Dr. Ayhan ÇIKIN
GİRİŞ
Birleşmiş Milletler Örgütü’nün aldığı kararla 2012 yılının Uluslararası
Kooperatifler Yılı (UKY) kutlama
programları çerçevesinde Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA)’nin
Dünyadaki başarılı kooperatifler listesinden Türkiye’den iki kooperatif adı
veriliyordu. Bunlardan birisi “Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK)” idi. Eğitbilimci değilim. Özellikle “Tarım Ekonomisi ve Tarımsal Kooperatifçilik” ile ilgilendiğimden “Eğitim
Kooperatifçiliği” ile de fazla meşgul olmadım.
2014 yılı “Dünya Kooperatifçilik Günü”
kutlamaları nedeniyle ÇEK yöneticilerinden
kooperatifçilik konusunda bir konferans vermek için Bursa’ya
çağrıldım. Değerli eğitimci Mustafa Gazalcı “Türkiye’nin Eğitim Sorunları”, sevgili meslektaşım Ünal Örnek “Dünyada Okul/Eğitim Kooperatifleri ve ÇEK Deneyimi”,
ben de “Kooperatifçilik Eğitiminden Eğitimde
Kooperatifçiliğe” konularını
işledik.
ÇEK’in “Kooperatif Okul” yapılanması beni çok etkiledi. Bunun
ülke düzeyinde yayılması için web ortamında“Eğitimde Kooperatifçilik[2]” adıyla bir grup oluşturdum. Grubun
amacı eğitimle kooperatifçilik olgusunun düşünsel alt yapısını oluşturacak kişi
ve yazıları bir ortamda buluşturmaktır. İstatistiklere göre Türkiye’de 35-40
civarında “kooperatif okul”
bulunmaktadır. Eğitimde kooperatifçilik çok boyutlu bir olgudur: özünde kurum
olarak okulun kooperatif biçimde kurulması ve işletilmesi; okullarda eğitimin
kooperatif mantığı ile gerçekleştirilmesi temel yaklaşım olarak ele alınır.
*
Fransız iktisatçı T.
Piketty ünlü
yapıtı “21. Yüzyılda Kapital”de
küreselleşen dünyada ekonomik bölüşüm süreci ile eğitim arasındaki ilişkiyi
şöyle özetlemektedir:
“ (…) Zenginliğin paylaşım dinamikleri,
yakınsama ve ıraksama yönünde etki eden güçlü mekanizmaları devreye sokar;
istikrarı ve eşitliği bozucu eğilimleri (...) kalıcı olarak önleyecek doğal ve
kendiliğinden bir süreç yoktur[3]”. (…) “Başlıca yakınsama
kuvveti, bilginin yayılımı ile becerilere ve
eğitime yapılan yatırımdır. " (…)"Eğitime doğru dürüst yatırım
yapılmaması, günümüzdeki uluslararası atılımların da
gösterdiği gibi tüm toplumsal grupların ekonomik
büyümenin nimetlerinden faydalanmasına engel ve ayni zamanda bazı toplumsal
grupların yerini yeni gelenlerin almasına sebep olabilir. (…)” “(…) [ülke ve
küresel boyutta bölüşüme ortak olmak[4]]büyük ölçüde izlenen eğitim
politikalarına, bilgi ve beceriye erişim politikalarına ve bu alanlarda
oluşturulmuş kurumlara bağlıdır[5]. " (…)Temelde, bu
ülkelerin hepsi ihtiyaç duydukları fiziki ve daha da önemlisi beşeri sermaye yatırımlarını - eğitim ve formasyonun genel seviyesinin
yükseltilmesi- kendileri yapmıştır; günümüzdeki tüm araştırmalar uzun vadeli
ekonomik büyüme açısından asıl etkenin beşeri sermayeye yapılan yatırımlar
olduğunu göstermektedir."[6]
EĞİTİM VE KOOPERATİFÇİLİK
Eğitim, bireylerin toplumun normlarını, inanç
ve düşüncelerini ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan toplumsal bir
süreçtir. Eğitim, bireyin doğumundan ölümüne kadar süregelen bir olgu
olduğundan bireysel olduğu kadar, sosyo-politik ve kültürel boyutları ile insan
ve toplum yaşamında çok önemli bir role sahiptir.
Kooperatif, “mülkiyeti
kolektif olan ve yönetimi demokratik olarak gerçekleştirilen bir girişim
aracılığı ile ortak ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçları ve özlemleri
tatmin etmek için gönüllü olarak bir araya gelmiş insanların özerk birliğidir[7]”
Eğitim zihni daraltmayı değil,
genişlemeyi amaçlamalıdır. Eğitimde gerekli olan inanma arzusunu geliştirmek değil,
tam tersine öğrenme arzusunu geliştirmek olmalıdır[8].
Kooperatif, XIX. Yüzyılın endüstriyel
kapitalizminin meydana getirdiği hasarlardan beşeri grupları korumak için
ortaya konulmuş sosyoekonomik bir araçtır. Küreselleşen bir süreç
içinde ulus ve toplum olarak yerini koruyabilmek ve varlığını sürdürebilmek
için “kooperatifçilik eğitimine” , onun da ötesinde “eğitimin kooperatifleşmesine” konu edinen pek çok
araştırma ve uygulamalara literatürde rastlamak mümkündür.
Okul kooperatifçiliğinin ilginç bir örneğini Fransız temel eğitim sisteminin
örgütleniş biçiminde gözlemlemek mümkündür. OCCE[9] içinde kooperatif mantığı içinde
örgütlenmiş 45 binden fazla okulu ve 4,5 milyon öğrenciyi yapısı içinde
toplayarak: eğitim sisteminin tüm bileşenleri içine sinsice nüfuz
eden liberalizmin ve küreselleşmenin karakteristik unsurları; toplumsal şiddete
ve dışlanmış insanlar arasında rekabete; gerçek bir alternatif olarak ekonomik
veya sosyal içerikli bir eğitim planı üzerinde kooperatifçiliği olumlamayı
sürdürüyor[10].
21. YÜZYILDA EĞİTİMİN TEMEL DEĞERLERİ
21. yüzyılda insanlık için en önemli
işbirliği alanı eğitim olacaktır. Referans değerleri sorgulamayı öğretmek
ve eğitmek temel hedef olmalıdır. 21. yüzyılda okulun temel değerleri kardeşlik, işbirliği (kooperatifçilik)
ve dayanışma olarak ilgili uluslararası kurumlarca
teyit edilmiştir. Fakat her zaman okulun organizasyonunda bireycilik, rekabetçilik ve seçicilik egemen olmuştur.
Toplumsal, laik ve cumhuriyetçi
değerlerin toplum içinde yerleşmesinde ve gelecek
kuşaklara aktarılmasının merkezi okullardır: birlikte, barış içinde yaşama;
kardeşlik; dayanışma; işbirliği; yüksek uygarlık ve moral erdemler.
MEVCUT EĞİTİM ÜZERİNE GÖZLEMLER
Mevcut ya da geleneksel eğitim “bireysel
meziyet”leri ön plana çıkaran “elitlerin seçimi” üzerine oturtulmuştur. Her
öğrencinin “başarısı / başarısızlığı”
kendi sorumluluğundadır. Öğrenme güçlüğü olan öğrenciler, kendilerini
değersiz hissedecekler; ya kaderlerine boyun eğecekler ya da isyankar
olacaklardır. Bu eğitim tarzı toplumu birbiri ile “ötekileştiren” tabakaların oluşmasına zemin hazırlamaktadır.
Bireyselleşmiş rekabetçi eğitimin
yapısı; günlük realite içinde ilkelerin istismarını;
uygulanan ilkelerin temel referans ilkelerden sapmasını; genel olarak toplumda
ve okulda bulunan şizofreniyi ortaya
koymaktadır.
Son onlu yıllarda gelişmiş ülkelerde, öğrenci yavaş yavaş eğitim sisteminin merkez
elemanı olarak
tanımlandı. Her öğrencinin özellikleri, öğrenme biçimi, zevkleri,
ilgi odakları, vb…
dikkate alınmaya başlandı. “Kendini
sevmeyenin başkasını sevmesi mümkün değildir.” Bununla
birlikte öğrenciye ait bireysel bilgiler grup içinde tek başına yeterli
değildir. Öğrenci, etik ilkelerin ve toplumsal ve bağıntısal amaçların
belirli bir kısmıyla çerçevelenir. “Birey –öğrenci” üzerinde yoğunlaşma, “salt her şeyi öğrenmeyi/öğretmeyi çoğullaştırma”
tezini doğrulamaz. “Öğrenciler”in kimliklerini dikkate alma amacı,
“öğretim”in bireyselleşmesi amacına dönüştürülmüştür.
Bu saptama, pek çok nedenlerden dolayı
sorunsallık taşımaktadır. Her şeyden önce “bireyselleşme”, pedagojik
olarak gerçek dışıdır; eğitimin bireyselleşmesi, öğrencilerin boş
zihinlerini, eksik bilgilerini tamamlayan “pasif” bir öğretmen tipinin ortaya çıkmasına
neden olur.
EĞİTİMDE KOOPERATİFÇİLİK
“Kooperatifçilik” düşüncesi 19. yüzyılın ortalarından
itibaren Batı Avrupa ülkelerinin merkezi düşüncesi oldu. Bu yüzyılda
endüstriyel kapitalizminin meydana getirdiği hasarlardan beşeri grupları
korumak için ortaya konulmuş sosyoekonomik bir araçtır. Okul’a
nüfuzu ise, 20. yüzyılın başlarında olur.
Kooperatifçiliğin ekonomik teorisini
oluşturan Doktor Fauquet, neredeyse
yüzyıl önce şöyle yazıyordu :“Kooperatif
kurumun ilk amacı üyelerinin ekonomik durumunu iyileştirmektir, fakat
üyelerinin istediği kalitede ve gelişmesinde uyguladığı araçla, daha yüksek bir
beklenti ve amaç hedefler. Kooperatifçiliğin asıl amacı, ortaklarının her
biri için kişisel yaşamını iyileştirme yanında hep birlikte tam bir sosyal yaşam
ortamı, sorumlu ve dayanışmacı insanlar yaratmaktır.” Son onlu yıllarda kooperatifler,
finans kapital örgütlerinin güdümünde oluşan “ekonomilerin yeniden
yapılandırılması” amaçlı küreselleşme olgusuna yeni seçenekler sunabilmek için
yeniden kurgulanıyor[11],[12]
“Yeni eğitim” olarak da adlandırılan kooperatif eğitimi hareketinin
ilk yıllarında, önceden tasarlanmış “işbirliği” ve demokrasi içerikli aktif eğitim biçimi üzerinde durulmuştur. Daha
sonraki yıllarda, bir toplumu yeniden yapılandırma programı olarak ilkokuldan
itibaren yerleşmesine inanmış aktivistlerin çetin mücadeleleri ile hayat
bulmuştur.
TOPLUMU DEĞİŞTİRMEK OKULU
DEĞİŞTİRMEKTEN GEÇER...
Özünde kooperatifçiliğin doğuşu ve
uygulamaya aktarımı, yetişkinler açısından, politik bir amaçla
tasarımlanmıştır.“Bir kooperatif grup”la aktif
ve demokratik eğitimi inşa
etmek ve toplumu değiştirmek için okulu değiştirmek gerekir.
Okul ortamında kooperatifçilik terimi,
bir “eğitim süreci” veya psikososyal[13] bir hedef olarak planlanır. Okul kooperatifçiliği, kooperatif organizasyonun
ilkelerini ve değerlerini sınıfın yüreğine ve eğitimin merkezine yerleştirmeye
amaçlayan pedagojik bir örgütlenmedir.
Okul, sadece bilgi öğrenme yeri
değildir. O ayni zamanda, sınıf yaşamında ve okul içinde bilgileri toplama ve
biriktirme yanında, demokrasiyi öğretme, bir sosyalleşme yeridir de. Okulu,
beşeri dayanışmanın inşa yeri, genel işlevinin eğitim uygulamalarını referans
veren ve belirlenmiş ilkeleri arasındaki tutarlılığını sağlama yeri
olarak tanımlamak gerekir. Okul, sadece elitlerin seçimini sağlama gibi tek bir
fonksiyona sahip değildir; onun ayrıca “toplumsal seleksiyon” işlevi de vardır.
Kooperatif öğreti, demokrasi,
kardeşlik ve dayanışma olarak
ekonomik alanda doğrulanmıştır. Özgürleşme özlemlerinin, okul içinde doğup
gelişeceği görüşü giderek yaygınlaşmaktadır: ekip
şeklinde çalışma; sınıf/okul tarafından üstlenilmiş dayanışma eylemleri; ortak
bir proje organizasyonu; sınıf içinde yaşam kurallarının ortaklaşa hazırlanması;
tartışma zamanlarının düzenlenmesi; vb… konularda kooperatifçi
uygulamayı seçmek, “bir
başka toplum yaratma rüyası”dır: Daha beşeri, daha dayanışmacı bir toplum yaratmak…
OKULUN MERKEZİNE KOOPERATİFİ KOYMAK
Kooperatifçilik, yüksek bir ahlak ve
erdem taşıyıcısı olarak, eğitimcilerce önerilmiştir.
Ancak uzun yıllar kooperatifçilik, eğitim programlarında pek görülmedi. Günümüzde pek çok öğretmen öğrencilerine gruplar halinde çalışmayı ve yardımlaşmayı önermektedirler.
Öte yandan öğretmenlerin okul projeleri hazırlamaları ve uygulamaya koymalarında ekip çalışması zorunlu olarak ortaya çıkmaktadır. Günümüzde pek çok iş “doğal olarak” bir işbirliğini gerektirir. Öğrencilerin/ öğretmenlerin samimi ilişkileri, üretkenlik etkileri, tek başlarına yeterince etkili olamamaktadır. Öğrencinin/öğretmenin bir “faaliyet/proje” etrafında toplanmaları yetersiz kalmaktadır.
Ancak uzun yıllar kooperatifçilik, eğitim programlarında pek görülmedi. Günümüzde pek çok öğretmen öğrencilerine gruplar halinde çalışmayı ve yardımlaşmayı önermektedirler.
Öte yandan öğretmenlerin okul projeleri hazırlamaları ve uygulamaya koymalarında ekip çalışması zorunlu olarak ortaya çıkmaktadır. Günümüzde pek çok iş “doğal olarak” bir işbirliğini gerektirir. Öğrencilerin/ öğretmenlerin samimi ilişkileri, üretkenlik etkileri, tek başlarına yeterince etkili olamamaktadır. Öğrencinin/öğretmenin bir “faaliyet/proje” etrafında toplanmaları yetersiz kalmaktadır.
Okulda kooperatifçilikten bahsedildiğinde tam
olarak ne anlaşılmalı?
“Okulda
Kooperatifçilik” düşüncesi pedagojik veya psikolojik
olarak çok yaygınlaştı.
“Kooperatif bir toplum”, aktif ve demokratik bir eğitimle
kurulabilir. Okul kooperatifinin nihai hedefi, bir “eğitim süreci”nin psiko-sosyal olarak tasarımlanmasıdır: kooperatif olarak yaşamak veya
çalışmak/ kooperatifçiliği oluşturmak. Bu tasarımlamayı tanımlamak için,
1996’da ACI tarafından kabul edilmiş kooperatif ilkelerini, eğitim çerçevesine
uyarlamak gerekir[14].
EĞİTİMDE KOOPERATİFÇİLİK NASIL
BAŞLAMALI?
"Okul kooperatifçiliği bir eğitim
çalışmasıdır:
- Onun amacı açıkça belirlenmiştir: çocuğun genel eğitimi;
- orijinal örgütlenmesi: eşitler arasında kardeşlik ve özgür
birleşme;
Okul Kooperatifçiliği, daha çok
pedagojik bir uygulama olarak gerçekten, kooperatifçilik adını taşıyan eğitim,
sosyal, politik ve ekonomik bir projedir. Alanında önemli bir ad olan C. Freinet, şunları yazıyor: “Kooperatif okul, hiç bir şey olmayan çocukların bir
şey olmalarını sağlayan politikayı oluşturan bir okuldur, bu, mutlak monarşiden
cumhuriyete geçen bir okuldur.”
Kooperatifçilik, eğitim sistemine
girerken kendisi için "iki kapı" aralama ihtiyacı duyar: 1. Okul referans değerlerinin değişimi;2.
Öğretmen duruşunun ve öğrenci statüsünün değişimi. “İlk kapı: Hedeflenen eğitim amaçları ile pedagojik uygulamalar
nasıl tutarlı hale getirilmeli? /veya/ "Öğrenmenin merkezine
kooperatifçiliği nasıl yerleştirmeli?” İkinci kapı: Demokrasiyi
öğrenme sorunu ve statülerin değişimi” şeklinde ifade edilebilir.
SONUÇ
Pedagojik uygulamalar tarafsız
değildir. Eğitim kooperatifi projesi, oluşturulmak istenilen ilkeler ve
değerler ile mesleki uygulamaların tutarlı olmasını kapsar. Eğitin kooperatifçiliği geniş kapsamlı bir kavramdır: eğitimde
daha etkili olma; öğrenmeyi daha etkili kılma; farklılığı (hétérogénéité) daha
iyi yönetme; sınıf hayatını veya "pedagojik bir metot"u
örgütleme,vb.. Geleneksel
eğitim sisteminde; bir yandan otoriter disiplin yoluyla, öte yandan
rekabetçi sistemle, öğrenciler arasında, öğrenci-öğretmen arasında olması
gereken, doğal ilişkiler bozulmuştur. Eğitim sistemi “düşünen ve tartışan insan tipi”
yerine, “ezberleyen ve inanan insan
tipi” yetiştiren
bir yapıya doğru dönüşmüştür. Özellikle cumhuriyetçi ve laik bir eğitimin
yeniden kurulması konusunda “kooperatif okul” ve “kooperatif eğitim” üzerinde durulması büyük önem arz
etmektedir.
[1] Bu yazı 20 Aralık 2014’Te Bursa-ÇEK’de
verilen konferans notlarından derlenmiştir.
[3], Thomas Piketty, Yirmi
Birinci Yüzyılda Kapital, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Genel Yayın No :
3144, İstanbul, 2014. s.22.
[4] Yazarın notu
[5] T. Piketty, age, s.24
[6] T. Piketty age. s. 74-75
[7] Alliance coopérativeinternational,
1995
[8], Bertrand Russell,
Sorgulayan Denemeler, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, 17.Basım, 2003,Ankara,
s.171.
[9] L’Office Central de la Coopération à
l’Ecole
[11] Ayhan ÇIKIN, “Kooperatiflerin
inanılmaz gücü”, http://blog.milliyet.com.tr/kooperatiflerin-inanilmaz-gucu/Blog/?BlogNo=374395
[12] Ayhan ÇIKIN, “Yeni Bir Kooperatif
Çağı”, http://blog.radikal.com.tr/ekonomi-is-dunyasi/yeni-bir-kooperatif-cagi-83003
[13] (kooperatifçilik şeklinde çalışmak
veya yaşamak) ya da (kooperatifçiliği inşa etmek) gibi.
[14] Bu konu için bkz : http://blog.radikal.com.tr/ekonomi-is-dunyasi/egitim-kooperatifciligi-acisindan-kooperatifcilik-ilkeleri-103726; http://blog.milliyet.com.tr/kooperatifin-tanimi-ve-calisma-kurallari/Blog/?BlogNo=404719; http://blog.milliyet.com.tr/bir-kooperatif-kurmak/Blog/?BlogNo=403915

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder