Muğla Ticaret ve Sanayi Odası'ının Muğla'da "100
yılda 100 kadın" projesi
oldukça ilgimi çekti.
Bana göre 100 kadından biri anam
olmalıydı.
Ama anam okur yazar bile değildi.
Bencik dağlarının bir koyağında sıkışmış kalmış bir köyde Balkan savaşlarının,
1. DünyaSavaşı'ının,
Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın getirdiği olumsuz koşullar içinde çocukluk ve genç
kızlığını doğru dürüst yaşayamamış, çalıkakıcı dağ eşkiyalarının her gece
evlerine yaptığı baskınlar nedeniyle, gecelerini evleri yerine ormanın kuytu
yerlerinde geçiren, o yoksulluk ve başıboş ortamda kendilerini bile zor vareden
onbinlerce kadından sadece biriydi anam.
Ancak kendisini var ederken yöresini,
yurdunu da sırtında taşıyan pek çok Muğlalı da tanıdım. Bunlardan biri deMehtap Birgili. Özellikle Muğla'nın
dağını taşını, denizini güneşini, bitkisini hayvanını, kadının el emeğini, göz
nurunu, kısacası Muğla'nın beşeri, doğal, geçmişten kalan her türlü kültürel
mirasını, çoğu henüz kağıt üzerinde de olsa, küçük küçük projelere Muğlalılara
katılmaya çağıran sosyal medya iletileriyle
tanıdım onu.
Daha sonra yaşantısını, dünyaya bakış
açısını, salt kendisini değil, çevresindeki herkesle işbirliği yapabilme
arayışlarına tanık oldum. Tam o sıralarda, bir yerel gazeteci arkadaşım benden "Milas
için ne düşünüyorsun?"konulu bir röportaj istedi . Bu
röportajla ilgili bilgileri toplayıp analiz ederken "Mehtap
Birgili" hanımefendinin sosyal medyadaki "Muğla'daki
her kaynağı nasıl harekete geçirebilmeli ?" yaklaşımı
bakış açımı büyük ölçüde değiştirdi : "Ulusal düzeyde olsun, uluslararası
düzeyde olsun "yerel kaynaklarını harekete geçiremeyen
toplumların değişen dünya koşulları içinde var olmasının mümkün olamayacağı
olgusu" beni
oldukça tedirgin etti."
O nedenle sayın Birgili'nin en yalın şekilde,
kadınların el işlerini, Muğla'nın tarhanasını, börülcesini, sarı nergis
çiçeklerini, dağlardaki endemik bitkilere kadar pek çok doğal,
kültürel, beşeri kaynakların Muğla ekonomisine ve toplumuna nasıl
kazandırılabileceği konusundaki küçük, basit ama yerel toplumlar için çok
anlamlı olan proje önerileri beni de sardı.
Ve "Muğla için yerel kalkınma taslağı" adıyla bir taslak hazırladım. Bu
taslağın motivasyon kaynağının Sayın Birgili'nin ister sosyal medyada, isterse
resmi veya gayri resmi sorumluluklar aldığı kurumlarda gösterdiği çabaların
önemli katkısı olduğunu söylemem gerek.
Muğla'nın içinden çıkıp gelen kadınlar
vardır.
Yazsa Muğla!..
Çağırsa Muğla!..
Ağlasa Karia!..
Gülse denizlere dalga olur.
Elleriyle ay ışığında sıcacık iklimler
dokur.
Mehtap Birgili aslında bunlardan sadece biri.
Daha pek çokları da vardır.
Prof. Dr. Ayhan ÇIKIN
İzmir, Ocak 2014

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder