksinimi
olan muhtaç kişilerin bu ihtiyaçlarını karşılarken işletmeye "sermaye
veren dernek üyelerinin" çıkarına göre yönetilmezler. Daha ziyade ekmek
ihtiyacı olanların bu ihtiyacını karşılamak için yönetilirler. Yönetimde
tüketicilere her hangi bir hak ve yükümlülük verilmez. Bu görünümüyle böyle bir
ekmek fabrikası "sermayeye kâr arayan" bir işletmesi değil, bir "hizmet
işletmesi" şeklindedir.
-
Belediye tarafından kurulan üçüncü ekmek işletmesine
gelince; eğer bu işletme faaliyet alanında bulunduğu yörenin bir takım ortak
ihtiyaçlarını karşılamanın yanında, aynı zamanda bir gelir sağlamak için
kurulmuş ise bir "gelir işletmesi" sayılabilir. Eğer sadece beldenin
genel yarar ve çıkarlarını korumak ve onlara hizmet etmek amacı ile kurulmuşsa,
bu takdirde bir "hizmet işletmesi" sayılır.
Ancak belediye işletmesi, birinci ve ikinci durumda açıklanan işletmeler gibi
gereksinimi duyan kişiler tarafından değil, idarenin tek taraflı bir girişimi
ile kurulmuş bir teşebbüs niteliğindedir.
-
Dördüncü ve beşinci ekmek fabrikalarına gelince, bunlar
aynen yardım derneğinde olduğu gibi birer hizmet işletmesi niteliğindedir.
Çünkü bu işletmeler, doğrudan hizmetten yararlananlar için kurulmuş ve bu
amaçla yönetilmektedir. Yani ekmek fabrikası birinci halde kendisinden ekmek alan tüketiciler yararına, ikinci halde de mesleklerini (fırın
işçiliği) icra etmek isteyenlerin yararına yönetilmektedir. Başka bir
deyimle, burada işletmenin amacı ile bundan yaralananların ihtiyaçları arasında
zorunlu bir ilişki ve uygunluk vardır. Yalnız burada yardım derneği işletmesi
ile son iki tip işletme arasında yönetim
bakımından, farklılık vardır. Yardım derneğinin ekmek fabrikası, yardım
derneğine ait olup yönetimi yine yardım derneğince gerçekleştirilmektedir. Buna
karşılık son iki tip ekmek fabrikasının mülkiyeti onları kuranlara ait olduğu
gibi, onları yönetenler ve onların hizmetinden yararlanan aynı kişilerdir. İşte
böyle kuruluşlara "kooperatif", hizmet veya mal üretmek için kurdukları
işyerine de "kooperatif girişim" adı verilir. Burada
açıklanan kooperatif tiplerinden birincisi bir tüketim kooperatifi,
diğeri de işçi üretim kooperatifidir.
Kooperatif sadece ticari ve ekonomik amaçlı bir işletme değildir.
Kooperatif bir işletme sahibi olmakla birlikte, onun temel öğesi birlik, birleşme
(association)'dir. Kooperatifin varlık koşulunu oluşturan şey ortakların
ekonomik kaderlerine hakim olan iradeler olup, işletme bu amaca ulaşmak için
bir araçtan başka bir şey değildir.
Kooperatifçi selamlarımla…
Dr. Ayhan ÇIKIN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder