23 Mayıs 2016 Pazartesi

EGE-TARIM EKONOMİSİ BÖLÜMÜ ANILARI*


Dr. Ayhan ÇIKIN
(XII. Ulusal Tarım Ekonomisi Kongresi 25-27 Mayıs 2016 tarihlerinde SDÜ-Isparta’da gerçekleştiriliyor. Meslektaşlarıma başarılar diler, bir anımı ilgilerle paylaşmak isterim. A.Çıkın)
*
EÜZF. Tarım Ekonomisi Bölümü,  öğretime fiilen 1976’da  açıldı. Ama kuruluş hazırlıkları çok daha önceki yıllara uzanır. Ben de Bölümün ders programlarının hazırlanmasında aktif görev üstlendim.
1970’li yılların başlarında Tarım Fakültelerinin bulunduğu üniversitelerde “Tarım Ekonomisi Bölümü”nün olup olmaması çok tartışılan konulardan biriydi.  Bu konu sık sık Ziraat Fakülteleri ve Üniversite yöneticilerinin tartışma gündemini oluşturmuştu. Hatta zaman zaman Tarım ekonomisi  bölümünü iktisat fakültelerine ait olması gerektiğini savunan yöneticilere bile rastlandı.
Oysa tarımın kendine özgü bir özelliği vardır. Herkes sanır ki tarımsal üretim sıradan bir üretimdir. Ekonominin normal işleyişi içinde kendiliğinden oluşur.
Oysa durum hiçte öyle değildir. Klasik ekonomi kuramı. “sermayenin istihdamı” konusu üzerine oturtulmuştur. Her ne kadar bu  kural tarımda da uygulanabilse de, tarım daha ziyade “insan emeğinin istihdamı”  üzerinde daha başarılı olmuştur. O nedenle bütün dünyada tarım aile ile iç-içeliğini sürdüren ve koruyan bir sosyo-ekonomik yapı özelliğini taşımıştır. Özellikle 2008 krizinden sonra bu gerçeklik daha da anlaşılmış, BMÖ 2014 yılını “Aile Tarım Yılı” olarak kutlanmasını gündemine taşımıştır.
Tarım işletmeleri, genellikle, bir sanayi işletmesi gibi kapitalize olamamışlardır. Olamadığı içinde tarımın kendine özgü bir ekonomik yapısı oluşmuştur. Bu anlayış doğrultusunda ders programlarını hazırladık. Tarım eğitimi nasıl olmalı ?  Bu eğitimin içinde tarım ekonomisi olmalı mı? Olacaksa nasıl olmalı ? konuları Bölümümüzde çok tartışıldı.
Tabii bu süreç içinde akademisyenler tarım ile tarım ekonomisini, teknik olarak tarım ile ekonomik olarak tarımın içiçeliğini düşünmek durumunda kaldılar. Öyleyse “Tarım Ekonomisi Eğitimi” bu içiçeliği kapsayacak şekilde organize olmalıydı.
Tarım ekonomisi bölümünde, hem tarımın teknik boyutunu, hem de ülkenin sosyo-ekonomi politikaları içinde rol alabilecek şekilde düşünce üretebilecek, ekonomiyi algılayabilecek  bir eğitim vermek gerekiyordu. O nedenle tarım ekonomisi bölümünde hem teknik, hem de sosyo-ekonomik boyutu olan bir eğitim verilmeliydi.  Bütün bu güçlüklerine rağmen, sanırım güzel şeyler yaptık gibi geliyor bana. Ege Tarım Ekonomisi Bölümü açılalı 40 yıl olmuş. Bu program iyi bir şekilde yerine oturdu…
Bu olay ile ilgili bir anımı paylaşmak istiyorum.
— Sanırım 90’lı yılların başları veya ilk yarısı mı ne… Bizim Refet (Saygılı) Hoca rektör olmuş. Ben sağlık sorunlarıyla uğraşırken
Bölüm öğretim elemanları, rektörü ziyarete gitmişler. Ben sonradan bu ziyarete dâhil oldum. Baktım bu konu konuşuluyor. Tarım ekonomisi devam etsin mi, etmesin mi diye. Rektör, Ziraat Fakültesinde tarım ekonomisinin işi ne, İktisat Fakültesinde bir bölüm haline getirelim, orada devam etsin diyor. Ben toplantıya sonradan dahil olduğum için birdenbire konuyu kavrayamamıştım.
“TARIM EKONOMİSİ NE BİLİYOR MUSUNUZ ?”
Yalnız bir tek cümle söyledim. “Sayın Hocam,” dedim, “söyledikleriniz doğru. Bu Amerikalı çok aptal, İngiliz çok aptal, Fransız çok aptal, Alman çok aptal; bunlar tarım ekonomisini kuruyor da,  Türkiye’de Tarım Ekonomisine ne gerek var deniliyor. Yav hocam, tarım ekonomisi ne biliyor musunuz? Hakkâri’de bir dağın tepesindeki insanla, oradaki doğayı, çalıyı, otu, bitkiyi, işgücünü birleştirip; bir keçi eti, bir inek sütü, koyun sütü olarak, peynir olarak pazarlayıp, kendilerine kazanç sağlayabilmesidir insanların.  Kısacası Tarım Ekonomisi, o dağdaki insanı çevresindeki bütün kaynaklarla birlikte bir süte, bir ete, bir ürüne, bir meyveye dönüştürüp, şehirlinin önüne getirebilmesidir. New Yorklu’nun önüne getirebilmektir, Londralının önüne, Ankaralının önüne getirebilmektir. Olaya bu şekilde bakılmadığı sürece, yarın hiçbir şey üretilemez. Kapitalist ekonomi her şeyi kâra göre ayarlar. Tarım kâr getirmez. Tarım yapan insanların çoğunda sadece işgücü geliri vardır. O bakımdan tarımın ekonomisi farklıdır. Orada sermayenin kârlılığından çok, emeğin getirisini araştırırsınız. Emeğini karşılayabiliyorsa adam üretimini yapar. Bunları bilmek zorundayız.”  O nedenle, gelişmiş ülkelerin yüksek tarım eğitimi içinde tarım ekonomisi bölümleri yer almaktadır.
Tarım ekonomisinin  işleyiş mekanizması ile “klasik ekonomi”nin işleyiş mekanizması arasında toplumun geleceğini etkileyebilecek ince nüansları fark etmek gerek. Bütün iktisat teorisi sermayenin kârlılığı üzerine kuruludur. Şöyle düşünelim. Bir ürünü elde ederken, bir litre süt, bir kilo et elde ederken; bütün ürünlerde, emeği kullanırsın, toprağı kullanırsın, sermayeyi kullanırsın; bir de bunları organize eden girişimciyi kullanırsın. 
Bütün bunları kullanırken, buradaki faktörler ne? Emek, sermaye, toprak ve girişimci... Bunların üretimden aldığı paylar vardır ki, o da maliyeti teşkil eder. İşçiye ücret ödersiniz, borç aldığınız sermaye için faiz ödersiniz, toprağın sahibine kira ödersiniz, satarken kâr elde edersiniz; bütün bunlar birleştiğinde, ürünün maliyeti oluşur; tarım-sal ürünün maliyeti.  Bir kapitalist işletme ile kapitalist olmayan bir işletmenin gelir dürtüsü farklıdır. Bir tarım işletmesi ile bir sanayi veya ticari işletme arasındaki fark, özellikle, birisinde sermaye yoğundur, sermaye yönetir; diğerinde emek yönetir. Tarım işletmelerini daha çok emek yönetir. Sermayenin rolü yoktur demiyorum ama ikinci plandadır. Tarım işletmesi daha çok emeğinin gelirine göre üretimini programlar, sanayi işletmesi ise sermaye ile müteşebbisin yani kârla, rantın ya da faizin gelirine göre kendini yönetir. O nedenle tarım işletmeleri diğer işletmelere göre daha farklı bir konumdadır. Bundan dolayı tarım ekonomisi eğitimi, daha çok emeğini artı likit olmayan, likide fazla dönüşemeyen (tarla gibi, babadan-anadan kalmış ayni sermayeyi kullanıp bunları gelire dönüştüren) bir işletme şeklidir.   O nedenle bu işletmecilik türünün ekonomisiyle,  iktisat ve işletme fakültelerinde okuduğumuz ekonominin arasındaki fark vardır:  Birisi gelirini yükseltmeye, işgücünü, varsa atıl (kullanılmayan) sermayesinin gelirini yükseltmeye çalışır ki bu tarım işletmesidir; öbürü de sermayenin gelirini yükseltmeye çalışır ki bu da kapitalist işletmedir. Tarım işletmelerinin çoğu kapitalist değildir. Olamamıştır da hiçbir zaman


(*) Nevzat Çağlar Tüfekçi, Bir Başka Yürekle Yaşamak, Nehir Söyleşi’den aktarılmıştır. 

20 Mayıs 2016 Cuma

Yerel kalkınmada kooperatif başarı örnekleri




Kooperatifler, ekonomik manzarada azınlık gibi görünseler de onların başarıları hiçte küçümsenecek gibi değildir.
Örneğin Fransa'da banka mevduatlarının  yüzde 60'ı kooperatif bankalar[1] ; tarım-gıda sektörünün yüzde 40'ı tarımsal kooperatifler ; perakende ticaretin yüzde 26,3'ü kooperatifler tarafından gerçekleştirilmektedirler.  Yine Fransa'da  okul kooperatifleri 4 milyondan fazla öğrencinin eğitimine ;  1 milyondan fazla işçinin istihdamına (toplam fransız istihdamının yüzde 4,3'ü) katkıda bulunmaktadır.  Fransa'nın bir çok bölgesinde kooperatifler istihdam yaratma bakımından ilk sıradadırlar : örneğin  son  5 yılda  « işçi üretim kooperatifleri (SCOP) » yılda ortalama  1000 istihdam yaratmışlardır.  Kooperatifler yoluyla küçük işletmelerin  yaşamını sürdürme olasılığı artmaktadır[2].
Burada ülkemizden bir örnek vermek gerekirse Tire Süt Kooperatifi'nin 2001'den bu yana etkili çalışması ile Türkiye'de süt üretimi 1,1 kat artarken Tire'de 4,5 kat artmıştır. Yine son 10 yıl içinde Tire süt kooperatifinin  yatırımları 6,5 kat artarak 150 milyon dolara ulaşmıştır. İstihdam ettiği personel sayısı da 3 kat artmıştır[3].
Beşeri olduğu kadar  finansal olarak yerel ortama kök saldığında kooperatifler,  ortaklaşa tesisler kurmada  ve onları geliştirmede yerel bölgeler için uygun  araçlardır.
Özellikle son  onlu yıllarda  yeni kooperatif tipleri ortaya çıkmaktadır.  Bir bölgede  ortaklaşa bir özelliğe sahip  olan bir hizmeti  veya faaliyeti   yerine getiren kooperatifler gibi. Örneğin  SCIC[4]'ler  ( Toplu Menfaat Kooperatif Şirketi)  Fransa'da yerel toplulukların çıkarını koruyan ilginç bir kooperatif tipidir.  Bu kooperatiflerde çok farklı  meslek gruplarından insanlar bir araya gelerek, kendi yerel bölgelerindeki ortak sorunları çözüm aramaktadırlar. Böylece bölgelerinin, beldelerinin sosyo-ekonomik yönden canlanmasına katkıda bulunmaktadırlar.
Eğer bölge insanları,  inisiyatiflerini kooperatif hareket içinde  bütünleştirebilirlerse tarihsel süreç içinde kalkınmanın yüksek bir evresiyle kucaklaşabilirler.  Kanada'nın kooperatifçilik araştırmaları konusunda öncü bir üniversitesi, birtoplum paradigması[5]  sunmak için  kooperatifçilik açısından aşağıdaki eylem planını önermektedir :
-          kooperatif çözümün sürekli olacağı hizmetleri ortaya koymak için yerel tanıları saptamak (ticaret, konut, finansman, kamu hizmeti, yenilenebilir enerji üretimi[6], sanat,...) ;
-          belirli topluluklara (kolektivitelere) ve başkalarına bırakılan çözümü önermek ve çalışanlar tarafından işletmenin dönüşümünü veya yeniden onarılma olanaklarını araştırmak ;
-          yerel ekonomiyi destek için topluluklar ile ortaklaşa işletmeciliği geliştirmek (bir araya gelmek, rekabet kutbu, sanat kooperatifi, iş ve istihdam kooperatifi...)
-          kooperatiflerde belirli toplulukların işe karışmasını desteklemek için mevzuatı uygun hale getirmek ( SCIC'ler, İtalyan sosyal kooperatifler[7]örneği...)
-          Yereldeki gönüllü eylemler, kalkınma için yatırım yapmak isteyen yurttaşlar ve kooperatif hareketin örgütlenmesi, yerel kolektiviteleri ve bölge ihtiyaçlarına göre kurulmıuş kuruluşlar tarafından taşınabilirler.
-          Sürdürülebilir kalknma çevresel, ekonomik ve toplumsal ölçütlerle bağlantılıdır. Doğal olarak kooperatifler, yatırım isteyen bölgelerin kalkınması için vardırlar. Kooperatifler , bölgelerin geleceğidirler, onlar kendi aralarında işbirliği yaparak bölgeyi  daha ileriye götürürler.
Kendi kalkınmasını sağlamak için yerel bölgeler , iş imkanı ve istihdam açısından  çekici olabilecek , kendi çevresini koruyabilecek ve nitelikli bir kültürel ve toplumsal doku  oluşturabileceklerdir.
Kooperatifçi selamlarımla.
Dr. Ayhan ÇIKIN
________________________________________
[1] "Mouvement coopératif et Régions : des objectifs partagés ?" GNC, février 2010;http://www.entreprises.coop/UPLOAD/media/file/183_LGNC%20361%20bd%20OK.pdf
[2] Dossier "La Scop, une solution pour l'ancrage territorial des PME", Participer n°623 mai/juin 2007http://www.scop-auvergne.coop/IMG/pdf/p_623_dossie
[3] Mahmut Eskiyörük, "Kooperatifçilik ve Küçük Aile İşletmeciliği", Ulusal Aile Çiftçiliği Sempozyumu, 30-31 Ekim 2014, Ankara, Tebliğ.
[4] Nouvelle donne territoriale, nouvelle forme coopérative" de A.Margado, Territoires, avril 2004
[5] 'Le paradigme coopératif : proposition renouvelée pour répondre aux attentes de la société actuelle"Cahier de l'IRECUS, Université de Sherbrooke, Janvier 2008
[6] Des coopératives citoyennes pour développer les énergies renouvelables" L'ALSACE.fr 06/04/11 et "Et si on construisait des parc éoliens coopératifs ?" par Nolwenn Weiler, basta !, 21 avril 2011.
[7] "Les coopératives sociales Italiennes, insertion et développement local" Danièle Demoustier, François Malboschttp://base.d-p-h.info/es/fiches/premierdph/fiche-premierdph-5922.html

http://blog.radikal.com.tr/ekonomi-is-dunyasi/yerel-kalkinmada-kooperatif-basari-ornekleri-128479

Yeni bir ekonomik dönemin başlangıcı: 2012


Worldwatch Enstitüsü'nün yeni araştırmasına göre, 96 ülkeye dağılmış kooperatif işletme modelinin   üye sayısının 1 milyara ulaştığı saptanmıştır.
"Kooperatif işletmelerin varlığından pek söz edilmezler, fakat araştırmacı yazar Gary Gardner'ın yazığına göre kooperatifler , ekonomini güçlü aktörlerini oluşturmaktadırlar.  2008 itibariyle 1,6 trilyon Amerikan dolarını ulaşan toplam gelirleriyle kooperatifler , küresel ekonominin 9. ekonomisi İspanyaekonomisine eşdeğer bir büyüklüğe ulaşmıştır."

Worldwatch Enstitüsü'nün raporu bize, kooperatif  işletmelerinin  % 99'nun  ekonominin 7 ana sektöründe toplandığını bildirmektedir. Bunlar:


Sektörler
Yıllık gelirleri 
(milyar $US)
Toplamda kooperatiflerin payı (%)
Tarım-gıda/ormancılık
472
29
Finans (bankalar ve halk sandıkları)
430
26
Tüketim/ perakende satış
354
22
Sigorta
282
17
Emek/Sanayi Kooperatifleri
35
2
Sağlık
27
2
Kamu hizmetleri
18
1
Diğerleri
17
1
TOPLAM
1 600
100 %


Kooperatif ortaklarının sayısı hisse senetleri sahiplerinden daha fazla 

Rapor dünyada, dolaylı veya dolaysız olarak  sahip olunan aksiyon hisselerinin 893 milyon kişinin elinde bulunduğunu bildirmektedir; buna karşılık kooperatif modelinin 1 milyar üyesi bulunduğunu belirtmektedir.  
Borsaya kote edilmiş şirketlerin ortaklarının sahip oldukları  doğrudan hisse senetlerine sahip olan insan sayısı, kooperatiflerden sosyal sermaye payı alanların  üçte biri (1/3) kadardır.
Dünya nüfusunun  % 13,8'i kooperatiflere üye iken, dünya nüfusunun ancak % 5'i şirketlerin doğrudan hisse senetlerinin sahibidirler.

Kooperatif üye sayısının ülke nüfusuna oranı bazı ülkelerde çok yüksektir. Örneğin İrlanda (nüfusun % 70'i), Finlandiya ( %60), Avusturya (% 58) ve Singapur ( %50) örnek ülkelerdir. Bunun yanında " kooperatif ortağı sayısı/ ülke nüfusu oranı"  iyi durumda olan bazı ülkelerde şunlardır : İsviçre (% 46), İsveç (% 45), Norveç (% 44) ve Kanada (% 40).

Birçok ülkede ekonomini ayakları : Finans kooperatifleri
Gary Gardner kooperatiflerin, "finansal alanda güçlü olarak temsil edildiğini" dikkati çekmektedir : finans kooperatifleri, dünyadaki tüm banka şubelerinin % 23'ünü  temsil etmekte, 870 milyon insana hizmet vermekte ve dünya ölçeğinde en önemli 2. finansal ağı oluşturmaktadırlar.
"Finansal kooperatifler değerlidirler, zira onlar  küçük ve orta işletmelere tasarruf, kredi ve diğer finansal hizmetlerin ulaşmasını sağlarlar , özellikle kırsal bölgeleri desteklerler. Böylece kooperatifler, pek çok ekonomilerin fakir kesimlerinin ekonomik gelişmesini  engelleyen etmenleri önemli ölçüde azaltırlar."
Gerçekten Worldwatch Enstitüsü'nün araştırması, ticari bankaların şubelerinin % 26'sının kırsal bölgede olmasına karşın, kooperatif bankaların şubelerinin % 45'inin kırsal bölgelerde bulunduğunu bildirmektedir.

2012: yeni bir ekonomik dönemin başlangıcı   

Birleşmiş Milletler Örgütü (BMÖ), 2012 yılını "Uluslararası kooperatifler yılı"  ilan ederek, kooperatifleri  onurlandırdı.
Gary Gardner'a göre pek çok hükümetler ve pek çok sivil toplum aktörleri, kooperatif modelin daha fazla teşviki için somut olarak çalışmaktadırlar.
"Birleşik Devletler'de  2011 sonunda Kongre'ye , kooperatiflerin başlangıç sermayesinin, formasyonunun ve kaynaklarının gelişmesini teşvik için ulusal bir kooperatif yasası taslağı (National Co-operative Development Act)  sunulduğu"nu alıntılıyarak  yazısını tamamlamaktadır.
Dr. Ayhan ÇIKIN
Kaynak


Kooperatifçilikte kimlik arayışları


Kooperatifçilik konusundaki sıkıntıları değerlendirmek için, ACI'nın 1978 Eylül toplantısında Kanadalı Alex Laidlaw'ı görevlendirildi. Laidlaw, 1980-2000 yıllarını kapsayan kooperatif perspektiflerini ortaya koyan bir rapor hazırlayarak, ACI'nın  1980 Moskovatoplantısında sundu : her şeyden önce, kooperatif  organizasyonun geleceğini belirleyen araştırmaların yetersizliğinibelirten Laidlaw, kooperatifçiliğin uluslar arası sorunların, eğitimin rolünü, yönetimlerinde teknokratların büyüyen yerini, onun ulusal politikalar içinde yalnızlaştırılmasını, "kooperatif ruhu" kemiren  başlıca davranışları, vb.. belirleyerek, kooperatif hareketin sağlıklı bir resmini yeniden çizmeğe çalışmıştır. (Laidlaw'ın bu çalışması   Türkçeye çevrilerek Yol-Koop tarafından  1981'de yayınlanıştır[1]).
 Laidlaw, kooperatif hareketin geleceğini belirleyecek dört önemli noktayı işaret eder :
·                                 Aç olanları beslemek için kooperatifler;
·                                 Artan sayıdaki işçi üretim kooperatifleri;
·                                 Savurganlığa karşı bir toplum için tüketim kooperatifleri;
·                                 Kentlerde kooperatif köyler (Laidlaw, 1980, p. 54-61).
Laidlaw'a göre kooperatifler, tarihi süreci içinde üç önemli bunalım evresinden geçmişlerdir: inandırıcılık, güven ve ideolojik bunalımları.
1980 ve 1990 yılları arasında kooperatif hareket için derin değişim işretlerini taşıyan yıllar olmuştur. Avrupa'da çok yaygın olan tüketim kooperatifleri modeli , bazı ülkelerde ağlarını tam olarak kaybettiğinden, kenara çekilmiştir. Ayni zamanda, Asya'da kooperatifler, tarım-gıda, finansal hizmetler ve su ürünleri avcılığı sektörlerinde anlamlı bir varlık şeklinde ortaya çıkmışlardır. Esnek bir örgütsel yapı yaklaşımı ve kendi toplumu içinde yükümlülük alması ile kooperatif gelişmenin yeni bir vizyonu ortaya çıkmaktadır .
Filipinlerdeki çok amaçlı kooperatifler bunun tipik örneğidir. Latin Amerika'da gözlenen yeni kooperatif hareketi, güçlü yerel bir dinamik üzerine dayanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde, pek çok piyasadan devletin yavaş yavaş çekilişi  ile boşalan alanlara kooperatiflerin doldurması için mevzuat değişiklikleri yapılmakta ve bu ülkelerde yeni nesil kooperatifler ortaya çıkmaktadırlar. Eski nesil kooperatifler ise yeni rekabet koşullarına kendilerini adapte etmek için yeniden yapılanmaktadırlar : üyeleri ile bağlantıları ciddi bir şekilde sarsılmış, kapitalizasyonun geleneksel kuralları sorun olarak önlerine konulmuştur : kooperatif kimlik oldukça hırpalanmıştır ; kooperatif hareket, yeni bir ideolojik bunalım sürecine girmiştir. 
1980'li yılların ortalarında ACI, otuz yıla yakın deneyimi yeniden gözden geçirme ihtiyacını duymuştur : kooperatif eylemin kurallarını ve ilkelerini güncelleştirmek. Uzun dönem kooperatif hareketi  içinde kooperatif ilkelerinin yeniden formüle edilmesi için,  1988'de Lars Marcus'e görev  verildi. Süreç, iki zaman dilimi  içinde tamamlandı :
-                          1988-1992 arasında İsveçli Sven Ake Böök'ün başkanlığındaki çalışma grubu,kooperatifçiliğin temel değerleri üzerinde bir düşünce sürecini  yönetti; rapor,ACI'nın  1992'dekiTokyo kongresinde tartışıldı (Ake Böök, 1992).
-                          1992-1995 yılları arasında Kanadalı Ian MacPherson'un başkanlığındaki bir grup, Tokyo tartışmalarını da dikkate alarak, 1995'de ACI'nın 100.yıl Manchester kongresinde kabul edilen kooperatif kimliği bildirgesini hazırladı. "Son yüzyılda kooperatif hareketin durumunu ve ihtiyaçlarını anlamayı gayret eden", bu deklarasyon, bir kooperatif tanımını ve uluslararası kooperatif hareketin ilkelerini ortaya koymaktadır.
Kooperatifçi selamlarımla
Dr. Ayhan ÇIKIN

[1] Dr. A.F. Laidlaw, 2000 Yılında Kooperatifler, Çev.Haluk Uzel, Yol-Koop Yayınları, No.7, Ankara, 1981).


Yerel kalkınmada kooperatiflerin kozları


Yerel bölgeler ile kooperatifler arasındaki bağ , Uluslararası Kooperatifler Birliği (ACI)'nin  7 ilkesi içinde belirgin bir şekilde kendini göstermektedir[1]. Tarımsal kooperatifler için  bu  ilkelerin uygulanması yaşamsal bir zorunluluktur[2].
Kooperatiflerin  5 kozu[3]
Bir bölgeye kooperatiflerin katkısı şöyle özetlenebilir :  kooperatifler istihdamı korur ve yeni  alanları yaratırlar;  toplumsal ve ekonomik dokuyu korurlar ve geliştirirler; sürdürülebilir kalkınmayı iyileştirirler; vb.
Kooperatiflerin bölgesel kalkınmadaki kozlarını şu başlıklar altında toplamak mümkündür :
1.                              Gücün paylaşılması
Kooperatif  ortakları kendi yöneticilerini seçerler ve stratejik yönlendirme hazırlıklarına katılırlar. Ayrıca kooperatif ortakları bölgesel dinamiklerin ve karar alma süreçlerinin içinde bulunurlar. Genel olarak bölgeyi ilgilendiren kararlar yerel düzeyde alınır.
2.                              Varlığın paylaşımı
Bir kooperatifin sonuçlarının paylaşımı şöylece özetlenebilir : sonuçlar önce kooperatifin kendi geleceğine yönelik yönlendirilir;  böylece yereldeki yatırımların sürekliliği için bir teminat teşkil edilmiş olur; yatırım, kooperatifin dolayısıyla yörenin kalkınmasına hizmet eder; kooperatifler bölüşülemeyen rezervler yaratarak  yatırımların sürekliliğini sağlarlar. Ayrıca  sonuçların bir kısmı risturnlar şeklinde  dağıtılarak  bölgenin ekonomik öğelerinin satın alma gücü iyileştirilir.
3.                              Bilginin paylaşılması
Kooperatif yöneticileri genellikle  kooperatif ortakları arasından çıkarlar. Kooperatif şekli, işletme yönetimi ve ortakların  kooperatif yaşamında formasyon (eğitim) önemli bir yer alır. Bilginin paylaşılması , bir bölge için ek bir beşeri zenginliktir. Kooperatifler, bölgedeki çiftçilerin tesis kurmalarını sağlarlar ve işletme kurmanın ve yönetmenin yollarını öğretirler.
4. "Bölgeye saygı"
Kooperatifler, kendi bölgeleri içindeki  yaşayan üyelerini bir arada toplarlar.  Kooperatiflerin çevreyi koruması  ve yerel toplumsal dokuyu sürdürmesi kendi çıkarınadırlar.
5. Bölgenin kalkınması
Kooperatifler, bir bölgede bulunan yetenekleri, kaynakları, hammaddeleri veya nihai ürünleri değerlendirirler. Onlar, yerel  iş ortaklarına ve iş sahiplerine baş vurarak kısa dönemde daha fazla  bir iş hacmi yaratırlar[4].  Ortaklaşa mülkiyet ve iç demokrasi yoluyla verilmiş temel özellik , bir kooperatifi ne borsaya kote edebilir, ne de onu yerel bölgenin dışına atabilir.  Bu özellik, kooperatifin bölge üzerindeki varlığını güvence altına alır. Böylece kooperatifler,  geleneksel işletmeleri pazarla bütünleştiren  ve yeni atılımlar için iyi bir çözüm tasarımı ortaya koyarlar. Ayrıca kooperatifler, ekonomik faaliyetin, yatırımın ve istihdamın  yerelleşmesini sağlayarak küreselleşen piyasalar için iyi bir çözüm seçeneği sunarlar.
Dr. Ayhan ÇIKIN
Kooperatifçi selamlarımla

[1] İlkeler için bkz : Ayhan ÇIKIN, Kooperatifin tanımı ve çalışma kuralları, http://blog.milliyet.com.tr/kooperatifin-tanimi-ve-calisma-kurallari/Blog/?BlogNo=404719
[2] Coopératives agricoles et territoires", Chantal Chomel
[3] "Des entreprises qui transforment votre territoire", plaquette de l'UR SCOP Poitou Charentes
[4] Coopératives et Circuits courts, vous avez un nouveau message" Colloque FN CUMA et CG SCOP 29/11/10

Yerel kalkınma ve kooperatifler



Küreselleşen bir dünyada yerel kaynakların korunması ve geliştirilmesi önemli bir sosyoekonomik sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Üretimin ve dağıtım kanallarının tekelleşme sürecine girmesi ile yerel toplulukların (özellikle çiftçiler ve küçük esnaf) gelirleri ile harcamaları arasında büyük bir fark oluşmaya başlamıştır. Bu fark, "borçlandırma mekanizması" ile finanse edilmekte ve insanların hemen hemen hepsi borç batağında debelenmektedirler. Ne yazık ki  Devletlerin de büyük çoğunluğu ayni benzer borç kıskacı içindedirler.
Bu durumda alternatif bir çözüm üretilemez mi?
Burada ilk akla gelebilecek konu "yerel  kaynakları " gelir üretmeye dönüştürebilecek ve bu geliri yerel düzeyde tutabilecek yeni bir işletmecilik yaklaşımıdır.   Bunun için "yerel kalkınma ve kooperatifler" konusunu irdelemekte yarar vardır[1].  Yerel bölgenin kalkınması ile kooperatiflerin gelişmesi arasında   şu oluşumlar gözlemlenebilir : finansal özerkliği sağlayabilen yerel ortaklıkların kurulması; kamu yetkilerinin bir bölümünün yerel düzeyde gerçekleştirilebilmesi; ekonomin finanslaştırılmasından doğan  krizlerin azalması; nüfus ve ekolojik sorunlardan kaynaklanan  baskıların hafiflemesi; pazarların genişlemesi ve rekabetin berraklaşması,vb..
Kooperatiflerin gelişmesi ile yerel bir bölgenin kalkınması  arasında şu etkileşimler görülebilir :  genel olarak alternatiflerin araştırılması; yerel alternatiflerin araştırılması; toplumun güven kaybına sebep olan nedenler; bireylerin kendi özçıkarlarını savunmaya iten sebepler, vb..
Yerel bölgenin kalkınması kooperatifleşmeden geçer
Kooperatifler  fakir, köylü veya emekçi  ekonomisiyle sınırdaş olan geçmişçi bir görünümü taşırlar. Ayrıcakooperatifler , ekonominin demokratikleşmesine; toplumsal katılımlı ve kişisel yükümlülük üzerine oturmuş  değerlerin  korunmasına/ortaya çımasına ;  insanların güncel özlemlerini, taleplerini etkili ve uygun  çözümler getirebilen çağdaş bir modelin taşıyıcılarıdır.
BMÖ 2009 yılında , 2012 yılını  "Daha iyi bir dünya için, kooperatifler[2]"  sloganı ile UKY[3] olarak ilan etmiş ve tüm üye ülkelerde kooperatifler lehine bir "farkındalık yaratmak"  için kutlamalar düzenlenmesini sağlamıştır.İşletmecilik biçiminin orijinalitesi hakkında durum saptaması yapmak; bölge kalkınmasında kooperatiflerin payını sorgulamak; karşılıklı yardımlaşmalı bir kalkınma için kooperatif hareket ile bölgeler arasında yapılabilecek  işbirlikleri üzerinde durmak.
 Bir Kooperatif girişimin özellikleri
Gelişmiş ülkelerde kooperatiflerin tüm ekonomik sektörlerde yatırım yaptıkları gözlemlenmektedir :
-                         tarımsal ürünlerin işlenmesi, pazarlanması; ortak ekipman kullanımı , vb . konusunda tarımsal kooperatifler;
-                         kooperatif bankalar;
-                         satın alma, esnaf, sanat, tüketim, konut kooperatifleri;
-                         Pay katılımcı şirketler, işçi üretim kooperatifleri vb..
Kooperatifler  çalışmalarını,  işletme içinde  yedi ana ilkeyi  özümseyerek  gerçekleştirirler . Bu ilkeler en sonUluslararası Kooperatifler Birliği (ACI) tarafından 1995'de yeniden  tanımlanmışlardır[4].
Bir başka işletmedir kooperatif
Bir  anasözleşme ile kooperatifçilik ilkelerinin uygulanması,  klasik kapitalist işletmelere göre anlamlı farklılıklar yaratır:
-                         kooperatif sermayenin değil kişilerin şirketidir, eğilimi  ortaklaşa tercihlerdir;
-                         kooperatifin amacı  sermayenin karını azamileştirmek değil, üyelerinin faaliyetlerini ve yeteneklerini değerlendirmektir;
-                         sonuçları  her şeyden önce yatırımı ve sürekliliği sağlamak için  paylaşılmayan rezervlere ve gelecek kuşaklara yönlendirmektir.
Kooperatifler ortak bir ihtiyacı  cevaplarlar : bir istihdam aracı oluştururlar; bir materyali kullanırlar;  bir üretimi pazarlarlar; bir mirası işletirler; kurulmuş bir iş zincirini sürdürürler,; "herkesin ihtiyacı olan her şeyi" tedarik ederler; vb.
Kooperatiflerde "çift nitelik" kuralı geçerlidir. Örneğin bir  kooperatif ortağı  kooperatifin  hem çalışanı ve hem de yöneticisidir.
Kooperatif, başkasının emeği ile sermayesini nemalandırmayı araştıran bir kapitalistin  spekülasyonundan kaçınan  ve toplumsal sorumluluk alan kolektif bir işletmedir.
Kooperatiflerin bu özellikleri  yerel kalkınma için önemli kozlar yaratır.
Kooperatifçi selamlarımla
Dr. Ayhan ÇIKIN


[1] Cahiers du CRISES N°ET9905 "Le développement local et l'économie sociale : deux éléments devenus incontournables du nouvel environnement" par Benoît Lévesque, février 1999.
[2] Résolution A/64/136 du 18 décembre 2009
[3] UKY : uluslararası kooperatifler yılı
[4] Daha fazla bilgi için bkz: Ayhan ÇIKIN, Kooperatifin tanımı ve çalışma kuralları,http://blog.milliyet.com.tr/kooperatifin-tanimi-ve-calisma-kurallari/Blog/?BlogNo=404719


Küreselleşme ve Kooperatifler


20.yüzyılın son ve 21.yüzyılın  ilk onlu yıllarında ülkemiz ve dünya toplumlarını sarsan önemli olayları üst üste yaşıyoruz.
Piyasaların küreselleşmesi, devletin ekonomideki rolünün azalması, teknolojideki yeni gelişmeler bağlamında toplumsal yaşam dipten gelen dalgalarla tepeden tırnağa sarsılmaktadır.
Kamu ve özel kuruluşlar arasındaki ayrımlaşma, bireysel çıkar ile toplumsal çıkar arasında insanların kendi yerini tanımlama, kimliğini sahiplenme,  demokrasi ilişkileri gibi güdüsel öğeleri kaybolup gitmektedirler.
Bazıları için değişime uğrayan bizzat piyasa ekonomisinin kendi temelidir : üreticiden alıcıya, hizmetlerden mallara,vb..piyasaya göre farklı ağlar birbirleri yerine geçebilmektedirler.
Koopitalizm?
Kooperatif hareketi de değişim sürecinin dışında değildir.
Asırlık kooperatif ağları, "hisse senetli-sermaye girişim" modelinin çekim cazibesine karşı direnebilmek için kendi imajını güçlendirmek ve kanıtlamak durumundadır.
Egemen kapitalist modelin örgütsel yapılanmasını,  kendi örgütsel dokusunu çok iyi algılamak ve konumlandırmak durumundadır. 
Kooperatifler, kendilerine sermaye çekebilmek için  egemen kapitalist girişim modelinden bir çok yeni araçlar aldı ve bir çok ülkede hibrit(melez) bir girişim durumuna geldi. Bu özelliğinden dolayı bazı yazarlar  "Koopitalizm" (coopitalisme) terimini kullanmaya başlamışlardır [1].
Pek çok ülkede, rekabet, yasalar, ekonomik dönüşümler,vb..ile  olumsuz koşullar yaratılarak kooperatif ağlar tam anlamıyla çökertilmiştir.
Bununla beraber, toplumsal ihtiyaçlara uygun  yeni kavramlar, yeni çıkmış profiller ve yeni kuşak kooperatiflerin de ortaya çıktığı gözlemlenmektedir : sosyal kooperatifler, çok amaçlı (multiservices) kooperatifler, hizmet yönetim kooperatifleri. vb.
Ayni zamanda, kooperatiflerin gelişmesini kolaylaştırmak için pek çok ülkede önemli yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Değişen sosyo-ekonomik koşullara uyum sağlamak üzere kooperatiflerde önemli adaptasyonların yapıldığı gözlemlenmektedir. Örneğin İtalya'daki "Sosyal Kooperatifler" için bu kooperatiflere özgü  yasal düzenlemeler yapılmıştır[2].
Kooperatifçi selamlarımla
Dr. Ayhan ÇIKIN

(1)   [1] Jean-Pierre Girard, "La Formule Coopérative et Les Défis du XXIe Siecle Eléments de Réflexion", in: Le Mouvement Coopératif au coeur du xxıe siecle, A.-G.Gagnon et J.-P. Girard(dir.), ISBN 2-7605-1140-5, 2001, Presses de l'Université du Quebec, Edifice Le Delta I, Québec, www.puq.uquebec.ca
(2)   [2] Bugün sosyal kooperatifler olarak adlandırılan ilk ifadeler 1960'lı yılların sonlarında ve 1970'li yılların başlarında  kullanılmasına karşın ilgili yasa 1991'de kabul edilmiştir (Borzaga,1995).


Uluslararası Kooperatif Zirveleri


2008 küresel krizinin ardından 2009'da BMÖ 2012 yılını Uluslararası Kooperatifler Yılı (UKY)[1]
olarak ilan etmişti. UKY, 1.Uluslararası Kooperatifler Zirvesi  (UKZ)[2]  gibi muhteşem bir etkinlikle sonuçlandırıldı. Ekim 2016'da 3.UKZ gerçekleştirilecektir. Bu yazıda, üç UKZ'nin kısa bir anatomisi özetlenmeğe çalışılacaktır. 
*
Zirve 2012: Kooperatiflerin inanılmaz gücü[3]
8-11 Ekim 2012 tarihlerinde Kanada-Québec  kentinde düzenlenen 1.UKZ,  "Kooperatiflerin inanılmaz gücü"ana teması altında dört alt-başlık altında şu konular tartışılmıştır : Dünya ekonomisinde kooperatiflerin yeri ;Kooperatif iş modelinin performansı ; Kooperatif iş modelinin evrimi ;Kooperatiflerin küresel sosyopolitik etkisi[4].
Birinci Uluslararası Kooperatifler Zirvesi 91 ülkeden 2 800'den fazla katılımcıyı bir araya getirmiştir. Kooperatiflerin inanılmaz gücü  teması etrafında inşa edilen Zirve 2012,  küresel ekonomide kooperatiflerin ağırlığını kuşku bırakmayacak bir şekilde ortaya koymuştur.
Birleşmiş Milletler Örgütüne verilen Deklarasyon[5],[6]
Zirve 2012'ye katılanlar, çoğulcu, dengeli ve daha istikrarlı bir ekonomi olarak, bireylerin ve toplumların  ekonomik ve sosyal refahına kooperatiflerin katkısının önemini teyit etmişlerdir. Katılımcıların geribildirimleri ile iyileştirilmiş deklarasyon 19-20  kasım 2012 günlerinde Uluslararası Kooperatifler Yılı'nın kapanışı vesilesiyle Birleşmiş Milletler Örgütü'ne sunulmuştur.
Zirve, Uluslararası Kooperatifler Birliği (ACI), Mouvement Desjardins ve Saint-Mary's University'ninortaklaşa bir eseridir.
*
Zirve 2014: Kooperatiflerin Yenilikçi Gücü[7]
2. UKZ'si, 6-9 Ekim 2014'de yine Kanada- Québec şehrinde gerçekleştirilmiştir.  Zirve 2014'ün ana teması"Kooperatiflerin yenilikçi gücü" olarak belirlenmiş ve bu zirvede tartışmalar şu alt-başlıklar üzerinde yoğunlaşmıştır: Kooperatif  girişimini geliştirme; Ekonomi, finansman ve sermaye İstihdam; Gıda güvenliğiİnsan bakımı ve sağlık hizmetlerine erişim[8].
İkinci zirve 93 ülkeden, 200'den fazlası genç lider olan, 3000 katılımcıyı bir araya getirdi.  "Kooperatiflerin yenilikçi gücü" ana teması altında Zirve 2014 , önemli küresel problemleri ve sorunları  çok sayıda çözüm getiren kooperatiflerin şaşırtıcı yenilikçi kapasitesini yüksek sesle ve kuvvetle dile getirmiştir.
Eylem  yolları Deklarasyon[9]'da önerilmiştir
2. Zirve'nin katılımcıları, ekonomik güçlükleri, kalkınma, kooperatif girişimler, gıda güvenliği, istihdam, sağlık bakımına ve hizmetlerine erişim sorunlarını tartışmak için toplanmışlardır.
Politika yapıcılarını etkilemek için Deklarasyon ve World Cooperative Monitor[10]  G20 üyelerinin hepsine gönderilmiştir. Buna ek olarak, Alliance'ın yönetim kurulu üyeleri,kendi ilgili ağlarında Zirve sonuçlarını ve Deklarasyonu tanıtacaklardır[11].
*
Zirve 2016: Kooperatiflerin Güçlendirilmesi[12]
11-16 Ekim 2016 tarihlerinde Kanada-Québec'te "Kooperatiflerin güçlendirilmesi" ana  teması altında, Zirve 2016, Birleşmiş Milletler Örgütü (BMÖ)'nün 2015-sonrası kalkınma gündeminde önerilmiş büyük küresel sorunlara ilişkin kooperatiflerin kilit rolünü, yerel, ulusal ve uluslararası düzeydeki gerçek etkisini araştıracaktır. 
Zirve 2016'nın dört  önemli alt-konusu vardır : Sosyo-ekonomik ve jeopolitik eğilimler hakkında bilgilenmek;Hareket etme kapasitesini artırmak- ortak zorluklar ve iş fırsatlar[13].

Kooperatifçi selamlarımla
Dr. Ayhan ÇIKIN

[1] Ayhan ÇIKIN, 'Uluslararası Kooperatifler Yılı'' Kutlamaları, http://blog.milliyet.com.tr/-uluslararasi-kooperatifler-yili---kutlamalari/Blog/?BlogNo=368755
[2] Ayhan ÇIKINN, "Uluslar arası Kooperatifler Zirvesi Yapıldı"; http://blog.milliyet.com.tr/-uluslararasi-kooperatifler-zirvesi--yapildi/Blog/?BlogNo=383740
[4] Ayhan ÇIKINN, "Uluslar arası Kooperatifler Zirvesi Yapıldı"; http://blog.milliyet.com.tr/-uluslararasi-kooperatifler-zirvesi--yapildi/Blog/?BlogNo=383740
[6] Ayhan ÇIKIN, "« 2012 Uluslararası Kooperatifler Zirvesi » Ön-Deklarasyonu"
[8] Ayhan ÇIKIN, "Uluslararası 2. Kooperatifler Zirvesi 2014", http://blog.milliyet.com.tr/uluslararasi-2-kooperatifler-zirvesi-2014/Blog/?BlogNo=464664
[13] Ayhan ÇIKIN, "Üçüncü Uluslararası Kooperatifler Zirvesi toplanıyor",